İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/455 K.2025/183

🏛️ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/455 📋 K. 2025/183 📅 12.03.2025

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/455 Esas
KARAR NO : 2025/183
DAVA : Yönetim Kurulu Karanın butlanı/yoklukla malul olduğunun Tespiti
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kurulu Karanın butlanı/yoklukla malul olduğunun Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı Şirket Yönetim Kurulu tarafından, Muris ...'e ait payların ... mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesine yönelik işlemler ile buna dayanak yönetim kurulu kararının batıl/hükümsüz olduğunun tespitine, pay defterinin ...'e ait payların miras ortaklığına ait olacak biçimde eski hale getirilmesine yönelik talepler” için davanın açıldığını, Davalı Şirket Hissedarı ve Yetkilisi Olan ...'in vefatı ve akabinde gelişen olaylar: Miras bırakan ...'in 22.09.2015 tarihinde vefat etti; Varis olarak ...'in vefatından önce vefat eden oğlu ...'in Kızları müvekkillerimiz, ...'in Vefatından sonra Vefat eden eşi ..., Kızı ... ...., Oğlu ..., Oğlu ..., Kızı ..., Kızı ..., Oğlu ...sıfatına haiz olmuşlardır. Müteveffa ... sağlığında ... 28. Noterliğinin... tarih ve .... yevmiye numaralı bir vasiyetname düzenlendiği, söz konusu vasiyetnamede “Bir kısım belirli mal vasiyeti dışında, vasiyetname tarihine kadar ve bu tarihten sonra sahip olduğu malvarlığının 96 4 ünüde ...'ya vasiyet etmiştir. Terekenin Tespiti, İdaresi ve Temsili Amacıyla Açılan Davalar: Müvekkiller adına Müteveffa ...'in terekesinin tespiti, idare edilmesi ve miras ortaklığına temsilci atanması talepli olarak ... 18. Sulh Hukuk Mehkemesinde ...E. sayılı dosyada dava açılmıştır. Bahsi geçen dosyada açılan adavnın amacının: Mirasçılar arasında miras paylaşımına ilişkin bir anlaşmanın sağlanamaması, ...'in ölümünden sonra bir kısım mirasçıların terekeye konu malvarlığı üzerinde keyfi tasarruflarda bulunmaları, terekenin zarara uğramış olması ve zarar ile zarar tehlikesinin günden güne artıyor olması, ... 28. Noterliğimnin ... tarih ve ... Yevmiye numaralı Vasiyetnamesinin İptal Davası; Müvekkillerimiz aleyhine ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında vasiyetin iptali davasının Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın İstinaf yapılması sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas sayılı kararı ile İstinaf başvurusunu reddettiği, Kısaca Muris tarafından düzenlenen vasiyetname 04.04.2023 tarihi itibariyle kesin hale gelmiştir. ...'in Bir Kısım Malvarlığı Üzerindeki Miras Ortaklığının Giderilmesi Adına Açılan Davalar: Muris ...'in terekesinin mirasçılar tarafından sulhen paylaşıma konu edilemediğinden, mirasçı ... tarafından ...'in bazı mal varlığı değerleri üzerindeki miras ortaklığının giderilmesi amacıyla davalar açılmış ancak davaların geldiği aşamalar itibariyle henüz her hangi bir mal varlığına yönelik olarak ortaklığın giderilmesinin mümkün olmadığı, ...'in Bir Kısım Mirasçılarından Oluşan Davalı Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri, Ortada bir Miras Paylaşım Sözleşmesi Veyahut Bu Yönde Bir Mutabakat Olmaksızın, Davalı Şirkette Bulunan Tereke Konusu Hisseleri Hukuka Aykırı Bir Biçimde Paylaştırmışlardır. Bir kısım mirasçılar tarafından açık hukuki duruma riayet etmeksizin Müteveffa ...'in terekesine ait en kıymetli malvarlığı değeri olan Davalı Şirket ...A.Ş. de bulunan Muris Hisseleri miras ortaklığından çıkarılmış, her bir mirasçıya miras payı oranında intikal ettirmişlerdir. Yapılan bu hukuka aykırı işlemin tek sebebinin bir kısım mirasçıların, terekenin en kıymetli mal varlığı olan davalı şirkette bulunan tereke konusu hisseleri ve dolayısıyla davalı şirketi kendi tasarrufları ile serbestçe yönetme gayelerinin olduğu, Davalı Şirket tarafından yapılan 2015,2016,2017 ve 2018 yıllarına ait Genel Kurullarda Mirasçıların “Muris ... Mirasçısı” olarak hazirun cetvelinde yer aldığı, Bu şekilde tarihinden 17.07.2018 tarihine kadar Muris Hisselerinin miras ortaklığı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak Muris Hisselerinin elbirli yönetilmediği görülmektedir. Şirket Yönetim Kurulu Çoğunluk hisselerini ellerinde bulundurmasından hareketle tereke konusu hisselerin oybirliği ile değil oy çokluğu ile temsilini yeterli görmüş ve bu doğrultusunda kararları oy çokluğu ile almışlardır. Kısaca Davalı Şirket Yönetim Kurulu, 17.07.2018 tarihinde gerçekleşen genel kurulda her bir mirasçının miras payı oranına isabet eden hissesini mirasçılar adına ve pay sahibi sıfatıyla pay defterine kayıt ettiğini açıklamıştır. Ancak Davalı Şirket yönetim kurulunun gerçekleştirmiş olduğu pay defterine kayıt işleminin ve buna dayanak yönetim kurulu kararının batıl olduğu, Somut uyuşmazlık yönünden de, Mirasçılar arasında her hangi bir miras paylaşım sözleşmesi yapılmadığından, ...'in davalı şirketteki hisselerinin paylaştırılmamış olduğunun açık olduğu, Bu doğrultuda ...'in hisseleri üzerinde elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiğinin açık olduğu, Muris ...'in düzenlemiş olduğu vasiyetname ile ...'nın atanmış mirasçı olduğu, söz konusu vasiyatnamenin iptali için davaların açıldığı, davanın 2023 yılında sonuçlandığı, oysa ...'nın 2018 yılı genel kurulunda ...'nın pay defterine kaydedilmiş olduğu, Yargılama süresince, davalı şirket pay defterinde paydaş sıfatıyla yer alan mirasçıların (görünen haliyle şirket hissedarlarının) paylarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirket yönetim kurulu tarafından, muris ...'e ait payların ... mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesine yönelik işlemler ile buna dayanak yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, sayın Başkanlığınızca aksi kanaat hâsıl olduğu takdirde davalı şirket yönetim kurulu tarafından, muris ...'e ait payların ... mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesine yönelik işlemler ile buna dayanak yönetim kurulu kararının iptaline, davalı şirket pay defterinin ...'e ait payların miras ortaklığına ait olacak biçimde eski hale getirilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafın, Davalı Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından ortada bir miras paylaşım sözleşmesi veyahut bu yönde bir mutabakat olmaksızın, davalı Şirkette bulunan tereke konusu hisselerin hukuka aykırı biçimde paylaştırıldığı iddiası haksız ve mesnetsizdir. Nitekim ... vasiyetnamesi doğrultusunda, tüm mirasçılar münferit pay sahibi sıfatıyla Genel Kurul'a çağrılmış, her biri münferit pay sahibi olarak oy kullanmış ve tutanağa” elbirliği mülkiyeti olduğuna” dair her hangi bir muhalefet şerhi geçirilmemiştir. Mirasçılar tarafından sadece münferit pay sahiplerinin açabileceği davalar Şirket'e açılmış ve bu davalarda Mahkemelerce husumet itirazına rağmen esasa girilerek kararlar verilmiştir. Pay devri öncesinde Davacıların Genel Kurul Toplantısında hatta davalardaki tüm talepleri pay sahibi olmaya ilişkin olduğu, Bu yönde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. sayılı dosyasında verilen kararın İstinaf Mahkemesinde kesinleşerek dönmesi sonucunda Şirket Yönetim Kurulu tarafından 19.10.2017 tarihinde karar alınarak Davacılarında içinde bulunduğu tüm pay sahipleri pay defterine münferit pay sahibi olarak işlendiği, ekte pay defteri sayfasının mevcut olduğu, ... A.Ş. nin 13.07.2016 tarihinde yapılan 2015 yılına ait Ertelenen Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağına ekli hazirun cetvelinden de anlaşılacağı üzere miras bırakan ...'in yasal ve atanmış tüm mirasçıları, miras paylarına uygun şekilde söz konusu genel kurul toplantısına katılmış, hazirun cetvelini imzalamış ve o şekilde oy kullanmıştır. Ardından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. sayılı dosyada verilen kararı kesinleşmiş ve sonrasında Şirket Yönetimi mirasçıları münferit pay sahibi olarak pay defterine kaydetmiştir. Bu şekilde hisseler pay defterine işlenmiş, el birliği mülkiyet paylı mülkiyete Mirasçıların tereke olan bir veya birkaç mal varlığı değerinin paylaşılması konusunda anlaşabilirler ve o halde bu mal varlığı değerlerini miras ortaklığından çıkartabilirler. Bu anlaşma yazılı olmak zorunda değildir. Hukukumuzda da elden paylaşma diye bir kurumun mevcut olduğu, hukuken mümkün olduğundan Müvekkil Şirketin de resen pay defterine kayıt yaptığı, Müvekkilimiz Şirket Paylarının fiilen tüm mirasçılar tarafından ele geçirilmesi ve paydan doğan hakların kullanmaya başlanması. Fiilen elden paylaştırma niteliğinde olduğu, Mirasçılar elden paylaşma yoluyla şirket hisseleri üzerindeki hak sahipliğini paylı mülkiyete çevirdikleri, Elden paylaşıma yönelik anlaşma, örtülü irade beyanları ile meydana geldiği, Bu sayede mirasçılar, anılan şirket hisselerini elden paylaşma yoluyla miras ortaklığından çıkarttıkları, Yönetim Kurulu kanuna ve esas sözleşmeye uygun olarak toplandığı ve karar aldığı, Davacının iddia ettiği gibi Yönetim Kurulu Kararının batıl olması durumunun söz konusu olmadığı, Müvekkil Şirketin terekeye dahil olan paylarının, tamamının ve fiilen mirasçıların tasarruf alanına sokulmasının söz konusu olduğu, Bu bağlamda Müvekkil Şirket Paylarının fiilen tüm mirasçılar tarafından ele geçirilmesi ve paydan doğan hakların kullanılmaya başlanması, fiilen elden paylaştırma niteliğinde olduğu, Bu tasarrufun ...A.Ş. deki payların mirasçılar adına pay defterine kaydı, Bu kayda dayalı olarak hazirun cetvelinin hazırlanması, Mirasçı ortakların genel kurul ve yönetim kurulunda bireysel olarak haklarını kullanması Yolları ile gerçekleştirildiğini. , Müvekkil Şirketin payları pay defterine kaydedilmesine ilişkin Yönetim Kurulu Kararının usule ve yasaya uygun olduğu, Hiçbir şekilde butlan koşulları bulunmamaktadır. 19.10.2017 tarihli yönetim kurulu kararı, tüm yönetim kurulu üyelerinin imzası ile alındığı, Davacı tarafça müvekkil şirket paylarının 3. Kişiye devrinin önlenmesine ilişkin tedbir kararı talep edilmiş olup davacı tarafın tedbir talebi gerekli ihtiyati tedbir şartlarını taşımadığından, davacı tarafın yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde iddiasını kanıtlayamaması ve zorunluluk arz etmediği halde tedbir kararı verilmesinin ileride telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabilecek olması sebebiyle iş bu tedbir talebinin reddi gerektiği, tedbir talep eden tarafın dilekçesinde Davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etme zorunluluğu bulunmaktadır. Oysaki davacı tarafın iddiaları somut hiçbir delile dayanmamakta olduğu, sadece afaki ve soyut ithamlar ileri sürüldüğü, ileri sürülen iddiaların ispat gücünden yoksun olduğu, tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, Davacı tarafın yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde iddialarını kanıtlayamaması nedeniyle tedbir talebinin reddine, Davacıların iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğundan Esastan Tümden Reddine, Davacı tarafın 19.10.2017 tarihli Yönetim Kurulu Kararının iptaline ilişkin talebinin TTK da sayılı iptal davası açabilecek istisnai kararlardan olmadığından usulden reddine” karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLER:
Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, mirasçılık belgesi,12/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; şirket yönetim kurulu tarafından, Muris ...'e ait payların ... mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesine yönelik işlemler ile buna dayanak yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
Yönetim kurulu kararlarının butlanı hâlleri, sınırlı sayı ilkesine tabi olmamak üzere düzenlemiş olup TTK'nın 391. maddesinde, yönetim kurulu kararlarının butlanına yol açacak hukuka aykırılıklar örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Anılan maddeye göre, eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan, sermayenin korunması ilk gözetmeyen, pay sahiplerinin haklarını ihlal eden ya da bunların kullanılmasını güçleştiren veya kısıtlayan, diğer organların devredilmez yetkilerine giren konularda ya da bunların devrine ilişkin yönetim kurulu kararları batıldır.
Miras bırakanın ölümüyle miras açılacak olup, mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile birlikte terekeye dahil malvarlığı unsurlarını bir bütün olarak ve kanun gereğince kazanacaklardır (TMK. m. 599/1). Miras bırakanın ölümü ile miras açılır (TMK. m. 575/c.l). Mirasın açılmasıyla birlikte miras bırakanın terekesinde yer alan tüm haklar ve borçlar, bir bi Külli Halefiyet İlkesi” gereğince, mirasçılar miras bırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer olarak, kendiliğinden ve doğrudan doğruya mirasçılarına intikal eder. Böylece malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğini, herhangi bir hukuki işlem yapılması gerekmeksizin kanun gereği elde ederler (TMK. m. 599).
TMK 640. Madde de "...Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir ..." düzenlemesi yer almaktadır.
TMK. m. 640/3 hükmünde her bir mirasçıya miras ortaklığına temsilci atanmasını diğer mirasçılardan bağımsız olarak talep etme yetkisi tanınmıştır.TMK. m. 640 hükmü emredici niteliktedir. Dolayısıyla bir malvarlığı unsurunun bu hükmün uygulama alanı dışında kalabilmesi için, kanunda açıkça bu hususun düzenlenmiş olması gerekir.
TTK 494. Madde de "...Devir için gerekli olan onay verilmediği sürece, payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalır.(2) Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.(3) Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır..." düzenlemesi yer almaktadır.
Bilirkişiden alınan 12/09/2024 tarihli raporda özetle; "TTK.494 hükmünün TMK. m. 640 düzenlemesine istisna tanıyan bir hüküm olmadığı, her iki hükmün uygulama alanı bakımından aralarında özel hüküm-genel hüküm ilişkisinin bulunmadığı, Dava konusu Yönetim Kurulu Kararı'nın emredici hüküm niteliğindeki TMK. m. 640 düzenlemesine aykırı olması sebebiyle butlan yaptırımına tabi olduğu, Pay defterine yapılan kaydın TTK. m. 500 ve 65/3 düzenlemeleri çerçevesinde karalama yapılmadan, kaydın üzerine çizgi çekilmek suretiyle düzeltilebileceği..." rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı itibariyle, davalı şirket hissedarı ve yetkilisi olan ...'in 22.09.2015 tarihinde vefat ettiği, murisin vefatından sonra yönetim kurulu kararı ile ...'e ait payların ... mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesine yönelik karar alındığı ve iş bu yönetim kurulu kararının butlan/yoklukla malul olduğunun tespiti talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen TMK hükümlerine göre muris İbrahim Cevahirin vefatının ardından terekeye dahil mal varlıkları kül halinde mirasçılara intikal etmiştir. Muris ...'in vefatından sonra terekeye dahil malvarlıkları üzerinde mirasçıların birlikte karar vererek tasarrufta bulunduğuna dair miras paylaşım sözleşmesi veya mahkeme kararı bulunmamaktadır. Dava konusu yönetim kurul kararında da pay defterine kaydın Mirasçılık Belgesine dayanarak yapıldığı belirtilmiştir. Davacı tarafça butlanı talep edilen yönetim kurulu kararında bir kısım mirasçıların ismi ve imzası bulunurken, davacıların imzaları bulunmamaktadır. Mirasçılık belgesi terekenin paylaştırılmasına ilişkin bir belge olmayıp mirasçıların mirasçılık durumlarını gösteren bir belgedir. Anonim şirketlerde paylar, paydaşın ölümü halinde, kendiliğinden mirasçılara intikal etmez. Bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya TMK'nın 2. maddesine uygun şekilde, yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerekir. Dava konusu Yönetim Kurulu Kararı'na dayanak taksim sözleşmesi veyahutta eşdeğer bir halin bulunmadığı, davalı tarafça yapılan işlemin emredici hüküm niteliğindeki TMK. m. 640 düzenlemesine aykırı olması sebebiyle butlan yaptırımına tabi olduğu ve pay defterine yapılan kaydın TTK. m. 500 ve 65/3 düzenlemeleri çerçevesinde karalama yapılmadan, kaydın üzerine çizgi çekilmek suretiyle düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İle davalı şirket yönetim kurulunun, muris ...'e ait payların ... mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesine yönelik kararının ve bu doğrultuda yapılan işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, pay defteri kaydının TTK 500. Madde ve 65/3. Madde uyarınca karalama yapılmadan düzeltilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 269,80TL'nin mahsup edilerek bakiye ‭345,6‬0TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,80TL peşin harç, 269,80TL başvuru harcı gideri toplamı olan ‭539,6‬0TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 38,40TL vekalet harcı gideri, 962,75TL tebligat, posta gideri ile 14.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ‭15.001,15‬TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/03/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza