İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/390 K.2024/337

🏛️ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2019/390 📋 K. 2024/337 📅 30.05.2024

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:... Esas
KARAR NO:2024/337
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:17/01/2013
BİRLEŞEN 32.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE AİT ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:11/02/2013
BİRLEŞEN 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE AİT ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:06/01/2020
BİRLEŞEN 13.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE AİT ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:10/02/2020
BİRLEŞEN 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE AİT ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:28/10/2021
KARAR TARİHİ:30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
ASIL DAVADA Davacılar vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkillerinin 10/11/2012 tarihinde vefat eden davalı şirket ortaklarından ... ...'in mirasçılarından olduğunu, davalı şirketin müteveffa ... ...'in aile bireylerinin de ortaklar arasında olduğu 100.000.000-TL sermayeli bir aile şirketi olup ... ...'in 6000 hisse ile şirketin kurucuları arasında yer aldığını, ... ...'in 04/05/1985 tarihinde vefatı sonrasında mirasçıları arasında yaşanan tereke tespiti ihtilafı nedeni ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tereke sayılı dosyasında tereke kapsamında yer alan ... ...'e ait 46.000 adet hisseden 6.000 adet hisseyi ölümünden önce ... ...'e bağışlaması sebebi ile ... ...'in hisse sayısının 12.000 adete çıktığını ve 02/09/1985 tarihinde yapılan genel kurulda 12.000 adet hisseyi temsilen genel kurula katıldğını, davalı şirketin 05/09/1986 tarihli genel kurulunda şirket sermayesinin 100.000.000-TL'den 500.000.000-TL yükseltilmesine karar verildiğini ve sermaye arttırımı sonrası ... ...'in davalı şirketteki sermaye miktarının 100.000.000-TL'ye hisse sayısının ise 100.000 adete çıktığını ve pay defterine işlendiğini, sermaye arttırımı kararı alınan genel kurulda ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tereke temsilcisi olarak atanan ... .. terekeye dahil 40.000 adet hisseyi temsilen genel kurula katıldığını, buna rağmen muvaazalı ve kötü niyetli olarak terekeye ait 40.000 adet hissenin sermaye arttırımı dışında bırakıldığını, tereke temsilcisinin 07/11/1986 ve 02/02/1987 tarihli genel kurullara da katılmış olduğunu, davalı şirketin 12/05/1987 tarihli genel kurul toplantısına ... ...'in 110.000 adet hisseyi temsilen katıldığını, nitekim sermaye artışı dışında tutulan ve tereke temsilcisi tarafından temsil edilmiş olan ... ...'in terekesine ait 40.000 adet hisseden ... ...'in hissesine isabet ettiği varsayılan 10.000 adet hisseye sermaye arttırımı kararı sonrası belirlenen 100.000 adet hissenin eklenmesi sureti ile ... ...'in hisse adedinin 110.000 adete çıktığını, bu duruma göre ... ...'in terekesine ait hisselerin sermaye artışı dışında bırakılmamış olması durumunda ... ...'e isabet eden miras hisselerinin de dahil olması ile birlikte ... ...'in davalı şirketteki toplam hisse miktarının 150.000 adet, sermaye tutarının ise 150.000.000-TL olması gerektiğini, sonraki genel kurullar incelendiğinde ... ...'in hukuka aykırı ve muvazalı işlemlerle sermaye miktarı ve hisse oranının bilinçli bir şekilde düşürüldüğünü ve diğer hakim ortaklar nedeniyle tasarruflarda bulunulduğunun görüldüğünü, davalı şirketin 31/05/2011 tarihli son genel kurul evrakı incelendiğinde, şirket sermayesinin bir hisse değeri 25-TL olmak üzere 40.000 adet hisseden oluşan toplam 1.000.000-TL olduğunu, ... ...'in ise 17.625-TL toplam tutarda 705 hisseyi temsil ettiğinin anlaşıldığını, bu oranın hisse sayısının %1.76'sına tekabül ettiğini oysaki ... ...'in davalı şirketteki hisse varlığı aynen korunmuş olsaydı ilk sermaye artışı sonrası mevcut hisse sayısının şirketinin mevcut sermaye miktarına oranının %22, eşi ... ...'in vefatı sonrasında onun terekesine dahil hisselerin ilk sermaye artışına katılımının sağlanması durumunda ise hisse oranının %30 olması gerektiğini, ... ...'in yaşı, sağlık koşulları ve eğiitim durumu gibi nedenlerle aile şirketi olan davalı şirket işlemlerinde belirleyici bir tutum içerisinde olamadığını, öncelikle tek oğlu ... ... ve onun vefatı sonrasında mirasçıları diğer bir kısım orakların yönlendirme ve denetimi altında bulunduğunu, ... ... aile ve şirket içindeki konumunun bir sonucu olarak davalı şirketin ortaklık ve sermaye yapısı ile ilgili tüm işleyişinde kendi lehine diğer ortaklar aleyhine sonuç doğuran hukuka aykırı hileli ve muvazalı işlemler yaptığını beyanla davalı şirket bünyesinde ... ...'e ait hisselerin hukuka aykırı, hileli ve muvaazalı biçimde azaltılması sonucunu doğran işlemlerin geçersizliği ile ... ...'in terekesine dair hisselerin mevcut şirket hisselerinin %30'u oranında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN 32.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; ... ... A.Ş.'nin 14/02/1984 yılında muris ... ...'in girişimi ile bir aile şirketi olarak kurulduğunu, davacının kuruluş esnasında 1.500.000.000-TL karşılığında 1.500-TL hisse ile şirkete kurucu ortak olduğunu, ... ...'in 14/05/1985 tarihinde vefat ettiğini ve tereke varlığının tespiti için ... Sulh Hukuk Hakimliğinin ... sayılı dosyası ile dava açıldığını, şirket yönetim kurulu başkanı olan ... ... diğer şirket ortakları ve davacı aleyhine kendi menfaatine olmak üzere şirketteki kendi hissesini arttırmaya yönelik işlemler yaptığını, bu işlemler sonucu davacının hisse oranının düştüğünü, davalı şirketin kuruluşundan sonraki ilk sermaye arttırımı kararının alındığı 05/09/1986 yılında yapılan genel kurulda şirket sermayesinin 100.000.000-TL'den 500.000.000-TL'ye yükseltilmesine karar verildiğini ve arttırım için gerekli olan sermayenin şirketin özkaynaklarından karşılandığını, bu kararın usulüne uygun şekilde uygulanması halinde davacının 1.500 olan hissesinin 7.500 olması gerektiğini ancak bir sonraki genel kurul olan 07/11/1986 tarihli genel kurula davacının 3.500 adet hisseyi temsilen katıldığını, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin hisselerinin %95,11'inin ... ...'in eşi ve çocuklarına ait olduğunun görüldüğünü, şirket yönetimini uzun yıllar elinde tutan ... ... ve onun vefatından sonra karısı ve çocuklarının şirketin yönetim ve temsil gücünün tamamını kendi kişisel menfaatleri doğrultusunda kullandığını, yıllar içerisinde yapılan sermaye arttırımları ile diğer şirket ortaklarını mağdur ederek aile şirketinin tüm hakimiyetini ele geçirdiklerini, davacının kayınvalidesi olan ... ...'in vefatından sonra işbu davayı açmaya karar verdiğini beyanla davacının davalı şirket hisselerinin 600 hisseye ve 15.000-TL'ye sermayeye tekabül ettiğinin tescili ve tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden davacılar vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkillerinin murisi olan babaanneleri ... ...'in ... ... Tic. ve San. A.Ş.'deki şirket hisselerinin hukuka aykırı hileli ve muvazaalı işlemlerle azaltılması sebebine bağlı olarak bu şirketin davalı gösterilmek suretiyle ....Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları ... Esas sayılı dava dosyasında davanın reddine dair 09/03/2015 tarihli hüküm hakkında Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/02/2017 tarih ve 2016/... Esas ... Karar sayılı ilamıyla bozma kararı verildiğini, bozma sonrası dava dosyasının ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydedildiğini ve halen derdest olduğunu, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyanın 12/12/2019 tarihinde yapılmış olan celsesinde Yargıtay bozma ilamına uyulduğunu ve 5 nolu ara kararla ''Dava dışı davalı şirket ortaklarına karşı Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dava açmak ve davaların açıldığına ilişkin tevzi formlarını sunmak üzere'' taraflarına 2 aylık kesin süre verildiğini, bu bozma ilamı uyarınca ... ... Tic. Ve San. A.Ş.'nin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğündeki kayıtlarında yapmış oldukları incelemede Yargıtay Bozma kararına ve İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/12/2019 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararına konu dava dışı şirket ortaklarının ... Holding A.Ş. Ve ... ... olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davanın bu kişiler hasım gösterilerek açıldığını, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında da belirttikleri üzere; kapalı bir aile şirketi olarak müvekkillerinin dedesi ve muris ... ...'in eşi ... ... tarafından kurulduğunu ve halen de bu özelliğini sürdürmekte olan ... ... Tic. Ve San. A.Ş.'de kurucu hissedar ve müvekkillerinin murisi olan ... ...'e ait şirket hisselerinin hukuka aykırı, hileli ve muvaazalı işlemlerle yıllara sari bir biçimde azaltıldığını, böylece gerçekte şirket sermayesinin %30'una tekabül etmesi gereken hisse miktarının vefatı sırasında yaklaşık %1,76 oranına düşürüldüğünü, böylece ... ...'in vefatı sonrasında terekesi kapsamında onun mirasçıları arasında yer alan müvekkillerine intikal etmesi gereken şirket hisse sayısının da bu biçimde azaltıldığını, nitekim açmış oldukları hisse tespiti davası sonrasında, bu davanın davalılarından ... Holding A.Ş.'nin, şirketin hakim ortakları tarafından kurulduğunu, ... A.Ş.'nin önemli oranda hissesi bu holdinge muvaazalı bir biçimde devredilerek, davanın muhtemel sonuçlarını bertaraf edecek tedbirler alınmak istendiğini beyanla müvekkillerinin murisi ... ...'in ... ... A.Ş.'deki terekesine dahil hisselerinin %30 oranında olduğunun tespiti ile tespit edilecek bu hisselerden müvekkillerinin miras payları oranında aidiyetlerinin hüküm altına alınmasını, işbu davalarının İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/02/2017 tarih ve 2016/1574 Esas, 2017/781 Karar sayılı ilamıyla vermiş olduğu BOZMA kararı içeriği doğrultusunda gözetilerek İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2019 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı uyarınca açıldığı ve her iki davada fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gözetilerek birlikte görülmesi gerektiğinden işbu davalarının İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile TENSİBEN birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin, kurucu ortak olarak yer aldığı ... ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.‘de kuruluş esnasında 1500 adet hisse ile %1.5 hissedar iken, yıllara sari bir biçimde davalıların bir kısmı tarafından yapılan usulsüz ve muvaazalı işlemler ve sermaye artırımları sonrasında şirketteki hisse oranı %0.125 oranına düşürüldüğünü, bu işlemler sebebi ile taraflarınca ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile davanın açıldığını, işbu dava ile aralarında fili irtibat bulunması sebebi ile İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilerek görüldüğünü, yargılama sonrasında davanın reddine ilişkin karar verildiğini, kararı temyiz ettiklerini, temyiz istemlerinin Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından incelendiğini ve 14.02.2017 tarih, 2016/1574 E ve 2017/781 K. Sayılı ilamı ile BOZMA kararı verildiğini, Yargıtay 11.Hukuk dairesi bozma ilamında ''Asıl ve birleşen dava, muvazaalı ve hileli işlemlerle hisselerin azaltıldığı iddiasına dayalı olarak asıl davada davacıların murisinin ve birleşen davada davacının, anonim şirketteki hisselerinin tespiti istemine ilişkindir. Bu davalarda verilecek karar ile dava dışı şirket ortaklarının hukuku etkilenecek olup, anılan şirket ortaklarının taraf olarak yer almadığı bir davada uyuşmazlığın çözülüp, sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa dava dışı şirket ortakları hakkında dava açmak üzere mehil verilerek, dava açıldıktan sonra işbu dava dosyası ile birleştirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle asıl ve birleşen davada davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” şeklinde gerekçeye yer verildiğini, BOZMA kararı sonrasında İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasına kaydedilerek görülmekte olan davada 12.12.2019 tarihli duruşmada Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyulmasına karar verildiğini ve “Asıl ve birleşen davalarda her iki davacı vekiline ve her iki dava için dava dışı davalı şirket ortaklarına Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dava açmak ve davaların açıldığına ilişkin tevzi formlarını mahkememize sunmak üzere iki aylık kesin süre verilmesine” karar verildiğini, ... ... AŞ’ye ait ticaret sicil kayıtları kapsamında, şirket ortaklarının yukarıda belirtilen davalılar olduğunun taraflarınca tespit edildiğini, bu sebeple işbu davanın taraflarınca ikame edildiğini, açılan hisse tespitine ilişkin davaların sonrasında ... Holding A.Ş. İsimli yeni bir şirketin kurulduğunu ve davanın lehlerine olabilecek muhtemel sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla birtakım iş ve eylemlerde bulunulduğunun anlaşıldığını beyanla müvekkilinin ... ... A.Ş.'deki hisse oranının tespitine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 14.02.2017 tarih, 2016/1574 E ve 2017/781 K. Sayılı BOZMA ilamı içeriği gözetilerek İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilmiş olan 12/12/2019 tarihli ara karar doğrultusunda açmış oldukları dava ile arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan işbu davanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile TENSİBEN birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden davacılar vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkillerinin murisi olan babaanneleri ... ...'in ... ... Tic. ve San. A.Ş.'deki şirket hisselerinin hukuka aykırı hileli ve muvazaalı işlemlerle azaltılması sebebine bağlı olarak bu şirket davalı gösterilmek suretiyle İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış oldukları 2014/... Esas sayılı dava dosyasında davanın reddine dair 09/03/2015 tarihli hüküm hakkında Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/02/2017 tarih, 2016/... Esas ve 2017... Karar sayılı ilamıyla bozma kararı verildiğini, bozma sonrası dava dosyasının ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydedildiğini ve halen derdest olduğunu, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyanın 12/12/2019 tarihinde yapılmış olan celsesinde Yargıtay bozma ilamına uyulduğunu ve 5 nolu ara kararla ''Dava dışı davalı şirket ortaklarına karşı Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dava açmak ve davaların açıldığına ilişkin tevzi formlarını sunmak üzere'' taraflarına 2 aylık kesin süre verildiğini, bu süre içerisinde dava dışı şirket ortaklarından ... ... A.Ş. Ve ... ... hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve bu davanın İstanbul 6.Asliye Ticaret Makemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiş olmasına rağmen, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2021 tarihli celsesinin (2) numaralı ara kararı uyarınca ''açılan davaya açıkça muvafakatı bulunmadığı'' belirtilen ... ... mirasçılarından ... ... hakkında da Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda işbu davanın açılmasının gerekli olduğunu, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının 23/09/2021 tarihinde yapılan 6 numaralı duruşmasında Mahkemece ''müteveffa ... ...'in mirasçılarından ... ...'in açılan davaya muvafakat ettiğinin tespit edilemediğini'' belirterek ''Asıl davada davacılar vekiline dava dışı şirket ortaklarına Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda dava açmak ve davanın açıldığına ilişkin tevzi formunu sunmak üzere 2 aylık KESİN SÜRE VERİLMESİNE'' karar verildiğini, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin sözü edilen işbu ara kararı uyarınca müteveffa ... ...'in mirasçılarından ... ... hakkında sözü edilen Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda huzurdaki işbu davayı birleştirme talepli olarak açmanın zorunlu olduğunu, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında da belirttikleri üzere; kapalı bir aile şirketi olarak müvekkillerinin dedesi ve muris ... ...'in eşi ... ... tarafından kurulduğunu ve halen de bu özelliğini sürdürmekte olan ... ... Tic. Ve San. A.Ş.'de kurucu hissedar ve müvekkillerinin murisi olan ... ...'e ait şirket hisselerinin hukuka aykırı, hileli ve muvaazalı işlemlerle yıllara sari bir biçimde azaltıldığını, böylece gerçekte şirket sermayesinin %30'una tekabül etmesi gereken hisse miktarının vefatı sırasında yaklaşık %1,76 oranına düşürüldüğünü, böylece ... ...'in vefatı sonrasında terekesi kapsamında onun mirasçıları arasında yer alan müvekkillerine intikal etmesi gereken şirket hisse sayısının da bu biçimde azaltıldığını beyanla müvekkillerinin murisi ... ...'in ... ... A.Ş.'deki terekesine dahil hisselerinin %30 oranında olduğunun tespiti ile tespit edilecek bu hisselerden müvekkillerinin miras payları oranında aidiyetlerinin hüküm altına alınmasına, işbu davalarının İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/02/2017 tarih ve 2016/1574 Esas, 2017/781 Karar sayılı ilamıyla vermiş olduğu BOZMA kararı içeriği doğrultusunda gözetilerek İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı uyarınca açıldığı ve her iki davada fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gözetilerek birlikte görülmesi gerektiğinden işbu davalarının İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile TENSİBEN birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
ASIL DAVADA davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; öncelikle ... ...'in tek mirasçısının davacılar olmadığını, bu nedenle davacıların işbu davayı açamayacaklarını, yine ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/... E.sayılı dosyaları ile görülen davalarda davanın taraflarının ve konusunun huzurdaki dava ile aynı olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, muris ... ...'in davalı şirketin kurucu ortaklarından olup kuruluş esnasında 6.000 adet hisseye sahip olduğunu, ... ...'in ölümünden önce 6.000 adet hisseyi eşi ... ...'e devretmiş olması nedeni ile ... ...'in hisse adedinin 12.000 adet hisseye çıktığını, ... ...'in ise ölümü anında 40.000 adet hissenin sahibi olduğunu ve terekeye 40.000 adet hissenin dahil edildiğini, muris ... ...'in ölümünden sonra 05/09/1986 tarihinde şirket sermayesinin 500.000.000-TL'ye çıkartıldığını ve ... ...'in bu suretle hisse adedinin 100.000 adet olduğunu, ... ...'in kendisine ait 100.000 adet hisse ile ... ...'in terekesinden gelen 10.000 adet hisse ile birlikte hissesinin 110.000 adede ulaştığını, davacılara da dedeleri ... ... intikal eden 3.000 adet pay verildiğini ve davacıların hissesinin 15.000 adede yükseldiğini, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası ile işbu iddianın irdelendiğini, davacıların bu konuda mevcut bir mahkeme kararı olmasına rağmen yeniden dava açmalarının kötü niyetlerini gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 32.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davalı şirketin 14/02/1984 yılında muris ... ...'in girişimi ile 100.000.000-TL sermaye ile kurulan bir aile şirketi olduğunu, davacının talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, nitekim sermaye arttırımının yapıldığı genel kuruldaki kararın iptali için açılan davaların reddine karar verilmesinin diğer şirket ortaklarını da bağladığını, yine genel kurulun yapıldığı tarihten yaklaşık 20 yıl süre geçtikten sonra işbu davanın açılmasının MK 2 maddesine aykırı olduğunu, yapılan işbu işlemlerin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Mahkeme tarafından davanın reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay tarafından diğer mirasçıların muvafakatinin alınması ve diğer hissedarların davaya katılımının sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğunu ve davanın müvekkillerine de yöneltildiğini, 1986 yılından bu yana 20 yıl geçtikten sonra birçok genel kurula katılan davacıların tekrar aynı genel kurullarda alınan kararları gerekçe göstererek hisse tespiti talep etmelerinin MK md.2 anlamında kötü niyetli olduğunu, ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 14.02.1984 tarihinde 100,000.000.-TL sermaye ile ... konusunda faaliyette bulunmak üzere kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, ... ...'in kuruluş aşamasında 6.000 adet hissenin, ... ... ise 46.000 Adet hissenin sahibi olduğunu, şirket hissedarlarından dedesi/murisi olan ... ...'in 14/05/1985 tarihinde vefat ettiğini, ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... K. sayılı ilamına göre, mirasın tamamı 40 pay kabul edildiğinde terekeden düşen miras payının ise şöyle olduğunu; ... ... 10 pay, ... ... 6 pay, ... ... 6 pay, ... ... çocukları ... ... 6 pay, ... ... 3 pay, ... ... 6 pay ve ... ... 3 pay olmak üzere toplam 40 pay olduğunu, ... ...'in vefatından sonra ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tereke sayılı dosyasından terekenin tespiti yapıldığını, ayrıca terekeye A. ...'ın mümessil olarak atandığını, tereke tespit dosyasında, murisin ölümünden evvel 6.000 adet hisseyi eşi ... ...'e devretmiş olması nedeniyle, murisin şirketteki hissesinin 40.000 adet olarak kabul edildiğini ve 40.000 adet hissenin idaresinin tereke memuruna bırakıldığını, vefat tarihinden evvel yapılan vaki devir sebebiyle ... ...'in şirketteki 6.000 adet kuruluş hissesinin 12.000 adede yükseldiğini, bu nedenle sonraki genel kurullara ... ...'in 12.000 adet hisse sahibi olarak iştirak ettiğini, murise ait 40.000 adet payın Tereke Hakimliğince... şubesinde muhafaza altına alındığını, müvekkillerinden ... ... ve ... Holding A.Ş.'nin şirketin kuruluşunda bulunmadıkları gibi muris ... ...'in vefatından sonra da hissedar olmadıklarını, ... ...'in ilk olarak 1989 tarihinde ve daha sonra da eşi ... ...'in vefatı ile ... Holding A.Ş.'nin ise 2014 tarihinde hissedar olduklarını, bu nedenle davacılar vekilinin iddia ettiği “muvazaalı” sermaye artışlarından haberdar olmalarının zaten mümkün olmadığını, yine davacılar vekilinin ... Holding'in kuruluş amacının müvekkillerinin haklarını bertaraf edici nitelikte olduğunu iddia etmesinin ise anlaşılamaz bir durum olduğunu, zira şirketin bir kısım hissedarının kendi hisselerini ... Holding A.Ş.'ye devrettiklerini, ... Holding A.Ş.'nin, ... ... A.Ş. hissedarı olarak bulunmakta olup diğer hissedarlardan hiçbir farkının bulunmadığını, bu devrin şirkete herhangi bir zararının da bulunmadığını, şirketin 1986 yılından sonraki genel kurul kararları ve bu genel kurullarda alınan sermaye artırımına dair kararlar incelendiğinde de, usul ve yasaya aykırılık olmadığı, sermaye arttırımı kararlarının mevcut çoğunluk hisseleriyle kanuna uygun olarak alındığının görüldüğünü, davacıların yapılan genel kurul kararlarının iptali istemi ile açmış oldukları davanın ...Asliye Tic. Mah. 2011/... E.- 2012/... K. sayılı ilamı ile reddine karar verildiğini beyanla öncelikle, ... ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu üyeleri tarafından idare edildiğinden, şirket tüm organları ile ticari faaliyetine devam ettiğinden, ihtiyati tedbir ve şirkete kayyım atanması taleplerinin reddine, davanın reddine, dava masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden; Davalılar ..., ... ..., ..., ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... Holding Anonim Şirketi'ne yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi, yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır.
Davalılar Derman ... ve... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Mahkememizin 19/10/2022 tarihli celsesinin (1) numaralı ara kararı uyarınca öncelikle birleşen işbu dosyada ... ...'in vekilliğini yaptıklarını, birleşen işbu dosyanın davacısının müvekkillerinin annesi olduğunu, ... ... Tic. ve San. A.Ş., müvekkillerinin dedeleri ... ... tarafından o zamana kadar sürdürmekte olduğu kömür madeni işletmesini kurumsallaştırmak amacıyla bir aile şirketi olarak kurulduğunu, ... ...'in eşi ... ... ile çocuklarını şirket kurucu ortakları olarak bu şirketin hissedarı yaptığını, müvekkillerinin babaları Kadir ... vefat etmiş olduğu için anneleri olan davacı ...'e de %1,5 oranında şirket hissedarı olarak bu kuruluşta yer verdiğini, müvekkillerinin dedeleri ... ...'in ölümünden sonra, şirketin sevk ve idaresini tek erkek evlat olarak üstlenmiş olan müvekkillerinin amcaları ... ...'in diğer şirket yöneticileri ile işbirliği halinde muvazaalı ve hukuka aykırı sermaye artışları vb. İşlemlerle gerek müvekkillerin dedeleri ... ... terekesinden intikal etmesi gereken şirket hisseleri ve gerekse daha sonra vefat eden babaanneleri ... ...'e ait şirket hisselerinin önemli ölçüde azaltılmasına yol açıldığı gibi anneleri ...'e ait şirket hisselerinin de benzer şekilde azaltılması yoluna gidildiğini, gerek müvekkillerinin ve gerekse davacı ...'in bu nedenle ciddi şekilde zarara uğratıldığını beyanla birleşen dava davacısının haklı olan davasını kabul ettiklerini beyanla bu doğrultuda bir karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ESAS sayılı davası yönünden; Davalı ve mirasçıların yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi, yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır.
KANITLAR
...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/... Esas, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/... Esas, ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/... Esas, ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, sayılı dosyaları celbedilmiş, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Asıl davada davacı sıfatına haiz olan ... ... ve ... ...'in davalı şirket ve bir kısım gerçek kişiler aleyhine muris ... ...'e ait 40.000 adet hissenin 05/09/1986 tarihli genel kurulda gerek miras gerekse ticaret hukuku hükümlerine aykırı olarak sermaye arttırımı dışında bırakıldığı gerekçesi ile davalı şirketin 15/09/1986 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı kararı ile buna bağlı tüm işlemleri geçersizliğinin tespiti ve muris ... ...'e ait terekeye ait hisselerin mirasçıların miras hisseleri oranında adlarına tescili için açmış olduğu davada Mahkemenin 2011/690 Karar sayılı ve19/12/2011 tarihli ilamı ile; Davanın reddine karar verildiği, işbu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2012/8239 Esas, 2014/438 Karar sayılı ilamıyla onandığı ve karar düzeltme isteminde bulunulmadığından işbu hükmün 30/05/2014 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/... Esas ve 2012/... Karar sayılı ilamının icelenmesinde; davacılar ... ... ve ... ...'in davalı şirket aleyhine 31/05/2011 tarihli genel kurulun iptali için açmış olduğu davada da davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir.
Mahkememizin (....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/... Esas) 03/06/2014 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Asıl davada muris ... ...'in hisse oranının, birleşen davada ise davacının hisse oranının ve birleşen dava tarihi itibariyle güncellenmiş hissesine isabet eden sermaye tutarının (kabul anlamına gelmemek şartı ile) tespiti için, HMK'nın 273.maddesi gereğince rapor tanzimi için bir adet mali müşavir, bir adet ekonomist ve bir adet TTK mevzuatı konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılmasına...'' karar verilmiş ve işbu doğrultuda Yrd. Doç. Dr. ..., SMMM bilirkişisi ... ve Ekonomist ... tarafından tanzim edilen 15/11/2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
-... ...'in 31 Mayıs 2011 tarihli genel kurul hazirun cetveline göre davalı şirkette 17.625-TL sermaye tutarına karşılık 705 adet hissesi olduğu,
-Asıl davanın davacıların 5/9/1986 tarihli genel kurulda alınan sermaye arttırımına muris ... ...'ten intikal eden 40.000 hissenin dahil edilmemesinden dolayı ... ...'in hisselerin azaltıldığına ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, yine davacıların diğer usulsüzlük ve muvaaza iddialarının ispatı gerektiği,
-Birleşen davanın davacısı ...'in 5 Temmuz 2013 tarihli genel kurul hazirun cetveline göre (ve dava tarihi itibariyle de) 1.250-TL sermaye 50 adet hisseye sahip olduğu, davacının usulsüzlük ve muvazaa iddialarını ispat etmesi gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 09/03/2015 tarihli duruşmasında; ''1-Asıl dava yönünden TMK 640 md gözetilerek, aktif husumet ehliyeti yönünden davalı vekilinin itirazlarının esas hükümle birlikte temyizi kabil olmak üzere reddine,
2-... ATM nin ... E.sayılı dosyasıyla .... AHM nin ... E.sayılı dosyasının konuları birbirinden farklı olduğundan asıl davada davalı vek. Derdestlik itirazlarının esas hükümle birlikte temyizi kabil olmak üzere reddine'' karar verilmiştir.
Mahkememizin 09/03/2015 tarih, 2014/... Esas ve 2015/.... Karar sayılı ilamı ile;
''A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN ;
1-Davanın REDDİNE,...
B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
...'' karar verildiği, verilen kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/02/2017 tarih, 2016/1574 Esas ve 2017/781 Karar sayılı ilamı ile; ''...1-Asıl dava, davacıların murisi ... ...'in davalı anonim şirketteki hisselerinin hukuka aykırı ve muvazalı işlemlerle azaltıldığı iddiasıyla murisin davalı anonim şirketteki hisse oranının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, muris ... ...'in mirasçısı olan davacıların TMK 640 maddesi gereğince terekenin korunmasına ilişkin olarak işbu davayı açabilecekleri kabul edilerek yukarıda yazılı grekçelerle davanın esastan reddine karar verilmiş ise de; davacıların talebi sadece terekenin korunmasına ilişkin olmayıp mülkiyetin kapsamını etkileyecek nitelikte olduğundan tüm mirasçıların birlikte dava açması gerekmektedir. Davacıların murisinin, davacılar dışında beş mirasçısının daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan 11.12.2012 tarihli veraset ilamından anlaşılmaktadır. Murisin mirasçılarının bir kısmının davacı olduğu ve davanın murisin terekesi adına açıldığı anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nın 640.maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Anılan Yasa hükmünde de belirtildiği üzere mirasçıların birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadar ki durumuna miras ortaklığı denir. Miras ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti yoktur.Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince miras ortaklığının tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda muvafakatının alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, muvazalı ve hileli işlemlerle hisselerin azaltıldığı iddiasına dayalı olarak asıl davada davacıların murisinin ve birleşen davada davacının, anonim şirketteki hisselerinin tespiti istemine ilişkindir. Bu davalarda verilecek karar ile dava dışı şirket ortaklarının hukuku etkilenecek olup, anılan şirket ortaklarının taraf olarak yer almadığı bir davada uyuşmazlığın çözülüp, sonuçlandırılması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa dava dışı şirket ortakları hakkında dava açmak üzere mehil verilerek, dava açıldıktan sonra işbu dava dosyası ile birleştirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle asıl ve birleşen davada davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar vekilinin, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada ve birleşen davada davacılar vekillerinin, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA...'' karar verildiği, işbu karara karşı ise davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine dosyanın yeniden Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/05/2019 tarih, 2017/3113 Esas ve 2019/3731 Karar sayılı ilamı ile; ''...Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, taraf teşkili sağlanıp işin esasına girildiğinde tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE,...'' karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği ve Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 12/12/2019 tarihli duruşmasında; ''Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına'' karar verilmiştir.
Mahkememizin 30/05/2024 tarihli duruşmasında; ''Asıl dava-birleşen dava davacılar vekili ile Davacı-Birleşen dava davacıları ve Birleşen .... ATM dosyasında davalı ... vekilinin tanık dinletme ve dosyanın bilirkişiye tevdii taleplerinin dosyanın geçirmiş olduğu safahat, toplanan deliller ile dosyanın tekemmül ettiği kanaatine Mahkememizce varılmakla ayrı ayrı reddine'' karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava ve birleşen davalarda; davalar, anonim şirketteki hisse oranının tespiti istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı taraflarca; muris ... ...'e ait ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas karar sayılı ilamı ile murisin mirasçıları olduğu tespit edilen davacıların, davalı şirketin 05/09/1986 tarihinde yapılan genel kurulunda sermaye artırımına ... ...'in de mirasçısı olduğu muris ... ...'in terekesindeki hisselerin katılmadığı, bu suretle ... ...'e, ... ...'in terekesinden daha az hisse senedi intikal ettiği ayrıca müteakip yıllarda ... ...'in muvaazalı ve hileli işlemlerle hisse oranının azaltıldığı iddiasına dayalı olarak muris ... ...'in davalı şirketteki sermaye ve pay miktarının tespiti talep edilmiş olup, birleşen davada ise, davacının muvazalı ve hileli işlemlerle hissesinin azaltıldığı iddiasına dayalı olarak davacının davalı şirketteki hisselerinin 600 hisseye ve 15.000 TL sermaye tutarına tekabül ettiğinin tespiti istenmiştir.
Birleşen dava ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden; HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacıların murisi olan ... ...'in, ... ... A.Ş'deki terekesine dahil hisselerinin %30 olup olmadığı ile ... ...'e ait şirket hisselerinin hukuka aykırı, hileli ve muvazaalı işlemlerle yıllara sari bir biçimde azaltılıp azaltılmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Birleşen dava ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden; HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, dava dışı ... ... Tic. Ve San. A.Ş'deki hisse sayısının yıllara sari bir biçimde davalıların bir bölümü tarafından yapılan usulsüz ve muvazaalı işlemler ve sermaye arttırımları sonrasında şirketteki hisse sayısının düşürülüp düşürülmediği ve mevcut hisse sayısının tespiti noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Birleşen dava ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden; HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacıların murisi olan ... ...'in, ... ... A.Ş'deki terekesine dahil hisselerinin %30 olup olmadığı ile ... ...'e ait şirket hisselerinin hukuka aykırı, hileli ve muvazaalı işlemlerle yıllara sari bir biçimde azaltılıp azaltılmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesinde ''Dürüst Davranma'' düzenlenmiştir. MK md.2: ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.'' şeklindedir.
Yukarıdaki açıklamalar, bilirkişi raporu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14/02/2017 tarih, 2016/1574 Esas ve 2017/781 Karar sayılı ilamı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 14/02/1984 tarihinde kurulan davalı şirketin kuruluş tarihinde ... ...'in 46.000 adet, ... ...'in 6.000 adet ve ...'in 1.500 adet hisseye sahip oldukları, ... ...'in vefat tarihi olan 10/11/2012 tarihinden önceki 31/05/2011 tarihli genel kurula 17.625-TL sermaye tutarına karşılık gelen 705 adet hisseyi temsilen katıldığı, her ne kadar asıl davada, davacılar 05/09/1986 tarihli genel kurulda sermaye arttırımına, ... ...'e ait 40.000 adet hissenin dahil edilmesi durumunda ... ...'in daha fazla sermaye ve hisseye sahip olacağını iddia etmişlerse de, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/... E., 2011/... Karar sayılı ilamı ile, muris ... ...'e ait hisselerinin sermaye arttırımı dışında bırakılması nedeniyle anılı genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararının ve buna bağlı işlemlerin geçersizliğinin tespiti istemi ile bizzat davacılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi, işbu kararın da Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2012/8239 Esas, 2014/438 Karar sayılı ilamıyla onanmak sureti ile kesinleşmesi karşısında, davacıların bu yöndeki iddialarına itibar edilemeyeceği, ayrıca davacıların murisleri ... ...'in hisselerinin müteakip yıllarda ve diğer genel kurullarda muvazalı ve hileli işlemler ile azaltıldığı yönündeki iddialarını somutlaştırıp ispat edemedikleri, davalı şirketin ana sözleşmesinin 6.maddesine göre davalı şirket hisselerinin hamiline yazılı olduğu, bu suretle muris ... ... tarafından hisselerinin her zaman devredilme ihtimalinin bulunduğu nazara alınarak ispat edilemeyen asıl davanın reddine, yine birleşen davada her ne kadar davacı 05/09/1986 tarihli genel kurulda sermaye arttırımı sonrasında hissesinin 7.500 adet olması gerektiğini beyan etmişse de, anılı genel kurulda sermaye arttırımının dış kaynaklarla gerçekleştirildiği, bu kapsamda davacının iddia ettiği gibi 7.500 adet hisseye sahip olması için öncelikle ödeme yaptığını ispatlaması gerektiği, ayrıca sermaye karşılığında verilecek senetlerin hamile yazılı olacağı belirtildiğinden ve davacının sonraki genel kurullara kadar sahip olduğu hamile yazılı senetleri devretmesi olası olduğundan ve ayrıca sonraki dönemlerdeki işlemlerin usulsüz ve muvazalı olduğunu iddia etmiş ise de iddiasının soyut nitelikte olup soyut iddiasını ispat edememiş olduğu gözetilerek birleşen davanın da reddine karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararından sonra açılan ve işbu dava ile birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davaları yönünden de, yukarıdaki açıklamalar ve toplanan deliller karşısında; birleşen davadaki davacıların iddialarının soyut nitelikte olup soyut iddialarını ispat edememiş olduklarına Mahkememizce kanaat getirildiğinden başka bir deyişle davacıların murisi olan ... ...'in, ... ... A.Ş'deki terekesine dahil hisselerinin %30 olduğu ile ... ...'e - ...'e ait şirket hisselerinin hukuka aykırı, hileli ve muvazaalı işlemlerle yıllara sari bir biçimde azaltıldığı ispat edilemediğinden işbu davaların da ayrı ayrı redlerine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
A)ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
B)BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
C)BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
D)BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
E)BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
2-Asıl dava nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan 24,30-TL ve 4.236,00-TL tamamlama harcının toplamı olan 4.260,30-TL'den mahsubu ile hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde artan 3.832,70-TL harcın davacılara iadesine,
3-ASIL DAVADA; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davası nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 256,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 171,4‬0-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı DAVASINDA; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davası nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan 54,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20-TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı DAVASINDA; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davası nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 54,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı DAVASINDA;
A)Davalılar ..., ... ..., ..., ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... Holding Anonim Şirketi kendilerini yargılamada işbu dava yönünden vekil ile temsil ettirmediklerinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
B)Davalılar ... ... yönünden ise; işbu dosya yönünden beyanları gözetilerek işbu davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davası nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-BİRLEŞEN ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı DAVASINDA; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak mirasçılar ... ... ve ...'a verilmesine,
12-Asıl ve birleşen davalar nedeniyle davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
13-Asıl davada davalı tarafından yapılan 59,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-Asıl ve birleşen davalarda diğer davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
15-Asıl dava ve birleşen davalar nedeniyle HMK 333.maddesi gereğince davacılar ve asıl davada davalı ... ... Ticaret ve San. A.Ş tarafından yatırılan gider avanslarından geriye kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, asıl dava-birleşen dava davacılar vekili Av...., Davacı-Birleşen dava davacıları ve Birleşen .... ATM dosyasında davalı ... vekili Av...., Davalı ... ... Tic. San. Aş. Vekili Av. ... ve kayyum ...'in huzurunda, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip ...
Hakim ...