İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/568 K.2025/267
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/568 Esas
KARAR NO : 2025/267
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2019
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;...A.Ş ile Ön Ödemeli Satış Vaadi sözleşmesi akdedildiği bu sözleşme ile davacı firmanın KDV dahil 948.153,50 USD satış bedelini karşı yana ödeme borcu altına girdiğini, davalı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmekten imtina ettiğini, davalı tarafın akdedilen sözleşmeyi haksız ve mesnetsiz bir şekilde tek taraflı olarak dönmüş olduğu ve davacı tarafın peşinat olarak ödemiş olduğu 203.520,00-USD bedelin iadesinin talep edildiğini, bütün bu taleplere karşılık ödenmiş olan peşinat bedelini iade etmeyen karşı yan aleyhine olarak; ... 3.İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyası ile 251.059,21 USD takibi ile takip başlatıldığı fakat herhangi bir borçları olmadığı gerekçesi ile davalı tarafça itiraz edildiğinden bahisle takibin durduğu davalı tarafın piyasaya çok fazla borcu olduğu ve alacağın tahsil kabiliyeti kalmaması için ihtiyati tedbir konulmasını bu talebin reddedilmesi halinde ise tapu kayıtlarına davalıdır şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddine, taraflar arasında 30.11.2017 tarihinde müvekkili şirkete ait ..., ..., 564 Ada, 50 Pafta, 181 Parselde yer alan Sea ...Projesinde kain 6/E Blok 74 nolu bağımsız bölüme ilişkin ... 17. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davacı şirketin satış bedelini zamanında ve eksiksiz ödemeyi, müvekkilinin de bağımsız bölümün eksiksiz bir biçimde devir ve teslim edilmesini yüklendiğini, davacı şirketin, sözleşmeye uygun şekilde yükümlülüklerini ifa etmesi için ihtar edilmiş olmasına rağmen haksız bir şekilde ödemelerini yapmaktan ve bağımsız bölümü teslim almaktan imtina ettiğini, bunun sonucu olarak müvekkili şirket tarafından 21.09.2018 tarihinde haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin müvekkili şirket tarafından, davacının temerrüdü sonucunda haklı nedenle feshedilmesi dolayısıyla davacının müvekkil şirkete cezai şart ve tazminat borcu bulunduğunu belirterek davanın reddi ile karşı dava yönünden toplam 417.187,584-USD tutarındaki talebin dava tarihi itibarıyla işleyecek temerrüt faizi ile davacı tarafından müvekkili şirkete ödenmesine karar verilerek kabul edilmesine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; taraflar arasındaki gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 251.059,21-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; asıl ve karşı davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden, davalı karşı davacı tarafça haklı nedenle dönülüp dönülmediği, asıl davacının sözleşme kapsamında ödendiği iddia olunan peşinatın iadesi amacıyla başlattığı ilamsız takibe itirazın yerinde olup olmadığı, temerrüt, işlemiş faiz ve inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı, karşı davacının sözleşmeden haklı nedenle dönüldüğü iddiasının yerinde olup olmadığı, karşı davalının sözleşme konusu bağımsız bölümün fiilen teslim edilmemesi nedeniyle ödemezlik def'inin ileri sürüldüğü iddiası yönünden, ödemezlik def'i koşullarının oluşup oluşmadığı, sözleşme konusu bağımsız bölümün sözleşmeye göre teslim edilmiş sayılıp sayılmayacağı, karşı davacının haklı nedenle sözleşmeden dönüldüğü iddiasına dayalı olarak taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi kapsamında kesinti ve ceza-i şart alacağının varlığı ve miktarı noktalarında toplandığı tespit edildiği görülmüştür.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış,... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasında Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30.01.2024 tarihli bilirkişi raporu, bilirkişi ... ve ... tarafından düzenlenen 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında 11/10/2021 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ... yeminli ve imzalı beyanında;" ben davacı şirket yetkilisini tanırım, davalı şirket yetkilisini de tanıyorum, taraflarla akrabalığım, husumetim yoktur, benim daha önce davacı şirket ile ticaretlerim oldu, şu anda ticaretim yoktur, davalı şirketten bende İ...'den daire aldım, davacının satış danışmanı aracılığıyla aldık, biz Kuzu gruptan satış vaadiyle daire satın alıyoruz, satış vaadi olmayınca Kuzu grup kendi satış temsilcisinin yaptığını söyledi, ancak sözleşmeyi imzalayan kişi yanlış hatırlamıyorsam ... 15 ya da 18.Noterlikten aldığı yetki ile yapmıştır, yetkiyi veren bizzat ...'dur, bende bu şekilde aldım, tapular ve ödediğimiz paralar elimize geçmedi, davacılar bildiğim kadarıyla 3 ya da 4 şekilde aynı benim gibi sözleşme yapılarak aldığını biliyorum, onlarla yapılan sözleşmenin bir tanesinin 1.500.000 Dolar olduğunu biliyorum, diğerlerini bilmiyorum, muhtemelen ben gibi onlar da mağdur olmuştur, yaklaşık 500-600 daire satıldı, hepsinin bu şekilde satıldığını duydum, tanıklık ücreti istemiyorum dedi"demiştir.
Mahkememizin 07/12/2021 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı ...yeminli ve imzalı beyanıda;" ben davalı şirkette muhabese müdürü olarak çalışıyorum, satış sözleşmelerine konu taşınmazların teslim edilmeleri ve hesap mutabakatlarının yapılmasına ilişkin süreçlerde ben görev alıyorum, davacı şirketin veya aracılarının sözleşme konusu taşınmazın fiilen tesliminin yapılması ve hesap mutabakatının yapılması için herhangi bir randevu talebi olmadı, ödemelerin yapılması ile ilgili davacı şirketin aracılarıyla toplantılarımız oldu, ancak bu toplantılarda taşınmazın fiilen teslimi konusu konuşuldu, biz teslimin yapılabileceğini bildirdik zaten bir an evvel teslim yapmayı isteriz, ancak davacı taraf veya aracılardan bu yönde açık bir talep gelmedi, davacı taraf veya aracıları daha çok tapu devrinin yapılması ile ilgili taleplerde bulundular, davacı yan bizden dava konusu taşınmazı fiilen teslim almak için girişimde bulunmadı, gelip anahtarı almadı, davacı taraf sözleşmeden doğan borçlarını tamamını ödemediği için tapuda devir yapılmadı, ancak taşınmazın fiilen teslimine hazırdık, bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi."demiştir.
Mahkememizin 07/06/2022 tarihli celsesinde dinlenen Tanık ... imzalı ve yeminli beyandan;" ben taraf şirketlerin yetkilileri ile aynı işi yapmamız sebebiyle arkadaşlık ilişkisi içerisindeyim, bu sebeple de taraflar arasındaki süreçten haberdarım, 2017 yılının kış aylarında davacı şirketin yetkilisi ... birlikte ...'da bulunan ofisine randevu alarak gittik, ofiste ... ile görüştük, ofiste taraflar arasındaki sözleşme konusu gayrimenkullerin teslimatı ve ödemeler hususunda mutabakat yapılması konuları görüşüldü, davalı şirket yetkilisi ... şirketinden ötürü tapu devrini yapmayacağını söyledi, fiili teslimatta yapılmadı, ... beyin tek gerekçesi ... şirketi idi, mutabakata varamadılar, Yener bey mahkemeye gideceğini söyledi ve bu şekilde oradan ayrıldık, bilgi görügüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talep etmiyorum dedi."demiştir.
Mahkememizin 07/11/2023 tarihli celsesinde dinlenen Tanık ... imzalı ve yeminli beyanda;" Ben serbest gayrimenkul danışmanlığı yaparım davanın her iki tarafı ile de tanışır ve çalışırım, davaya konu taşınmazların satış yetkisi münhasıran şahsıma ait olan ... A.Ş 'ye aitti, ben bu taşınmazların kime satılacağını araştırırken davacı şirket temsilcisi olan ... ile tanışarak ona satışını gerçekleştirdik, taraflar arasındaki satış sözleşmesini noterde yaptırdık, ödemelerin bir kısmı noter sözleşmesinde belirtildiği gibi nakden gerçekleşti, geri kalan kısmı ise vadeli bir şekilde ... ödemesi hususunda anlaşıldı, sonrasında... gayrimenkul teslimlerini gerçekleştirmedi, ...yetkilileri tarafından tarafıma hem gayrimenkul satış aracılık sözleşmesinin hem de gayrimenkulü sattığım kişiler ile yapılan satış sözleşmelerinin iptalini istediler, ... ile sahibi olduğum ... arasında yapılan protokol ile aracılık yapılarak satışı gerçekleşen yerlerin iptalini de tutanağa bağladık, burada bir çok firma mevcut olup sadece benim firmamın aracı olupta davacının satın aldığı gayrimenkuller yönünden protokole bağlanamadı, 15/12/2017 fiili teslim tarihi itibarıyla gayrimenkuller teslim edilmemiş oldu, ben 17 aydan beri ceza evindeydim yeni tahliye oldum, sulh ile çözümlenmesi hususunda aracılık yapmaya çalışıyorum, fiili teslim tarihi olan 15/12/2017 tarihinden itibaren bir çok kez ... ile fiili teslimin yapılması için görüşülmüş olup hiç bir zaman yanıt bulamadık, fiili teslim ...'un iradesi ile gerçekleşmedi. ... tarafından hesap mutabakatı yapmak için sözlü olarak bir çok kez randevu hususunda girişimde bulundular hatta beni de bir çok kez arayıp araya gir diye söylediler, ancak ... 'ta bu anlamda bir muhattap bulamadım, 15/12/2017 fiili teslim başlangıç tarihinden hatırladığım kadarıyla 10/04/2018 de görüştüğümü çok net hatırlıyorum onun öncesinde de şifahi olarak görüştüm ancak bir sonuç alamadım, önceki görüşmelerime dair net tarihi hatırlamıyorum. 10/04/2018 tarihindeki görüşmem benim ve davalı şirket temsilcisi ...'nun imzaladığı bir tutanağa bağlanmıştır, bu tutanağın bir örneği de bende mevcuttur gerektiğinde dosya kapsamına ibraz edebilirim dedi."demiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, dinlenen tanıklar, bilirkişi rapor ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
... A.Ş. ile ...Ltd. Şti arasında ... 17. Noterliği ... tarih ... yevmiye numarası ile Gayri Menkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedilerek ... Mah. 564 Ada/50 Pafta 181 parsel 6. Blok E. Girişi 18 kat 74 nolu bağımsız bölümün toplam 948.153,60 USD tutarlı daire tesliminin kararlaştırıldığı, sözleşmenin konusunun ...Mah. 564 Ada/50 Pafta 181 parsel "Sea Pearl Ataköy" projesinde yer alan 6 Etap, E Blok, 18 kat ve 74 nolu bağımsız bölüm ilgili sözleşmeye istinaden toplam değeri KDV Dahil 948.153,60 USD tutarlı dairenin teslimine ilişkin olduğu, ödeme planında toplam 24 adet 28.02.2018 ile 30.01.2020 tarih aralığında her biri 29.500.- USD olmak üzere senet düzenlenip ayrıca peşinat olarak 30.11.2017 tarihinde 240.153,60 USD ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı adına sözleşmede kararlaştırıldığı üzere peşinatın ...AŞ tarafından ödendiğini, ancak buna rağmen taşınmaz devredilmediği gibi sözleşmenin tek taraflı olarak sonlandırıldığı ve ödenen peşinatın iade edilmemesi nedeni ile ... 3.İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyası ile 251.059,21 USD takibi ile takip başlatıldığı ve itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı davalı tarafça ise akdedilen Sözleşmenin Bağımsız Bölümün Teslimi başlıklı 11. Maddesinde bağımsız bölümün fiili teslimi için alıcının sözleşmeden doğan borç ve yükümlülüklerinin, o tarihe kadar olanlarının noksansız ve zamanında yerine getirilmiş olmasının şart koşulduğu, sözleşmede teslimden önceki tarihte ödenmesi gereken 30.11.2017 tarihli 240.153,60-USD peşinat bedelin davalı şirkete ödenmediği, sözleşmenin Ödemeler, Ödeme Şekli, Masraf ve Giderler başlıklı 4. Maddesinde ödemeler için senet düzenlendiyse senet bedelinin vadesinde ödenmesi gerektiğinin düzenlendiği, davalı şirketin; taraflar arasında dava konusu satışa aracılık eden dava dışı Demand Gayrimenkul şirketinden Sözleşmenin peşinat ödemesiyle ilgili düzenlemelerine istinaden senet aldığı ancak söz konusu senet ne dava dışı diğer şirket ne de davacı tarafından ödenmediği ileri sürülerek asıl davanın reddi isteenmiştir.
Karşı dava yönünden ise taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı/karşı davacı şirket tarafından, davacının temerrüdü sonucunda haklı nedenle feshedilmesi dolayısıyla davacının davalı şirkete cezai şart ve tazminat borcunun bulunduğu ileri sürülerek haklı nedenle sözleşmeden dönüldüğünden bahisle Sözleşme kapsamında, toplam 417.187,584-USD cezai şart ve Satış bedelinin %15'sine karşılık gelen tazminat tutarının, Taşınmazın davacı zilyetliğinde bulunduğu her ay için satış bedelinin %1'i oranında ecrimisil bedelinin, Satış bedelinin %1'i oranında koruma-kollama bedelinin, Bağımsız bölümün KDV dahil olmak üzere toplam satış bedelinin %25'i (yüzde yirmibeş) oranında cezai şart bedeli talep edilmektedir.
Asıl Dava Yönünden ;
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı 28.12.2018 tarihli ilamsız icra takibi ile , taraflar arasında düzenlenen ...17. Noterliği...tarih ... yevmiye numarası ile Gayri Menkul Satış Vaadi Sözleşmesi kapsamında ödenen 240.153,60 USD tutarında ödenmiş peşinat tutarı ve 10.9.05,61 USD temerrüt faizi olmak üzere toplam 251.059,21 USD nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.
Davacı vekilince, takip açılışında düzenlenen takip talebinde yabancı para alacağının Türk Parası karşılığı gösterilmemiştir.
Süreç içerisinde, davacı vekilince yeniden takip talebinde bulunularak usulünce ödeme emri ve takip talebi düzenlenmemiştir.
Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin... Esas, ... Karar sayı ve 22/05/2019 tarih, ... Esas,... Karar sayı ve 23/03/2016 tarih, ... Esas, ... Karar sayı, 21/04/2010 tarih, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayı ve 25/06/2008 tarih, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı,Y.19.HD.nin ... E.,...K.sayı ve 20/6/2013 tarih,Y.19.HD.nin ... E.... K.sayı ve 24/06/2015 tarihli kararı v.b içtihatları gibi Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması ve Antalya BAM 3. HD ...esas, ... karar sayılı ilamı uyarınca; İİK’nun 58/3. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi zorunludur. Aynı zorunluluk, İİK’nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de geçerlidir. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır. Takip talepnamesinde veya ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının,yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; dava konusu yapılan icra takibindeki ödeme emrinde belirtilen hukuka aykırılığın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle mahkemece resen gözetilmesi ve takibe yönelik itirazın iptali için açılan eldeki davanın yasaya uygun takip yapılmadığından bahisle ;Asıl davada istemin itirazın iptali istemi olup davaya sıkıca bağlı takibin kanuna uygun yapılmamış olması nedeni ile dava şartı yokluğundan asıl davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Karşı dava yönünden ise ;
Karşı davacı tarafça 240.153,60 USD'nin Davalı/Karşı davacıya ödenmediği bu kapsamda anılan bedelin iadesinin mümkün olmadığını iddia etmekte olup ,dosya kapsamına ibraz edilen bilirkişi raporu ile davacı adına müdahil ... AŞ tarafından peşinatın ödenip ödenmediği bu kapsamda şirketin herhangi bir ödeme yapıp yapmadığının dolayısıyla dönme nedeniyle iadeye konu olacak bir bedelin bulunup bulunmadığının tespitine yönelik mali incelemeler yapılabilmesi için mahkememizce ve bilirkişi tarafından maille ve ile ihtar düzenlenerek davacı ve dava dışı firmadan talep edilen bilgi ve belgelerin ibrazı istenmiş olmasına rağmen davacı/karşı davalı ile müdahil şirketin ticari defterlerini sunmaktan imtina ettiği bu kapsamda davacı/karşı davalı ve müdahil şirketin peşinatı ödeyip ödemediğinin tespitinin yapılamadığı, davalı/karşı davacının ticari defterlerine göre davalı firmaya ödendiği belirtilen 240.153,60 USD ait ne davacı ne de dava dışı ...firmasına ait ödeme bilgisinin yer almadığı, davalı tarafın kanuni defterlerine göre "hesabın en son hareket gördüğü 30.11.2017 tarih itibari ile Hesabın 3.745.680,80 TL 'a Davacı firmanın düzenlediği 24 adet senetten kaynaklı davalı tarafın davacı firmadan alacaklı olduğu, davalı/karşı davacının haklı sebep iddiasına dayanarak sözleşmeden döndüğü hususunda taraflar arasında ihtilaf mevcut olmayıp feshin davalı/karşı davacının karşı davada ileri sürdüğü taleplerinin olumlu zarar kapsamında olduğu sözleşmeden haklı sebeple dahi olsa dönen tarafın bu yönde talepte bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla karşı davanın da reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davada istemin itirazın iptali istemi olup davaya sıkıca bağlı takibin kanuna uygun yapılmamış olması nedeni ile dava şartı yokluğundan asıl davanın usulden reddine,
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 16.014,87-TL harçtan mahsubu ile artan 15.399,47-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
ç-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
2-Karşı davanın reddine,
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 48.929,79-TL harçtan mahsubu ile artan 48.314,39-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı/ karşı davacıya iadesine,
b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 373.212,87-TL nispi vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
c-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine,
ç-Davalı- karşı davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır