İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/591 K.2025/191

🏛️ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/591 📋 K. 2025/191 📅 21.03.2025

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/591 Esas
KARAR NO : 2025/191
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 18/09/2023
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;dava konusu şirketin, muris ... TC Kimlik Numaralı ...'den kalma Miras Şirketi olduğunu, müteveffa ... 22/09/2015 tarihinde vefat etmiş olup, şirketin paylarında muris ...'in mirasından gelen elbirliği ile mülkiyet rejiminin devam ettiğini, oybirliği olmadan toplanan 21/06/2023 günü yapılan, 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve alınan kararların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin, 21/06/2023 günü gerçekleşen ve yeterli nisap hasıl olmadan toplantı yaparak karar alındığını, bu kararların batıl olduğunu, ...'in eşi ve mirasçısı ... TC Kimlik Numaralı ...'inde 18/06/2019 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın ...'ye dahil olan hisseleri de ayrıca mirasçıları tarafından elbirliği halinde mülkiyet rejiminde olduğunu, bu bakımdan da genel kurul kararlarının batıl olduğunu belirterek; davalı şirketin 21/06/2023 günü yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı ve alınan kararların hükümsüzlüğüne, karara kadar yürürlüklerinin askıya alınmasına, şirkete yönetim kayyımı atanmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; 21.06.2023 tarihinde gerçekleştirilmiş olan Olağan Genel Kurul Toplantıları Kanun’a ve Şirket esas sözleşmesine uygun olarak gerçekleştirildiğini, alınan tüm kararların usulüne uygun olarak alındığını ve davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın ... terekesinin korunması ve tereke idare memuru atanması için ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı (... davada, 19.04.2016 tarihinde ...’ün tereke idare memuru olarak atanmasına karar verilmiş ise de davacının davadan feragat etmesi nedeniyle davanın 23.06.2016 tarihinde reddedildiğini, ...’ün yetkisinin kalmadığını, şirketin 13.07.2016 tarihli genel kurul toplantısına tüm mirasçıların paylarına uygun şekilde genel kurul toplantısına katıldığını, hazirun cetvelini imzaladığını ve o şekilde oy kullandığını, ardından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karar doğrultusunda yönetim Kurulunun 19.10.2017 tarihli kararı aldığını ve davacının da içinde bulunduğu tüm pay sahiplerini pay defterine münferit pay sahibi olarak kaydederek el birliği mülkiyetini paylı mülkiyete çevirdiğini, davacının benzer iddialarla 13.07.2016 tarihli genel kurulu aleyhine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasında açtığı butlan davasının reddedildiğini, ...'in vefatından sonra yapılan genel kurullarda tüm mirasçıların münferit pay sahibi olarak oy kullandığını, ayrı ayrı yazılmış hazirun cetvelini ayrı ayrı imzaladıkları, hazirun cetveline ve tutanağa itiraz şerhi yazmadıklarını, mirasçıların terekede olan bir ya da birkaç mal varlığı değerinin paylaşılması konusunda yazılı yazısız olarak anlaşabileceklerini, şirket hisseleri ile ilgili TTK özel hüküm bulunduğunu, mirasçıların her birinin Genel Kurul’a çağrıldığını, her birinin münferit pay sahibi olarak oy kullandığını ve tutanağa “elbirliği mülkiyeti olduğuna dair herhangi bir muhalefet şerhinin geçirilmediğini, sadece münferit pay sahiplerinin açabilecek davaların Şirket’e açıldığını ve mahkemelerin husumet itirazına rağmen esasa girerek karar verdiğini, şirket payları üzerinde elbirliği mülkiyeti olduğunu iddia eden davacının münferit hak sahibi olduğundan bahisle şirket aleyhine açtığı bir çok davanın bulunduğunu, huzurdaki davaya konu genel kurulda da genel kurulun kanuna ve esas sözleşmeye uygun toplandığı kararların alındığını, genel kurul kararının batıl olmasını, kayyım atanmasını ve tedbir talebini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını belirterek; müvekkillerinin her türlü, beyan, delil sunma, talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafın yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde iddiasını kanıtlayamaması ve zorunluluk arz etmediği halde, genel kurul kararlarının yürürlüğünün durdurulmasının ileride telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabilecek olması sebebiyle davacı tarafın kararların yürürlüğünün durdurulmasına tedbir talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz kayyum atanmasına dair tedbir talebinin reddine, müvekkili şirketçe 21.06.2023 tarihinde gerçekleştirilmiş olan 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantılarının Kanun’a ve esas sözleşmeye uygun olarak yapılması ve alınan tüm kararların usulüne uygun olarak alınmış olması sebebi ile davacı tarafın haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine, haksız ve kötü niyetli davanın esastan tümden reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; davalı ... ŞİRKETİ'nin ... tarihli ... yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve alınan kararların hükümsüzlüğüne, karara kadar yürürlüklerinin askıya alınmasına, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketçe 21/06/2023 tarihinde gerçekleştirilen 2022 olağan genel kurul toplantısında alınmış olan kararların muris ...'in terekesinde yer alan paylar üzerinde TMK 640 md uyarınca el birliği mülkiyeti olduğu ve el birliği ile mülkiyete aykırı oy kullandırıldığından bahisle genel kurul kararının TTK 447 md uyarınca butlanına, karara kadar yürürlüklerinin askıya alınmasına karar verilmesi ve şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesine yönelik olduğu görülmüştür.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Ticaret İl Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verildiği, 21/02/2023 tarihli 2021 Yılı Olağanüstü Genel Kurul kararının, ana sözleşme, hazirun cetvelinin ve davacıların muhalefet dilekçelerinin ve muhalefetlerini içeren şerhin örneklerinin gönderildiği, davalının sicil kayıtlarının dosyaya eklendiği, 10 no lu tensip ara kararı gereğince davacı tarafça yönetim kurulu üyelerinin isim ve adreslerinin bildirildiği, Türk Ticaret Kanununun 449.maddesi gereğince davacının tedbir istemine ilişkin yönetim kurulu üyelerinin beyanlarının alınmasına yönelik meşruhatlı davetiye gönderildiği, temsilciler vekilinin 16/10/2023 tarihli dilekçesi ile Türk Ticaret kanununun 448.maddesi gereğince işlem yapılıp yapılmadığı yönünde beyanda bulunduğu, anlaşılmıştır.
Davalı şirketin dava tarihi itibariyle ticaret sicilinde kayıtlı yasal ikametgahının (şirket merkezinin) mahkememizin yargı yetkisinin bulunduğu idari sınırlar içinde kaldığı saptandığından, uyuşmazlığın çözümünde HMK. nun 14/2 ve 6102 Sayılı TTK.nun 445. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkili olduğu, davacıların davalı şirketin hissedarı olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi ,dava 21/06/2023 tarihli 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve alınan kararların hükümsüzlüğü istemi olup davanın 18/09/2023 tarihinde açılmış olduğu bu kapsamda TTK 445.maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 3 aylık süre içerisinde davanın açıldığı tespit edilmiştir.
... 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının bir örneğinin celp edildiği, yapılan inceleme de elde ki davanın tarafları arasında davalı ... ŞİRKETİ'nin asıl dava, davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan 05/06/2023 tarihili 2020 yılı yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğü ve birleşen dava, davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan 05/06/2023 tarihli 2021 yılı Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzüğü istemine ilişkin dava olduğu, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilip hükmün henüz kesinleşmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememize ait 05.06.2024 tarihli ara kararının İstinaf incelemesinden döndüğü, Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin'nin ...esas- ...Karar sayılı kısmen kabul yönündeki Mahkememiz ara kararının davalı şirkete kayyum atanması yönündeki istemin reddine yönelik kısmına ilişkin olarak İstinaf yolu açık olmakla davacı vekilinin İstinaf isteminin esastan reddine, ancak kabul edilen kısma yönelik davalı vekili isteminin öncelikle HMK 394 md. Uyarınca itirazlarca incelenmesi gerektiğinden bahisle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davalı şirketin sermayesi ve payları toplamı itibari değerinin 30.292.844,76 TL olduğu, dava dışı hissedar ...'in 22/09/2015 tarihinde vefat ettiği, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/11/2015 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı mirasçılık belgesine göre murisin terekesinin 56 pay kabul edildiği, 13/07/2016 tarihli genel kurul toplantısı hazirun cetveline göre, muris ... mirasçıları ...'in 516.557.585,00 pay, davacı ..., ..., ..., ..., ..., ...'in miras payına göre paylarının itibari değerlerinin 221.381.822,00'şer pay sahibi oldukları, mirasçılar ... ile ... 'in miras payına göre 1.106.909,11'er pay sahibi olduğu, mirasçılık hakları dışında ...'nın 86.092.930 pay, ...'in 37.025,00 pay, ..., ... ve ...'in 25.000,00'er pay sahibi olduğu, bir diğer ortağın da ... AŞ olduğu, davalı şirketin 876.849.180,00 kadar payına kendisinin sahip olduğu, genel kurul toplantısına tüm bu pay sahiplerinin çağrıldığı onların da asaleten ve vekaleten toplantıya katılarak oy kullandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ...sayılı dosyası ile terekenin tespiti talepli dava açıldığı, daha sonra davacının bu davasından feragat ettiği, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu mahkeme kararından murisin vasiyetnamesinin ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açılıp okunmasına karar verildiği, dava dışı mirasçılar ... ile ... tarafından ... 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosya ile terekenin tespiti davası açıldığı, bu dosyada verilen 01/03/2022 tarihli ara kararda murisin hissedarı olduğu şirketlerin tereke kapsamında olması sebebiyle bu şirketlere olağanüstü genel kurulların yapılması içi süre verilmesine karar verildiği görülmüştür.
TTK 445. Maddesinde " 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." denilmektedir.
TMK'nın 640. maddesi uyarınca; murisin birden çok mirasçısının bulunması halinde, mirasın geçmesi ile birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. TMK'nın elbirliği mülkiyetini düzenleyen 701-703. maddelerine göre ise; elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanun veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, yönetim ve tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Elbirliği mülkiyeti malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer. Terekeye dâhil Anonim Şirket hisseleri bakımından da durum aynıdır. Hisseler, mirasçılara iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre intikal eder. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... E- ...K sayılı, 13.06.2022 tarihli emsal kararı)
TTK'nın 494/2.maddesinde, şirket paylarının miras yoluyla intikali hâlinde mirasçıların, payların mülkiyetini derhal kazanacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte mirasçıların hangi mülkiyet şekline göre payları iktisap edeceği düzenlenmemiştir. Mirasın intikali TMK'nın miras hükümlerine tabi olup mirasçıların terekeye dâhil mallar üzerinde el birliği şeklinde mülkiyet hakkına sahip olduklarına dair kural, anonim şirket hisseleri bakımından da geçerlidir. Esasen mirasçıların, terekeye dahil malları, mirasın açılmasıyla birlikte derhal iktisap edecekleri TMK'nın 599/2.maddesi gereğidir. Ancak mülkiyetin el birliği şeklinde olacağı aynı Kanun'un 640/2.maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu genel kurallardan, terekede yer alan bir şirket hissesi bakımından ayrılmayı gerektiren özel bir durum yoktur.
Davalı şirketin çoğunluk hissedarı olan muris ... ve ...'in in ölümü ile davacı ve diğer mirasçılara intikal eden paylar bakımından, henüz bir taksim yapılmamış olmakla, davalı şirketteki muris hisseleri üzerinde elbirliği mülkiyeti kuralları geçerlidir. Anonim şirketlerde ise paylar, paydaşın ölümü halinde, limited şirketlerin aksine, kendiliğinden mirasçılara intikal etmez. Bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya MK’nın 2. maddesine uygun şekilde, yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerekir. Ancak eldeki dava açısından bu hallerin gerçekleştiğine dair bir delil ve ispat bulunmadığı gibi dava dışı mirasçılar ... ile ... tarafından ... 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...sayılı dosya ile terekenin tespiti davası açıldığı, bu durumda tereke temsilcisi yerine, henüz kesinleşmemiş mirasçılık paylarına ilişkin her bir mirasçının ayrı ayrı dava konusu genel kurul toplantısına katılması ve oy kullanması usul ve yasaya aykırı olmakla, davalı şirketin hâkim hissedarı muris ... mirasçılarına intikal eden %81,71 oranındaki hisse bakımından genel kurulda yasaya uygun bir temsil gerçekleşmediği gibi, mirasçılar da birlikte hareket etmediği, Bu haliyle dava konusu genel kurul toplantılarının TTK'nın 418. maddesindeki nisapla yapılmadığı ve toplantılarda alınan kararların yeterli nisapla alınmadığı anlaşıldığından, bu şekilde yapılan bir toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğu sabit olduğundan Davanın Kabulü ile ; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicil numarasında kayıtlı davalı ...Şirketi'nin 21.06.2023 yılında yapılan 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın tedbir talebi Mahkememizin 05.06.2024 tarihli 1 nolu ara kararı ile değerlendirilmiş olup ; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Şirketi'nin 21/06/2023 tarihinde yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların TTK 449. maddesi uyarınca yürütmesinin geri bırakılmalarına ve 21/06/2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul kararları karar çerçevesinde işlem yapılmasının mahkemece hüküm verilene kadar tedbiren durdurulmasına, HMK'nın 392. Maddesi uyarınca, davacının şirkette hissedar oluşu, genel kurul toplantı tutanağı içeriği dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verillmiştir.
Mahkememizin 05/06/2024 tarihli dava konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna gidilmiş Mahkememize ait 05.06.2024 tarihli ara kararının İstinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin'nin ... esas- ... Karar sayılı kararı ile Mahkememiz ara kararının davalı şirkete kayyum atanması yönündeki istemin reddine yönelik İstinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 05/06/2024 tarihli dava konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması kararına karşı davalı tarafça itiraz edilmiş, davacı tarafça da yürütmenin geri bırakılması kararı sonrası davalı şirkette organ boşluğu oluştuğundan bahisle davalı şirkete kayyım atanması talebinde bulunulmuş ise de; Mahkememizce tedbir kararının reddi kararına karşı yapılan istinaf incelemesine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14 Hukuk Dairesi'nin 10/10//2024 tarih ... esas- ... Karar sayılı ilamında ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 28/02/2024 tarih ...E, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava konusu genel kurul kararlarına ilişkin toplantı tutanakları ve davacı ve diğer ortaklara davalı şirkette hissedar olan muris ... ve belirtildiği üzere dava konusu genel kurul kararlarına ilişkin toplantı tutanakları ve davacı ve diğer ortaklara davalı şirkette hissedar olan muris ... ve ...'e ait hisselerin şirketteki payları miras olarak intikal etmiş olmakla davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olmakla, anonim şirketlerde paylar, paydaşın ölümü halinde, kendiliğinden iştirak hâli çözülerek mirasçılara intikal etmez. Bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya TMK'nın 2. maddesine uygun şekilde, yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerekir. Ancak somut olayda bu hallerin gerçekleştiğine dair bir verinin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda elbirliği mülkiyeti henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden ve TTK 477. maddesi uyarınca mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmadığından terekeye temsilci atanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih ve ... E. - ... K. Sayılı kararı).
Bu durumda eldeki uyuşmazlıkta genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği ve her iki genel kurulda alınan yönetim organının seçimi, yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretlerin belirlenmesi, finansal tablolar ile faaliyet raporlarının ve yöneticilerin ibrası gibi kararların telafisi imkansız zarar doğurma ihtimali bulunduğundan davacı tarafından TTK 449 uyarınca dava konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına yönelik tedbir talebi haklı olup Mahkememizce genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği anlaşılmakla bu yönde verilen kararın yerinde olması nedeniyle davalı tarafça yapılan itirazın reddine karar verilmiş, diğer yandan davacı tarafça dava konusu genel kurul kararların yürütmesinin geri bırakılmasına yönelik tedbir kararı sonrası davalı şirkette organ boşluğu oluştuğundan bahisle davacı tarafça davalı şirkete kayyım atanması talep edilmiş ise de, dava konusu yönetim organının seçimine ilişkin genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılması kararının doğrudan şirketi organsız bırakmayacağı, önceki yönetim organının yeni yönetim seçilene kadar görevi devam ederek davalı şirketin mutat işlemlerini gerçekleştirebileceği, yönetim organın seçiminin her zaman genel kurulun takdirinde olduğu, davalı şirket tarafından da bu hususta her zaman genel kurul yapılabilmesi mümkün olup davalı şirkete kayyım atanmasını gerektirir haklı neden bulunmadığından davacı tarafın davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Anılan durum karşısında dava konusu genel kurul toplantılarının TTK'nın 418. maddesindeki nisapla yapılmadığı ve toplantılarda alınan kararların yeterli nisapla alınmadığı anlaşıldığından, bu şekilde yapılan bir toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğu sabit olduğundan Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Şirketi'nin 21.06.2023 yılında yapılan 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine ve Mahkememizce verilen 05.06.2024 tarihli 1 ve 2 nolu tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Şirketi'nin 21.06.2023 yılında yapılan 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine,
2-Mahkememizce verilen 05.06.2024 tarihli 1 ve 2 nolu tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından 269,85-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 345,55-TL nispi karar ve ilam harcının davalı şirketten tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00- TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından ilk gider, posta masrafı olmak üzere toplam 1.454,70-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair Mahkememizin ihtiyati tedbir ara kararına yönelik itirazın reddine yönelik olarak ve esastan verilen karara yönelik olarak ayrı ayrı taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/03/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır