İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/289 K.2024/15
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/289
KARAR NO :2024/15
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:22/04/2022
KARAR TARİHİ:11/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07.08.2020 tarihli Bayilik Sözleşmesinin imzalandığını ve bayi tarafından müvekkili şirket ürünlerinin sözleşmede belirlenen bölgede satışı işinin üstlenildiğini, bu ticari ilişkinin, sözleşme gereği müvekkili şirket nezdinde ... müşteri numarası ile cari hesapta takip edildiğini, taraflar arasında bu ticari faaliyete teminat olmak üzere davalı (aynı zamanda asıl borçlu ... Ltd.Şti. yetkilisi) ... adına kayıtlı ... ... ... Mah. ... parselde kain betonarme bina vasıflı taşınmaz üzerine 28.07.2020 tarihinde 1.300.000,00.-TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, davalı bayinin borçlarının 970.423.-TL'ye ulaşması ve borcun ödenmesinde uzun süren gecikmeler yaşanması ve son olarak ödeme yapılmamaya başlanması üzerine davalılara cari hesap borcunun ödenmesi, aksi takdirde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yasal takip başlatılacağının ....Noterliğinin 30.06.2021 tarih ve ... Y. sayılı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, davalı tarafın ihtara rağmen bocu ödememesi üzerine ise .. Md.lüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafça söz konusu takibe yetki ve alacak yönünden itiraz ettiğini, söz konusu itirazın tamamen zaman kazanmaya yönelik olduğunu, takibe itiraz edilmesine rağmen davalı tarafça müvekkili şirket ile hesapların karşılıklı kontrolünün yapıldığını ve bu süreçte borçlu şirketin muhtelif faturalarıkayda alınarak cari hesap alacağının neticeten 909.561,58.-TL'ye düştüğünü, nitekim bu süreçte davalı tarafın icra takibine itirazı akabinde bu bakiye borcu gecikme faizi ile ödeyeceğini taahhüt ettiğini ve ödemeleri yapmaya başladığını, ancak davalı ödemelerinin yeterli olmaması ve duran takibin devamı amacıyla dava açılması için gerekli yasal sürenin dolmaya yaklaşması nedeniyle bu davanın açılması gerektiğini, davalı tarafın takipten sonra yaptığı ödeme tutarının ceman 265.000,00 TL olduğunu ve bu tutarın 27.000.-TL'sinin icra takip masraflarına (masraf ,vekalet ücreti v.s. gibi (TBK 100 madde uyarınca) ayrılmış, bakiye 238.000.-TL arz edildiği üzere bu şekilde ödemeler ve karşılıklı hesap kontrolleri sonucu davalı tarafın müvekkili şirkete, icra takibine ait diğer masraf ve alacaklar hariç olmak üzere anapara olarak (muhasebe bakiyesi) 671.561,58 TL (909.561,58 - 238.000=) ve takip öncesi işlemiş ve takibe eklenmiş 170.435,00.-TL geçmiş gün faizi borcu bulunduğunu, bu nedenle huzurdaki davada fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak ve icra takibine ait masraf ve ücret alacaklarına ilişkin yapılan tahsilat ve bakiye alacaklar hariç olmak kaydı ile bu tutar üzerinden ikame edildiğini beyanla, itirazın iptaline, takibin devamına, hesaplamada takip masraf ve ücretlerine karşılık ayrıca ana para borcu dışında tahsil edilen 27.000,00 TL'nin dikkate alınmasına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafla 07/08/2020 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşme ile yetkili icra dairelerinin İstanbul Merkez Adliye ve İcra Daireleri olduğunun taraflarca tesbit edildiğinin iddia edildiğini, oysa ki müvekkili firmanın böyle bir sözleşme imzalamadığını, sözleşmede müvekkili firma temsilcisi ... ...nün imzasının bulunmadığını, taraflar arasında geçerli bir bayilik sözlemesi bulunmaması sebebi ile taraflarca yetki sözleşmesi yapıldığını, bu sebeple davanın yetkili icra müdürlüklerinde yapıldığı iddialarının da hukuken dinlenilme olanağının olmadığını, bu sebeplerle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde alacağın 909.561,58 TL olduğunu, icra takibinden sonra 265.000 TL ödeme yapıldığını, 671.561,58 TL bakiye kaldığını, bu alacağa 170.435,00 TL faiz işletildiğini bakiyenin bu şekilde olduğunu iddia etmiş ise de bu hususun doğru olmadığını, müvekkiline ait ticari defter kayıtları incelendiğinde davacı tarafın iddialarının doğru olmadığının anlaşılacağını, müvekkili firmanın adresinin ... olması sebebi ile müvekkili firmaya ait ticari defterlerin ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak yerinde incelenmesini talep ettiklerini, öte yandan müvekkili firmanın davacı tarafa, 03/03/2021 tarihli 5.821,51 TL, 31/07/2021 tarihli 3.490,5 TL , 09/08/2021 tarihli 17.737,93 TL lik iade faturası keşide etmesine rağmen bu miktarların da davacı tarafından borçtan düşülmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
... Dairesi'nin ... sayılı dosyasının uyap üzerinden gönderildiği, ... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye bila ikmal cevap verildiği, tapu kaydının yazı ekinde gönderildiğinin bildirildiği ancak yazı ekinde gönderilmediği, sicil kayıtlarının gönderildiği, distrübütörlük sözleşme asıllarının sunulduğu ve mahkememizin 8145 kasa sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 11/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "dosyasına sunulan 10.02.2021 tarihli bayilik sözleşmesinin davacı şirket (eski unvanıyla ... San ve Tic AŞ.) ile davalılardan ... Gıda Süt Ürünleri Paz San ve Tic AŞ arasında akdedildiği, bu sözleşme öncesinde de, davalılardan ..., ... ve ...'ın miras bırakanı olan ... ile davacı şirket arasında 24.8.2017 tarihli sözleşmenin yapıldığı, 10.02.2021 tarihli sözleşmenin genel hüküm başlıklı 1'inci maddesinde, sözleşmenin ... ile Şirket arasında akdedilen 24.8.2017 tarihli distribütörlük sözleşmesinden doğan hak, alacak ve borçların sözleşmeyi imzalayan distribütör'e devir, temlik ve kabulü ile yeni şartların belirlenmesine ilişkin olduğunun belirtildiği; anılan maddenin ikinci bendinde, distribütörün muris ...'ın mirasçıcı olduğu, söz konusu miras hakkını tek başına kullanmaya yetkili olduğu, bu hususta diğer mirasçılardan gerekli muvafakati aldığı, murisin 24.8.2017 tarihli Distribütörlük Sözleşmesinden doğan ve şirkete karşı ödemekle yükümlü olduğu ekte belirtilen tüm bedelleri kabul ettiği, söz konusu borçları ödemeyi ve gerekmesi halinde yeni teminatlar vermeyi gayri kabulü rücu olarak beyan ve taahhüt ettiğinin görüldüğü; sözleşme eki "... cari kodlu ... borç listesidir" başlıklı belgede, cari hesap bakiyesinin 788.799,05 TL, vadeli çek borcunun 1.700.000,00 TL olmak üzere toplam 2.488.799,05 TL olduğunun belirtildiği, Bayilik sözleşmesinin 8.1'inci maddesinde belirtilen teminat kapsamında, dosyasına sunulan ve icra takibine konu edilen, maliki davalı ... olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta 1973 parselde kain betonarme karkas işyeri ve arsası vasıflı taşınmaz üzerine 28.7.2020 tarih ... yevmiye sayılı 1.300.000,00 TL bedelli % 36 faiz şartlı 1. Derece ipotek tesis edilmiş olduğu; davacı şirket tarafından, davalı şirket ve ipotek borçlusu diğer davalıya gönderilen .... Noterliğinin 23.9.2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde, şirketleri nezdinde ... nolu cari hesaptan dolayı muaccel hale gelmiş 1.036.498,04TL cari hesap borcunun, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin, aksi takdirde 3 ayrı taşınmaz için 720.000,00 TL ipoteğin paraya çevrilmesi dahil, cari hesap ve kambiyo senetlerinden dolayı doğan haklar çerçevesinde her türlü yasal işlemlere geçileceğinin ihtar edildiği; Yukarıda açıklandığı yerinde inceleme yetkisi kapsamında davacı...'ye ait ticari defter, kayıt ve belgeler ibraz edilmişse de, davalılardan ... ... ait ticari defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmediği, davalıların murisi ... işletmesine ait 2018, 2019, 2020, 2021 yılı defter tasdik bilgileri ve beratlarının sunulduğu, ancak cari ilişkiyi gösteren belgelerin (cari hesap özeti/muavin defter kaydı) ibraz edilmediğinden ve gelinen aşamaya kadar dahi bu belgeler verilmediğinden, cari ilişkinin karşılıklı olarak tetkikinin mümkün olamadığı, davalıların murisi ... ve davalı ... ... Ürünlerinin davacı nezdindeki ticari cari hesaplara göre, davalı ... Gıda Süt Ürünleri cari hesabında ... carisinden yapılan virman öncesinde 1.361.498,04 TL borç bakiyesi bulunduğu, 22.9.2021 tarihinde ... cari hesabındaki 325.000,00 TL ... alacağının virman edilerek ... Gıda'nın cari hesap bakiyesi olan 1.361.498,04 TL'den mahsup edildiği, mahsuptan sonra davalı ... Gıda'nın borcunun 1.036.498,04 TL olduğu, yine bu tarihte ipoteğin paraya çevrilmesi talepli takip nedeniyle 1.036.498,04 TL'nin ters (virman) kaydı yapıldığı, İpoteğin paraya çevrilmesi istemli takip tarihi itibariyle ilk distribütörlük sözleşmesi kapsamında ...'ın borcu kalıp kalmadığı noktasında, davacının ticari defterine göre, 4.6.2021 tarihinde 300.000,00 TL tutarlı iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle 600.000,00 TL, ayrıca mevcut diper borçlar nedeniyle 4.6.2021 tarihinde yapılan virmanlar toplam 1.243.799,05 TL'nin ... Gıda cari hesabına virman edildiği, ancak sonrasında 325.000,00 TL tutarlı ... alacağının ... Gıda cari hesabına virman edildiği, bu durumda, 1.243.799,05 TL'den 325.000,00 TL mahsup edildiğinde, kalan borç tutarının 918.799,05 TL olduğu, ... Gıda cari hesabına aktarılan bu borcun ...'dan devir eden borç olduğu sonucuna varıldığı, ... Gıda'nın kendi distribütörlük döneminden kaynaklı borcunun olup olmadığı noktasında ise, ... cari hesabından devredilen borç tutarının 918.799,05 TL olduğu, davalı ... Gıda'nın cari hesabında toplam borç tutarı olarak takibin başlatıldığı tarih itibariyle 1.036.498,04 TL borç bakiyesi görüldüğü, buna göre 1.036.498,04 TL borcun (1.036.498,04 TL - 918.799,05 TL) = 117.698,99 TL'lik kısmının ... Gıda'ya ait borç, kalan kısmın ...'dan devreden borç olduğu, Taraf arasında borcun ödenmesine ilişkin olarak yapılmış bulunan 10.02.2021 tarihli sözleşmedeki borç kabulünün hukuki nitelendirmesinin tamamen sayın Mahkemenin takdir alanına girdiği," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacı ile bir kısım davalı arasında kurulan ticari ilişki kapsamında ödenmemiş cari hesap alacağına binaen ipoteğin paraya çevrilmesi istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı ile gerçek kişi davalıların murisi ... arasında 24/08/2017 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalandığı ve davacıya ait ürünlerin belirlenen bölgede satış işinin üstlenildiğini ...' ın 03/02/2021 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının kurduğu davalı şirket ile davacı arasında 10/02/2021 tarihli yeni bir distribütörlük sözleşmesi imzalandığı bu sözleşmenin ... ile yapılan sözleşmeye dayalı ticari faaliyetin devamı niteliğinde olduğu murisin borçlarının davalı şirket tarafından üstlenildiği, bu ticari faaliyetin teminatı olarak muristen alınan 3 adet ipotek bulunduğu, muristen kalan borç ve devam eden ticari faaliyet nedeniyle oluşan borcun ödenmesi aksi takdirde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılacağı hususunda davalıların ihtar edildiği ve borç ödenmediğinden davaya konu takibin başlatıldığı, davalıların ipotek veren ...' ın mirasçıları olup ayrıca davalı şirketin ortakları olduğundan kendilerine intikal eden taşınmaz üzerinde ipotekten dolayı borçlu oldukları belirtilerek eldeki dava açılmış, davalı tarafça distribütörlük sözleşmesinde yetki anlaşması yapılmış ise de; aynı zamanda murisin borçları nedeniyle mirasçılara karşı takibe girişildiği ileri sürüldüğünden mirasçılara yöneltilecek davalarda kesin yetki söz konusu olduğundan HMK 11. Maddesi gereğince aynı zamanda takip taşınmaza ilişkin olup HMK 12. Maddesi gereğince ... Mahkemeleri ve ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle savunmada bulunulmuştur.
Davacı vekili tarafından ön inceleme duruşmasında takibe konu taşınmazların muris ... adına kayıtlı olup; davalı gerçek kişilere mirasçı sıfatıyla dava açıldığını, aynı zamanda bu kişilerden ... ve ...' ın davalı şirket ortağı olup, takibe konu cari hesap borcu hem murisin hem de davalı şirketin kendi borçlarına ilişkin olduğu beyan edilmiştir.
... Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 720.000,00 TL işlemiş faiz, 720.000,00 TL toplam alacağın tahsili tarihine kadar işleyecek yıllık % 16,75 faizi ile birlikte tahsili talepli takip başlatıldığı, borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
... BAM 6. Hukuk Dairesi' nin 2021/... esas 2021/...karar sayılı ilamında; "HMK'nun 11/1-b maddesi uyarınca murisin terekesinin mirasçılar arasında kesin olarak paylaşımının yapılıp yapılmadığının araştırılması, buna göre yetkili icra dairesinin/mahkemenin tayin edilmesi gerektiğinden bahisle yerel mahkemenin önceki kararının kaldırılmasına karar verildiği, yerel mahkemece Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırmada murisin mirasçıları tarafından terekenin paylaşımı hususunda açılan herhangi bir davanın bulunmadığının tespit edildiği, buna göre davaya konu genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili sıfatıyla imzalayan ve takipten önce öldüğü anlaşılan muris mirasçıları yönünden yetkili icra dairesinde yapılan usulüne uygun bir takip bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. "
Mahkememizce murisin terekesinin tespiti ve tasfiyesine ilişkin dava açılıp açılmadığı hususunda murisin ölmeden önceki yerleşim yeri mahkemesi olan ... Sulh Hukuk Mahkemelerine müzekkere yazılmış olup müzekkerelerimize cevaben ilgili kişi hakkında dava bulunmadığı bildirilmiştir.
Davalı tarafça takibe itiraz dilekçesinde, ... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu beyan edilerek İcra Müdürlüğü'nün yetkisine itiraz edilmiştir.
İtirazın iptali davasının dinlenebilmesi için yetkili icra dairesinde takip yapılmış bulunması ön şarttır.
HMK’daki yetki kuralları ilâmsız icra takiplerinde kıyasen uygulanır. İtirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlar da öncelikle incelenmelidir.
HMK'nın 11/1-b maddesinde "Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölen kimsenin yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir" hükmü gereğince ve İİK'nun 50. maddesinde icra daireleri yetkisi bakımından HMK'ya atıfta bulunulduğundan, davalı gerçek kişilerin murisi olan ve takibe konu ipoteği veren ...' ın son yerleşim yeri adresinin İzmit/... olduğu anlaşılmaktadır. Davalı mirasçıların icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının haklı ve usulüne uygun olduğu, mirasçılar yönünden icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı, diğer davalı şirket yönünden ise ipotek borçlusu ile takip borçlusu arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu bu sebeple tüm davalılar yönünden usule uygun olarak yapılmış bulunan bir icra takibi bulunmasının itirazın iptali davası açılmasının ön şartı olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usul yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red karar harcından peşin alınan 8.695,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.268,20 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucuya 1.600,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 1.1600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma ile); 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/01/2024
Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza