İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/359 K.2025/434

🏛️ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2022/359 📋 K. 2025/434 📅 08.05.2025

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/359 Esas
KARAR NO : 2025/434
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/04/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (sözleşmeden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin anlaşma yaptığı bankalar için gayrimenkul değerleme raporu düzenlemekte olduğunu, davalı ...Ş.'nin ise müvekkili şirket lehine bu gayrimenkul değerleme raporlarının hatalı olması ve bankanın zarara uğraması tehlikesine karşı 24/08/2016 tanzim tarihli ve-------- no’lu poliçe ile mesleki sorumluluk sigortası düzenleyerek bu tür zararları karşılayacağına dair teminat verdiğini, 22.8.2016 tarihinde müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ---------- banka referans numaralı rapor sunulduğu, banka tarafından hatalı bulunduğunu ve müvekkili şirketten bu hatalı rapor nedeniyle 65.000,00 TL'nin tahsiline karar verildiğini belirterek 65.000,00 TL‘nin davalıya başvuru tarihinden itibaren ticari (reeskont avans ) faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte -----------Ş.‘den alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle: davaya cevap verilebilmesi için öncelikle HMK 121.madde gereği delillerin taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, zamanaşımı yönünden yargılama sırasında değerlendirme yapılırken 10 yıllık süreyi geçemediği gözetileceğinden şartları oluşmuşsa zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkil şirket diğer davalı tarafı ------------ nolu 21/08/2015-21/08/2016 vadeli bir yıllık mesleki mesuliyet poliçesi ile sigortalandığını, sigorta poliçesinin sigortalı firmanın ilgili mevzuat çerçevesinde hazırlamakta olduğu değerleme raporlarında gerçeğe aykırı bir değer takdiri yapılması veya değeri etkileyecek bir bilginin verilmemesi dolayısıyla ortaya çıkacak zararlar nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek olan talepleri karşıladığını, dava konusu poliçede olay başına verilen azami sorumluluk teminatı 500.000,00 TL ile sınırlı olup her bir hasarda 30.000,00 TL tenzili muafiyet uygulanacağının belirtildiğini, teminat limitini bildirmemiz hiçbir kabul teşkil etmemek üzere yapılacak yargılamada teminat limitinin ve muafiyet rakamının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından bildirilen hasarın poliçe kapsamında olmadığı, teminat şartları konusunda sigorta sözleşmesinde yer alan en önemli husus karar tarihi bakımından teminatın geçerliliğine ilişkin husus olması gerektiği, gayrimenkul değerleme işlemini yapan ilgili şahsa ait raporun, ekli mevzuatlar gereğince geçerliliğinin uygun olmayacağı, bu durumunda hazırlanan değerleme raporuna yönelik mahkeme nezdinde talep edilen bedelin, değerlemeyi yapan eksperin spk mevzuatı gereğince yeterlilik arz etmemesi ve bu durumun dikkate alınmadan sigortalı şirket tarafından çözüm ortağı olarak kabul edilerek değerleme raporu hazırlatılması mevzuata aykırı olup poliçe teminatlarının dışında olduğu, dava konusu alacağın başkaca yolla tahsil edilebilirliğinin araştırılması gerekirken ödeme yapılarak müvekkil şirkete rücu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sigortalımızın sorumluluğu bakımından talebin poliçe vadesine girmemesi nedeniyle teminat dışı olduğu yönündeki beyanlara halel gelmemek üzere, bankanın uğradığı zararın ana nedeni varsa sigortalı tarafından yapılan hatalı değerleme değil tamamen bankacılık işleminin hatalı yapılmasından kaynaklandığını, bu hususun düzenlenen raporda satış kabiliyetinin takyidatlarından bağımsız verildiğinin not edilmesi ile dikkat çekecek şekilde özellikle belirtildiği, ancak banka tarafından bu not dikkate alınmayarak kredi kullanımı sağlandığını, müvekkil sigota şirketi hatalı değerlemelere teminat vermiş olduğundan gayrimenkulün icra kanalı ile daha az bedele satılmış olması mesleki mesuliyetin sonucu değil İcra İflas Yasasının ilgili maddesinin sonucu olduğunu, bu noktada da müvekkil şirket tarafından tanzim edilen poliçenin icra kanalı ile yapılan her satışta ilk satış bedeli ya da ikinci satış bedeli arasında oluşan farka hizmet etmeyeceğinin açık olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin banka tarafından tahsil edilmeyen faiz ve diğer feriler için teminat sağlamadığı hususunun açık ve net olduğunu, Mahkemece yapılacak incelemede zararın gerçek nedenin incelikli olarak tespiti gerekmekte olup, bu tespit ile zararın hatalı değerleme sonucu mu yoksa bankacılık faaliyetinde üstlenilen risk mi olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, devamında mevcut olduğu zararın doğru ayrıştırılması ve zarar kalemlerinin doğru tespiti gerektiğini, davacının faize ilişkin talepleri de haksız ve yersiz olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddi ile yargılama sırasında müvekkilin poliçe limiti ve muafiyet tutarlarının gözetilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; mesleki sorumluluk sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan banka kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan sigorta poliçesinin incelenmesinde; 21/08/2015-21/08/2016 başlangıç ve bitiş tarihli olarak davalı ... tarafından ---------- sayılı poliçe ile sigortalandığı; poliçede olay başına verilen azami sorumluluk teminatı 500.000,00 TL ile sınırlı olup her bir hasarda 30.000,00 TL tenzili muafiyet uygulanacağı görülmüştür.
Davacı tarafından sunulan dava dışı çalışan eksper ----------- ait gayrimenkul değerleme uzmanlığına dair lisansının 03/03/2013 tarih ------------ numaralı gayrimenkul değerleme uzmanı lisansı olduğu görülmüştür. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dava dosyasının ---------, ----------- ile ---------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 16/09/2024 tarihli rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan sigorta ilişkisi kapsamında davacının hatalı değerleme raporu sunması sebebiyle bankaya ödediği bedeli poliçe kapsamında davalıdan talep edip edemeyeceği, edebilir ise miktarı, davacının hasara konu değerlemeyi yapan çalışanının yeterlilik belgesi/ değerleme lisansının bulunup bulunmadığı, ilgili eğitimleri alıp almadığı, poliçede yazılı muafiyetin somut olayda uygulanabilir olup olmadığı, uygulanabilir ise miktarı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ----------- nolu mesleki sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının sigortalı davalının sigortacı olduğu, davacı çalışanı tarafından dava dışı ----------Ş ile gayrimenkul değerleme ve danışmanlık işine ilişkin sözleşme düzenlendiği, bu sözleşme kapsamında hatalı değerlendirme yapılması neticesinde bankanın uğrayacağı zararın davacı tarafından tazmin edileceğine dair hüküm bulunduğu, dava dışı ------------ isimli şahsın yine dava dışı ------------Ş'den kullanacağı kredinin teminatı olarak sunduğu ipoteğe konu gayrimenkulün davacı tarafından 13/05/2006 tarihli değerleme raporunun düzenlendiği, söz konusu değerleme raporunda taşınmazın rayiç bedelinin 255.000,00 TL olarak belirlendiği, bu değer dikkate alınarak bankanın anılan şahsa ticari kredi kullandırdığı, geri ödemenin yapılmaması sebebiyle başlatılan takip dosyasında söz konusu gayrimenkulün 78.000,00 TL bedel ile alacağa mahsuben banka tarafından alındığı, takip dosyasındaki kıymet raporunda söz konusu taşınmazın değerinin 127.636,50 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından hazırlanan değerleme raporu kapsamında dava dışı bankanın %72 oranına tekabül eden 183.600,00 TL tutarında kredi kullandırdığı, aynı oranın kıymet takdir raporundaki bedel ile oranlamasının yapılmasında 91.898,28 TL kredilendirme yapması gerektiği, dava dışı bankanın 91.701,72 TL fazladan kredi kullandırdığı, dava dışı banka ile davacının anlaşma yolu ile söz konusu zararın 65.000,00 TL üzerinden ödenmesi halinde davacıyı ibra ettiği, dava dışı banka tarafından yapılan icra işlemlerine ilişkin dosyada hacze kabil başkaca bir mal bulunmadığı ve alacağın devam ettiğinin bildirildiği, taraflar arasındaki poliçenin 8.maddesinde davacının ödediği bedeli sigortacısından talep edebilmesinin koşulunun ekspertiz raporunu sunan kişinin değerleme uzmanına ilişkin lisansına sahip olması şartına bağlandığı, raporu sunan ------------ değerleme lisansına sahip olduğu, dolayısıyla zararın teminat kapsamında olduğu, ancak poliçede muafiyet başlıklı 10.madde de her bir hasarın %10'u oranında muafiyetin uygulanacağının kararlaştırıldığı, bu kapsamda davacının poliçeye dayalı olarak davalıdan ödediği bedelin 35.000,00 TL'sini tazminini istemekte haklı olduğu, davacı tarafından davalıya 65.000,00 TL'nin ödenmesi için 28/02/2021 tarihinde başvuru yapıldığı, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davacı tarafından dava dışı bankaya yapılan ödeme tarihleri ve işbu başvuru tarihi dikkate alındığında zararın devam ettiği, dolayısıyla davacının başvuru tarihinden itibaren tarafların tüzel kişi olması sebebiyle ödediği bedelin 35.000,00 TL'lik kısmını avans faizi ile birlikte tazmin talebinin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile, 35.000,00 TL'nin 28/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.390,85-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.110,04-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.280,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 1.110,04-TL peşin/nisbi harcı, olmak üzere toplam 1.169,34TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
4-Davacı tarafından yapılan 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 307,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.807,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.203,77-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta masrafının yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 46,15 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
9-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 1.320,00 TL ücretin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 710,82 TL'lik kısmının davalıdan 609,18 TL'lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İlişkin olarak davalı vekilinin yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2025