İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/849 K.2025/969
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/849
KARAR NO: 2025/969
DAVA:Ticari Şirkete Yönetim Kayyımı Atanması
DAVA TARİHİ:12/12/2023
TAM ISLAH: Organsız Kalan Şirkete Yönetim Kayyımı Atanması
TAM ISLAH TARİHİ: 15/07/2025
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından ibraz edilen ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde; ----- tarihinde vefat ettiğini ve geriye mirasçıları olarak ----- kaldığını, mirasçılardan ----- Tereke dosyası üzerinden bir tereke tespit davası açtığını ve --- tarihinden itibaren ---- tereke idare memuru olarak atandığını, murisin vefatından önce davalı ------%50 oranında hissedar olduğunu, şirketin de terekeye tabi şirketlerden olduğunu, mirasçı ---- tarafından, ----- aktiflerinin diğer mirasçı -----tarafından kendi ve aile bireylerine ait şirketlere aktarıldığını iddia ettiğini, terekenin korunmasının tereke memurunun görevi olduğunu, talep üzerine istenen vergi dairesi kayıtlarından davalı şirketin ------ firmalarına ciddi miktarda satış yaptığı, başka firmalara ise neredeyse satış yapmadığı, yapılan araştırmada şirketin ciddi miktarda vergi borcu bulunduğu ve yapılandırılan vergi borcunun ödenmediğinin anlaşıldığını, şirketin tüm hesap hareketlerinin ---- firmaları ile gerçekleştirildiğinin------ formlarından anlaşılması ve mirasçılardan ----- iddiaları göz önünde bulundurulduğunda, terekenin korunması ve zarara uğramasının önüne geçmek için ---- tarihli dilekçe ile------ dosyası kapsamında şirkete bir yönetim kayyımı atanmasının istendiğini, şirketin faaliyet konusuna göre madenin rezervinin her geçen gün azalacağını, mahkemenin verdiği ----- tarihli ara karar ile tereke temsilcisine yönetim kayyımı atanmasına ilişkin dava açılması için süre verildiğini, düzenlenen yetki belgesi kapsamında dava açıldığını ileri sürerek, davalı----- yönetim kayyımı atanmasına, şirketin faaliyet konusu ve rezervin azalmasının önlenmesi için tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı ----- vekili, savunmasında özetle; --------Tereke sayılı dosyasından alınan yetki ile açılan ve hukuki temelden yoksun davanın reddi gerektiğini, diğer mirasçı------ vekilinin tereke dosyasına sunduğu asılsız bilgilerle davanın açıldığını, dava dilekçesinin 5. maddesinde şirketin aktiflerinin pasifleştirildiği, ---- tarafından kendi aile bireylerine kaçırıldığının iddia edildiğini, oysa müvekkili ------ madencilik faaliyetini devam ettirdiğini, şirket ile iş yaptığı firmaların ----- yılından sonraki kayıtlarının incelenmesi halinde bu durumun anlaşılacağını, şirketin ----- yılına kadar olan tüm vergi borçlarının ödendiğini, davalı şirketin büyük çoğunlukla dava dışı ---- batış yaptığı ve başk kişilere satış yapmadığının iddia edildiğini, oysa tereke dosyasındaki ------ tarihli "İşletme Sözleşmesine" göre bunun olması gereken bir ticari hal olduğunu, şirketin daha önce de ------şekilde ticaretini yürüttüğünü, bunun şirketi zarara uğratma olmayıp taş ocağı işletmeye başladığından beri uyguladığı ticari faaliyet olduğunu, dilekçede belirtilen mali durumlara ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlgili---- vekili tarafından ibraz edilen ----- tarihli ayrı ayrı dilekçelerle yazılı beyanlarda bulunularak dayanılan deliller, Mahkememizin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden dinlenen tanıklara ilişkin ifadelerin yer aldığı duruşma tutanağı örneği ve ----yapılan şikayete ilişkin dilekçe örneği ibraz edilmek suretiyle davada ileri sürülen taleplerin kabulü yönünde beyanlarda bulunulmuştur.--- kaydına göre davalı şirketin adresinin Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı ve --- olmak üzere 2 ortaklı limited şirket olup, bunların her birini münferiden temsile yetkili oldukları belirlenmiştir.Mirasçılık belgesine göre ise söz konusu ortak-yetkililerden ----- tarihinde vefat ettiği ve geriye mirasçı olarak çocukları olan davalıları bıraktığı, eşit paylı mirasçı olan davalılardan başka mirasçısının bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava ---- Tereke sayılı dosyası üzerinden işlem gören ------ terekesine ilişkin davanın yargılaması kapsamında tereke temsilcisi olarak atanan ---- tarafından söz konusu terekeyi temsilen ve ---- tarihli yetki belgesine dayalı olarak açılmıştır.Dava, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin olup, bu dava kapsamında ve ihtiyati tedbir niteliğinde davalı şirkete yönetim kayyımı atanması da talep edilmiştir.Tedbiren kayyım atanması talebi hakkında ----- tarihinde oluşturulan ara karar ile talep kısmen kabul edilerek ihtiyati tedbir niteliğinde denetim kayyımı atanmasına karar verilerek ---- tedbiren denetim kayyımı atanmış ise de ---- mazereti üzerine ----- tarihinde oluşturulan ara karar ile mazeret kabul edilerek görevden bağışık tutulan denetim kayyımı--- yerine mali müşavir ----- denetim kayyımı olarak atanmış olup, aşağıda açıklanacağı şekilde görevinin sona erdiği tarih --- tarihine kadar olmak üzere davalı şirket bu denetim kayyımı denetiminde idare edilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından ibraz edilen ---- tarihli itiraz dilekçesi ile; şirkete yönetim kayyımı atanması talebiyle açılan davada mahkemenin ----- tarihli ara kararı ile denetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, tereke memurunun somut delilleri toplayarak tereke menfaatlerine uygun hareket etmesi gerektiğini, oysa memurun terekenin menfaatinden ve araştırılmış somut olgulardan ziyade, diğer mirasçının beyan ve yönlendirmeleri ile hareket ettiğini, ---- Tereke sayılı dosyasının ---- tarihli oturumunda, davalı şirketin, ------ vefatından sonra terekesinin korunması şirket yöneticilerinin faaliyetlerinin denetlenmesi, şirketin para akışının ve finansal tablolarının incelenmesi, şirketin zarara uğratıldığının anlaşılması halinde terekeye zarar veren şirket yöneticilerini tereke zararının tazmini amacıyla ilgililer hakkında sorumluluk davası açılması ve yöneticilerin faaliyetlerinin----- kapsamında suç teşkil ettiğinin anlaşılması halinde tereke adına ------ duyurusunda bulunulması yönünden tereke temsilcisine izin verildiğini, buna rağmen terekenin gerçekte zarara uğratılıp uğratılmadığı hususunda araştırma yapılmadan şirket merkezinde inceleme yapılmadan dava açıldığını, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere şirketin faaliyetini------- mahallesindeki taş ocağını işleterek başladığını, çıkarılan madenin ------- satıldığını, bu şirketin de madeni işleyerek üçüncü kişilere sattığını, ticari defterlerin incelenmesi halinde bu durumun anlaşılacağını, murisin sağlığında düzenlenen ------ tarihli "İşletme Sözleşmesine göre maden ocağından çıkartılan tüvenan taşının işleyerek satışa sunulmasını kararlaştırıldığını, bu nedenle ---- firmalarına yapılan satışın olağan olduğunu, şirketin daha öncesinde de ------- şekilde ticaret yaptığını, bu durumun şirket için zarar olmayıp, şirketin kurulduğu günden itibaren bu şekilde çalıştığını, şirketin menfaatlerinin korunduğunu belirterek, kayyım kararının kaldırılmasını istemiştir.İtiraz duruşmasında ---- vekili tarafından ------ mahkumiyetine bağlı olarak TCK. Madde 53/1-d maddesi gereğince müdürlüğünün düştüğü ileri sürülerek tedbiren yönetim kayyımı atanmasını talep etmiş olduğundan söz konusu itiraz ve talep aynı yargılama kapsamı içinde biri diğerini etkiler nitelikte iç içe etkileşim halinde olduğundan itiraz eden, itiraz konusu, talep eden, talep konusu gibi itiraz ve talep yönünden gerekli bütün özgülemeler gerekçeli ara karar başlığında gösterilerek ve itiraz hakkında verilen red kararına karşı İstinaf yolu, tedbire ilişkin ara karara karşı itiraz yolu açık olduğu belirtilerek ve her bir Kanun yolunun ilgili yasal düzenlemesi gerekçeli karar altında atfen gösterilerek buna göre ve sonuçta --------- tarihli ara kararla: tereke dosyası, mirasçılık belgesi, ---- kaydı, dava dilekçesi içeriği, davalı------vekilinin dilekçeleri, yerine gelen ara kararlarına ilişkin cevabi yazı ve ekleri, bu kapsamda------- cevabı ve ekleri, ortaklık durumu, davanın niteliği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin yönetilemez halini doğuran boyutlarda uyuşmazlık ortaya çıktığı ve terekenin öncelikli hukuki yararının söz konusu olduğu dikkate alınarak terekenin ve ortakların hak ve menfaat dengelerinin korunması için şirketin olağan dışı işleri yönünden denetim kayyımının atanması konusunda HMK.389. maddesinde tanımlanan yasal ve maddi koşulların oluştuğu, bu şartların devam ettiği ve hatta aşağıda belirtileceği üzere tedbiren yönetim kayyımı atanmasını gerektirir boyuta ulaştığı gerekçeleriyle yerinde görülmeyen tedbire itirazın reddine ve tedbiren yönetim kayyımı atanması talebi yönünden ise itirazın reddine ilişkin gerekçelere ilaveten denetim kayyımının 1 nolu raporu, bu rapora karşı taraf vekillerince ibraz edilen dilekçeler, taleplere bağlı olarak yapılan yazışmalar ve cevabi yazılar, davalı ---------Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararı, TCK. Madde 53 düzenlemesi, ceza içtima kararı, mahkumiyete ve TCK. Madde 53 düzenlemesine bağlı olarak davalı şirketin organsız kalması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde "tedbiren yönetim kayyımı atanması" talebinin kabul edilmesi gerektiği ve mevcut denetim kayyımının tedbiren yönetim kayyımı atanmasının uygun olacağı gerekçesiyle tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir. ---- vekilinin ---- tarihli ara karara karşı İstinaf kanun yoluna başvurusu sonucu ---- tarihli kesin nitelikli ve ---- Karar sayılı kararı ile:
"... Her şeyden önce ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbire ilişkin ara karar ile itiraza ilişkin ek karar, kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 297. maddesine uygun olmadığından, sağlıklı bir istinaf incelemesi yapılamamıştır. İstinafa konu ara karar ile ihtiyati tedbire ilişkin ara karara dava dilekçeleri rastgele şekilde kopyalanıp yapıştırılmış, taraf beyanları da aynı şekilde karara alınmıştır. Kararda, talebe ve itiraza ilişkin iddia ve delillerin tartışılması yapılmamıştır. İkinci olarak davadaki talep yönetim kayyımı atanması talebidir. Dava dilekçesinde şirketin organ boşluğundan söz edilmemiştir. Sadece şirketin düzgün yönetilmediğinden bahisle yönetim kayyımı atanması talep edilmiştir. Aynı talep ihtiyati tedbir olarak da ileri sürülmüştür. Ancak yönetim kayyımı atanması istenmesine rağmen yöneticinin azline ilişkin bir talep bulunmamaktadır. Mahkemece esas davada talep sonucu yapılan yönetim kayyımlığının tedbiren verilmesini gerektiren sebeplerin açıklanmadan karar verilmesi usule aykırı olmuştur.Üçüncü olarak dava dilekçesinde şirket davalı olarak gösterilmiş, altından ----------- isimleri yazılmıştır. Bu kişilerin hangi sıfatla davada yer aldığı dava dilekçesi ile mahkeme kararından anlaşılmadığından HMK'nın 31. maddesine göre bu hususun davacı vekiline açıklattırılması, ayrıca talep sonucunu konusunda tereddütleri giderecek şekilde açıklama istenmeden yargılamaya devam edilmesi de usule aykırı olmuştur.Dördüncü olarak mahkemece tedbir talebinin kabulüne yönelik itirazın duruşmalı olarak incelendiği, ancak duruşma sırasında dosyadaki sıfatı anlaşılamayan ---------- vekilinin, şirket müdürünün almış olduğu cezadan söz edildiği, sonuçta dört yıl on iki ay hapis cezası verildiğinin belirtildiği görülmüştür. Mahkemece bu beyan esas alınarak ------------ Asliye Ceza Mahkemesinde verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararı ve TCK'nın 53. maddesi uygulanması nedeniyle şirket müdürünün müdürlük görevini yapamayacağı anlaşıldığından denetim kayyımlığını yönetim kayyımlığına çevirmiştir. Ancak yukarıda belirtildiği üzere gerekçeli karardan ceza mahkemesi kararlarının hangileri olduğu ve ne kadar ceza verildiğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamakla birlikte dosya içerisinde bulunan -------Karar sayılı dosyası ile ------- iki ay altı ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve TCK'nın 53. maddesini a, d ve e bentlerinin uygulanmasına karar verildiği, ayrıca aynı mahkemenin ---------iki yıl altı ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve her iki kararın kesinleştiği görülmüştür. Bu itibarla ceza mahkemesi kararlarına usulüne uygun şekilde değerlendirilerek şirkette organ boşluğu bulunup bulunmadığının belirlenmesi, davacının talebinin açıklattırılması, dava tarihi ve karar tarihi itibariyle organ boşluğu bulunması halinde gerekçesi de gösterilmek suretiyle HMK'nın 297. maddesinde gösterilen şekle kıyasen riayet edilerek denetlenebilir bir gerekçeli karar oluşturulması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında tedbire itirazın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
..."
şeklinde gerekçelere bağlı olarak İstinafa konu kararın kaldırıldığı ve tedbire itirazın yeniden görünmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği açıklanmıştır.
----- vekili tarafından ibraz edilen---- tarihli dilekçe ile ----kararına göre kayyımın görevinin sona erdiğinin ilgili yerlere bildirilmesi talep edilmiş ve ---- vekili tarafından ibraz edilen --- tarihli dilekçe ile de ------ adına verilen dilekçede ---- kararının kendi lehine yorumlandığı,----- kararında denetim kayyımı atanmasına dair karara itirazın reddi kararının İstinafa konu karar olduğu ifade edildiği halde devamında ise henüz Mahkemece itiraz hakkında karar verilmeyen ve istinaf başvurusuna konu edilemeyecek yönetim kayyımı atanmasına dair kararın incelenmiş olmasının çelişkili olduğu, İstinafa konu olabilecek kararın denetim kayyımı atanmasına ilişkin karara itirazın reddi kararı olduğu, İstinaf kararında bu hususun irdelenmesi gerektiği, yönetim kayyımı atanmasına dair karar hakkında İstinaf edilebilir bir kararın bulunmadığı, İstinaf kararına göre işlem yapılabilmesinin mümkün görülmemesi gerektiği, ------ vekilinin İstinaf dairesinin yönetim kayyımı atanmasına dair kararı kaldırmış gibi beyanda bulunduğu ileri sürülerek ------vekilinin ileri sürdüğü beyanların reddine ve yönetim kayyımı atanmasına dair ara karar hakkındaki itiraz değerlendirilerek bu itirazın reddine karar verilmesi istenmiş olup, ilgililer söz konusu ---- kararının tamamen farklı şekillerde algılayıp yorumladıklarından bütün ihtimaller yönünden meselenin aydınlanmasını sağlamak için ve işin aciliyeti de gözetilerek ------ tarihli ara karar ile duruşma günü öne alınarak yeni duruşma günü ve saati ------ günü saat 11:30 olarak belirlenerek tebligatlar yapılıp taraf teşkili sağlanmış olup, duruşma gününün öne alınması sebepleri ----- tarihli bu ara kararda ayrıntılı olarak belirlenerek ------ tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ------ tarihli tedbir kararının kesin olarak kaldırılmış olması nedeniyle (-----kararının 1 nolu hüküm fıkrası) yönetim kayyımlığı yönünden kayyımın görevinin sona erdiğinin tespitine karar verilerek sair hususların aydınlatılması ----- kararının - nolu ara hüküm fıkrası doğrultusunda --- tarihli duruşmaya bırakılmıştır.Davacı temsilcisi tarafından ibraz edilen -------tarihli dilekçe ile Mahkememizin yönetim kayyımlığı görevinin sona erdiğinin tespitinin hatalı olduğu ileri sürülerek yeniden tedbiren veya hükümle birlikte yönetim kayyımı atanması talep edilerek davalı şirket vekilinin de aynı yönde talepleri dikkate alınarak ivedilikle tedbiren yönetim kayyımı atanması gerektiği ileri sürüldükten başka --------- kararına yönelik eleştiriler dile getirilerek emsal olduğu belirtilen ----- dayanılarak organ yokluğu oluştuğu iddiasıyla TMK. M. 427 gereğince kayyım atanması zorunluluğundan bahsedilerek -------- mirasçı olduklarının ifade edildiği, mirasçı olarak gösterildiği, tereke idare memuru olarak ikame edilen davada her iki mirasçının da hukuki yararının bulunduğunun açık olduğu belirtilerek bu yönden İstinaf Mahkemesinin kararının gerekçesinin anlaşılamadığı, her iki mirasçıya da davanın yöneltilmesi gerektiği kanaati hasıl olur ise bu yönde tarafına süre verilmesini talep ettiği, davanın sebebini ıslah yoluyla değiştirerek organsız kalan şirkete tedbiren ve esasen yönetim kayyımı atanması için bu hususta yeni dava dilekçesinin ibraz edileceği ifade edilerek -------tarihli başka bir dilekçe ile de "ıslah sonrasında yeni dava dilekçesidir. Tedbir taleplidir." başlıklı dilekçe ibraz edilerek organsız kalan şirkete yönetim kayyımı atanması ve şirketin organsız kaldığı dikkate alınarak tedbiren yönetim kayyımı atanması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin terekeye yüklenmesi talep ve dava edilmiştir.---- vekili tarafından ibraz edilen ----- tarihli dilekçede organ boşluğunun söz konusu olmadığı, şirketin hissedarı ve müdürü ------ görevinin başında olduğu, şirketi gayet iyi yönettiği, TCK. Madde 53/1-d düzenlemesinin infaz şeklinin bulunmadığı, buna dayanarak seçilmiş bir müdürün görevinden alınamayacağı, ancak milletvekili seçiminde olduğu gibi görevinin sona ermesi durumunda infazı tamamlanmadan yeniden seçilmek amacıyla aday olunamayacağı, yönetim kayyımı atama kararının ---- tarafından iptal edilmiş olmasının yerinde olduğu ileri sürülerek kesin nitelikli ------ kararının eksiksiz uygulanması, kayyımın görevden derhal el çektirilmesi ve şirkete ait ----- aracın anahtarıyla birlikte şirket yetkilisine imza karşılığı teslim edilmesi, kayyım hakkında ----- şikayette bulundukları için husumetli hale gelindiğinden söz konusu kayyıma hiçbir görev verilmemesi istenmiştir.Davalı şirketin o tarihteki vekili tarafından ibraz edilen --------kararı eleştirilerek organ yokluğu oluştuğuna ilişkin emsal olduğu ileri sürülen Yargıtay ilamlarına dayanılarak TMK. Madde 427 düzenlemesine bağlı olarak kayyım atanmasının zorunlu olduğu ileri sürülerek sonuçta ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğunun tespiti ile korunmasına, aksi halde fiilen temsilcisiz kalan şirketin organ yokluğu oluştuğu dikkate alınarak ivedilikle geçici yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi istenmiştir.Söz konusu ---- tarihli duruşma tutanağının buraya aynen alınması uygun görülmüş olup, ------ tarihli duruşma tutanağı: "... Belirli gün ve saatte celse açıldı. Davacı temsilcisi --- Davalı şirket vekili ---- e-Duruşma sistemi üzerinden, Davalı ------ davalı ----- huzuren duruşmaya katıldılar. Başka gelen yok. Belli yerde açık yargılamaya başlandı.Kayyım ---- hazır olduğu ve yerini aldığı anlaşıldı.Ayrıntısı ve gereği ------- tarihli "yeni duruşma günü tayinine ilişkin ara karar" başlıklı tutanakta belirtildiği şekilde olan ara kararlara bağlı olarak tebligatların yapıldığı ve taraf teşkilinin sağlandığı anlaşıldı. Taraf vekillerince farklı zamanlarda ibraz edilmiş olan dilekçeler ve kayyım raporları incelendi.En son olarak:
------ vekili tarafından ---- tarihli dilekçe ile söz konusu ----- tarihli ara karar ile ilgili olarak yazılı beyanlarda bulunulduğu, Davacı temsilcisi tarafından ----- günlü ve 13:02 saatli dilekçe ile---- kararı doğrultusunda yazılı beyanlarda bulunulduğu ve ----kararında sorulup açıklatılması istenen hususlara ilişkin yazılı beyanlarda bulunularak davanın sebebini ıslah yoluna gideceğini açıklayıp yeni dava dilekçesini ayrıca ibraz edeceğini belirttiği, Davacı temsilcisi tarafından ----- günlü ve 13:02 saatli ve "ıslah sonrasında yeni dava dilekçesidir" başlıklı ayrı bir dilekçe ibraz edildiği,Davalı (mirasçı) ibaresine bağlı olarak -----vekili tarafından -----saatli dilekçe ile ---kararı ve söz konusu --- tarihli ara karar yönünden yazılı beyanları içerir ve ayrıca TCK Madde 53/1-d düzenlemesine bağlı olarak ne şekilde infaz yapıldığının ----sorulması, kayyımın görevden el çektirilerek şirkete ait elinde bulunan ---- plakalı araç ile şirkete ait şifre ve anahtarların şirket yetkilisine imza karşılığı teslimine ilişkin talepleri içerir dilekçe ibraz edildiği, Davalı şirket vekili tarafından ---- kararı ve söz konusu --- tarihli ara karar yönünden beyanları içerir dilekçe ibraz edildiği,anlaşıldı.Davacı temsilcisinden soruldu: zapta geçen dilekçelerimizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, dedi.Davalı (mirasçı) vekilinden soruldu: zapta geçen dilekçelerimizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, gördüğünüz gibi müvekkilim huzurunuzda olup cezaevine girmesi söz konusu değildir, kararlara ve dosyaya yansıyan cezalar denetimli serbestlik kapsamında kalmış olup, şuan itibariyle denetimli serbestlik şartlarını da tamamlamış ve bundan da bağımsız hale gelmiştir, aldığı cezadan hapse girmedi, denetimli serbestlik kapsamında verilen cezayı tamamlamış oldu, fiilen şirketi yürütebilecek durumdadır, bize göre müvekkilin bu davada sıfatı mirasçı olup, bu sıfata bağlı olarak ilgili konumundadır, tam ıslah dilekçesi yönünden tebliğe bağlı olarak gerekirse inceleyip beyanda bulunmak ve belirlenecek teminat miktarı yönünden zararımızla ilgili beyanda bulunmak için süre istiyoruz, ayrıca hemen belirtmek istiyoruz ki mirasçı sıfatıyla ilgili konumunda da olsa şirketin %50 payına sahip ortağı olduğu için kayyım atanmasına ilişkin karardan doğrudan ve en fazla etkilenen kişidir, dedi.Mirasçı -------- vekili: zapta geçen dilekçelerimizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, müvekkil bu davada bize göre mirasçı sıfatıyla ilgili konumundadır, tam ıslah dilekçesi yönünden tebliğe bağlı olarak gerekirse beyanda bulunmak için süre istiyoruz ancak müvekkil yönünden tam ıslaha bağlı olarak teminata bağlanması gereken bir zarar söz konusu olmadığından bizim açımızdan teminata gerek yoktur, bize göre diğer taraflar yönünden de teminat alınmasına gerek olmamalıdır, TCK Madde 53/1-d düzenlemesi belli haklardan yoksun kalmaya ilişkin olup fiili durumla ilgili değildir, bu kararlar mahkumiyet hükmüyle birlikte verilmektedir, her ne kadar infazın tamamlandığı ifade ediliyor ise de bizdeki bilgilere göre ve kararın kesinleşmesine göre ----- tarihinde infazın tamamlanması söz konusu olabilir, bu yönüyle şirket organsızdır, dedi.Mirasçı ---- soruldu: --------- Aslıye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyete bağlı olarak hükmolunan ceza süresi denetimli serbestlik kapsamında olduğu için bu işlemler yönünden ceza evine girip aynı gün çıktım, denetimli serbestlik sürem ---- tarihinde sona erdi, ------ bağlı olarak denetimli süremi tamamladım, fiilen şirketi yönetecek durumdayım, zaten kuruluşundan beri bilfiil ben yönetiyorum, dedi.Davalı şirket vekilinden soruldu: zapta geçen dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, denetimli serbestlik verilen mahkumiyet kararının infaz şekliyle ilgilidir, denetimli serbestliğe geçildiği andan itibaren TTK. ve TCK. anlamında şirket temsil edilemez, bu gibi durumlarda Yüksek Mahkeme organ boşluğu olduğunu belirtmektedir, yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karar ticaret sicilinin ------ tarihli gazete ilanında şirketin organsız bulunması sebebiyle kayyım atandığı belirtilmek suretiyle tescil edilmiştir, şirketin yönetimsiz kaldığı --------kararıyla ortadan kalkmamıştır, genel kurul yapılabilir, bu yönden ortaklardan birinin genel kurula çağrı izni için mahkemeye başvurusu olmuş mudur acaba, eğer böyle bir başvuru yoksa yönetim kayyımı atanarak genel kurul çağrı yetkisi verilmesini talep ediyoruz, şirket ağır sanayi sektöründe faaliyet gösterdiği için yüksek risk altındadır, ben vekaleti kayyımdan aldım ancak benim görev anlayışıma göre vekalet görevim devam ediyor, -------kararı vekalet görevimi etkilememiştir, özellikle zapta geçen --------- tarihli dilekçemizi tekrar ediyoruz, tam ıslah yönünden dilekçenin tebliğine bağlı olarak gerekirse inceleyip beyanda bulunmak için süre istiyoruz, tam ıslah ihtimalinde teminatın gerekip gerekmediğinin ve miktarının takdirini Mahkemeye bırakıyoruz, dedi.Kayyımdan soruldu: dosyaya sunduğum raporları ve özellikle en son sunduğum ---- tarihli raporumu aynen tekrar ediyorum, ------- kararının ne şekilde anlaşılması gerektiği konusunda hukuki yorumu gerektirdiği için herhangi bir beyanda bulunamıyorum, yönetim kayyımlığının sona erdiğine ilişkin tespit yönünden ------- tarihli ara karar doğrultusunda henüz bir işlem olmadı ve bu husus ticaret siciline henüz yansımadı, ihtimale göre yönelttiğiniz soruyu soruyu anladım, organ boşluğu ihtimalinde denetlenebilecek bir yönetim söz konusu olamayacağından bu ihtimalde denetim kayyımına da ihtiyaç kalmayacağı düşüncesindeyim, bana sorduğunuz ------------ plakalı şirket aracı ve anahtarı bendedir, mahkemenin bu konuda vereceği karara göre işlem yapacağımı anladım, şirkete ait defterler elektronik ortamda tutulduğu için uhdemde bir defter bulunmamaktadır, muhasebe kayıtları ve bununla ilgili şifreler ise şirketin mali müşavirinde ve ilgili muhasebe personeldedir, dedi.----------Karar sayılı kararın hüküm fıkrasında yer alan------- nolu "tedbire itirazın yeniden görülmesi" ile ilgili hüküm fıkrası yönünden soruldu:Mirasçı ---- vekilinden soruldu: ------- tarihli yönetim kayyımı atama kararını denetim kayyımına itirazımız yeterince cevaplanmadan yönetim kayyımı atanması kararını söz konusu ------kararı kaldırmıştır, bu durumda incelenmesi gereken denetim kayyımına itiraz müracaatımızdır, o nedenle denetim kayımı atanmasına ilişkin ara karara itirazımızın karara bağlanmasını istiyoruz, ayrıca zapta geçen beyanlar yönünden belirtmek istiyoruz ki yönetim kayyımı atanması kararıyla birlikte mevcut yöneticinin azli söz konusu olmaz, mevcut yöneticinin ya azledilmesi gerekir ya genel kurul yapılır yerine başkasının atanması gerekir veya TCK 53 maddesi yönünden bu konuda infazın ne şekilde olacağı ve buna bağlı olarak mevcut yöneticinin görevden alınmasına ilişkin Mahkeme kararı gerekir, uygulama bu konuda açık değildir, talebimiz gibi bu konu ------- sorulabilir, ifademde belirttiğim ihtimallerden hiç biri somut olayda gerçekleşmediği için müvekkilimin yöneticiliği devam etmektedir, fiilen de fiili engel yoktur ayrıca ayrıca bize göre yönetim kayyımlığı kararı kalktığı için kayyımın işlemleri de kalkmış olacağından bize göre davalı şirket vekilinin görevi sona ermiştir, müvekkilimin şirketin %50 pay sahibi olduğu dikkate alınarak tereke gibi müvekkilin haklarının da gözetilmesini istiyoruz, ortaklar kurulunun toplanması önerisi bizim için de doğru bir yöntemdir, doğrusu bu şekilde toplantı yapılarak meselenin çözümlenmesidir, henüz bu konuda bir dava olmayıp bize göre müvekkilimizin görevi devam ettiği için çağrı yönünden mahkemeye başvurumuz olmamıştır ancak eğer yapılacak araştırmaya bağlı olarak müvekkilimin görevinin sona erdiği mahkeme kararıyla belli olursa o takdirde olağanüstü genel kurul çağrısı için yetki talebiyle mahkemeye derhal başvuruda bulunabiliriz, dedi.Davacı temsilcisinden soruldu: bize göre organ boşluğu söz konusudur, şirkete kayyım atanması gerekir, zapta geçen dilekçemizde belirttiğimiz gibi ---- kararı isabetli değildir, ----- kararına katılmıyoruz, kanaatimizce mahkemeniz de ------ kararını hatalı yorumlamıştır, öncelikle şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını istiyoruz, aksi halde tam ıslahımız nedeniyle derhal şirkete yönetim kayyımı atanmasını ve tedbiren yönetim kayyımı atanmasını istiyoruz, şirket organsız olduğundan terekenin aktifleri her geçen gün azalmaktadır, kontrol dışı kalmıştır, ayrıca hukuken organsız kalan şirketin yönetimsel ve başkaca bir çok hukuki sorunla karşı karşıya kalacağı ve iflasa sürükleneceği ortadadır, dilekçemizde belirttiğimiz ---- kararları da ortadadır, dedi.Mirasçı ---- vekilinden soruldu: önceki beyanlarımı tekrarla belirtmek istiyorum ki bu dosya istinafa hiç gitmemesi gereken bir dosya idi, Mahkemeniz yönetim kayyımına ilişkin ara karara karşı verilen ve esasen itiraz niteliğinde olan İstinaf dilekçesi yönünden bir karar vermeliydi yani, yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karara itirazın öncelikle mahkemenizce karara bağlanması gerekirdi, böyle bir karardan sonra istinafa gidilebilirdi, kaldı ki bize göre ----- kararının --- nolu hüküm fıkrası ile kaldırılan karardan bahsedilmiş ise de ifade ettiğim gibi bu konuda mahkemenizin verdiği ve kaldırılabilir bir kararı yoktur, dolayısıyla ---- nolu hüküm fıkrasında irdelenmesi istenen itiraz yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karara itirazdır, şirket hali hazırda organsız kalmıştır, bu organsızlık şirketi iflasa dahi götürebilecek boyuttadır, TCK Madde 53 kapsamında çok açıktır, Yargıtay kararlarında da TCK Madde 53 kapsamında temsil yetkisinin sona erdiği açıkça belirtilmiştir, o nedenle şirkete ivedilikle ve tedbiren yönetim kayyımı atanmasını talep ediyoruz aksi halde terekenin ve devletin ciddi zararları olabilir, dedi.Davalı şirket vekilinden soruldu: önceki beyanlarımızı tekrarla ------ kararı bize göre - nolu hüküm fıkrasında yeniden incelenmesi istenen itiraza konu olan ara kararı ----- nolu hüküm fıkrasıyla kaldırmıştır, yani kalkan ara karar denetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karar olup, yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karar varlığını korumaktadır, ----kaldırdığı karar yönetim kayyımlığı atanması kararı değildir, bu hususlar açıklık getirilmesi için ------da sorulabilir, ayrıca TCK Madde 53 infazla ilgili olup şahsen başka davalar nedeniyle yaşadığım tecrübeden biliyorum ki böyle bir durumda ticaret sicil işlem yapmamaktadır, TCK. Madde 53 kapsamında olan şahsın işlemleri ticaret sicilinde kabul görmüyor ve resen reddediliyor, dedi.
Dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Mirasçıların sıfatı yönünden:
BAM kararı, bu konuda zapta geçen beyanlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ------- mirasçılık sıfatlarına bağlı olarak bu dava yönünden "ilgili" olduklarının tespitine,
Söz konusu şahısların ------ kayıtlarının yukarıdaki karara uygun hale getirilmesine,
B) Tam ıslah talebi yönünden:
HMK Madde 178 düzenlemesi, ilgililerin şimdiye kadar katıldığı duruşma sayısı, zapta geçen beyanlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek tam ıslah nedeniyle ve HMK. Madde 178 gereğince davacı tarafın 30.000 TL teminat yatırmasının takdir edilmiş olduğuna,
HMK Madde 178/2 düzenlemesi gereğinin ilgili vekillerce ve davacı temsilcisince gözetilmesine ve son kararda Mahkemece de gözetilmesine,
Takdir edilen söz konusu teminatın yatırılması için davacı temsilcisine gelecek duruşma gününe kadar kesin süre verilmesine, aksi halde HMK. Madde 178 gereğince ıslah yapılmamış sayılacağına ilişkin yasal sonucun davacı temsilcisine huzuren ihtar edilmiş olduğuna,
Tam ıslah talebinin akibetinin yukarıdaki kararlara bağlı olarak gelecek duruşmada ele alınmasına,
Yukarıdaki kararların akibetine göre tam ıslahlı davanın görülmesi ihtimalinde;
Tam ıslahlı dava kapsamında ileri sürülen tedbir taleplerinin aşaması geldiğinde ve bu konuda ilgili talep sahibince yeniden talepte bulunmasına bağlı olarak o zaman ele alınmasına,
Tam ıslaha bağlı ek tensip ve dilekçe teatisi işlemlerinin, buna bağlı olarak tam ıslah dilekçesinin tebliğe çıkarılmasının aşaması geldiğinde daha sonra ele alınmasına,
Zapta geçen tam ıslah dilekçesine karşı tebliğe bağlı süre taleplerinin yukarıdaki 5/b kapsamında dilekçe teatisi sürecinde yerine getirilmesine,
İhtimale göre ----- müzekkere yazılarak ------ Karar sayılı mahkumiyet karara ile ----- Karar sayılı ceza içtima kararına bağlı olarak ve sonuçta ----- hakkındaki TCK Madde 53/1-d yönünden kısıtlılığın ne şekilde infaz edildiği, bu kısıtlılığın devam edip etmediği, devam etmesi ihtimalinde kısıtlılığın ne zaman sona ereceği hususlarında bilgi verilmesinin istenmesine,
İhtimale göre davacı temsilcisinin ve davalı şirket vekilinin zapta geçen dilekçelerinde dayanılan ve sistemde ulaşılamayan Yargıtay içtihatlarının örneklerinin sunulması veya bilgilerde maddi hata yapılmış ise doğru bilgilerin sunulması için bu temsilciye ve vekile süre verilmesine,
C) -------- Karar sayılı kesin nitelikli kararının hüküm kısmında "... tedbire itirazın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine" şeklindeki ---- nolu hüküm fıkrasında belirtilen tedbire itiraz yönünden:
Söz konusu --- kararının - nolu hüküm fıkrası ile ----tarihli tedbir niteliğinde yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ara kararın kaldırılmış olması karşısında kaldırılan bu ara kararın zımnında erimiş olan ---- tarihli denetim kayyımı ara kararının varlığını korumamış olduğunun tespitine,
Yukarıdaki tespite bağlı olarak kaldırılan yönetim kayyımlığı ara kararı dışında bağımsızlığını ve varlığını koruyan denetim kayyımlığı ara kararı söz konusu olmadığından konusuz kalan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Yukarıdaki kararlara bağlı olarak kayyımın bütün görevlerinin sona ermiş olduğunun tespitine,
Yukarıdaki kararlara bağlı olarak kayyımın uhdesindeki şirkete ait ------ plakalı aracı ve bu aracın anahtarını şirketin mevcut yetkilisine imza karşılığı teslim etmesine,
Yukarıdaki ------- nolu ara kararlar yönünden kayyıma gerekli ihtaratın huzuren yapılmış olduğuna,
Kayyımın bütün görevlerinin sona ermiş olduğunun ticaret siciline ve tedbir kararının bildirildiği yerlere bildirilmesi yönünde kayyıma ve ilgili vekillere süre verilmesine,
Yukarıdaki karara bağlı olarak bildirilecek yerlere müzekkere yazılmasının kalemce gözetilmesine,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Bu konuda ibraz edilen dilekçe ve duruşmada alınan beyanlara bağlı olarak ---- kararı doğrultusunda mirasçılar ---- mirasçılık sıfatlarına bağlı olarak bu dava yönünden "ilgili" oldukları tespit edilerek ----- kayıtları buna uygun hale getirilmiş olup yukarıda karar başlığında da bu şahıslar "ilgili" olarak gösterilmiştir.
İlgililer ----- kararını farklı şekillerde yorumlamışlar ise de ----- kararının bütünü ve İstinafa konu kararın kaldırılmasına yönelik ------- nolu hüküm fıkrası, tedbire itirazın denetim kayyımlığı atanmasına ilişkin tedbir kararına itiraz olması ve -------kararının 2 nolu hüküm fıkrasında tedbire itirazın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ara kararın İstinaf Mahkemesince Kamu düzeni yönünden ve resen kaldırıldığı, itirazın reddine ilişkin ----- tarihli ara kararın HMK. Madde 297 düzenlemesi yönünden yeterli görülmediği için itirazın reddine yönelik ara kararın incelenmeyip HMK. Madde 297 düzenlemesini karşılar şekilde itirazın ara karara bağlanmasının beklendiği, Mahkememizce yorumlanarak yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ara kararın kesin olarak kaldırıldığı sonucuna varılmış olup, bu kabul ile birlikte ------- kararının - nolu hüküm fıkrası doğrultusunda denetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karara itiraz yönünden yapılan irdeleme sonunda ise: ---- tarihli duruşmada hem denetim kayyımı atanmasına ilişkin itiraz ve hem de tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ilişkin talep birlikte değerlendirilerek (bu iki talebin etkileşiminin bunu zorunlu kıldığı, birlikte çözümlenmesi gerektiği, aynı tahkikat kapsamında gerekli özgüleme ve Kanun yolu farklılığı gözetilmek suretiyle karara bağlanmasının HMK. Madde 297 yönünden yetersizlik oluşturmadığı, denetim makamının denetimini mümkün kılacak özgülemenin gerekli ve yeterli olacağı değerlendirilmiştir) -- nolu karar fıkrasıyla ihtiyati tedbirin itirazına reddedilerek, karar başlığında itiraz ile ilgili bilgiler özgülenerek ve kararın sonunda İstinaf yolu açık olduğu belirtilerek denetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karara itiraz reddedilerek -----nolu karar fıkrasıyla tedbiren yönetim kayyımı atanması talebi kabul edilmek suretiyle bu talep yönünden de özgüleyici bilgilere karar başlığında yer verilip sonunda bu talep yönünden itiraz yolu açık olduğu belirtilmek suretiyle karar verilmiş olup aksi yöntemlerin başka sorunlara yol açacağı düşünülmüştür.
Söz konusu itiraza ve söz konusu talebe bakan aynı irade denetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karar yönünden tartışmayı bitirmeden yönetim kayyımlığı talebini karara bağlaması mümkün görülmeyip yönetim boşluğu iddiası ve davanın niteliği gözetildiğinde öncelikli bu talebin itirazın akibetine ötelenmesi sakıncalar içerdiğinden ve Mahkememizce somut olayda organ boşluğunun oluştuğu değerlendirildiğinden itirazın reddiyle birlikte tedbiren yönetim kayyımı atanmasına da karar verilmiş ise de -----kararından organ boşluğunun söz konusu olmadığı, dava ve karar tarihi itibariyle organ boşluğunun varid olmadığı, dava sebebi içinde de organ boşluğuna yer verilmediği için taleple bağlılığın öncelik arz ettiği sonuçları çıkarıldığından ve esasen----- kararının 1 nolu hüküm fıkrası ile yönetim kayyımlığı ara kararı kesin olarak kaldırılmış olduğundan, kaldırılan kararın zımnında varlığını eritmiş olan denetim kayyımlığına ilişkin ara kararın varlığını korumadığı sonucuna varıldığı gibi duruşmada alınan beyanlara ve özellikle kayyımın beyanına göre yönetim boşluğu ihtimalinde yapılabilecek bir denetimin söz konusu olmadığı bilgisi karşısında denetim kayyımlığı ihtiyacı da bertaraf olmuştur. Kaldı ki duruşmadaki katılıma ve beyanlara göre de davalı şirketin temsilcisi olan ve bu davada ilgili olan ------ görevinin başında olduğu anlaşılmıştır. Bu gerekçelere bağlı olarak söz konusu ----- tarihli ara karar oluşturulmuştur. Tam ıslaha bağlı tedbiren yönetim kayyımı atanması talebi ise bu değerlendirmenin konusu olmayıp yukarıya aynen aktarılan ----- tarihli duruşma tutanağının B başlığı altında oluşturulan ara kararların akibetine bırakılmıştır. Sonuç olarak tam ıslahdan bağımsız ve mevcut dosya kapsamı ile yargılama aşamasına bağlı olarak yapılan değerlendirme sonunda ---- kararı ile yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ara kararın kesin olarak kaldırılmış olması karşısında itiraza konu ve varlığını koruyup sürdüren denetim kayyımı atanmasına ilişkin ara karar söz konusu olmadığından ve denetim kayyımı atanması şartları bütünüyle ortadan kalkmış olduğundan ---- nolu hüküm fıkrasında işaret edilen tedbire itiraz yönünden -----tarihli denetim kayyımı ara kararının varlığını korumamış olduğunun tespiti ile konusuz kalan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kayyımın bütün görevlerinin sona ermiş olduğunun tespitine karar verilerek kayyımın duruşmadaki beyanı da gözetilerek uhdesindeki şirkete ait ----------- plakalı aracın anahtarıyla birlikte şirketin mevcut yetkilisine imza karşılığı teslimine de karar verilmek suretiyle gerekli-yeterli kısımları yukarıya aynen ------ tarihli ara karar oluşturularak kayyımın bütün görevlerinin sona erdiği tespit edilmiştir.Yukarıda açıklanan süreçlere de bağlı olarak davacı temsilcisi tarafından tam ıslah yoluna gidilmiş olup, tam ıslah nedeniyle yeniden düzenlenen ---- tarihli dilekçe ile dilekçede belirtilen sebeplerle ve ---- hakkında verilen ceza mahkumiyet kararları ve bu kararlarda TCK Madde 53 kapsamında belirli haklardan yoksun bırakılması kararları nedeniyle şirketin organsız kaldığı ileri sürülerek bu kez organsızlık nedeniyle davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talep ve dava edilmiş ve aynı zamanda dava boyunca davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması da talep edilmiştir.Tam ıslah talebi yönünden 16/07/2025 tarihli duruşmada alınan-----nolu ara kararda belirtilen 30.000 TL bedelli teminat ----nolu tahsilat makbuzu ile süresinde yatırılmıştır.Davalı şirketin önceki vekilinin azledilmiş olduğu yönünde ---- tarihli dilekçe ekinde sunulan azilnameye bağlı olarak azil işlemi ---- yansıtılmış olup azil sonrası davalı şirketi temsil eden vekil yukarıda karar başlığında gösterilen vekildir.
Teminat şartı yerine getirilmiş olduğundan davanın bundan sonraki yargılamasının tam ıslaha göre yürütülmesine karar verilerek dilekçe teatisi ve ön inceleme duruşması yönünden --- tarihli duruşmada hazır bulunanların diyeceklerinin sorulmasına karar verilmiş olup:Davalı şirket vekili söz konusu duruşmadaki beyanında tam ıslah yönünden dilekçe teatisinin işletilmesine ve kendilerine süre verilmesine gerek olmadığını, tam ıslahlı dava yönünden de bütün savunmalarını yapmış olduklarını belirterek tam ıslahlı davanın reddine karar verilmek üzere ön inceleme duruşmasının yapılmasını istemiştir.
İlgili ---------- vekili ise aynı duruşmadaki beyanında tam ıslah yönünden dilekçe teatisinin işletilmesine ve kendilerine süre verilmesine gerek olmadığını, tam ıslahlı dava yönünden de bütün savunmalarını yapmış olduklarını belirterek tam ıslahlı davanın kabulüne karar verilmek üzere ön inceleme duruşmasının yapılmasını istemiştir.
İlgili ------ vekili de aynı duruşmadaki beyanında tam ıslah yönünden dilekçe teatisinin işletilmesine ve kendilerine süre verilmesine gerek olmadığını, tam ıslahlı dava yönünden de bütün savunmalarını yapmış olduklarını belirterek tam ıslahlı davanın ispatlanamadığı ileri sürülerek reddine karar verilmek üzere ön inceleme duruşmasının yapılmasını istemiştir.Davacı temsilcisi tam ıslahlı dava dilekçesini tekrar ederek ön inceleme duruşması yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Söz konusu beyanlar, davanın tabi olduğu basit yargılama usulü, davanın niteliği, ıslah sebebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ------ tarihli söz konusu duruşmada tam ıslahlı dava yönünden ön inceleme duruşması yapılarak engel bir dava şartı yokluğunun olmadığı belirlendikten sonra ihtilafın davalı şirketin vefat eden ve diğer davalı gerçek şahısların da murisi olan ortağı ve temsilcilerinden biri olan ----- terekesinin tespiti için görülen ------ Tereke sayılı davası nedeniyle şirkete yönetim kayyımı atanmasının gerekip gerekmediği, yönetim kayyımı atanması için gerekli yasal ve maddi şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının aydınlatılmasına yönelik olduğu tespit edilmiştir.Tam ıslah sebebine ve dosya kapsamına göre tahkikatı gerektirir bir husus olmadığından tahkikatın bittiği bildirilerek son beyanlar sorulmuş olup, alınan beyanların buraya aynen aktarılması uygun görülmüş olduğundan hazır olanların ----tarihli duruşmadaki son beyanları:
"...
Davacı temsilcisinden soruldu: tam ıslahlı davamızın ve tedbir talebimizin kabulüne karar verilsin, dedi.
Davalı şirket vekilinden soruldu: tam ıslahlı davanın ve tedbir talebinin reddine karar verilsin, ----- kararında müdürün azli yönünde bir dava olmadığı ve huzurdaki davanın ispatlanamadığı tespit edilmiştir, davacı tarafından sunulan emsal kararlar içtihat arşivinde bulunmamaktadır, hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin reddi gerekmektedir, dedi.
İlgili ----- vekilinden soruldu: tam ıslahlı davanın ve tedbir talebinin kabulüne karar verilsin,---- gelen cevabi müzekkereler şirket müdürü olarak görünen ----TCK 53/1-d uyarınca müdürlüğünün düştüğü ve ------ yılına kadar müdürlük yapamayacağı hususu açıkca ifade edilmiştir, hali hazırda organı olmayan şirket iflasa dahi sürüklenebilecek pozisyondadır, bu durumun önüne geçilmesi hem terekenin, hem şirketin, hem mirasçıların ve hem de Devletin menfaatine olacak ve zararın önüne geçilecektir, dedi.
İlgili ------ vekilinden soruldu: aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarımızı aynen tekrar ediyoruz, dosyanın geldiği aşama itibariyle tam ıslah dilekçesinde iddia edilen tüzel kişiliğin organ boşluğu TTK ve TMK'da ayrıntılı şekilde izah edilmiş olup, müvekkilimin ortaklar kurulu kararıyla atanmış olduğu şirket müdürlüğü görevinin atandığı tarihten itibaren kesintisiz ve itilafsız sürdürdüğü şirketin de ----Aralık ayından bil itibar herhangi bir zarara uğramadığı. Kamu borçlarını ve 3. Kişilere karşı yükümlülüklerini müvekkilin yönetimi altında eksiksiz ifa ettiği, müvekkilin müdürlükten azlini gerektirir herhangi bir dava veya talebin bulunmadığı dikkate alındığında TCK 53/1-d fıkrasındaki hükmün ceza değil güvenlik tedbiri olduğu, bu haliylede ---- ilgili kararı gereğince de görevden alma değil, yeniden seçilmesine mani olacak güvenlik tedbiri olduğu, bu sebeplede organ boşluğunun ispat edilemediği, ----- gelen beyanın sadece ilgili kanun maddesinin metni ve ceza müddetnamesinin bilgisi olduğu, organ boşluğuna dair herhangi bir bilgi içermediği, o nedenle de -----kararı gereği organ boşluğu tespit edilemediği, netice olarak tam ıslahla talep edilen tüm hususların ve tedbir talebinin ve neticeden davanın reddini talep ederiz, dedi.
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
TCK. Madde 53/1-d yönünden kısıtlılığın ne şekilde uygulandığına ilişkin olarak ----- tarihli ve -----İlamat nolu cevabi yazı:
"...
İLGİ: -----Esas sayılı yazınız.
İlgi sayı yazı ile Hükümlü -----isimli şahıs hakkında TCK madde 53/1-d yönünde kısıtlılığın infazı hakkında bilgi istenildiği anlaşılmış olup,
------ karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında;
"Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar YOKSUN BIRAKILMASINA, TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise ------- günlü ----- tarihli 7242 sayılı yasanın 10. maddesi ile TCK'nın 53.maddesinin (3). fıkrasında yapılan değişikliğin gözetilmesine" kararı verildiği, Ayrıca yazımız ekinde gönderilen müddetnameden de anlaşılacağı üzere;
Cezaevine giriş tarihi :-----
Koşullu salıverilme tarihi :-----
Hakederek tahliye tarihi :------- olduğunun belirtildiği,Bu nedenle hükümlü hakkında verilen 53 maddeleri yönünde kısıtlılığın hakederek tahliye tarihi olan 16/12/2027 tarihine kadar devam edeceği, söz konusu ilamın infazen kapatılması ile TCK madde 53 maddeleri uyarınca verilen kısıtlılığın sistem tarafından otomatik olarak kapatılacağı hususunda,Gereği bilgilerinize rica olunur.
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Sonuç olarak yukarıya aynen aktarılan cevabi yazı içeriğinde yer alan TCK. Madde 53 düzenlemesi, cevabi yazıya göre ---- tarihinde gerçekleşen şartla salıverilmesi, ----Esas ve ---- Karar sayılı olup, ---- tarihinde kesinleşmiş olan ----- mahkumiyetine ilişkin hükmün yoksun bırakmayla ilgili 6 nolu hüküm fıkrası, gerekli kısımları yukarıya aynen alınan ---- kararının içeriği, ----- dolaylı olarak ışık tutan -----Karar sayılı ----- tarihli kararı, TCK. Madde 53/1-d düzenlemesinin ne şekilde uygulandığına ilişkin Mahkememizce yapılan araştırmada gözetilmesi gereken karar kılmış belli bir infaz şeklinin belirlenememiş olması, şahsın şartla tahliyeye bağlı olarak fiilen yönetime vaziyet ediyor olması ve ticaret sicilinde de işlem yapabilir olması, açık bir düzenleme olmadığı takdirde mahrumiyete ilişkin hususların olabildiğince sınırlı olarak yorumlanmasının hem demokratik toplum yapısı ve hem de çok istisnai şartlarla müdahale edilmesi gereken şirketlerin kendi iç yönetimlerinin esas olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ve söz konusu ------ kararı ışığında davalı şirkette organ boşluğunun olmadığı; TCK. Madde 53/1-d düzenlemesine göre yöneticiliğin kendiliğinden düşmediğinin ve fakat bir hakkın tahliye tarihine kadar, olayınızda ----- tarihine kadar geçerli olmak üzere bu yaptırıma maruz kalan yöneticinin yeniden seçilmesine engel teşkil edileceğinin kabul edilmesi ve bu yönde yorum yapılmasının daha isabetli olacağı ve sonuçta hukuken ve fiilen mevcut yöneticinin görevi başında olması nedeniyle organ boşluğundan söz edilemeyeceği kanaatine varıldığından sübut bulmayan tam ıslahlı davanın reddine ve buna bağlı olarak tam ıslahlı davayla birlikte ileri sürülen tedbir talebinin de reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup, tam ıslah nedeniyle HMK. Madde 178/1 gereğince teminat alınmasına rağmen davalı tarafın bu nedenle ortaya çıkan zararı dosya kapsamı ile kesin olarak tespit edilemediğinden bu madde yönünden teminatın akibeti HMK. Madde 392/2 maddesindeki sürece bırakılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın reddine,
Tedbir talebinin reddine,
Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile EKSİK 346 TL harcın davacı terekeden alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça yapılan harç ve giderin davacı tereke üzerinde bırakılmasına,
İlgili ------ adına istinaf nedeniyle yapılan toplam 1.466,25 TL yargılama giderinin ---- karar gereğine de bağlı olarak davacı terekeden alınarak bu ilgiliye verilmesine,
İlgili ------- adına yapılan toplam 130.000 TL yargılama giderinin davacı terekeden alınarak bu ilgiliye verilmesine,
Davalı adına yapılan bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Davalı şirket vekili için tarife gereğince belirlenen 45.000 TL maktu avukatlık ücretinin davacı terekeden alınarak davalıya verilmesine,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere Davacı temsilcisi ----, Davalı şirket vekili ---- ilgili ---- ilgili ------- yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2025