İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/40 K.2021/164
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/40 Esas
KARAR NO: 2021/164
DAVA: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 11/03/2021
KARAR TARİHİ: 28/09/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İSTEM :Davacı vekili dava dilekçesi ile: Müvekkilinin, davalı ---- gönderdiği ----- mirasçıları ile şirket arasında imzalanan bir sözleşmenin bulunup bulunmadığı varsa bu sözleşmenin onaylı bir suretini, vekil edeni -----mirasçılarına yapılan telif ödemelerinin hangi hukuki ilişkiye dayanılarak yapıldığı, yapılan ödemelerin faturalarını, ---- yapmış olduğu anlaşmaları, bu anlaşmalara istinaden düzenlenen sözleşmelerin onaylı suretlerini davalı şirketten talep etmiş, aksi halde---- kapsamında korunan hakları bakımından her türlü yasal yola başvuracağını ihtar ettiğini. Davalı ------ eserlerin mali haklarının mirasçılara ait olduğunu, şirketin -------gösterdiğini, şirketin ----- bildirmiş oldukları banka hesaplarına yatırıldığını, ---- ---- alakası olmadığını, bu albümün yapımcısının -----olduğunu bildirdiğini. Ancak davacı müvekkili ile davalı arasında imzalanan bir edisyon sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı da müvekkile cevaben gönderdiğini ihtarnamede bu hususa ilişkin yazılı bir sözleşme olduğuna dair bir belge sunamadıklarını. Davalı şirketin, sanki -----mirasçılara ile kendileri arasında bir sözleşme varmışçasına hareket etmekte, müvekkili ve diğer mirasçıların haklarına tecavüz etmesinden dolayı davalının hukuka aykırı fiilleri sebebi ile davacı müvekkilin uğradığı net zararın ---- uyarınca tespitine,---madde uyarınca müvekkilin uğradığı zararın ---- tutarında şimdilik --maddi tazminatın, haksız fiil tarihinden İtibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava tecavüzün önlenmesi, maddi tazminat, tecavüzün ref ve men'i davasıdır.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; --- haklarının müvekkili tarafından ihlal edildiği bahsiyle dava açıldığını. Bu davanın merhumun tüm mirasçıları tarafından veya tereke temsilcisi tarafından açılması gerektiğini. ----mirasçılarından olan oğlu ---- kızı olduğunu--- hayatta olduğunu. Davaya konu ihtilaf bir haksız fiile değil sözleşmeye dayandığını. Davacı tarafın da bu durumu bildiğini. Keza yıllardır müvekkili şirketle muhatap olan, yine yıllardır müvekkili şirketten ödeme alan, gönderdiği ihtarlar ve dosyaya sunmuş oldukları dilekçeler ile bu durumu ikrar eden tarafın davacı olduğunu. Davacıya yıllar içinde yapılan ödemelerin, yine yıllar içinde yapılan yazışmalar, görüşmeler vs. İle ilgili çok sayıda kayıt dosyaya sunulduğunu. Bunca yıldır süren bu ilişkiden menfaat temin eden ve sunduğu ------verilme vekaletname ile müvekkilinden babası adına tahsilat yapan davacının, bunca yıl sonunda bu ilişkinin sözleşmeye dayanmadığı, ilişkinin haksız fiilden doğduğu iddiasında bulunması da abesle iştigald olduğunu. ---- mirasçıları ile müvekkili arasında sözleşme olduğu açıkken davanın haksız bir fiile dayandığından bahisle ilgili davanın davacı tarafından açılabilir olduğunu düşünmek de mümkün olmadığını. ---- mirası el birliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğunu. Terekenin temsilcisi blunduğu. Şayetin müvekkili şirket aleyhine bir dava açılacak ise bu davanın tereke temsilcisi tarafından açılması gerektiğini. Açıklanan sebeplerle davanın öncelikle usulden reddi talep ettiklerini. Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik beyanları doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
----- sonra aşağıda belirtilen maddenin eklendiği ---- davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği ve anılan kanunun --- tarihinde yürürlüğe girmiş olduğu anlaşılmıştır.---- gereğince: Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilemez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkmaksızın davanın usulden reddedine karar verilir. Arabulucuya barvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Mahkememizce yasanın 18/A-(2) maddesi gereğince davacı vekiline muhtıra gönderilmesine ve muhtırada tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının, dava şartı haline getirildiği, davalı taraf ile arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmanız için 1 hafta kesin süre verildiği, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulmadığı takdirde, davanın tazminat talepleri yönünden usulden reddedileceğinin ihtar edilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili---- kaynaklanan hakların ihlali nedeni ile maddi zararın tespiti ve şimdilik --- madde uyarınca -- katını talep ettiği, dava dilekçesi incelendiğinde ----kaynaklanan mali haklara ilişkin tazminat davası olduğu, her ne kadar dava dilekçesinde davacının uğradığı net zararın tespitine şeklinde yazılmış ise de; bunun maddi zararın miktarının tespitine yönelik olduğu, haksız fiilin eyleminin tespitine veya giderilmesine yönelik bir talep olmadığı, davanın salt tazminat talebine ilişkin olduğu, sadece maddi ve manevi tazminat talebine dayanılan davalarda Arabuluculuğa başvurulması yasa gereği zorunlu olduğundan bu hali ile yasanın aradığı şekilde dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmadığı ve dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkmaksızın, HMK 114/2 yollaması ile HMK 115/2 gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer OLMADIĞINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 7/1 maddesi "ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur" uyarınca davalı vekili için takdir edilen 2.950,00' TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/09/2021