İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/898 K.2024/451
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/898 Esas
KARAR NO: 2024/451
DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ: 08/11/2022
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili 08/11/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkili -------- --------- Vergi Dairesi - ---------- VKN'de kayıtlı bulunan --------- Şti.'nin %10 hissesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin %90'lık hissesine sahip olan davalı şirketin müdürü -------- 18.05.2022 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın ölümü ile geride mirasçılar -------- ve -------- kaldığını, müteveffanın çocuklarının babalarından kalan mirası ----------kararı ile reddettiğini, işbu kararın 04/08/2022 tarihinde kesinleştiğini, davalı şirketin, müdürün vefatından sonra yetkili müdürü de kalmadığını, şirketin sicil kaydında görülen merkezinde de şirket konusunu ve amacını gerçekleştirebilecek hiçbir faaliyeti bulunmadığını, davalı şirketin merkezinin de sadece ticari sicil kayıtlarında görünmekte olup, merkez adresinin bomboş bir halde olduğunu, davalı şirketin müdürünün vefatı ile şirketin faaliyetlerini icra edebilecek kararların alınması, şirketin faaliyetleri ile ilgili sorumluluk alabilecek bir organ da bulunmadığını, Türk Medeni Kanunu madde 427/4; "...Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa..." hükmünü amir olduğunu, Türk Ticaret Kanunu madde 636; "...(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle, b) Genel kurul kararı ile, c) İflasın açılması ile, d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır..." hükmünü amir olduğunu, madde içeriklerinden anlaşılacağı üzere limited şirketlerde kayyım atanmasının temel dayanak maddesinin TMK 427/4 maddesi olup, ayrıca hâkim fesih davası açıldığında taraflardan birinin istemi üzerine şirket ile ilgili gerekli önemli alabileceğini, bilindiği üzere şirketin bir tüzel kişi olarak ticari hayatının devamı ve gerekli idari ve yönetimsel işlemlerin icra edilmesi şirketin organları vasıtasıyla mümkün olmakta, bu organların görev yapamaz hale gelmesi halinde ise TK 427/4 maddesi uyarınca kayyım atanması yoluna gidileceğini, davalı şirketin tek münferiden yetkili müdürünün de vefat etmiş bulunduğundan ve şirketin tasfiyesine karar verilmesi için şirketin yönetiminin sağlanması adına davalı şirkete kayyım atanmasını talep ettiklerini, nihai olarak, davalı şirketin müdürünün vefatı itibarı ile gerek şirket merkezi, gerekse şirketin işletme konusu kalmadığını, salt olarak ticari sicil kayıtlarında görünen fakat faaliyette bulunmayan davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ettiklerini, Nitekim ---------- ilamı; "...Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir . Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder . -------- sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir... Somut olayda; hakkındaki davada aleyhe hüküm kurulan davalı “Tasfiye Halinde...---------Şti.” nin ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edildiği ve dosya içindeki kayıtlardan terkin edilmeden önce tasfiye memuru olarak atanan şahsa, adı geçen davalı şirket adına hükmün tebliğ edildiği, bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle, şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." şeklinde olduğunu, tüm açıklananlar ve mevzuatta yer alan düzenlemeler uyarınca davalı şirketin tasfiyesine karar verilebilmesi için öncelikle davalı şirkete kayyım atanmasını, nihai olarak davalı şirketin tasfiyesi ile sicilden kaydının terkinine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle yukarıda izah olunan ve mahkemece re'sen gözetilecek hususlar doğrultusunda müvekkilinin %10 hissesi ile ortağı bulunduğu davalı şirketin, %90 hisse ile ortağı olan -------- adlı müdürünün vefatı sebebi ile, yönetim organı bulunmayan davalı şirkete mahkeme tarafından kayyım atanmasına, şirketin tasfiyesine ve davalı şirketin sicilden terkinine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi --------- ölümü ve en yakın mirasçıları tarafından miras reddedildiğinden davalı ------- Şirketi'ni işbu davada temsil etmek üzere --------- TC kimlik numaralı ---------- temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş ve davalı şirket kayyım yoluyla temsil edilmiştir. Davalı -------- en yakın mirasçıları tarafından miras reddedildiğinden, davalı ---------- terekesini, ---------Tereke dosyasında atanan -------TC kimlik numaralı -------- tereke tasfiye memuru olarak temsil etmiştir.Davalı şirket ticaret sicil kayıtları incelendiğinde şirket ortaklarının -------- ile --------- olduğu ve şirket yetkilisinin münferiden yetkili -------- olduğu görülmüştür. Davalı ------- tereke tasfiye memuru ------- ihtaratlı davetiye çıkartılarak, TTK 636 (2) maddesi uyarınca davalı şirketin durumunu Kanuna uygun hale getirmesi için 1 aylık süre tanınmasına, bu süre içerisinde durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verileceği hususu ihtar edilmiş, tereke tasfiye memuru mahkememize verdiği 25/04/2024 tarihli dilekçe ile "1-Yukarıda numarası yazılı dosyada 17.04.2024 tarihli ara kararda murisin müdürü ve yöneticisi olduğu --------- ŞTİ’nin durumunun 1 aylık süre içinde kanuna uygun hale getirilmesi aksi halde şirketin feshine karar verileceği ihtar olunmuştur. 2-Mirasın reddi nedeniyle muris -------- terekesi --------- Tereke sayılı dosyasında TMK 612/1 ve İİK 180.maddesi uyarınca iflas hükümlerine göre tasfiye edilmekte olup tereke tasfiye memuru olarak görevlendirilmiş bulunmaktayım. 3- İİK 226,227.maddeleri uyarınca tasfiye memurunun görevi sadece tereke malvarlığının tasfiyesi işlemleri ile sınırlı olup bunun dışında herhangi bir görev ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Sayın mahkemeye saygı ile arz olunur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, şirket yetkilisi bulunmaması sebebiyle davalı limited şirketin feshi istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı şirket yetkilisi ------- öldüğünü, en yakın mirasçılarının mirası reddettiklerinden bahisle davalı şirketin feshini talep etmektedir. Davalı şirketin münferiden yetkili müdürü ---------- 18/05/2022 tarihinde öldüğü, en yakın mirasçıları -------- ve ------- mirası reddettikleri, --------- Tereke dosyasıyla -------- TC kimlik numaralı -------- --------- terekesine tasfiye memuru olarak atandığı görülmüştür. Davalı -------- tereke tasfiye memuru -------- ihtaratlı davetiye sonucu, İİK 226, 227.maddeleri uyarınca tasfiye memurunun görevinin sadece tereke malvarlığının tasfiyesi işlemleri ile sınırlı olup bunun dışında herhangi bir görev ve sorumluluğu bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun B) Yönetim ve temsil I - Müdürler 1. Genel olarak başlıklı 623 üncü maddesi "(1) Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir." ve Sona Erme ve Ayrılma A) Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları başlıklı 636 ncı maddesi "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü düzenlemiştir. Tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete müdür atanmasının zorunlu olduğu, son yetkili müdürün öldüğü, en yakın mirasçılarının mirası reddettikleri ve terekesine tasfiye memuru atandığı, tereke tasfiye memuruna süre verilmesine rağmen şirketin durumunun Kanuna uygun hâle getirilmediği ve getirilme ihtimalinin de bulunmadığı anlaşıldığından davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 (2) maddesi uyarınca ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün -------- sicil numarasında kayıtlı davalı --------- Şirketi'nin FESİH VE TASFİYESİNE,
Tasfiye memuru olarak --------- TC kimlik numaralı ---------- atanmasına,
15.000,00 TL tasfiye memuru ücretinin davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına,
15.000,00 TL tasfiye avansının davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına,
Tasfiye memuru ücreti ile tasfiye avansı yatırıldığında ve karar kesinleştiğinde tasfiye memuruna görevinin tebliğine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubuyla bakiye 346,90 TL'nin davalı --------Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 161,40 TL harç, 143,00 TL posta gideri ve 3.000,00 TL kayyım gideri olmak üzere toplam 3.304,40 TL yargılama gideri ile yapılacak tasfiye giderlerinin davalı --------- Şirketi'nden alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı --------- Şirketi'nden alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve şirket kayyumunun yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/06/2024