İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/443 K.2025/560
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/443 Esas
KARAR NO : 2025/560
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/06/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil eden bankanın müşterisi ----- tarafından vekiledenden bankanın ------Tarihinde 40.000,00.-TL tutarlı İhtiyaç Kredisi kullandırıldığını, bu kredilerin alınması esnasında muris -------- sertifika numaralı hayat sigortası poliçesi/sertifikası düzenlendiğini, vekil edenin söz konusu sigorta ilişkisinde lehtar ve dain-i mürtehin konumunda olduğunu, ilgili banka müşterisinin vefatı üzerine vekileden tarafından sigorta tazminat bedelinin ödenmesi için ilgili sigorta şirketine başvurulsa da vekil edene verilen ---- tarihli yazı cevabı ile; sigortalı -------- sertifika numaralı poliçesinin başlangıç tarihi olan 18.02.2020 tarihinden önce beyin hastalığının kendisinde mevcut olduğunun tespit edildiğini, vefatın bu hastalıktan kaynaklandığını, vefat teminatı kapsamının dışında olmasından ötürü tazminat talebinin reddedildiğini, yapılan incelemede sözkonusu hastalığın sigortalanmadan önce teşhis edildiği ve sigortalı tarafından bilindiğini, ancak kendilerine herhangi bir bildirim yapılmadığını, yapılan tazminat değerlendirme işlemleri sonucunda ------ gereği beyan yükümlülüğü yerine getirilmediğini, bu nedenle de sözkonusu sigorta tazminatının ödenmesinin ve herhangi bir prim iadesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığının cevabının verildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 56.092,76.-TL sigorta vefat tazminat bedelinin davalı sigorta şirketinin vekiledene vermiş olduğu red cevabının tarihi olan 26/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça şirketleri aleyhine açılan davada; bankadan kredi kullanan ----- vefat etmesi nedeniyle kredi borcunun şirketi nezdindeki ----- numaralı poliçeleri kapsamında ödenmesi talep edildiğini, İşbu dava aşağıda açıklayacağımız sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddine karar verilmesini, şirketleri ile----- arasında yapılmış olan grup kredi hayat sigortası kapsamında sigortalı olan süleyman kul'un vefat riskine karşı güvence altına alan-----poliçe no.lu hayat sigortası akdedildiğini, bu kapsamda muris sigortalı şirketleri nezdinde, davaya konu edilen ---- başlangıç tarihli ---- bitiş tarihli ------vefat teminatlı --------sigorta kapsamına alındığını, İşbu sigorta, müteveffa sigortalıyı vefat riskine karşı güvence altına alan hayat sigortası olup, teminatın kapsamı grup kredi hayat sözleşmesi, özel şartları ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödenmektedir. Yani sigorta süresi içinde sigortalının vefatı halinde -teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere- kredi borcu dain-i mürtehin bankaya, varsa teminatın kalan kısmı sözleşmede belirtilmişse 2. Sıradaki lehtarlara, lehtar belirtilmemişse kanuni mirasçılara ödenmekte olduğunu, sigortalı murisin vefatından sonra mirasçıları Şirkete başvurduğunu ve rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduğunu, Mirasçılardan riziko değerlendirme için gerekli evraklar talep edilmiş olup, evrakların incelenmesi akabinde müteveffa sigortalının sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce mevcut bulunan ----- hastalığını poliçesinin başlangıç tarihinden önce beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebi reddedildiğini, Sigortalıya ait sağlık kuruluşlarından alınan sağlık raporları dosya kapsamında incelenmiş olup sigorta başlangıcından evvel sigortalının ------ olduğu görüldüğünü, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen ---- hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışı olduğunu, sigortalı, sigorta öncesinden gelen ----hastalığını, kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirketlerine bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, tazminat talebinin reddi usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte şirketlerinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu---- müzekkere yazılarak ---- numaralı poliçe üzerinde dain-i mürtehin hakları bulunup bulunmadığının sorulmasını ve buna dair belgelerin sunulmasını, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan sigorta tazminat bedeli talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davacı banka ile dava dışı müteveffa -----arasında kredi sözleşmesi imzalanmış olduğu ihtilafsız olup, taraflar arasındaki ihtilafın ---- istinaden sigorta tazminat bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği, dava dışı kredi kullanan müteveffa ---- beyan yükümlülüğüne aykırı beyanda bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın----sayılı gönderme kararı ile mahkememize geldiği anlaşılmıştır. Dosyanın bilirkişiler sigorta bilirkişisi, bankacı bilirkişi ve Dr. Bilirkişisine verilerek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 28/10/2024 tarihli raporunda; Tıbbi Bulgular Yönünden ----- komplikasyonları arasında embolik inmelerin olduğu, -----hastanede yatışı sırasında gelişen iskemik -----nedeni araştırılırken infektif endokardit tanısı aldığı anlaşıldığı, dolayısıyla burada gelişen iskemik -------- nedeninin infektif endokardit olabileceği, Ancak Kalp Hastalığı, Kanser, KOAH, Böbrek Yetmezliği, Felç, Beyin Hastalıkları, Karaciğer ve Aids hastalıkları ile ilgili ameliyat veya tedavi oldunuz mu, Yukarıda belirtilen hastalıklar dışında ameliyat/ tedavi oldunuz mu?, Ameliyat/ tedavi olmanızı gerektiren bir sağlık sorununuz bulunuyor mu? Sorularına HAYIR cevabı vererek sözleşmeyi imzalamış olduğu tarihten önceki tanılarını beyan etmemiş olduğu, Sigorta Hukuku Yönünden Dava konusu uyuşmazlık bakımından müteveffa sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının yapılan tıbbi değerlendirme sonucunda tespit edildiği, Her ne kadar sigortalı müteveffa bildirim yükümlülüğüne aykırı davranmışsa da, yukarıda alıntı yapılan Yargıtay kararları ışığında davalı sigorta şirketinin lehtar konumundaki bankaya karşı sigortalının sağlık sorunlarını gizlemesini ileri süremeyeceği ve sigorta tazminatından sorumlu olduğu, Davacı Banka Alacaklarının Belirlenmesi Yönünden Davacı bankanın vefat tarihi itibariyle 23.560,04 TL ve Dava tarihi itibariyle ise alacağı 25.822,30 TL olarak belirlenmiş olduğu rapor edilmiştir.
Davacı banka müteveffanın vefatı nedeniyle tahsil edemedikleri bir adet krediden kaynaklı alacaklarının tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, davalı sigorta şirketi ise müteveffanın önceden mevcut beyin hastalığını sigorta sözleşmelerinin yapıldığı esnada sakladığından müteveffa sigortalısının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı savunmasında bulunmuştur. Böylece taraflar arasındaki uyuşmazlığın hayat sigortası poliçelerinde rehin alacaklısı olan davacı bankanın sigortalının ölümü nedeniyle poliçe teminatlarının ödenmesini davalı sigorta şirketinden talep edip edemeyeceği, sigorta şirketinin bankaya karşı ödemezlik defi savunmasında bulunup bulunamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.-----------Karar saylı kararında " Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1487/1. maddesi "Hayat sigortası ile sigortacı, belli bir prim karşılığında, sigorta ettirene veya onun belirlediği kişiye, sigortalının ölümü veya hayatta kalması hâlinde, sigorta bedelini ödemeyi üstlenir." düzenlemesini 1493/7. maddesi ise "Sigortacıdan edimi istem ve tahsil yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça, lehtara aittir." düzenlemesini içermektedir. Somut uyuşmazlıkta, sigorta poliçelerinin davacı banka tarafından açılan kredilere teminat olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tüketici kredisi sözleşmesinde ve tüm sigorta poliçelerinin üzerinde kredi veren bankanın adına dain ve mürtehin kaydı bulunacağı yazılı olup sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı, davacı banka lehtar olduğu sigorta poliçesindeki hakları talep ettiğinde, sigorta şirketinin ona karşı ileri sürebileceği bir defi ve itiraz hakkı bulunmamaktadır. Davacıların murisi, bankadan kullandığı krediye teminat oluşturmak üzere bankanın talebiyle hayat sigortası yaptırmıştır. Esasen kredi veren bankanın talebi ile tüketici tarafından yaptırılan hayat sigortası, tüketicinin kendi isteğiyle yaptığı bir sigorta olmayıp, bankanın talebi üzerine kredi alacağına teminat oluşturmak üzere yapılan bir sigortadır. Sigorta poliçesinde, tüketici sigortalı, banka lehtar ve sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketidir. Poliçenin dain ve mürtehini bankadır. Rizikonun gerçekleşmesi halinde, bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekir. Sigorta şirketi lehtar konumunda olduğundan, bankaya karşı tüketicinin sağlık sorunları olduğunu, örneğin, kalp hastası veya kanser hastalığını gizlediğini ileri süremez.(...)" şeklinde belirtildiği, banka kredileri nedeniyle hayat sigortası yapılmış olması durumunda bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesinin zorunlu olduğu ve bu hususun banka tarafından tüketicinin mirasçıları (halefleri) hakkında dava açılabilmesinin ön şartı olduğu, bankanın sadece poliçe limitinin yeterli olmadığı bakiye alacak için tüketicinin mirasçılarından talepte bulunabileceği, dolayısıyla bankanın alacağını öncelikle sigorta poliçesinden tahsil etmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin rehin alacaklısı bankaya karşı murisin önceden var olup gizlediği hastalığının olduğu iddiasıyla ödememezlik savunmasında bulunamayacağı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı davasında haklı görülmüş ve bakiye borç miktarının hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından davalının tazmin sorumluluğunun 25.822,30 TL olduğu belirtilmiş ve Mahkemece hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-25.822,30 TL sigorta tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 26.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 1.763,92 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 481,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.282,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 25.822,30 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 2.367,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılmış 481,41 TL peşin harcın ve 179,90 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 15.239,50 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 13.959,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 09/07/2025