İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1856 K.2025/2164

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1856 📋 K. 2025/2164 📅 29.12.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1856
KARAR NO : 2025/2164
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/01/2025
NUMARASI : 2024/250 Esas - 2025/10 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Davacı vekili; Müvekkil kurumda ...4.40.85..011032 sicil sayılı dosyada işlem gören ...Havalandırma Proje Müh İnşaat Gayrimenkul Sanayi Ticaret ve Ltd Şti'ne ait isyeri çalışanlarından .. .'ün gecirdiği iş kazası neticesinde iş göremez kaldığını, müvekkil kurumca kendisine 81.685,32- TL ilk peşin sermaye değeri 4.245,60- TL geçici is göremezlik ve 3.094,60- TL tedavi giderleri, 536,63-TL reçete gideri ödendiğini, iş kazası nedeniyle oluşan kurum zararının tahsilini teminen Kuşadası İş Mahkemesi nin 2023/68 (Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/832) esasına kayden açılan davada davalıların kusur oranlar ve sigortalının gerçek zararlarının belirlendiğini, ancak gerek Yargıtay 10. HDnin 15.05.2014 tarih, 2014/91 54 esas, 2014/11060 karar sayılı ilamında gerekse İzmir BAM 10. HDnin 18.05.2022 tarih, 2022/869 esas, 2022/1115 karar sayılı ilamlarında davaya konu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi durumunda tasfiye islemlerinin eksiksiz yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı şirketin ihyası için tasfiye memuru ile Ticaret siciline husumet yöneltilerek dava açılması gerektiğine karar verildiğini, şirket tüzel kişiliği ve tasfiye memuru ... ...'ün kurumlarına olan sorumluluklarını tasfiye ve terkinden önce öğrendiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle, Kuşadası İş Mahkemesi'nin 2023/68 esasinda görülen davanın davalısı ...Havalandırma Proje Mühendislik İnşaat Gayrimenkul Sanayi Ticaret ve Ltd Şti'nin tüzel kisiliğinin yeniden ihyasına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTKnın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34 madde hükmü çerçevesinde işlem yaptıklarını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket '' Tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTKnın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkil kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargı giderleri ve vekalet ücretinde sorumlu tutulamayacaklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; Dosyanın safahatı incelendiğinde, davacının 18.09.2024 tarihli duruşmaya katılmaması sebebiyle dosyanın HMKnın 150 maddesi gereğince 1 kez işlemden kaldırıldığı ve davacı talebi ile yenilendiği, yenileme tensip zaptı ve duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, mahkemenin 08.01.2025 tarihli celsesi ile ön inceleme duruşması yapıldığı ve davacı vekilinin duruşmada hazır bulunmadığı, aynı kanunun 320/4 fıkrasında ise; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" denildiği, HMK nın 320/4 maddesi dikkate alındığında eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması sebebiyle birden fazla takipsiz bırakılamayacağından HMKnın 150, HMK 320/4 maddeleri gereğince usulüne uygun bir şekilde takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili; Hedef süre gerekçe gösterilerek mazeretlerinin reddedilmesi yargılamanın asli unsuru olan adil yargılamanın ihlaline neden olduğunu, hedef sürenin 730 gün olarak belirlendiği bir davada duruşmanın 5 ay sonrasına verilmesini hedef süreye uygunluk sağlarken süreli işleri ve duruşma yoğunluğu sebebiyle mazeret sundukları, davacı olduğumuz basit yargılama usulüne tabi bir davada dosyanın müraacata bırakılmasının hakkaniyete ve usule adil yargılanma hakkına ve usul ekonomisine ve de yargıda hedef süreye açık aykırılık teşkil ettiğini, ekte sundukları Yargıtay HGK kararının da aynı yönde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; 04.04.2024 tarihinde tensibi yapılan 2024/250 esas sayılı davada tensiben dilekçe teatisi tamamlanmadan taraflar ön inceleme duruşmasına çağrılmış, davacı vekilinin basit yargılama usulüne tabi davada mazeretli sayılması isteminin reddine karar verilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı, yenileme talebi üzerine de; yenileme talebinin kabulüne duruşma gününün 08.01.2025 gününe atıldığı, Davacı vekilinin duruşma günü Kuşadasında ki duruşmaları bulunduğunu bildirerek mazeretli sayılma istemi red edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davayı açan kurum vekilinin aynı gün Kuşadası Mahkemelerinde bulunan duruşma listesine bakıldığında saat 15.00 e kadar onu aşkın duruşması bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin yokluğunda ön inceleme duruşması yapılması talebi de bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilince atıf yapılan Yargıtay HGK kararında da belirtildiği üzere; davacı vekilinin 15.04.2013 tarihli mazeret dilekçesinin "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" biçiminde açıklanan temel ilkeye aykırı ve kötüniyetli bir davranış olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin geçerli bir özrü bulunmasına karşın yetersiz gerekçe ile mazeret dilekçesinin reddi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Kurum vekilinin aynı günde; Kuşadası ve İstanbulda olması beklenemeyeceğinden hedef süre gerekçesiyle davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen usul kuralları, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. (Yargıtay HGK nın 2014/21-2371 esas, 2017/263 karar sayılı, 15.2.2017 tarihli ilamı)Açıklanan nedenlerle; istinaf nedeni yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabülüne kararın kaldırılarak ;dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/01/2025 Tarih 2024/250 Esas - 2025/10 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-5 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2025