İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2018/133 K.2018/167

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2018/133 📋 K. 2018/167 📅 02.03.2018

null         2018/133 E.  ,  2018/167 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2018/133
KARAR NO : 2018/167
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 05/10/2017 Tarihli İhtiyati Hacze İtirazın Reddine İlişkin Karar
DOSYA NUMARASI : 2017/718 D. İş Esas - 2017/753 D.İş Karar
İHTİYATİ HACİZ KARARINA
DAVA : İhtiyati Haciz
TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtirazın Reddi Kararının Kaldırılması
KARAR TARİHİ : 02/03/2018
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin gerekçeli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; incelendi;
TARAFLARIN İDDİASININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili talep dilekçesinde özetle; borçluların imzalamış 8.000.000,00-TL olduğu bedelli senetin 4.800.000,00-TL'lik kısmının karşılığının olmadığını borcun ödenmediğini belirterek borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, talep ettiği, bu talep üzerine ilk derece mahkemesinin 17/07/2017 tarihli karar ile; " ... alacaklı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre alacağın rehin ile teminat altına alınmadığı ve vadesinin geldiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Karara karşı itiraz edenler vekili itiraz dilekçesi ile; müvekkilleri hakkında alınan ihtiyati haciz kararından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün .. Esas Sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibi ile haberdar olduklarını, bankaya olan borcun gayrimenkul rehni ile temin edilmiş bir borç olduğunu, alacaklı bankaya 19 gayrimenkul üzerinde rehin temin edildiğini ve rehinlerin borcun çok üzerinde bir değerde olduğunu, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin bütün sayfalarında imzası bulunmadığını, alacaklı banka tarafından gönderilen ihtarnamelerin asıl borçlu ve kefillere tebliğ edilemediğini, müvekkilinin kaçma- göçme ihtimalinin bulunmadığını, ihtarnameden sonra alacaklı banka ile borcun taksitler halinde ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, borcun bir kısmının ödendiğini ancak finansman sıkıntısı nedeniyle bakiye 1.107.000,00 TL borcun kaldığını, icra takibine dayanak bononun keşidecisinin ve avalistlerin kimler olduğunun belli olmadığını, senet üzerinde düzenleme yerinin gösterilmediğini bu nedenle kıymetli niteliğinde olmadığını, ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili 05/09/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Borçlular tarafından yapılan itirazın yersiz olduğunu, gayrimenkul ile rehni ile temin edilmiş alacak hakkında ihtiyati haciz yapılamayacağına ilişkin beyanların Yargıtay kararları ile bağdaşmadığını, itiraz dilekçesinde belirtilen ihtarnamelerin tebliğ edilemediği hususunun gerçeği yansıtmadığını, itiraz eden tarafından genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarının imzalanmadığı iddiasının doğru olmadığını ve bu hususun Yargıtay kararlarında açık olduğunu, Esas takip başlatıldıktan sonra ihtiyati haciz kararının alınması ve uygulanmasının kanuna aykırı bir husus olmadığını beyanla, cevap dilekçesinde ileri sürelen tüm nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 05/10/2017 tarihli ek kararı ile; ihtiyati haciz talebi senede dayandığından itirazların yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati hacze itiraz eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Müvekkilin .... Bankası'na olan borcunun gayrimenkul rehni ile temin edilmiş bir borç olduğunu, alacaklı banka lehine tesis edilen taşınmaz rehinlerinin borcun çok üzerinde bir değere sahip olduğunu,
İhtiyati haciz dayanağı olan ihtarnamesinde toplam borcun 1.219.803,90 TL olarak gösterildiğini, bu ihtarnameden sonra alacaklı ile 1.210.000 TL tutarındaki borcun geri ödemesi konusunda anlaşma yapıldığını, bu nedenle hesap katının ortadan kalktığını,
İhtarname tebliğlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığını,
İhtiyati haciz dosyasına sunulan fotokopi ve onaysız Genel Kredi Sözleşmesinde müvekkil şirketin kaşe ve imzasının sadece 27. sahifede mevcut olup, diğer sahifelerde bulunmadığını, dolayısıyla diğer sahifelerdeki yükümlülüklerden müvekkilin sorumlu olmadığını, bu sahifelere göre alacak talep edilmesi ve İhtiyati Haciz Kararı verilmesinin de hukuka uygun olmadığını,
Bahse konu senedin bono vasfına haiz olmadığını, senet üzerine bakıldığında üç ayrı şirketin ve ...' ın borçlu olarak belirtildiğini, ayrıca senet metninin altına bakıldığında ''AVALİST'' kısmında yine aynı üç şirketin ve ... ın her birinin üzerinde ayrı ayrı ''8.000.000 TL. İçin avalimdir'' ibaresinin görüldüğünü, dolayısıyla senet metninden kimin keşideci kimin avalist olduğunun belli olmadığını, TTK' na göre avalin unsurlarından birinin, lehine aval verilen kişinin kimliği olduğunu, gerçekten kimin için verildiğinin, aval şerhinde belirtilmesi gerektiği, bono üzerinde keşidecinin kim olduğu da tespit edilemediğinden takip müstenidi senedin bono vasfına haiz olmadığını, bir an için bonoyu imzalayanların hepsinin müşterek keşideci olduğu düşünülse dahi Yargıtay 11. H.D.'nin 26.09.1978 tarih, 4208-3887 sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere olsa olsa herbiri borcun 1/4'ünden sorumlu olmaları gerekeceğini, bono vasıfları taşımayan bir senede dayalı olarak İhtiyati Haciz Kararı verilmesinin yasaya uygun olmadığını,
Alacaklı vekilinin itiraz dilekçelerine karşı vermiş olduğu beyan dilekçesinde senedin teminat senedi olduğunu kabul ettiğini, bu haliyle senedin kayıtsız şartsız bir borcun ikrarını içermemesi nedeniyle alacağın tahsilinin gerekip gerekmediğinin ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenle İİK'nın 167/1. maddesinin hükmünün geçerli olmadığını,
Yargıtay Kararları sonucu, kambiyo senedi vasfını haiz olmayan bonoya dayalı olarak ve İİK Md. 257 hükmüne aykırı olarak verilen İhtiyati Haciz Kararının kaldırılması gerektiğini;
İleri sürerek, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/718 D. İş, 2017/753 K. sayılı, 05.10.2017 tarihli Kararının Bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
İstem, bonoya dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçluların ... ve .....Ltd.Şti olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin 05/10/2017 tarihli kısa kararında " Borçlunun itirazı İİK 257 ve 265. koşullarını içermediğinden reddine" şeklinde karar verildiği, yine ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında da itiraz edenlerden ....Ltd.Şti'nin isminin yazılmadığı ve hüküm kısmında "İİK 257-265 koşullarını içermeyen itirazın reddine" şeklinde yazıldığı anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz kararına itiraz eden iki borçlu olduğundan kısa karardaki " borçlunun" sözcüğü ile hangi borçlunun kastedildiği belli değildir.
6100 sayılı HMK.' nın 297. maddesinde gerekçeli kararda bulunması gereken hususlar açıkça belirtilmiş olup, bu hüküm kapsamında tarafların isimlerinin ve taraflara yüklenen hak ve borçların kararda açık ve tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmesi gerekir.
İstinaf edilen ilk derece mahkemesi kararı anılan yasa hükmüne uygun olarak tesis edilmediğinden denetimi de mümkün değildir.Bu nedenlerle istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK' nın 355. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 05/10/2017 tarih ve 2017/718 D. İş Esas 2017/753 D. İş Karar sayılı kararının HMK 355 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf yönünden yatırılan 85,70 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 31,40 TL istinaf karar harcının talep halinde istinaf talebinde bulunan tarafa iadesine,
3- Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/03/2018 tarihinde HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.