İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/924 K.2024/1886
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/924
KARAR NO: 2024/1886
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/05/2024
NUMARASI: 2023/832 E. - 2024/329 K.
DAVANIN KONUSU: Yargılamanın iadesi (İtirazın İptali)
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2017/1166 Esas ve 2020/766 Karar sayılı dosyası için yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizin 21/12/2023 tarihli tensip zaptında "Yargılamanın iadesi davası, ilk davadan ayrı yeni bir dava olup, dava değeri üzerinden, tıpkı yeni açılan davalar gibi yargılama harçlarına tabi olduğundan ve Harçlar Kanunun 10. maddesi gereğince yargılamanın iadesi davalarında, yeni davalar gibi harç alınacağı hükme bağlandığından, Harçlar Kanunun 10. maddesi gereğince, yargılamanın yenilenmesi talepli davalar nispi harca tabi davalardan olduğundan, (1) Sayılı Tarife gereğince anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi harç alınması gerektiğinden (emsal mahiyette; Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin Esas No: 2016/4989 Karar No:2019/819 Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Esas No: 2012/17359 Karar No:2013/15257 Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas No: 2018/4838 Karar No: 2019/2498, İstanbul BAM 13.HD. Esas No: 2019/1841, Karar No:2021/1201) Dava değeri olan 8.749.500,21 TL üzerinden 149.419,58 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcını yatırmak üzere işbu tensip tutanağının tebliğ tarihinden itibaren yargılamanın iadesini talep eden şirket vekiline İki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde başvurma ve peşin harç yatırılmadığı takdirde; Harçlar Kanunun 30. maddesi ve HMK.nın 150.maddesi gereğince dosyanın İşlemden kaldırılacağı ve 3 aylık yasal süresi içerisinde dosyanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına" karar verilmiştir. Yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili mahkememize sunduğu 25/12/2023 tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunduğu ve Mahkememizin 27/12/2023 tarihli ara kararı ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği ve bu karara itiraz edilmesi üzerine itirazın değerlendirilmesi hususunda Mahkememiz dosyasının İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve bu Mahkemenin 04/01/2024 tarih ve 2024/3 D.İş - 2024/8 Karar sayılı kararı ile adli yardım talebinin reddi kararına itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 12/01/2024 tarihli ara kararı ile; "Yargılamanın Yenilenmesini talep eden davalı tarafça Mahkememizin 21/12/2023 tarihli Tensip Zaptında belirtilen başvurma harcı ve peşin harcın yatırılmadığı ve adli Yardım talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazında reddine karar verildiği anlaşılmakla;Yargılamanın Yenilenmesini talep eden davalı vekiline, dava değeri olan 8.749.500,21 TL üzerinden 149.419,58 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcını yatırmak üzere iş bu ara kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde peşin ve başvurma harcını yatırmadığı takdirde; dosyanın işlemden kaldırılacağı ve 3 aylık sürede yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA" karar verildiği ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde harçları yatırmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 06/02/2024 tarihli ara kararı ile, yargılamanın iadesini talep eden davacı ... Tic. A.Ş. nin verilen kesin süre içerisinde peşin harç ve başvurma harcını yatırmadığından davanın HMK'nın 150. ve Harçlar Kanunun 30. maddesi gereğince işlemden kaldırılmış ve 3 aylık süresi içerisinde dosya yenilenmediğinden..." gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Yargılanmasının yenilenmesini talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiğini, yargılamanın iadesi talebine esas olan AYM kararında ticari şirketlerinde adli yardımdan faydalandırılmasının belirtildiğini, kaldı ki önceki yargılamada müvekkili şirketin maddi durumunun elverişli olmaması nedeniyle gerekli harç ve giderlerin ödenemediğini, konunun bu noktaya geldiğini, müvekkilinin ödeyemeyeceği harcın tekrar istenmesinin ve ödenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtarının hukuken doğru olmadığını, ara karardan rücu edilerek müvekkili şirketin AYM kararı doğrultusunda adli yardımdan faydalandırılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sahip olduğu taşınmazların davacı tarafça icra dosyasında satıldığını, gerekli harç ve giderler yatırılamadığından yargılamanın iadesi başvurusunun reddi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağını, adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edileceğini, adli yardım talebinin mahkeme tarafından reddedildiğini, hukuka uygun olmadığını, maktu yazılan bir karar ile adli yardım talebine ilişkin yeterli bir delil sunulmadığının belirtildiğini oysa dilekçede müvekkili şirketin ekonomik olarak mahkeme masraflarını karşılamayacak ölçüde sıkıntıda olduğunun apaçık ortada bulunduğunu, müvekkiline ait iki adet taşınmaz tapu kayıtlarında onlarca icra takibi gözüktüğünü, şirketin zarar ettiğini gösteren kurumlar vergi beyannamelerininde dosya içerisinde olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve yeniden karar verilerek adli yardım taleplerinin kabulünü, dosyanın harçsız olarak istinaf incelenmesine gönderilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, HMK'nın374 vd. maddeleri gereğince yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, yargılamanın iadesini talep eden şirket hakkında, kağıt ürünlerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davasının açılmış olduğu, mahkemenin 2017/1166 Esas 2020/762 Karar ve 19.11.2020 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 710.584,70 EURO ve 1.354.349,31 USD asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına karar verildiği, karara karşı yargılamanın iadesini talep eden davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf aşamasında gerekli olan harç ve istinaf yargılama giderlerinin karşılanmamış olması nedeniyle mahkemenin 22.01.2021 tarihli kararı ile HMK 344.maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı tarafça ek kararın istinaf edildiği ve ayrıca adli yardım talebinde bulunulduğu, Dairemizin 2021/206 Esas sayılı dosyasında 01.03.2021 tarihli karar ile; davalı vekilinin adli yardım talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, adli yardım talebinin reddi kararına dair davalı itirazı üzerine itirazı değerlendiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2021/2 Değişik İş, 2021/2 Karar ve 25.03.2021 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, Dairemizin 2021/206 Esas, 2021/450 Karar ve 12.04.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin HMK'nın 344 maddesi uyarınca verdiği 22.01.2021 tarihli ek kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddedildiği, kararın davalı tarafça temyiz edilmesi neticesinde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/4974 Esas, 2022/8942 Karar ve 12.12.2022 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkeme kararının onanmasına, temyiz isteminin reddine karar verildiği, kararın oy çokluğu ile verildiği, 12.12.2022 tarihinde kesinleşen karara karşı davacı vekili tarafından 20.12.2023 tarihli dilekçe ile söz konusu karara yönelik olarak HMK 374/ğ maddesi gereğince istinaf konusu edilen yargılamanın iadesi isteminde bulunduğu, mahkemece 21.12.2023 tarihli tensip ara kararının 2 nolu bendi ile yargılamanın iadesi davasının yeni bir dava olduğu, dava değeri üzerinden yeni açılan davalar gibi yargılama harçlarına tabi olduğu belirtilerek Harçlar Kanunu 10. maddesi gereğince yargılamanın iadesi davalarında yeni davalar gibi harç alınacağının hükme bağlandığı belirtilmek suretiyle emsal Yargıtay ve mahkeme kararları da gösterilerek, dava değeri olan 8.749.500,21 TL üzerinden 149.419,58 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcını karşılamak üzere tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, yatırılmadığı takdirde Harçlar Kanunun 30.maddesi ve HMK 150.maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağı ve üç aylık yasal süre içinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, yargılamanın iadesini isteyen davacı vekili tarafından 25.12.2023 tarihli dilekçe ile adli yardım talebinde bulunularak harç ödenmesi yönündeki karardan rücu edilmesini talep ettiği, dilekçesinde adil yargılanma hakkından faydalandırılması gerektiğini, aksi takdirde adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edileceğini, müvekkili şirketin sahip olduğu taşınmaz malların kararın istinaf edilememesi sebebiyle kesinleşen önceki karar dayanak alınarak davacı tarafça icraen satıldığını, mahkeme tarafından gerekli harç ve giderler yatırılmadığından dolayı yargılamanın iadesi başvurusunun yapılmamış, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağını iddia ettiği, ilk derece mahkemesinin 27.12.2023 tarihli ara kararı ile kesinleşen karar içeriği özetlenerek, HMK 344 vd maddeler belirtilmek sureti ile 336/2 madde hükmüne uygun şekilde hiçbir delil sunulmadığı, adli yardıma muhtaç olduğuna dair somut bir belge sunulmadığı, mali durumuna dair belge sunulmadığı, şirketin adli yardıma muhtaç olduğu hususunun kanıtlanamadığı, adli yardım şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, davalının ara karara yapmış olduğu itirazının İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/3 Değişik İş , 2024/8 Karar ve 04.01.2024 tarihli kararı ile kesin olarak reddedildiği, davacının adli yardım talebinin ret kararının kesinleşmesi üzerine mahkeme tarafından 12.01.2024 tarihli ara karar ile; " Yargılamanın Yenilenmesini talep eden davalı tarafça Mahkememizin 21/12/2023 tarihli Tensip Zaptında belirtilen başvurma harcı ve peşin harcın yatırılmadığı ve adli Yardım talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazında reddine karar verildiği anlaşılmakla;Yargılamanın Yenilenmesini talep eden davalı vekiline, dava değeri olan 8.749.500,21 TL üzerinden 149.419,58 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcını yatırmak üzere iş bu ara kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde peşin ve başvurma harcını yatırmadığı takdirde; dosyanın işlemden kaldırılacağı ve 3 aylık sürede yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına" şeklinde ara karar verildiği, adli yardım talep eden davacı vekilinin 07.03.2024 tarihli dilekçe ile dosyanın harçsız adli yardım ile yenilenmesini talep ettiği, dilekçede zaten olayın özünde müvekkili şirketin ilk yargılama sonunda istinaf harcını yatıramadığı için başvurusunun esastan incelenmemesi sebebiyle uğradığı hak ihlali olduğunu, bu sebeple bu davanın açıldığını belirttiği, mahkeme tarafından davalı vekilinin talebinin 07.03.2024 tarihli ara karar ile reddedildiği, davalının ara karara yönelik istinaf başvurusunda Dairemizin 2024/626 Esas, 2024/609 Karar ve 19.04.2024 tarihli kararı ile; "... HMK'nın 341/1. maddesi hükmüne göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara ve yüze karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bunun dışındaki kararlar bakımından kanun, istinaf yolunu açmamıştır. Kanunun ayrıca istinaf yolunu açmadığı ara kararları ancak nihai kararla birlikte kanun yolu incelemesine konu edilebilir. Yasal düzenlemede istinaf edilebilen kararlar açıkça sayılmış olup, somut olayda istinaf konu edilen ara kararına karşı istinaf kanun yolu açılmamıştır. Yargılamanın iadesini talep eden davalı, ilk derece mahkemesinin nihai kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurabilir. Yani yargılamanın iadesini talep eden davalının harçları yatırarak davaya devam edememesi hâlinde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair verilecek nihai karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür. Bu aşamada ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuru mümkün olmadığından, istinaf başvurusunun usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan tarafça, adli yardım talebinin reddi sonrasında gerekli harç ve masrafların karşılanmaması sonucunda verilen kararın ve adli yardım talebinin reddine dair kararın isabetli olup olmadığına ilişkindir. HMK'nın 374 vd. maddelerde, yargılamanın iadesi düzenlenmiştir. Davacı taraf HMK'nın 375/ğ maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir. Söz konusu maddede, karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olmasına ilişkindir. Yargılamanın yenilenmesi yeni bir dava olup Harçlar Kanunu gereğince dava açılırken gerekli harç ve giderlerin karşılanması gerekecektir. HMK'nın 120. maddenin ilk fıkrasında davacının yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu belirtilmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10. maddesinde, iadei muhakemenin kabulü üzerine cereyan edecek davaların yeni davalar gibi harca tabi olduğuna yer verilmiştir. Yasa'nın 28. maddesinde, nispi harçların ödenme zamanı düzenlenerek (a) bendinde, karar ve ilam harçlarının 1/4 peşin geri kalanın kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği belirtilmiştir. Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde ise noksan tespit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi düzenlenmiştir. Maddede, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılan değer üzerinden mahkeme tarafından o celseye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı ve usul maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yasal düzenlemeler kapsamında usulüne uygun şekilde davacı tarafa muhtıra tebliğ edilerek, gerekli harcın karşılanması bildirilmiştir. Davacı taraf gerekli olan harcı yatırmamıştır. Mahkemece yasanın emredici düzenlemeleri kapsamında dosya işlemden kaldırılıp neticede HMK'nın 150 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili, talepleri doğrultusunda adli yardım talebinin kabul edilmesi gerekir iken bunun kabul edilmeyerek yargılamanın iadesi istenen dosyanın kesinleştiğini ve müvekkili şirketin iki adet taşınmazının kesinleşen dosya alacağı nedeniyle satış işlemlerine başlandığını, bu sebeplerden dolayı yargılamanın iadesi talebinin özünü adli yardım isteminin reddi olduğunu iddia ederek, mahkeme kararının bu yönde yanlış olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 334 vd maddelerinde adli yardım düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davacının adli yardım talebi değerlendirilerek reddedilmiştir. Adli yardım talebinin reddi kararına karşı yapılan itiraz da kesin olarak reddedilmiştir. HMK'nın 335/3 fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlenmesine yer verilmiştir. Adli yardım talebinin reddi ve gerekli harçların karşılanmaması üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HMK'nın 337.maddesinde adli yardım talebinin incelenmesi düzenlenmiştir. Maddenin 2. Fıkrasında, itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından adli yardım talebinin reddi ile red kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Adli yardım talebine dair ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yolu olmadığından davacı vekilinin buna dair istinaf nedenleri değerlendirilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının aksine iddiaları yerinde görülmemiştir.Anayasa Mahkemesinin 2024/78 numaralı dosyasında, 24.09.2024 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın 334.maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan "Kamuya yararlı dernek ve vakıflar ..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline ve iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Somut davada, söz konusu değişiklik henüz yürürlüğe girmemiş olmamakla beraber mahkemenin davacı tarafın adli yardım talebinin reddine dair 27.12.2023 tarihli ara kararında, davacının şirket olmasından ötürü herhangi bir ret gerekçesine yer verilmemiş olduğundan iptal kararının iş bu davada tartışılmasınında yerinde olmayacağı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının yargılamanın yenilenmesi istemi davasında, yasal düzenlemeler kapsamında gerekli olan harcın verilen süre içerisinde adli yardım talebinin reddedilmiş ve red kararının kesinleşmiş olmasına rağmen karşılanmamış olması sonucunda verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 19.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.