İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/1499 K.2025/1125

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1499 📋 K. 2025/1125 📅 16.10.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1499
KARAR NO : 2025/1125
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/07/2025
NUMARASI : 2025/530 Esas,
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 23/07/2025 tarihli dilekçesi ile; davacı ile davalı arasında Beşiktaş 25. Noterliğinin 12.03.2014 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında projenin ve taşınmazın (yapılacak konut ve ticaret alanının) %50'si (Yüzde Ellisi) yüklenici davacıya, %50'si (Yüzde Ellisi) ise arsa sahibi davalıya ait olacağını, sözleşme kapsamında davacının inşaata başlayabilmesi için davalı tarafın imar ve mülkiyete dair yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, taşınmazın tapusunun %50'sinin davacıya adına devrinin sağlanmasını, toplam ... adet kooperatif üyeliğinin davacı lehine devrinin yapılmasını, taşınmazın davacıya teslimi ve ruhsatlar ve işlemler için vekaletname vermesi gerektiği hususlarında tarafların anlaştığı, ancak davalı tarafın sözleşme ile yerine getirmeyi taahhüt ettiği söz konusu iş ve işlemleri taraflarca belirlenmiş olan vadelerde yerine getirmediğini, davacı tarafından İstanbul 16. Noterliği'nden gönderilen 01/10/2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafa sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda uğranılan tüm zararlara ilişkin hakların saklı olduğu ihtarıyla davalıya ödenen ve sözleşme nedeniyle yapılan masraflar olmak üzere toplam 2.188.000-USD'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi aksi halde temerrüde düşeceğinin beyan ve ihtar edildiğini, davalı taraf sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ikrarla bu yükümlülüklerini yerine getirmediğinden yine davalı tarafın talebi ile taraflar arasında 12/11/2015 tarihli "Sulh Protokolü" başlıklı belge imzalandığını, 12/11/2015 tarihli Protokol kapsamında davalı taraf sözleşmede üstlenmiş olduğu edimleri ve bu edimleri yerine getiremediğini açıkça ikrar ederek 15/02/2016 tarihine kadar davacıya 6.250.000-TL ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı taraf 12/11/2015 tarihli Protokol gereğince belirlenen sürede davacıya ödeme yapmamış olduğundan Beyoğlu 20. Noterliği'nden gönderilen 01/04/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafa 6.250.000-TL'nin ödenmesi bakımından ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün süre verildiğini, ancak davalı taraf sözleşme ve ekleri kapsamındaki yükümlülüklerini hiçbir şekilde yerine getirmemiş olduğundan davacı tarafından İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/730 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, ilgili değişik iş dosyasında ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin ikrarı ve talebi üzerine taraflar arasında 24.05.2016 tarihli "Protokol" başlıklı belge imzalanmış olup bu protokol kapsamında söz konusu borcun vadesinin ileri tarihlere alınarak 3 parça halinde ödenmesi kararlaştırıldığını, sonrasında ise yine davalı tarafın talebi doğrultusunda taraflar arasında 03.08.2016 tarihli "Ek-Protokol" başlıklı yeni bir belge imzalanarak senetlerin vade tarihleri davalı taraf lehine olacak şekilde yeniden düzenlendiğini, toplam ... adet kooperatif üyeliğinin devri bakımından bu üyeliklerin devredildikleri andaki kooperatif üye sayısının 250 olduğu ve bu sayının davacının hak ve menfaatleri açısından sabitlendiğini, kooperatif üye sayısındaki artışların davacının bu ... adet üyeliklerinin değerlerinde, baştaki .../250 oranına halel getirmeyeceğinin taraflarca kabul edildiğini, ... adet kooperatif üyeliğinin/hissesinin taraflar arasındaki davacının hak ve menfaatleri açısından kooperatif üye sayısının 250 olarak sabitlendiğine ilişkin anlaşma dikkate alınarak işbu davaya konu ... adet üyeliklerinin değerlerindeki .../250 oranı korunacak şekilde davacı lehine devri talep edildiğini, davalı taraf sözleşme ve ekleri kapsamındaki yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemiş olduğundan gecikme sebebiyle tazminat talebi kapsamında 750.000,00-TL'nin doğumu anından işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte belirsiz alacak davası kapsamında davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesi gerektiğini, huzurdaki dava kapsamında terditli olarak aynen ifanın mümkün olmaması halinde davacının uğramış olduğu müspet zararın tazminini talep ettiklerini, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması sebebiyle inşaat yapılarak proje hayata geçirilemediğinden davacının projenin gerçekleşmesi ile 5 yıl boyunca site yönetimi hakkı kapsamında sağlayacağı kazançtan da mahrum kaldığını, bu sebeple davacının 5 yıl süreli site yönetiminden elde edeceği kazanca ilişkin tazminatın da davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek davacının haklarına daha fazla halel gelmemesi açısından ve sözleşme konusu taşınmazın ve kooperatif üyeliklerinin başka bir kişiye devredildiğinde telafisi imkansız zararların doğacağı göz önüne alınarak, hakkın elde edilmesi ve telafisi zor zararların meydana gelmesinin engellenmesi açısından, davaya konu İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, 4. Levent Konaklar Mahallesi, ... Caddesi, ... Pafta, ... Ada, 678 Parsel'de kain taşınmazın (...- 2 pafta, ... Ada, 1 Parsel'in ifrazından kalan DOP fazlası yeşil alanın) ve davalı kooperatife ait ... adet üyeliğin/hissenin 3. kişilere devir ve tescilinin önlenmesi hususunda tercihen teminatsız aksi kanaat halinde ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacıya olan borçlarının hiçbirisini zamanında ifa etmeyen davalı tarafın, üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkulleri devretmek suretiyle mal kaçırma ve adres değiştirme olasılığı dikkate alınarak tercihen teminatsız aksi kanaat halinde ise uygun görülecek teminat mukabilinde başta davalının kooperatif üyeliklerine sonrasında tüm menkul ve gayrimenkul malları ile bankalarda bulunan tüm mevduatları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları başta olmak üzere haczi kabil tüm malvarlığı değerlerinin ihtiyaten haczi ile menkullerin muhafaza altına alınmasını, sözleşme edimlerinin ifasını, dava konusu taşınmazın %50 hissesinin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, davalı kooperatife ait sair üyeliklere eşit değer ve imtiyazdaki ... adet üyeliğin/hissenin borçsuz ve sair başkaca takyidattan arınmış olarak davacı lehine devrini, dava konusu taşınmazın her türlü niza, kayıt ve takyidat ile mal ve candan arınmış olarak inşaata elverişli şekilde davacıya teslimini, davalı taraf taraflar arasında akdedilen davaya konu sözleşme kapsamında yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemiş olduğundan gecikme sebebiyle tazminat talebi kapsamında 750.000,00-tl'nin doğumu anından işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesinin 25/07/2025 tarihli tensip zaptı ile dava konusu taşınmaz olan İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, 4. Levent, Konaklar mah., ... Cad., ... pafta, ... ada, 678 parselde kain taşınmazın 3.kişilere devrinin engellenmesine yönelik talebinin 1.000.000,00 teminat karşılığında kabulüne, bu hususta tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, yine davalı kooperatifin ... adet üyeliğin / hissenin dava sürecinde devri ihtimaline binaen dava konusu taşınmaz olan İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, 4. Levent, Konaklar Mah., ... Cad., ... pafta, ... ada, 678 parselde kain taşınmaza (... pafta, ... ada, 1 parsel'in ifrazından kalan dop yeşil alan) ve davalı kooperatife ait ... adet üyeliğe / hisseye yönelik "davalıdır şerhi" işlenmesi talebinin 1.000.000,00 teminatla kabulüne, bu hususta davalı şirkete ve tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin 09/09/2025 tarihli istinaf dilekçesi ile; ilk derece mahkemesi tarafından hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin doğrudan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, ret kararına ilişkin de herhangi bir gerekçeli ara karar oluşturulmadığını, bu haliyle gerekçesiz olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının emredici usul hükümlerine aykırı olduğunu, davacının alacağının rehin, ipotek vb. ile herhangi bir teminat altına alınmadığını, haricen edinilen bilgiye göre davacıya olan borçlarının hiçbirisini zamanında ifa etmeyen davalı tarafın, üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkulleri devretmek suretiyle mal kaçırma ve adres değiştirme olasılığı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılması için istinaf yoluna başvurmuştur.Davalı vekilinin 14/09/2025 tarihli istinaf dilekçesi ile; sadece dava konusu üzerine tedbir konmasının mümkün olduğunu, dolayısıyla davanın konusu üyelikler mevcut olmadığı için karar hukuka uygun olsa bile uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, davanın ve sözleşmenin tarafı olmayan kişilerin üyeliklerine tedbir konulmasının açıkça yasaya aykırı olacağını, davacının münfesih sözleşmeye dayanarak yoktan var etmeye çalıştığı haksız davasında bu yöndeki ihtiyati tedbirin yasal koşulları oluşmadığından tedbirin kararının kaldırılmasını talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Bir taşınmazın tapu kaydına konulan "davalıdır" şerhi, malikin ya da şeklen malik görünen kişinin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini hiçbir şekilde kısıtlamayıp, mülkiyetten doğan haklarını kullanmasına engel olmayacaktır. Söz konusu taşınmazla ilgili olarak bir uyuşmazlık bulunduğunu, bir davanın derdest olduğunu gösterecektir. Ve derdest davanın sonunda davacının davasında haklı çıkması halinde, haklarının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesini sağlayacaktır. "Davalıdır" şerhi sadece üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldıran bir işlev görecektir. "Davalıdır" şerhi tek başına koruma tedbiri mahiyetinde değildir. Tapu kaydına "davalıdır" şerhi işlenmesine dair verilen ara kararların 6100 sayılı Kanun'un 389 uncu ve devamı maddeleri uyarınca hukuki anlamda ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olmadığının kabulü gerekir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.07.2017 tarihli 2016/28553 E., 2017/10126 K. sayılı kararı). Bu sebeple taşınmazların tapu kaydına "davalıdır" şerhinin işlenmesine dair mahkeme kararları 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesinde öngörülen nihai kararlardan olmadığından istinaf yoluna tabi değildirler.İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Uyuşmazlıktaki ihtiyati haciz talebi bakımından, İİK md.258/3 uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddi kararının gerekçeli olması gerektiği hususu dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin gerekçesini belirtmediği ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararı yerinde olmamıştır. İhtiyati tedbir talebinin kabulü kararı da gerekçeli olarak yazılmadığı gibi, kabule göre de davalıdır şerhi ile ilgili her ne kadar teminata hükmedilmişse de davalıdır şerhi tedbir niteliğinde olmadığından teminata hükmedilmesi yerinde olmayıp taleplere ilişkin gerekçeli karar yazılmadığından davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İstinaf başvurusunun davalı vekili yönünden REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/07/2025 tarih, 2025/530 Esas sayılı tensip zaptının 12 numaralı ara kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.