İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/677 K.2024/1147

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/677 📋 K. 2024/1147 📅 13.06.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/677 Esas
KARAR NO: 2024/1147
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/264 Esas, 18.01.2024 tarihli ara karar ve 15.02.2024 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'nın yasal mirasçısı olduğunu, ...'ya ait eserlerin mali haklarının müvekkili ile beraber dava dışı ...'ya ait olduğunu, müvekkilinin kendisine ait olan mali hakları belirli bir süre çeşitli şirketler aracılığıyla kullandığını, ancak 2. FSHHM 'nin 2023/263 Esas sayılı dosyasında ikame edilen davada belirtildiği üzere, müvekkilinin iradesinin sakatlanarak baştan itibaren hükümsüz olan sözleşme ile haklarının devrettiği düşündürülerek işlem yapıldığını, murisin eserlere ilişkin mali haklarının el birliği mülkiyeti altında olduğunu, bu nedenle imzalanan devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalıların murisin hayatını konu alan filmin çekimlerine başladığını ve 2024 yılının Ocak ayında gösterime gireceğinin belirtildiğini, bahsi geçen filmde murisin eserlerinin kullanıldığı ya da kullanılacağı aşikar olup, bu eserlerin kullanılmasının murisin ve müvekkilinin haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu, bu hususta davalılara ihtar çekildiğini, ancak ihtara cevap verilmediğini belirterek, davalının fiillerinin hukuka aykırı olduğunun tespiti, davalıların muris ...'nın eserleri, icra ve yapımları üzerinde sahip olduğu mali ve manevi hakları ile bu hakların kullanma yetkisine tecavüz veya ciddi bir tecavüz tehlikesi oluşturan ...'ya ait eser, icra ve yapımların "..." isimli veya başka adla ve aynı içerikte çekeceği sinema filminde kullanılmasının, anılan eserlerin kullanılacağı bir filmin çekilmesinin, tespitinin, kısmen çekilmiş ise tamamlanmasının kamuya sunulması ve tanıtılmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının, temsilinin ve gösterilmesinin yayın veya dijital yolla umuma iletilmesinin önlenmesini, davalılar tarafından murisin hayatını konu alan filmde murise ait eserlerin kullanılması göz önüne alınarak, filmin çekilmesinin, çoğaltılmasının, yayınlanmasının ve umuma iletilmesinin engellenmesi/ önlenmesi, ihlal edilen fikri haklara tecavüzün tespiti ile tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiş, ek dilekçesi ile filmin 26/01/2024 tarihinde vizyona gireceği göz önüne alınarak filmin vizyona girmesinin engellenmesi hususunda tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada söz konusu filmde kullanılan şarkılara ilişkin hak usulüne uygun ve davacının da imza ettiğini ikrar ettiği bir sözleşmeye dayanan hak sahibi şirketten devralındığından, davacının söz konusu sözleşmeye ilişkin hak sahipliğini tespit ettirmeden şarkılara ilişkin eser sahipliğinden ötürü tecavüz iddiasında bulunamayacağını, bundan dolayı huzurdaki davayı açmakta hukuki bir yararı bulunmadığını, davacının mirasçı olması sıfatıyla hak sahibi olup mirastan doğan eserler üzerindeki haklarını bedel karşılığı ve usulüne uygun bir sözleşmeyle dava dışı 3.kişi "..."e devrettiğini, buna binaen de eserlere ilişkin kullanım haklarını devralan dava dışı "..." şirketinden de müvekkili şirketlerce kullanıma ilişkin bedel karşılığı muvafakat alındığını, davacının bu hususta kötü niyetli beyanlarda bulunduğunu, davacının kötü niyetinin kendisinin henüz senaryodan dahi bihaber olmasına rağmen, kendi kişilik haklarına dayanarak İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/33 Esas sayılı dosyasıyla dava açmasından belli olduğunu, kendisinin filmin senaryosunda kronolojik olarak ismen dahi geçmemesine rağmen, filmi kişilik haklarına saldırı bahanesiyle durdurmaya çalıştığını, sırf filmin vizyona girmesine karşı tedbir kararı alarak müvekkili şirketleri baskı altına alıp, fahiş gelir elde etmek amacıyla buna yönelik haksız davalar ikame ettiğini, bu aşamada davacının İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/33 Esas sayılı dosyasıyla açmış olduğu davanın mahkeme tarafından haksız ve kötü niyetli olduğu görülerek reddedildiğini, müvekkili şirketlerin yapmış olduğu filme merhum sanatçı ...'nın 3/4 oranındaki yasal mirasçısı ...'nın bizatihi katkı sağladığını, kendisinden eserlerin kulanımına ilişkin muvafakatin alındığını belirterek, davanın ve tedbir taleplerinin usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın dava dışı "..." isimli şirkete ihbarına ve netice olarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemenin 18/01/2024 tarihli ara kararı ile; "davanın niteliği ve bulunduğu aşamadaki mevcut deliller gözetilmekle, tedbire ilişkin talep ve sonuç kısmında belirtilen tedbir talebine ilişkin tedbir kararı verilmesi gerektiğini gösterir emarelerin bu aşamada dosya kapsamında yer almadığı, dosya arasına sunulan taraflar arasındaki mali hakların devrine ilişkin sözlemenin geçersizliğine ilişkin mahkememizin 2023/263 Esas sayılı dosyasında açılan davanın halen derdest olması, sözleşmenin hükümsüz olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir ilamın bulunmadığı, dava konusu filmde kullanılan veya kullanılacağı iddia edilen murise ait eserlerin mali hak sahibinin kim olduğunun tespitinin yargılamayı gerektirdiği, mali hak sahibinin kim olduğu hususunda mahkemece tarafların delilleri toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi gerektiği, bu aşamada mali hak sahibinin davacı taraf olduğuna ilişkin dosya kapsamında yaklaşık ispatın bulunmadığı, her ne kadar davalı mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin tüm mirasçılarla birlikte yapılması gerektiği iddiasında bulunmuş ise de, bu hususun da yargılamayı gerektirdiği, ayrıca yerleşik Yargıtay ve İstinaf da belirtildiği üzere mali hak sahipliğine ilişkin iddiaların yargılama gerektirdiği, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2023/500 Esas 2023/284 Karar, 2023/896 Esas 2023/660 Karar sayılı vb. kararları) mevcut haliyle dosyada davacının mali hak sahibi olduğuna ilişkin mahkememizce ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı kanaatine varılmakla davacının ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine " karar verilmiştir. Mahkemenin 26.01.2024 Tarihli ara kararında; "...-6100 sayılı HMK 'nın 389 ve devamı maddeleri ile 5846 sayılı FSEK'in 77. Maddesi gereğince takdiren 3.500.000,00 TL (üçmilyonbeşyüzbintürklirası) nakdi veya aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibrazı koşuluyla İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE, -Teminat yatırıldığında "..." adli filmin ve davalılar ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi tarafından "merhum ...'nın hayatını anlatan başka bir isimle" SİNEMALARDA VİZYONA GİRMESİNİN ÖNLENMESİNE, VİZYONA GİRMİŞ İSE GÖSTERİMİNİN İHTİYATİ TEDBİR YOLUYLA DURDURULMASINA, - "..." adli filmin ve davalılar ... Anonim Şirketi ve ... Ticaret Anonim Şirketi tarafından "merhum ...'nın hayatını anlatan başka bir isimle" UYDU, KABLO, HER TÜRLÜ TELEVİZYON YAYINI, CD, DVD, İNTERNET/ SOSYAL MEDYA/ DİJİTAL BÜTÜN YOLLARLA UMUMA İLETİLMESİNİN ÖNLENMESİNE, -"..." adli filmin ve davalılar ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi tarafından "merhum ...'nın hayatını anlatan başka bir isimle" FRAGMANLARININ YAYINININ SİNEMALARDA, UYDU, KABLO, HER TÜRLÜ TELEVİZYON YAYINI, CD, DVD, İNTERNET/ SOSYAL MEDYA/ DİJİTAL BÜTÜN YOLLARLA UMUMA İLETİLMESİNİN ÖNLENMESİNE, "Şeklinde karar vermiştir. Mahkemenin 15.02.2024 Tarihli ara kararında ise; "1-Mahkememizin 26/01/2024 tarihli tedbir kararına karşı davalı tarafça yapılan itirazın teminat miktarı ve tedbirin kaldırılması yönünden reddine, 2-Ters teminat verilmesine ilişkin talebin verilen tedbir kararı göz önüne alınarak reddine," şeklide karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde; Mahkemenin ara kararda "....talep ve sonuç kısmında belirtilen tedbir talebine ilişkin tedbir kararı verilmesi gerektiğini gösterir emarelerin bu aşamada dosya kapsamında yer almadığı..." ve "... mali hak sahibinin davacı taraf olduğuna ilişkin dosya kapsamında yaklaşık ispatın bulunmadığı..." şeklinde belirtilmiş ise de, mahkemenin 2023/263 Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde açıklandığı üzere merhum sanatçı...'nın iki yasal mirasçısı olduğunu, müvekkilinin tek başına sanatçının mirası olan eserlerin mali haklarını davalı şirkete devretmesinin hukuken mümkün olmadığını, davaya konu sözleşmenin hükümsüz olduğunu, kaldı ki sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse dahi, sözleşmenin 2.1 maddesi uyarınca davalı şirketin eserin mali haklarını tek başına kullanmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin açıkça eserlerin kullanımına izin vermediğini, tedbire konu filmde müvekkilinin hakkının tecavüze uğrayacağını, yaklaşık ispatın oluştuğunu, mahkemece tedbir kararı verilmesi için kesinleşmiş bir hükme gerek olmadığını, aynı mahkemenin 2023/263 Esas sayılı dosyasını birlikte değerlendirmediğini, hak sahipliği yönünden bilirkişi incelemesine gerek olmadığını, Filmde merhum sanatçı ...'nın eserlerinin kullanılacağının sabit olduğunu, tedbir kararı verilmemesi ve dava konusu filmin vizyona girmesi halinde müvekkilin hukuken korunması gereken haklarının zarar göreceğini belirterek, 18.01.2024 tarihli tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Mahkemenin 26.01.2024 Tarihli tedbir kararının ve itirazın reddi kararının yerinde olmadığını, Mahkemenin 18.01.2024 tarihli ara kararında tedbiri reddetmişken ve red gerekçesindeki hususlar çözüme kavuşmamasına rağmen 18.01.2024 tarihli gerekçeli ara kararı yok sayarcasına dosyada tekrar tedbir kararın verilmesinin usule aykırı olduğunu, Davacının kendisinin imzaladığını ikrar ettiği ve delil olarak sunduğu sözleşme gereğince hakkını devrettiğini ve davalı müvekkillerince de usulüne uygun bir şekilde filmde kullanılacak olan şarkıların haklarını davacıdan alarak elinde bulunduran dava dışı ... isimli şirketten muvafakatname ile alındığını, 1/4 mirasçı olan davacının eserler üzerindeki mirastan doğan haklarını devretmiş olup, 3/4 mirasçı ...'nın ise zaten filmin danışmanlığını yapmakta olduğunu ve şarkıların kullanılmasına muvafakati bulunduğunu, ...'nın cevap dilekçesinde belirttikleri üzere tanık olarak dosyaya bildirildiğini, ...'nın müvekkili şirketlerin düzenlemiş olduğu filmin galasında da yer aldığını, filmin başrolüyle birlikte merhum babasının şarkısını dahi seslendirdiğini, buna ilişkin haber linkini sunduklarını, Davacının mirasçı ...’nın muvafakati olmaması nedeniyle, imzaladığını ikrar ettiği sözleşmenin kesin hükümsüz olduğu iddiasına dayandığını, bu iddianın yerinde olmadığını, somut delile de dayanmadığını, Aynı Mahkemenin 2023/263 Esas dosyasıyla davacı tarafından dava dışı "..." isimli şirkete sözleşmenin gabin nedeniyle kesin hükümsüzlüğüne dayanarak açmış olduğu dava neticelenmeden bu yönde bir karar verilmesinin hatalı olduğunu, Davacının mirastan doğan hakkı her halükarda kendisinin de belirttiği üzere, el birliği mülkiyetine tabii ise davanın eserler üzerinde ¾ hak sahibi ... da dahil edilmek suretiyle açılmasının zorunlu olduğunu, diğer mirasçı dahil edilmeden dava açılmasının dava şartı noksanlığı olup, davanın usulden reddi gerekirken, aniden tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, 18.01.2024 tarihli gerekçeli ara karardan bu yana tedbir verilmesini gerektirecek davacı lehine hiçbir yeni husus olmadığını, mahkemenin 3 gün içinde 2 bilirkişi raporu aldığını, 24.01.2024 tarihli bilirkişi raporuyla "1. ... isimli filmde kullanılacak ...’ya ait müzik eserleri üzerindeki mali hakların ¼’ü’nün davacı, ¾’ünün dava dışı ...’ya intikal etmesi, davacının eserler üzerindeki mali haklarını ... Yap.Org. AŞ’ye devretmesi (davacının gabin iddiası yargılamayı gerektirmekle bu iddianın haklı olup olmadığı hususunda açılmış başka bir dava söz konusu olup bu davada yargılama devam etmekle herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır), ... Yap.Org. AŞ’nin ise bu devire dayalı olarak eserlerin davaya konu filmde kullanılması yönünde davalılara muvafakatname vermesi dikkate alındığında herhangi bir izinsiz kullanım hususunun söz konusu olmadığı, 2. Davacı taraf davaya konu eserler üzerinde ¾ oranında pay sahibi olan ...’dan izin alınmaması nedeniyle kendi yaptıkları devirlerin geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de dosya kapsamında ... tarafından bu yönde açılmış bir davaya ilişkin delile rastlanmadığı, TMK 640 ve HMK 59 gereği diğer mirasçının davaya dahil edilip edilmeyeceği hususundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı," şeklinde görüş belirtildiğini, Davacıdan hakları sözleşmeyle devralan dava dışı 3.şahıs ... isimli şirketçe MESAM tarafından yapılan telif ödemelerinin de bu şirkete yapıldığının bildirildiğini, Davacının filmin vizyona girmesinden hemen önce bu davayı açmasında kötü niyet olduğu açık olup, hiçbir somut delil olmadığını, Esasen 2. raporun yalnızca filmde kullanılacak şarkılara ilişkin kullanılıp kullanılmadığına ilişkin tespitleri içerdiğini, ancak bu hususta rapor alınmasını gerektirecek bir husus olmadığını, kendilerinin bazı şarkıların filmde kullanılacağı zaten belirttiklerini, filmin fragmanının yayınlandığını, şarkıların fragmanda dahi göründüğünü, MESAM tarafından ...'nın eserlerinin kullanımına ilişkin izin vermeye kimlerin yetkili ve kayıtlı olduğuna ilişkin talep edilen müzekkereye verilen cevapta da "...’ya ait eserler MESAM koruması altındadır. Muhtar ... varisi ... ile ... A.Ş. arasında edisyon anlaşması bulunmaktadır. Muhtar ...’nm diğer mirasçısı ... sahibi olduğu 1/4' lük hakkını üyemiz ... Yay. Org. A.Ş.’ye devir etmiştir. Muhtar ... eserleri hakkında; ... adına ... A.Ş. ve ... Yay. Org. A.Ş. münhasıran izin vermeye yetkilidir." şeklinde belirtildiğini, Bu nedenle senaryo üzerinden inceleme yapılmak suretiyle şarkıların kullanılması nedeniyle tecavüzün oluşacağı hususuna yönelik gerekçenin hatalı olduğunu, kullanımın hukuka uygun olduğunu, film durdurulduğundan davalı müvekkillerinin mağdur olduğunu, davaya konu uyuşmazlığı esastan çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, Tedbir kararına katılmamakla birlikte, tedbir kararı kaldırılmayacaksa da davalı müvekkili şirketlere 90 Milyon TL’ye mal olan filmin zararına karşılık olarak 3.500.000 TL gibi cüzi bir teminat takdir edilmesinin hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğundan, bu yönü ile de karara itiraz ettiklerini, itirazın reddedildiğini, ters teminat talebinin de reddedildiğini, davacının kendisi dahi buna muvafakat ettiyse de Yerel Mahkemece talebin reddedildiğini, tedbir kararının hatalı olduğunu belirterek, öncelikle tedbirin kaldırılmasını, aksi halde ters teminata hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiası ile açılan tecavüzün tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin 18/01/2024 tarihli ara kararında ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur. İlk derece mahkemesinin 26/01/2024 tarihli ara kararında ise, ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmiş, ihtiyati tedbire itiraz ise 15/02/2024 tarihli ara karar ile reddedilmiştir. Bu ara karara karşı ise davalılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı, merhum sanatçı ...'nın eserlerinin izinsiz olarak filmde kullanılmasının FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklara ihlal mahiyetinde olduğunu ileri sürmüş, davalılar ise kullanımların hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Dosyada davacı ile dava dışı ...Şirketi arasındaki 03/12/2018 tarihli mali hak devir sözleşmesi ve davalı yanca sunulan ...Şirketi'ne atfen imza bulunan muvakafatname mevcuttur. Davacı mali hak devrine ilişkin sözleşmenin geçersizliği iddiası yönünden ilk derece mahkemesinin 2023/263 Esas sayılı dosyası ile dava açarak eserlerin sinema eserinde kullanılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş, mahkemece tedbir istemi reddedilmiş, istinaf incelemesi neticesinde ise İstanbul BAM 44.HD'nin 2024/340E, 2024/655Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bu aşamada davacının mali hak devir sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin davasının derdest olduğu, davalılar vekilinin aşamalardaki savunmasında murisin diğer mirasçısı olan oğlu ...'nın eserlerin kullanılmasına muvafakati olduğunu iddia ederek, taraf teşkiline ilişkin de itirazda bulunduğu dikkate alındığında, iddia ve savunmanın kapsamı, tarafların hak ve menfaat dengesi, derdest dava dosyasına göre FSEK 77, HMK 395/1.maddeleri gereğince ters tedbire hükmedilmesi dosya kapsamına uygun düşeceğinden, bu yönde karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesinin 15/02/2024 tarihli ara kararın kaldırılması gerekmiştir. Dairemizce teminat takdir edilirken, davacının iddiasının eserlerin kullanımına ilişkin olması, eser sayısı, somut delil duruma göre 3.500.000,00 TL teminatın dosya kapsamına uygun düştüğü dikkate alınarak 3.500.000,00 TL teminat belirlenmiştir. Açıklanan nedenle davalılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin 18/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı yönünden davacı vekili istinafa başvurmuş ise de; mahkemenin 26/01/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire hükmedilmekle istinaf istemi konusuz kaldığı gibi Dairemizin iş bu kararı ile ters tedbire hükmolunmuş olmakla 18/01/2024 tarihli ara karar yönünden davacı vekilinin istinaf istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle davalılar vekilinin istinafının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin 15/02/2024 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının kaldırılmasına, davalıların ihtiyati tedbire itirazının kısmen kabulü ile, 26/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak ters tedbire hükmedilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, - Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/264 Esas sayılı dosyasındaki 15/02/2024 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA, - Davalıların ihtiyati tedbire itirazlarının KISMEN KABULÜNE, -İlk derece mahkemesinin 26/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, - FSEK 77.md ve HMK 395/1 maddesi gereğince davalılar tarafından 3.5000.000,00 TL nakdi ya da gayrı nakdi teminatın kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde mahkemeye depo edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, - HMK 393/1. maddesi gereğince kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağının davacı tarafa ihtarına, (ihtar mahiyetinde kararın tebliğine) 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; -İstinaf istemi kısmen kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan maktu istinaf harcının istek halinde davalılara iadesine, - İstinaf istemi konusuz kalan davacı yanca yatırılan maktu ve başvuru istinaf harcının istek halinde davacıya iadesine, -İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 437,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.606,90- TL'nin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, -Davacının istinaf istemi konusuz kaldığından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/06/2024