İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/523 K.2024/1118
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/523
KARAR NO: 2024/1118
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 17/12/2019
NUMARASI: 2016/238 Esas, 2019/1256 Karar
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde sağlık sigortası ile sigortalı ...'ın 07/04/2015 tarihinde ... plakalı araç içerisinde seyir halindeyken davalı ... AŞ'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsü ve işleteni ...'un kusuru ile meydana gelen trafik kazasında zarar görerek tedavi olduğunu, müvekkili şirket tarafından 60.751,74 TL tedavi gideri ödendiğini belirterek bu bedelin 07/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanunun 93/1 maddesi uyarınca, sağlık hizmet bedellerine ilişkin alacak hakkının ve buna bağlı talep hakkının üçüncü kişilere devrinin yasaklandığını, dava şartı niteliğinde olan kuruma müracaat şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, görevli Mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, davacının, trafik kazası sonucu oluşan tedavi giderlerini kazazede ile kendi arasında yaptığı özel sağlık sigortası kapsamında ödediğini, yönetmeliğin 7. maddesine göre, özel sağlık sigortası kapsamında ödenen tedavi giderlerinin 6111 kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin tedavi giderlerinden aldığı tüm primleri SGK'ya aktarmış olması karşısında başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen alacak kalemlerinden bir kısmının doğrudan zarar ile ilgili olmayıp dolaylı zarar statüsünde olduğunu, dolaylı zararların Genel Şartların A-3 maddesinin "b" bendi gereği teminat dışı olduğunu, ayrıca ödemelerin sağlık poliçesi kapsamında tetkik ve tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle husumetten aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin meydana gelen kaza neticesinde olay yerinde hayatını kaybettiğini, tedavi gideri talebinden sorumlulukları bulunmayan müvekkilleri yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile getirilen değişiklik sonucunda tedavi giderlerinden SGK'nın kusursuz olarak sorumlu olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 24/09/2019 tarih 2018/6568 Esas 2019/5419 Karar sayılı ilamı uyarınca ve 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nun 98. maddesinin Danıştay 15. Dairesinin 16/03/2016 tarih ve 2013/7713 Esas 2016/1779 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, buna göre davalı SGK'nın trafik kazası nedeni ile yapılan tedavi giderlerinin tamamından sorumlu olduğu, bu nedenle diğer davalıların sorumluluklarının bulunmadığı, talep edilecek faizin 17/11/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, 60.751,74 TL'nin 17/11/2015 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine, davalılar ...Sigorta A.Ş. ve muris ... mirasçıları davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davalı SGK vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacı ile müvekkili kurum arasında sigorta sözleşmesi bulunmadığını, tedavi bedellerinin rücuen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının sigortalısının acil sağlık hizmetini trafik kazası nedeniyle almış olması müvekkili kurumun sunulan sağlık hizmeti yönünden sorumluluğunu SUT kapsamı dışında genişletmediğini, 2918 sayılı Kanunun 98. maddesi ile trafik kazası sonucu sunulan sağlık hizmetlerinden kimin sorumlu olduğuna dair uygulamada yaşanan sıkıntıların ortadan kaldırılarak trafik kazası sonucu tedavi hizmeti alması gereken kişilerin sağlık hizmeti almasında yaşadıkları sıkıntıların giderilmesinin amaçlandığını, yapılan düzenleme ile sunulan sağlık hizmetlerinin hiçbir sınırlamaya tabi olmadan müvekkili kurum tarafından karşılanacağının kabul edilmesi, ayrıca trafik kazası nedeniyle alınan ilave ücretin, diğer acil hallerde alınamayacağının kabul edilmesi açık bir çelişki olduğu gibi sağlık hizmetinin sunulması bakımından da kişiler arasında ayrıcalık oluşmasının kabul edilmesi anlamına geleceğini, bunun ise eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğundan yasanın amacına aykırı olduğunu, müvekkili kurum harçtan muaf olmasına rağmen müvekkili kurum aleyhine harç yönünden hüküm kurulmasının ve harcın yargılama giderine dahil edilerek müvekkil kuruma yükletilmesinin doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle ödenen tedavi giderinin Sağlık Sigorta Poliçesi kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağından 07/04/2015 tarihinde davacı şirketin sigortalısı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'un sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın kaza yapması neticesinde davacının sigortalısının yaralandığının ve ...'un kazada kusurlu olduğunun anlaşıldığı, dava dışı ...'ın davacı şirket nezdinde 01/08/2014-01/08/2015 tarihleri arasında ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, tedavisinin ... Hastanesinde yapıldığı, sigortalısının tedavi giderleri için davacı şirketin ilgili hastaneye farklı tarihlerde toplam 59.496,44 TL ödeme yaptığı, davacı şirketin, sigortalısına ise farklı tarihlerde toplam 1.255,30 TL ödeme yaptığı, buna göre davacı şirket tarafından tedavi sebebiyle toplamda 60.751,74 TL ödeme yapıldığı ve bu bedelin rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi heyetinden rapor alındığı görülmüştür. Davalı ...'un davadan önce vefat etmesi sebebiyle mirasçılarının davaya dahil edildiği görülmüştür. Davalı SGK vekili istinaf başvurusunda Mahkemenin görevli olmadığını ileri sürmüş ise de, SGK ile birlikte ZMMS sigortacısı şirket de dava edildiğinden uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olup bu hususa yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir. 6111 Sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" başlıklı 98. maddesinin 1. fıkrasında "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, ..., bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez." hükmü düzenlemiştir. 6111 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ise "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri ... tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer..." şeklinde hüküm içermektedir. Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi 2013/773 Esas ve 14/11/2013 tarihli kararı ile önce Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiş olup akabinde 2013/773 Esas 2016/1779 Karar ve 16/03/2016 tarihli karar ile ise, dava konusu Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "... Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. İstinaf incelemesi HMK'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, SGK'nın sorumluluğu yönünden tedavi giderlerinin SUT hükümleri kapsamında değerlendirilerek hesaplama yapılması doğru değildir. Bunun yanında bilirkişi raporunda ayrıca hasta dosyasındaki yatış ve çıkışların davaya konu trafik kazası sonucu yaralanma ile ilgili olduğu, yapılan tedavilerin trafik kazasında yaralanmaya yönelik ve uygun tedaviler olduğu da belirtilmiştir. Bu durumda davanın, 6111 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığının anlaşılmasına göre 6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği davalı SGK trafik kazası sebebiyle yapılan tedavi giderlerinin tamamından sorumludur. Bu nedenle Mahkemece, bilirkişi tarafından SUT hükümlerine göre yapılan hesaplamaya itibar edilmeyerek davalı SGK'nın tüm tedavi giderlerinden sorumlu tutulmak suretiyle tesis edilen karar isabetli olduğundan davalı SGK'nın istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Öte yandan davalı SGK harçtan muaf olup bakiye harcın SGK'dan tahsiline yönelik "3" numaralı hüküm fıkrası Mahkemenin 03/02/2021 tarihli tavzih kararı ile düzeltilerek bakiye harcın hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de, "4" numaralı hüküm fıkrasında davacı tarafından yatırılan 1.037,49 TL peşin harcın davalı SGK'dan yargılama gideri olarak tahsiline yönelik hüküm tesis edilmesi yerinde olmadığından istinaf başvurusu bu yönden yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle hükmedilen harç yönünden kısmen kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin 17/12/2019 tarihli kararı ile infazda tereddüt yaratmaması açısından 03/02/2021 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davalı SGK yönünden davanın kabulüne; diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KISMEN KABULÜNE, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/238 Esas, 2019/1256 Karar ve 17/12/2019 tarihli kararı ile 03/02/2021 tarihli tavzih kararının HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın KABULÜNE, 60.751,74 TL'nin 17/11/2015 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı SGK'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ile muris ... mirasçıları davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın REDDİNE, 4-Harçtan muaf olan davalı SGK'dan harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.037,49 TL peşin harcın davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan 2.418,50 TL yargılama giderinin davalı SGK'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının diğer davalılar yönünden yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Hükmün kaldırılma nedeni ve istinafa gelenin sıfatı gözetilerek, davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 7.032,69 TL avukatlık ücretinin davalı ... Başkanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, 8-Hükmün kaldırılma nedeni ve istinafa gelenin sıfatı gözetilerek, davalılar ..., ..., ... ve ... ile ... yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 7.032,69 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, İstinaf Giderleri Yönünden;9-Harçtan muaf olan davalı SGK'dan harç alınmasına yer olmadığına, 10-Hükmün kaldırılma nedeni gözetildiğinde davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,11-Davalı SGK tarafından karşılanan 32,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı SGK'ya VERİLMESİNE, 12-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10/10/2024