İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/749 K.2024/758
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/749
KARAR NO: 2024/758
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2023
NUMARASI: 2023/459 D.İş E - 2023/465 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden/vekili dilekçesinde özetle; "Borçlular ''... Mahallesi, ... Sokak No:... Fatih İstanbul" adresinde işyeri (otel) işletmektedir. Müvekkil kurum görevlilerince 20.11.2023 'te yapılan kontrolde, borçlu ...'ın ''dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullandığı'' tespit edilmiştir (Ek:1 Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı) ve dosya kapsamındaki ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiştir. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/438 D.iş sayılı tedbir dosyasında ...'ın da fiili kullanıcı olduğu ikrar edilmiş olduğundan, borçluların müşterek müteselsil sorumluluğu açık ve tartışmasızdır. Alacağımızı ve haklılığımızı gösteren belgeler ve fatura dosyaya ibraz edilmiştir. Yargıtay kararları uyarınca kaçak zaptı aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerdendir. (Yargıtay 3. HD 2013/16901 E, 2014/1488 K. Ve 2015/16315 E, 2017/3321 K. Sayılı ilamlar)Yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca 11.12.2023 son ödeme tarihli kaçak tahakkukları düzenlenmiştir. 498.093,61-TL ve 235.912,15-TL kaçak tahakkuklarının son ödeme tarihi geçmiş, alacak muaccel hale gelmiştir. Borçlular tarafından yalnızca kısmi 200.000,00-TL ödeme yapılmıştır. Müvekkil şirketin pek çok dosyasında karşılaştığımız üzere benzer işyerleri kayba karışmakta ve erişilememektedir. Müvekkil şirket personelince çevreden edilen bilgilere göre; borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, müvekkilin daha fazla mağduriyetine sebebiyet verilmemesi adına Sayın Mahkemenizce öncelikle teminatsız olarak, gereğinde %115 teminat karşılığı ile de olsa borçluların, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ediyoruz. Zira İİK'nun "ihtiyati haciz şartları" başlıklı 257. Maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilerek kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere dava konusu olayda ihtiyati haciz şartları oluşmuştur. Öte yandan borca dayanak fatura kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olup, alacağımız haksız fiile dayanmaktadır. Haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında İİK 257. maddesine göre kanunen aranan ihtiyati haciz şartları oluşmuştur. (Yargıtay 17. HD 2016/7640E., 2019/2530 K.) Düzenlenen faturalar EPDK mevzuatına uygun olarak tanzim edilmiş olmakla, kanunen aranan yaklaşık ispat şartı fazlasıyla sağlanmıştır. Kaldı ki; geçici hukuki koruma olan ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüş olup, tarafımızca da gereğinde %115 teminat karşılığı talepte bulunulmuştur. Borçlular, abonelik üzerinden yasal düzlemde elektrik kullanmak yerine kötü niyetli olarak 'dağıtım sistemine müdahale ederek, ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksisin' kaçak elektrik kullanmıştır. Borçluların işlettiği iş yerinin esas sermayesi elektrik olup, borçlular yüklü miktarda iş yapıp, bunun karşılığını hiçbir şekilde ödememiştir. Kaçak elektrik kullanımının bir bankadan karşılıksız kredi kullanılmasından farkı yoktur. Kredi konusu para kaldıraçlı piyasada sanal olarak 1'e 10 olarak var edilir ve bankalar kolaylıkla sanal paradan vazgeçerek varlık yönetimine aktarabilir ve sonuçta zarar görmez iken; elektrik somut olup üretimi ciddi maliyet gerektirmektedir. Müvekkil şirket de elektriği bu maliyeti ödeyerek alır ve kaldıraç bulunmadığı için katlayarak satamaz, yani birebirdir. Bunun karşılığında tüketiciler tedbir yoluyla elektrik kullanabiliyor iken, tedbir yoluyla banka kredisi kullanamazlar. Ne ki, elektrik paradan daha kıymetli, somut varlıktır. İleride yapılacak takip ve dava sonucunda haklı çıkmamız mukadder ise, yıllar sonra borçlunun hangi şartlarda olacağı meçhul bulunduğu gibi müvekkil yönünden telafi edilemez zarara neden olacaktır. Bu nedenle gereğinde %115 teminat karşılığı ile ihtiyati haciz talep etmekteyiz. Her ne kadar davalı işyeri (otel) işletmekte olup mahkemeniz görevlidir. Alacaklı adresi ve haksız fiil hükümleri itibariyle mahkemeniz yetkili ve görevlidir. Borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda bulunan hak ve alacaklarından borca yetecek kadarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçlu taraflara yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. Ödenmeyen kaçak elektrik fatura bedeline yönelik ihtiyati haciz talep edilmiştir. Mahkeme, talep konusu alacağın tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı olması, bu nedenle kaçak kullanımın varlık ve kulanım var ise miktarının yargılama sonucu belirleneceği bu aşamada alacağın varlığına delil olacak başka bir delil sunulmadığı gibi yaklaşık ispat koşulunun varlığına da kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle; "İhtiyati haciz talebinin reddine" istinafı kabil olmak üzere karar vermiştir. Kararı ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; borçlular "... Mahallesi, ... Sk. No:... Sultanahmet İstanbul adresinde işyeri (otel) işlettiğini, müvekkil kurum görevlilerince 28.11.2023'te yapılan kontrolde, borçlu ...'ın "dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullandığı" tespit edildiğini, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca 11.12.2023 son ödeme tarihli kaçak tahakkukları düzenlendiğini, 498.093,61-TL ve 235.912,15-TL kaçak tahakkuklarının son ödeme tarihi geçmiş, alacak muaccel hale geldiğini, borçlular tarafından yalnızca kısmi 200.000,00-TL ödeme yapıldığını, son ödeme tarihi geçen faturaya dair Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla başlanan takipte, borçlu yanlar haksız ve mesnetsiz itirazları ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, ancak; müvekkil şirketin pek çok dosyasında karşılaştığımız üzere benzer işyerleri kayba karışmakta ve erişilemediğini, müvekkil şirket personelince çevreden edilen bilgilere göre de; borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, (gerekiyorsa %115 oranında) uygun görülecek teminat karşılığı, borçlu davalıların, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haczine karar verilmesi, ilk derece mahkemesinden talep edilmiş ise de ilk derece mahkemesince talebimiz reddedildiğini, takibe dayanak fatura kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olup, alacağımız haksız fiile dayanmaktadır. Haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında İİK 257. maddesine göre kanunen aranan ihtiyati haciz şartları oluştuğunu, İlk derece mahkemesinin gerekçesine baktığımızda, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçe gösterilmiş ise de, alacağın varlığı kaçak elektrik tespit tutanağı ve fatura ile sabit olduğunu, düzenlenen fatura EPDK mevzuatına uygun olarak tanzim edilmiş olmakla, borçlu tarafından da faturalara itiraz edilmemiştir. Kanunen aranan yaklaşık ispat şartı fazlasıyla sağlandığını, kaldı ki; geçici hukuki koruma olan ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüş olup, tarafımızca da gereğinde %115 teminat karşılığı talepte bulunulduğunu, İlk derece mahkemesi kararına bakıldığında, yasal şartları oluşmasına karşın talebimizin reddedildiğini, ilk derece mahkemesince verilen red kararı usul ve yasaya aykırı olmakla, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, gereğinde %115 teminat karşılığı ile ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; İİK'nun İhtiyati haciz şartları başlıklı 257.maddesinde ; " Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay 23.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2016/5783 E. 2016/4664 K.sayılı kararında "Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nun 257 vd. maddeleri gereğince para borcu alacaklısı rehinle temin edilmemiş bir alacağı için borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacaklarını haczettirebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmemekte olup, mahkemenin alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterlidir (İİK'nun 258/1- gerçeğe benzerlik karinesi). Somut olayda, talep eden alacağının dayanağı olarak tek taraflı olarak düzenlediği sözleşmeye da- yalı faturayı göstermiştir. Bu durumda, mahkemeye alacağın varlığına kanaat getirilecek yeterli delil sunulmadığından, ihtiyati haciz kararının koşulları mevcut değildir. Mahkemece, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir" denilmiştir. Eldeki dosya kaçak elektrik kullanım bedeli yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir. İhtiyati hacze konu alacak tek taraflı olarak düzenlenen tutanağa dayalı faturadan kaynaklanmaktadır. Alacağın varlığı noktasında dosyaya sunulan fotoğraflar ve video kaydı da " yaklaşık ispat"a elverişli değildir. Uyuşmazlık konusu haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımına ilişkin olup yargılamaya muhtaçtır. Eldeki dosyada yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/03/2024