İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2024/2173 K.2024/1634
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/2173
KARAR NO: 2024/1634
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 05/03/2024
NUMARASI: 2024/62 (E) - 2024/204 (K)
DAVANIN KONUSU: Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/5657 D. İş - 2019/92 (K) sayılı kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28/03/2022 tarih ve 2021/11302 (E) - 2022/5957 (K) sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, davacı müteveffanın 19/02/2020 tarihinde vefat ettiğini, davacının farazi bakiye ömür süresine göre hesaplama yapıldığını, davacının yargılama sırasında vefat ettiği dikkate alındığında yapılan bu hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının yargılama sırasında vefat etmesi ve lehine fazladan otuz sekiz yıl hesaplama yapılmasının hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiğini ve yargılamanın yenilenmesi için yeterli bir neden olduğunu, hakkında Güroymak İcra Dairesinin ... (E) sayılı dosyasıyla takip başlatılan davacının haciz ve borç tehdidi altında olduğunu, müvekkili aleyhine hukuka aykırı verilen ve kesinleşen kararın icrasının durdurulması ile Güroymak İcra Dairesinin ... (E) sayılı dosyası için tehiri icra kararı verilmesini, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edilerek, talepleri yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin açılan dava devam ederken Yargıtay kararından önce vefat ettiğini, Yargıtay incelemesinden geçen davanın yargılamanın iadesi olarak değerlendirilemeyeceğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 25/4. maddesine göre manevi tazminat istemi miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçemeyeceğinden davalı müvekkili vefat etmiş olsa bile mirasçıların manevi tazminat talebinde bulunabileceğini, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine, davacının kesinleşen hakem kararına ilişkin icranın durdurulması ve Güroymak İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyası için tedbir kararı verilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 31/10/2023 tarihli ve ... (E)- ... (K) sayılı sayılı kararıyla; "Sigorta Tahkim kararlarının dışındaki hakem kararlarının iptali davaları bakımından öngörülen ve kıyasen yargılamanın iadesini yapacak mahkeme yönünden de uygulanması gereken HMK'nin 439/1 maddesinde 'tahkim yeri bölge adliye mahkemesi'nden söz edildiği, dolayısıyla yargılamanın iadesi davasında Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla görevli olduğu, yargılamanın iadesi talebinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesince görülerek sonuçlandırılması gerektiğinden, istinafa konu kararı veren İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince bu kez kaldırma kararı doğrultusunda görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmemesi üzerine davacı vekilinin 23/05/2024 tarihli tahrik dilekçesi doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesince dosya Dairemize gönderilirken istinaf formu düzenlenmiş, dolayısıyla dosya Dairemizin istinaf esasına kayıt edilmiştir. Oysa ilk derece mahkemesinin kararı bir görevsizlik kararı olup bu görevsizlik kararı üzerine dosyanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla ve Dairemizin ilk derece esasına kayıt edilmesi ve Dairemizce de ilk derece mahkemesi sıfatıyla dosyanın ele alınması gerekmektedir. Ancak, yukarıda ifade edildiği üzere, dosyanın istinaf başvuru formu düzenlenip istinaf esasına kayıt edilmesi nedeniyle bu esasın kapatılarak dosyanın Dairemizin ilk derece esasına kayıt edilmesi teknik olarak olanaksız olduğundan, dosyanın geri çevrilmesi suretiyle istinaf esasının kapatılmasına, İlk Derece Mahkemesince dosyanın, istinaf formu düzenlenmeksizin, davacı vekilinin 23/05/2024 tarihli dilekçesi doğrultusunda, ilk derece mahkemesi esasımıza kayıt edilmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi gerekmektedir. Buna göre;
KARAR: Dosyanın, yukarıda belirtilen işlemler [istinaf formu düzenlenmeksizin, davacı vekilinin 23/05/2024 tarihli dilekçesi doğrultusunda, ilk derece mahkemesi esasımıza kayıt edilmek üzere ve istinaf formu düzenlenmeksizin Dairemizin ilk derece esasına kayıt edilmek üzere yeniden Dairemize (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Tevzi Bürosuna) gönderilmesi] yapılmasını teminen mahkemesine geri çevrilmesine, Dosya esasının bu şekilde kapatılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2024