İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1548 K.2024/1896
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1548
KARAR NO: 2024/1896
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 13.06.2024
NUMARASI: 2023/224 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 23/10/2023 TARİH 2023/185 D.İŞ 2024/21 K. SAYILI DOSYASINDA İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/10/2023 tarih 2023/185 Değişik İş 2024/21 Karar sayılı dosyasında, "davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, ileride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafaça takdiren 200.000,00 TL (ikiyüzbintürk lirası) nakdi teminat yatırılmasına veya muhteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile marka ihlalleri yönünden davalıların merkezi olan "... Mah. ... Sok. No:... Kat:... D:... Ankara " adresainde "..." , "...", "... GAYRİMENKUL" ve "... GAYRİMENKUL" ibaresi bulunan tüm mal, tabela, afiş, levhalara EL KONULMASINA, MUHAFAZA ALTINDA ALINMASINA, davalılar ve yetkililerinin aksine karr verilinceye kadar unvan, mal ve hizmetlerde "...", "..." içeren ibare ve sembollerin kullanmamasına internet siteleri yönünden; http://....com/; https://www....com.tr/tr-tr/... /...; https://... com/; https://... .com/..., https://www....com/...-...-..., https://....comtr/iletisim/ https://...com.tr adreslerine erişim engeli konulmasına bu hususta erişim sağlayıcıları birliğine müzekkere yazılmasına," şeklinde karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden karşı yan vekili; tedbir kararının hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 13.06.2024 tarihli ara karar ile; ''23/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine,'' karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Karşı yan vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin 29 Ekim 2019 tarihinde, Ankara'da ... A.Ş. ticaret unvanı ile kurulmuş olup kuruluşu ile birlikte ... ile yapılan franchising anlaşması neticesinde bu marka altında gayrimenkul alanında faaliyetlerde bulunduğunu, Mahkemece her ne kadar söz konusu markanın müvekkili şirketin faaliyet alanı olan 36. sınıfta tescil edildiği gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiş ise de söz konusu marka için tescil başvurusunun müvekkili şirketin kuruluşundan çok çok sonra 03.02.2023 tarihinde yapıldığını, "..." markasının davacı tarafın tekelinde olmayıp ondan çok daha önce üçüncü kişiler tarafından Türk Patent'e tescil başvurusunda bulunulduğunu, Davacı şirket adına "... " adıyla tescil edilmiş bir marka bulunmadığından 6769 sayılı SMK'nın 7. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen; tescile bağlı bir hukuki korumadan söz edilemeyeceğini, Bütün bunlarla birlikte müvekkili şirketin, davacının dilekçesinde de sunduğu gibi aslında iş ve işlemlerinde "..." ibaresini değil " ..." ibaresini ya da "..." ibaresini kullandığını, ... bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerin tamamında olduğu gibi müvekkili şirketin de diğer ... şubelerinin yaptığı gibi ayırtıcı ek aldığını, "... " firmasının da "... Mah. ...yolu ... Km No:.., Merkezi ... Blok ... Kat No:... Çankaya / Ankara" adresinde yani ... Merkezinde faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla müşterilerinin ulaşımı ve ayırt edici olması bakımından "..." ibaresine ek olarak "..." ibaresini kullandığını, Yine davacının sunmuş olduğu dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere müvekkili şirkete ait sanal ortamdaki tüm reklam broşürlerinde, şirkete ait internet sitelerinde "..." ibaresi ve "..." ibaresinin ön planda tutulduğunu, Davacı markasının tanınmış olmadığını, Davacı taraf seri marka olgusundan bahsetse de iddia ettiği markaların birçoğunun seri olmayacak nitelikte farklı olup birçoğunun da 2013 yılı ve sonrasına ait olduğunu, oysa Yargıtay'ın, 2008 tarihli bir kararında (Yarg. 11. HD. T. 14.11.2008 E. 2008/11505 K. 2008/12839 ) yaklaşık otuz yıllık süreyi seri marka için ancak yeterli gördüğünü, Müvekkil şirket ile davacı şirketin geçmişinin çok daha eskiye dayandığını, hatta daha sonraları müvekkili şirketin, davacı şirket taşınmazlarının satışı konusunda da komisyonculuk faaliyetlerini de yürüttüğünü, dolayısıyla mahkemece aksi kanaatte bulunulması halinde dahi davacı şirketin "..." ibaresini kullanmasına zımnen muvafakati bulunduğunu, Davacı tarafın, müvekkili şirketi çok uzun zamandır bilmekte olup açıkça kötü niyetli olduğunu, Marka hukuku açısından koruma sağlayan ihtiyati tedbirde, bir hakkın varlığının ancak markanın tescil edilmesiyle ortaya çıkacak olup, ihtiyati tedbirin ancak markanın tescilinden sonra istenebileceğini, Müvekkili şirkete verilen tedbir kararı doğrultusunda müvekkili şirketin markasal kullanımına son verdiğini, bu yüzden ciddi bir şekilde ekonomik darboğaza girdiğini beyan ederek Mahkemece tedbire itirazın reddine dair verilen kararın kaldırılmasına karar verilemesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep, İlk Derece Mahkemesince 13.06.2024 tarihli ara karar ile; ''ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine,'' dair ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesinden ibarettir. Davacı vekili; müvekkilinin TPE nezdinde tescilli “...” ve “...” ibareli tanınmış birçok seri markasının bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ve “...” ibareli kullanımları bulunduğunu, davalının kullanımlarının müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu iddia etmiş, marka hakkına tecavüzün tespiti ile tazminat istemli davada, davalı kullanımlarının tedbiren önlenmesi ve durdurulmasını talep etmiş, Mahkemece tedbirin kabulüne, sonrasında tedbire yönelik itirazın reddine dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan delillere, marka kayıtlarına, değişik iş dosyasındaki tespitlere, bilirkişi raporuna ve ticaret sicil kayıtlarına göre; davacı şirketin ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalı tarafça davacının tescilli markası kapsamında bulunan 36. Sınıfta ... ibaresi ile faaliyette bulunduğu, markalar karşılaştırıldığında esas unsuru ... ibaresi olup, davalı kullanımlarının faaliyet alnı itibariyle iltibas tehlikesi oluşturabileceği hususunda yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmiş olduğu, ilk derece mahkemesince tedbire itirazın reddine yönelik olarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olmakla, davalı karşı yan vekilince ileri sürülen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13.06.2024 tarih ve 2023/224 E. sayılı ara kararına karşı davalı karşı yan vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı karşı yan tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024