İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/1099 K.2025/644
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1099
KARAR NO:2025/644
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/981
KARAR NO:2024/451
DAVA TARİHİ:11/10/2023
KARAR TARİHİ:08/05/2024
DAVA:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ:04/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında18/11/2011 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapımı ve hasılat paylaşımı sözleşmesi aktedildiğini, ana sözleşmesinin 3.maddesinde hasılat paylaşım oranı olarak müvekkile ait olacak miktarın satış bedelinin KDV hariç % 46 iken sonrasında taraflar arasında yapılan ek protokol ile müvekkilinin payının KDV hariç % 42,64 olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği taşınmazı sözleşmenin hasılat paylaşımı sözleşmesi olması nedeniyle davalı şirkete devrederek inşaata başladığını, üzerine yalnızca 55.000.000 TL arsa satış bedeli teminat ipoteği konduğunu, inşaatın 2 blok halinde planlandığını, B blok ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, A Blok olarak tanımlanan binada davalının düşünce değişikliği yaparak bloktaki 5 katı otel olarak işletmek üzere düzenlediğini ve tarafların geçen zaman içinde yapılan ek sözleşmelerle bazı hususlarda mutabık kalarak inşaatın yapıldığını, davalı şirketin ekonomik sıkıntıda olması nedeniyle belirli bir dönem için satılan dairelerin bedellerinden müvekkiline düşen kısmı da ödemeyerek satış bedellerinin tamamını kendi uhdesinde tutarak şirket masraf ve giderlerini karşılama teklifinde bulunduğunu, bu teklifin müvekkili tarafından 5.maddede belirtilen şartla kabul ettiğini, bu dönemde satış bedellerinin tamamını davalının aldığını, ekonomik sorunlarını bu yolla aştıktan sonra da satılan bağımsız bölümlerin bedellerini müvekkiline ödememeye başladığını, taraflar arasında düzenlenen ve ana sözleşmenin 11. Ve 13. maddesini tadil eden Beyoğlu ... Noterliğinin 09/03/2022 tarih ve... Yev no.lu tadil sözleşmesi uyarınca davalı bu dairelerin satış bedellerinin tamamını kendisi aldıktan sonra müvekkili hissesine düşmesi gereken bölüm ve daire sayısının davalının beyanı doğrultusunda 09/03/2022 tarihi itibariyle 118 daire olarak hesaplandığını, "a-kalan 118 dairenin tamamının rayiç bedeller üzerinden satış gelirinin müvekkiline ait olacağı, b-satılamayan dairelerin ise en geç 31/12/2025 tarihine kadar müvekkiline devir tarihindeki rayiç bedelden devrinin yapılacağı ve Sözleşmeye göre Devir masraflarının da ½ olarak ödeneceğini", bu durumda 09/03/2022 tarihinden sonra satışı yapılan dairelerin satış bedellerinin tamamının müvekkiline ait olacağını, ancak davalının A blokta bulunan dairelerin gerçek satış bedellerini müvekkilinden sakladığının öğrenilmesi, ana sözleşmenin 12.7.maddesi uyarınca yapmış bulunduğu satış sözleşmelerini müvekkiline vermesi gerekirken bunu hiçbir zaman yapmaması, hayali masraflar çıkararak satış bedellerini düşük göstermesi, sattığı dairelerin satış bedellerini müvekkiline tüm ihtarlara rağmen ödememesi, sözleşmeye göre emlak komisyon masraflarının tamamı davalıya ait olması gerekirken asılsız beyanlarla fahiş rakamlar beyan edilmesi (bu masrafları kendinin karşıladığını söylemesine rağmen müvekkili alacağından düştüğünün öğrenilmesi), satış bedellerini müvekkiline doğru söylememiş olması nedeniyle kendisine duyulan güvenin sona erdiğini, 09/03/2022 tarihli sözleşmeden sonra kalan 118 dairenin tamamının geliri müvekkiline ait olduğundan satıldığı öğrenilen ancak bedeli taraflarına ödenmeyen daire bedellerinin ödenmesi talebiyle davalıya Beyoğlu 17. Noterliğinden 18/04/2023 tarih ve ... Yev nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, söz konusu dairelerin hangi bedelle kime satıldığının tespiti için Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/101 D. İş sayılı tespit dosyası açıldığını, o dosyaya gelen kayıtlardan iflas takibine konu edilmiş bulunan... nolu ve... nolu 2 adet dairenin satış bedelinin toplam 858.499 USD olduğunun tespit edildiğini, Sözleşmenin 12.maddesine göre satış bedelini satış ve tahsilat tarihinden itibaren 5 gün içinde müvekkiline ödemeyi taahhüt eden davacının bunu yapmaması üzerine işlemiş faizi ile birlikte tahsili talebiyle ... sayılı iflas takibi başlatıldığını, borçlu haksız olarak itiraz ettiğinden huzurdaki davanın açıldığını, huzurdaki davaya konu alacağın satış evraklarına dayalı likit ve muayyen bir alacak olduğunu, şu ana kadar A Blok olarak yapılan yapı üzerindeki dairelerden satılanların tamamı ... sayılı Tapu Kanununun Mayıs ayında yürürlüğe giren 6302 sayılı Kanun ile değişik 35. maddesi uyarınca vatandaşlık verilmek üzere yabancılara satılan, her satış öncesi yasanın aradığı şartlara uygun olarak kıymet takdir raporu ile rayiç bedel tespiti yapılan ve bu rayiç bedel üzerinden satışı gerçekleştirilen daireler olduğunu, her ne kadar tapuda satış bedeli yasa gereğince TL üzerinden görünmekte ise de satışların tamamı USD bazlı yapılmış ve davalı tahsilatı tapuda yabancı para gösterilemeyeceği için TL olarak yapmış olmasına rağmen müvekkile yalnızca USD ödeme yapıldığın, bu nedenle huzurdaki davada dava değerinin USD üzerinden gösterildiğini, davalı borçlunun iflas takibine itirazı tamamen kötüniyetli olduğundan davalı borçlunun %20 oranında tazminata mahkum edilmesi ve verilecek depo kararında faizi ile birlikte %20 tazminatın da hesap edilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında en son 09/03/2022 tarihli protokol tanzim edilerek 09/03/2022 tarihine kadar yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyanla birbirlerinden alacaklarının kalmadığı yönünde ibra ettiklerini, davacı lehine ... Ada ... parselde kayıtlı arsa üzerine davalının taraflar arasındaki inşaat sözleşmesinden doğan alacağının teminatını teşkil etmek üzere 19/09/2012 tarihli ipotek tesis edildiğini, takibin iptali için Bakırköy 7.İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/515 esasına kayıtlı olarak dava açtıklarını zira ipotekle teminat altına alınan borç için takip yapılamayacağını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının istinaf edildiğini, bu hususun mahkememizce bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu hususta İstanbul 37.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/297 esasına kayıtlı olarak dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davacının işbu dava ile A Blok ... ve ... no’lu bağımsız bölüm satışlarının tamamının hasılatını istediğini, sözleşme gereğince davacının hasılatın % 42,67’sini talep edebileceğini, 09/03/2022 tarihli ibra sonrasında 118 daire dışındaki tüm ipoteklerini kaldırıldığını,118 daire yönünden borcun ipotek ile teminat altına alındığını,118 dairenin satışına devam edildiğini, davacının sözleşme hükümlerine rağmen neye dayanarak 2 adet dairenin satış bedelinin tamamının kendisine ait olduğunu iddia etmesinin anlaşılamadığını, taşınmazların mobilya ile döşenmesinin bu sözleşmesinin konusunu teşkil etmediğini, müvekkili tarafından satış yapılırken satış bedeli içerisine dahil edilen ve fakat gerçeğe göre eşya bedeli olarak faturalaştırılan tutarların davacının hasılatı olmadığından bu tutarlardan düşülmesinin gerektiğini, davacıya karşı takas, mahsup ve ödememe defini ileri sürdüklerini, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında KDV bedellerinin taşınmaz hasılatından düşeceğinin belirtildiğini, bu tutarların da düşmesinin gerektiğini, bedelin USD cinsinden talep edilmesinin yasal dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "Davanın iflas yolu ile adi takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemiyle açılmış olup, davalı tarafça takibe itiraz edildiği, uyuşmazlığın itirazın kaldırılmasının gerekip gerekmediği, iflas koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.İİK'nın 155. maddesi; "Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur.Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir" hükmünü, aynı Yasa'nın 156/3 maddesi; "Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir." hükmünü, 158/2 maddesi ise; Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." hükmünü düzenlemektedir. Taraflar arasında imzalanan 18/11/2011 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi'nin "satış vaadi" başlığını taşıyan 3.maddesi"...gayrimenkulun % 54 hissesini işbu sözleşmede yazılı koşullar doğrultusunda ve inşaat yapımı ve hasılat paylaşımı karşılığında yükleniciye satmayı vaat, kabul ve taahhüt etmiştir....gayrimenkulun % 46 hissesi üzerinde, işbu sözleşmede yazılı koşullar doğrultusunda inşaatın yapımı ve hasılat paylaşımı karşılığında satın almayı vaat, kabul ve taahhüt etmiştir. Ancak yüklenici tarafından sözkonusu bedel ödenmeyecek, bu bedel karşılığında taraflar arasında anlaşıldığı şekilde sözkonusu inşaat yapılacaktır" "paylaşım oranı" başlıklı 9.maddesi "yüklenici ile arsa maliki, yapılacak inşaatın satışından elde edilecek KDV hariç, satış hasılatının toplamda % 46'sı arsa malikine, % 54'ü yükleniciye ait olmak üzere paylaşmayı, bir diğer deyişle yüklenici bu sözleşmeye uygun olarak elde edeceği satış hasılatının % 46'sını arsa sahibine yine bu sözleşmede belirtilen şartlarda ödemeyi kabul ve taahhüt eder" şeklinde düzenlenmiştir.Taraflar arasında imzalanan 10/09/2015 tarihli protokol ile 18/11/2011 tarihli sözleşmede belirlenen paylaşım oranları % 42,64 ve % 57,36 olarak değiştirilmiştir.Taraflarca imzalanan 09/03/2022 tarihli tadil sözleşmesinin 11.maddesi "Mevcut sözleşmeye uygun olarak inşaatı tamamlanmış ve iskanı alınmış olan ancak sonraki anlaşmalarına tekabül eden bağımsız bölümler yüklenici tarafından arsa malikine o günkü rayiç bedel üzerinden satılacak ve tapudan devir edilecektir. Elde edilen satış bedelleri varsa, arsa malikinin yükleniciden olan alacağından mahsup edilecektir" 13.1 maddesi "...inşaatı tamamlanmış ve iskanı alınmış bulunan ancak 21/12/2025 tarihine kadar bağımsız bölümlerin kısmen veya tamamen satılmamış olması durumunda satılamayan bağımsız bölümlerin arsa malikine tekabül eden hissesi ve tarafların yaptığı anlaşma miktarı işbu sözleşmenin yeni 11.madde hükmüne uygun olarak arsa malikine satış yoluyla devredilecektir. Arsa malikinin ödemekle yükümlü olduğu satış bedelleri arsa malikinin varsa yükleniciden olan alacağından mahsup edilecektir.." şeklinde düzenlenmiş ve aynı sözleşmede işbu tadil sözleşmesi dışında bugüne kadar yapılan tüm tadil sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerin karşılıklı olarak yerine getirildiği, birbirlerini sözleşmede belirtilen her türlü gecikme, temerrüt cezaları başta olmak üzere halen bedeli ödenmemiş olan A Blok'da bulunan değişik ebatlardaki 118 daireden doğan borç dışında başka bir alacak olmadığını karşılıklı olarak beyan etmişlerdir.Taraflar arasında imzalanan sözleşme, protokol ve tadil sözleşmesi konusunda taraflar mutabık olup, uyuşmazlık tadil sözleşmesinin yorumundan kaynaklanmaktadır.Davacı taraf, tadil sözleşmesine göre 9/03/2022 tarihli tadil sözleşmesine göre, müvekkiline düşmesi gereken daire bedelinin 118 daire olarak hesaplandığını, kalan 118 adet dairenin rayiç bedeller üzerinden satış gelirinin müvekkiline ait olacağı, satılamayan dairelerin ise en geç 31/12/2025 tarihine kadar müvekkiline devir tarihindeki rayiç bedelden devrinin yapılacağını, dolayısıyla satışı yapılan taşınmazların gelirinin tamamının davacıya ait olacağını iddia etmektedir.Tarafların paylaşım oranları 18/11/2011 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi'nde düzenlenmiş ve akabinde 10/09/2015 tarihli protokol ile 18/11/2011 tarihli sözleşmede belirlenen paylaşım oranları % 42,64 ve % 57,36 olarak değiştirilmiştir. 09/03/2022 tarihi tadil sözleşmesi ile "bağımsız bölümlerin ayni olarak paylaşımı" başlıklı 11.maddesi ve "kesin paylaşım hesabı" başlıklı 13.1.maddesi tadil edilmiştir.Dolayısıyla taraflar arasındaki paylaşım oranı protokol ile belirlendiği üzere % 42,64 ve % 57,36 olup tadil sözleşmesinde bu hususta bir düzenleme bulunmamaktadır.Tadil sözleşmesinde, inşaatı tamamlanmış ve iskanı alınmış olduğu halde 31/12/2025 tarihine kadar satılamayan dairelerin arsa malikine satış suretiyle devredileceği, arsa malikinin ödemekle yükümlü olduğu satış bedellerinin varsa yükleniciden olan alacağından mahsup edileceği kararlaştırılmıştır.Değişiklik yapılan maddeler, inşaatı tamamlanmış, iskanı alınmış ve 31/12/2025 tarihine kadar satışı yapılamayan dairelere ilişkindir. Dolayısıyla sözleşmenin halen yürürlükte olan paylaşım oranlarının satılan daireler bakımından da uygulanacağı açıktır.Davalı taraf 26/01/2023 tarihinde A Blok ... no'lu bağımsız bölümü 7.904.862,00 TL bedelle, 29/01/2023 tarihinde ise A Blok ... no'lu bağımsız bölümü ise 8.282.312,69 TL bedelle satarak devretmiştir. Satış bedelinden davalının % 42,64 payının ödendiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Taraflar arasında aktedilen sözleşmelere göre satış toplam bedelinin % 42,64 payının davacıya ödenmesi gerekmektedir. Mahkememizce % 1 KDV bedeli düşmek suretiyle hesaplanan miktar itibariyle itirazın kaldırılmasına karar verilmiş ve bu tutar itibariyle alınan kapak hesabı davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından 7 günlük süre içerisinde depo emrine konu bedelin ödendiği anlaşılmakla davanın reddine ve karar kesinleştiğinde depo emrine konu miktarın icra dosyasına gönderilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, davaya konu alacağın USD olarak talep edildiğini, taraflar arasındaki tüm sözleşmelerde miktarların USD olarak belirtildiğini, davalı tarafından satış yapılan üçüncü kişilerin tamamı yabancı uyruklu olup vatandaşlık alma amaçlı satışların yapıldığını, davalının müvekkiline bu sözleşme nedeniyle yaptığı tüm ödemelerin de USD olarak yapıldığını, iflas takibinin 914.901,50 USD üzerinden takip tarihi itibariyle 24.608.380,11 TL olarak ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden yapıldığını, icra takibinde fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL veya aynen ödeme talep edilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece icra takip tarihindeki kur karşılığı TL üzerinden hesaplama yapılmasının, dosyaya sundukları 02/05/2024, 05/05/2024 ve yine 05/05/2024 tarihli dilekçelerinin dikkate alınamamasının ve yerleşmiş Yüksek Mahkeme kararlarına uygun olmayan bir hesaplama yaptırarak alacağın 6.556.827,29 TL olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, Bunun yanında Yerel Mahkeme kararının önemli diğer bir hatasının ise takip tarihi olan 11/09/2023 tarihli kurun değil, satış işlemlerinin gerçekleştiği (... için 26/01/2023 ve ... için 28/01/2023) tarihlerdeki kurun baz alınması olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre satışın 5.günü ödeme tarihi olarak belirlendiğinden faiz alacağı olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından geçmişe yönelik faizin hesaba katılmadığını,Takip talebinde faiz olarak "Fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki TCMB Efektif Satış Kuru üzerinden % 27 ve değişen oranlarda ve USD Mevduata bankalarca uygulanan en yüksek faiz" talep edildiğini, taraflar arasında imzalanmış bulunan Beyoğlu ... Noterliğinin 18/11/2011 tarihli ve ... yev nolu sözleşmenin 12.4 maddesinde ödemelerin herhangi bir şekilde gecikmesi halinde yüklenicinin TCMB avans faizi ile birlikte ödeme yapmayı kabul ettiğinin görüleceğini, hal böyle olmasına rağmen Yerel Mahkemece bu husustaki beyanlarına da hiçbir cevap verilmediği gibi kendiliğinden takip tarihindeki TL'sı hesabına adi faiz uygulanarak hesap yapılması yönünde karar oluşturulduğunu, bu hususun müvekkilinin zararına ve takibin aslına aykırı olması bir yana taraflar arasındaki sözleşmelere de aykırılık oluşturduğunu, Yerel Mahkemeye davalı tarafça müvekkiline yapılan bir kısım ödemelerin banka makbuzları sunulmuş ve 2011 yılında imzalanmış bulunan sözleşmeden kaynaklı ilişkinin tamamen USD üzerinden yürütüldüğünün dahi ispatlandığını,Alacağın likit ve muayyen olduğu, satış rakamlarının doğrudan resmi senetlerde yer alan rakamlar olduğu, bu hususta araştırma yapılmasına dahi gerek olmadığı hususları dikkate alındığında icra takibine haksız ve kötüniyetle itiraz eden borçlu aleyhine itirazın kaldırılması kararı ile birlikte % 20 inkar tazminatının da hüküm altına alınması gerektiği halde bu taleplerinin kararda yer almamasının da hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK'nın 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasıdır.İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak İİK'nın 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.Davalı şirketin sicilde kayıtlı adresi "...Bağcılar/İstanbul" olup dava görevli ve yetkili mahkemede açılmıştır. ... sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 858.499,66 USD (ödenmeyen satış bedeli alacağı), 56.401,84 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 914.901,50 USD alacağın fiili ödeme gününe kadar ve fiili ödeme günündeki döviz efektif satış kuru üzerinden USD alacak için işleyecek yıllık %27 USD mevduata bankalarca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlardaki faizi ile tahsili istemiyle 11/09/2023 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, 1 USD = 26,8973 TL, Harca Esas Değer = 24.608.380,11 TL olarak gösterildiği, takip dayanağı belge ve borcun sebebinin "Taraflar arasında akdedilen Beyoğlu ... Noterliği 18/11/2011 tarih ... yev Nolu Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi ve Ek Protokoller gereği... A.Ş nin İstanbul ili Bağcılar ilçe ...Pafta, ... ada, ... parselde mukim; .. nolu dairenin 26/01/2023 tarihinde ...'a satışı karşılığı tahsil ettiği ve müvekkile ödemediği 7.904.862 TL'nin ödeme vadesi tarihindeki karşılığı 419.280,45 USD SATIŞ BEDELİ ve vade tarihi 02/02/2023 ila takip tarihi arası 56.401,84 USD İŞLEMİŞ FAİZ; ... nolu dairenin 28/01/2023 tarihinde..'ya satışı karşılığı tahsil ettiği ve müvekkile ödemediği 8.282.312,69 TL'nin ödeme vadesi tarihindeki karşılığı 439.219,21 USD SATIŞ BEDELİ ve vade tarihi 03/02/2023 ila takip tarihi arası 58.843,34 USD İŞLEMİŞ FAİZ talep edilmektedir. İşlemiş faiz alacağı Bankalarca Mevduata Fiilen Uygulanan Azami oran üzerinden hesaplanmıştır." şeklinde açıklandığı, ödeme emrinin 21/09/2023 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğe çıkartıldığı 26/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun 7 günlük yasal süre içerisinde 25/09/2023 tarihinde takibe, borca ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.İİK'nın 156/son fıkrası uyarınca, iflas ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde iflasın istenmesi gerekmektedir. Somut olayda, iflas ödeme emri 26/09/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, dava 11/10/2023 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. İİK'nın 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır.İİK'nın 158.maddesinde "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder.Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.İflas yoluyla başlatılan takibe itiraz edildiği takdirde, alacaklı ticaret mahkemesinde açacağı dava ile borçlunun itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesi talep eder. Bu durumda mahkemenin öncelikle maddi hukuka göre bir yargılama yaparak, alacağın mevcut olup olmadığı ve muaccel hale gelip gelmediğini tespit etmesi, şayet alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini tespit ederse, bu halde iflas yargılamasına başlayarak bir ara kararla itirazın kaldırılmasına ve depo emrinin yerine getirilmesine karar vermesi, depo emri süresi içerisinde yerine getirildiği takdirde iflas davasını reddetmesi, şayet depo emri yerine getirilmez ise bu takdirde iflas kararı verilmesi gerekmektedir.Taraflar arasında Beyoğlu 7. Noterliğinden tasdikli 18/11/2011 tarih ve ...yevmiye no.lu "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı Ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşmede davacı "Arsa Maliki", davalı "Yüklenici" olarak anılmaktadır. Sözleşmenin "Paylaşım Oranı" başlıklı 9.maddesinde; "9.1. YÜKLENİCİ ile ARSA MALİKİ, yapılacak inşaatın satışından elde edilecek KDV hariç, satış hasılatının toplamda %46'sı ARSA MALİKİ'ne, %54'ü ...'ye ait olmak üzere paylaşmayı, diğer bir deyişle ... bu sözleşmeye uygun olarak elde edeceği Satış hasılatının % 46'sını ARSA SAHİBİ'ne yine bu sözleşmede belirtilen şartlarla ödemeyi kabul ve taahhüt eder.""Satış Bedellerinin Yüklenici'ye Ödenmesi" başlıklı 12.maddesinde; "12.1- Asgari satış bedelleri ortalama KDV hariç 2000-USD/brüt m2 birim fiyatın altında olmamak üzere,Sözleşmenin konusunu teşkil eden ARSA'nın ...'ye devrinden önce taraflarca müştereken kararlaştırılacaktır.12.2-Pazarlama ve satışlar tamamen ... tarafından organize edilecek ve satılacaktır. Satış hasılatından sadece KDV indirilecektir...12.3-...'nin Sözleşme konusu bağımsız bölümlerin, satışlarının ortalama KDV hariç 2000-USD/brüt m2 birim fiyatın altında yapılması halinde aradaki fark 6 ayda bir yapılacak mahsuplaşma sonucunda ... tarafından ARSA MALİKİ'ne ödenecektir.12.4-..., satacağı her bir bağımsız bölümden tahsil edeceği satış bedelinden KDV dışındaki hasılatın %46'sı satış bedelinin kendi banka hesaplarına girdiği veya tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde, ARSA MALİKİ'nin açacağı banka hesabına yatıracaktır. Bu ödemelerin herhangi birisinin gecikmesi halinde ... TCMB Avans Faizi ile birlikte ödemeyi kabul eder."Taraflar arasında imzalanan 10/09/2015 tarihli "Protokol"de ise;"2- 18.11.2011 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinin 1.9 numaralı maddesinde ortalama asgari satış bedeli olarak belirtilen 2000 USD'nin ABD Doları'nda yaşanan değer artışından dolayı Türk Lirası cinsinde yapılan satışlar menfi yönde etkilenmektedir. Arsa Maliki ve Yüklenici ABD Doları'ndaki artışın satışlara olan menfi etkisini önlemek amacıyla asgari metrekare birim fiyatını 2015 yılının Eylül-Ekim-Kasım aylarında geçerli olmak üzere 5.400 TL olarak ortaklaşa belirlemiştir. Söz konusu dönem için belirlenen asgari metrekare birim fiyatı dönem sonunda yapılacak bir toplantı ile takip edecek üç aylık dönem için yeniden gözden geçirilecek ve ayrıca belirlenecektir.3- Arsa Maliki ve ... farklı hasılat paylaşım oranlarına sahip 14.464 metrekare ve 2.762 metrekareye sahip arazilerin tek bir orana indirgenmesinde mutabık kalmışlardır. İş bu protokol tarihine kadar olan ödemeleri ve hasılat paylaşım oranlarını göz önüne alarak bir düzeltme yapmışlar ve %42,64 Arsa Maliki ve %57,36 ...olarak hasılat paylaşım oranlarının değiştirilmesine karar vermişlerdir. Taraflar işbu protokol tarihi itibariyle yukarıda belirtilen hasılat oranlarının 18.11.2011 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinde belirtilen oranların yerine geçerli olduğunu kabul ve taahhüt ederler." hükümlerine yer verilmiştir.Taraflar arasında Beyoğlu 16. Noterliğinden tasdikli 09/03/2022 tarih ve ... yevmiye no.lu "Beyoğlu ... Noterliğinden Tanzim Ve İmza Edilmiş Bulunan 18.11.2011 Tarih ... Yevmiye Sayılı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı Ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinin 15. Maddenin 1. Bendi Ve 23. Maddenin İlk Paragrafını Tadil Eden Düzenleme Şeklinde Tadil Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede;"MADDE 2 : 23.06.2020 tarih ... Yevmiye sayılı Tadil Sözleşmesinin PAYLAŞIMI başlıklı 11. Maddesi aşağıdaki şekilde tadil edilmiştir. Yeni 11. MADDE : Mevcut sözleşmeye uygun olarak İnşaatı tamamlanmış ve iskanı alınmış olan ancak 31.12.2025 tarihine kadar satılmayan alanların ...'nin hissesine düşen veya tarafların daha sonraki anlaşmalarına tekabül eden bağımsız bölümler ... tarafından ARSA MALİKİNE o günkü rayiç bedel üzerinden satılacak ve tapudan devir edilecektir. Elde edilen satış bedelleri varsa ARSA MALİKİ'nin ... 'den olan alacağından mahsup edilecektir.MADDE 3 : 23.06.2020 tarih ... Yevmiye sayili Tadil Sözleşmesinin KESİN PAYLAŞIM HESABI başlıklı 13.Maddenin 13.1 maddesi aşağıdaki şekilde tadil edilmiştir.Yeni 13.1 MADDE : Mevcut sözleşmeye uygun olarak İnşaatı tamamlanmış ve iskanı alınmış bulunan ancak 31.12.2025 tarihine kadar bağımsız bölümlerin kısmen ve tamamen satılmamış olması durumunda satılamayan bağımsız bölümlerin ...'ne tekabül eden hissesi ve tarafların yaptığı anlaşma miktarı iş bu sözleşmenin yeni 11. Madde hükmüne uygun olarak...'ne satış yoluyla devredilecektir. ARSA MALİKİ'nin ödemekle yükümlü olduğu satış bedelleri ...'nin varsa ....'den olan alacağından mahsup edilecektir." şeklinde düzenlenmiştir.
İtirazın kaldırılması kararı;Dava ve takibe konu edilen alacak; taraflar arasında hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesi uyarınca satışı yapılan ... ve ... no.lu bağımsız bölümlerdir.Söz konusu bağımsız bölümlerin satıldığı ancak taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacının hissesine düşen satış bedelinin ödenmediği anlaşılmakla, davacının talebinde haklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı her ne kadar Beyoğlu ... Noterliğinden tasdikli 09/03/2022 tarih ve ... yevmiye no.lu tadil sözleşmesi uyarınca tüm satış bedeline hak kazandığını ileri sürmekte ise de sözleşmede bu yönde bir hüküm olmadığı gibi sözleşmede ... no.lu bağımsız bölümün 25/01/2023 tarihinde, ... no.lu bağımsız bölümün ise 26/01/2023 satıldığı tadil sözleşmesinde ise 31/12/2025 tarihine kadar satılmayan bağımsız bölümlere ilişkin düzenleme getirildiği görülmekle bu yöndeki talebin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.Tapu kaydına göre; 1-... no.lu bağımsız bölümün ... isimli kişiye 25/01/2023 tarihinde 3455 yevmiye no.lu satış sözleşmesine istinaden 8.282.312,69 TL bedelle satıldığı, 2-... no.lu bağımsız bölümün ... isimli kişiye 26/01/2023 tarihinde ... yevmiye no.lu satış sözleşmesine istinaden 7.904.862,00 TL bedelle satıldığı tespit edilmiştir.Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen "döviz alım belgelerine" göre;1-... no.lu bağımsız bölümün ... isimli kişiye satışı nedeniyle 18/01/2023 tarihinde 60.100 USD karşılığı 1.130.294,69 TL, 23/01/2023 tarihinde 380.000 USD karşılığı 7.152.018,00 TL (1.130.294,69 + 7.152.018,00 = 8.282.312,69 TL) 2-2-A-287 no.lu bağımsız bölümün ... isimli kişiye satışı nedeniyle 23/01/2023 tarihinde 420.000 USD karşılığı 7.904.862,00 TL tahsil edilmiştir.USD olarak tahsil edilen toplam tutar; 60.100 + 380.000 + 420.000 = 860.100 USD olup toplam TL karşılığı 8.282.312,69 TL + 7.904.862,00 TL = 16.187.174,69 TL'dir. Sözleşmeye göre bu bedelden KDV düşülerek %42,64'ü davacıya ödenecektir.Mahkemece 20/03/2024 tarihli celsede "1-... sayılı icra takibinde 6.556.827,29 TL’lik kısmına yönelik itirazın kaldırılmasına" karar verilmiş ise de söz konusu tutarın nasıl hesaplandığı denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır. Gerekçeli kararda "Davalı taraf 26/01/2023 tarihinde A Blok ... no'lu bağımsız bölümü 7.904.862,00 TL bedelle, 29/01/2023 tarihinde ise A Blok... no'lu bağımsız bölümü ise 8.282.312,69 TL bedelle satarak devretmiştir. Satış bedelinden davalının % 42,64 payının ödendiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Taraflar arasında aktedilen sözleşmelere göre satış toplam bedelinin % 42,64 payının davacıya ödenmesi gerekmektedir. Mahkememizce % 1 KDV bedeli düşmek suretiyle hesaplanan miktar itibariyle itirazın kaldırılmasına karar verilmiş" şeklinde açıklamaya yer verilmiş ise de toplam tutar 16.187.174,69 TL'den % 1 KDV düşüldüğünde kalan tutar 16.025.302,94 TL'dir. Bu bedelin %42,64'ü ise 6.833.189,17 TL'dir. Bu durumda hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmaktadır.Depo kararı;Mahkemece 04/04/2024 tarihinde; "6.833.189,17-TL Takipte Kesinleşen Miktar, 310.910,12-TL Tahsil Harcı Miktarı Bakiye Harç Oranı (4,55), 269,85-TL Başvurma Harcı Miktarı, 372.331,89-TL Vekalet Ücreti Miktarı-Tam, 2.355.110,13-TL Toplam Faiz Miktarı, 86,80-TL Masraf Miktarı, 9.871.897,96-TL Yekün Alacak,0,00 TL Yatan Para Miktarı" olmak üzere 9.871.897,96-TL Bakiye Borç Miktarının ödenmesi için 7 günlük süre verilmesine aksi halde 08/05/2024 günü iflas kararı verileceğine dair depo kararı oluşturulmuştur.15/04/2015 tarihli ara kararda ise; "Mahkememizce dosya tetkik edilmiş olup, kapak hesabında faiz türünün yasal faiz olarak hesaplanması gerektiği tespit edilmiş olmakla ... sayılı dosyasından 15/04/2024 tarihinde hesaplanan kapak hesabına göre, 7.882.410,25-TL Bakiye Borç Miktarı nazara alınarak aşağıdaki şekilde ara karar tesis edilmiştir." gerekçesiyle;"1-04/04/2024 tarihli ara kararın miktar yönünden düzeltilerek;-... sayılı dosyasından 15/04/2024 tarihinde hesaplanan kapak hesabına göre, 7.882.410,25-TL borcun iş bu ara kararının... Şirketi'ne ve vekiline tebliğine müteakip 7 gün içinde alacaklıya ödemesi veya mahkeme veznesine depo edilmesi, 7 gün içinde ödeme olmadığı veya depo edilmediği takdirde İİK. 158. maddesi uyarınca duruşma günü olan 08/05/2024 günü saat 11:25'de İFLASINA karar verileceğine" karar verilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/07/2015 tarihli 2014/5678 E. 2015/5377 K.sayılı kararı; "...Mahkemece, depo emrinin verildiği güne kadar asıl alacak, faiz ve icra masrafları hesaplattırılıp, borçluya İİK'nın 158. maddesine uygun olarak, depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır..."Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 24/03/2015 tarihli 2014/9657 E. 2015/1906 K. sayılı kararı; "...Dava, adi iflas yoluyla girişilen takibin kesinleştiği iddiasına dayalı iflas istemine ilişkindir. İflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi üzerine, borçluya takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır.Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır..."Mahkemece 15/04/2015 tarihli ara kararla depo kararı verilmiş ise de; depo kararına esas toplam alacağı oluşturan alacak kalemlerinin (ana para, faiz, vekalet ücreti, harç, masraf gibi) ayrı ayrı miktar olarak gösterilmediği, depo kararının usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.Ödemenin yapılacağı paranın türü ve faiz istemi; Taraflar arasında imzalanan sözleşmede ödemelerin tahsil edilen yabancı para üzerinden yapılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin USD cinsinden ödeme yapılacağına dair itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca sözleşmenin 12.4.maddesinde faiz yönünden TCMB Avans Faizi üzerinden faiz hesabı yapılacağı belirtilmekle ödemelerin TL'ye çevrileceği ve buna göre TCMB Avans Faizi üzerinden faiz hesabı yapılacağı anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4.maddesinde; "YÜKLENİCİ, satacağı her bir bağımsız bölümden tahsil edeceği satış bedelinden KDV dışındaki hasılatın %46'sı satış bedelinin kendi banka hesaplarına girdiği veya tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde, ARSA MALİKİ'nin açacağı banka hesabına yatıracaktır. Bu ödemelerin herhangi birisinin gecikmesi halinde YÜKLENİCİ TCMB Avans Faizi ile birlikte ödemeyi kabul eder." hükmüne göre, davalı tarafında tahsil edilen tutarlardan, davacının payına düşen kısmın tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde davacıya ödenecek, gecikme halinde avans faizi uygulanacaktır. Bu durumda bedellerin tahsil tarihleri uyarınca takip öncesi talep edilen faiz yönünden temerrüt tarihi tespit edilerek avans faiz oranı üzerinden faiz hesabı yapılması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaması ayrıca takipten sonra işleyen faiz yönünden ise yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2021 tarihli 2021/1451 E. 2021/2915 K.sayılı kararı;"...Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. İflas yolu ile takipte borçlunun ödeme emrine itirazı yerinde görülmemişse, borçluya takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır.Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin, depo kararının verildiği gün itibariyle, ne olduğu açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır. Ayrıca, İİK'nın 58/3. maddesinde öngörülen şekle uygun olarak yabancı para alacağının takip konusu yapılması mümkün ise de, depo emri yabancı para üzerinden çıkarılamaz. Zira, İİK'nın 158. maddesi uyarınca borçlu depo emri ile kendisinden istenen meblağın Türk Lirası tutarını bilmeli ve buna göre ödeme yapılmalıdır..." yukarıda yapılan açıklamalara ek olarak alacak tutarı yabancı para üzerinden olsa dahi depo kararının Türk Lirası olarak hesap edilmesi gerektiği açıktır.İcra inkar tazminatı;Davacı tarafça, itirazın kaldırılması kararı ile birlikte % 20 inkar tazminatının da hüküm altına alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de eldeki dava iflas istemine ilişkindir.İİK'nın 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası değildir. Bu nedenle iflas davasında itirazın kaldırılması halinde icra inkar tazminatına hükmedilemez. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2006 tarihli 2005/11646 E. 2006/593 K sayılı kararı)Re'sen yapılan inceleme;İİK'nın 166.maddesinde yer alan "Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder." hükmü uyarınca, iflas talebinin tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde Ticaret Sicili Gazetesinde ilanı zorunludur. Mahkemece İİK'nın 166.maddesi uyarınca zorunlu ilanların yapıldığına dair dosya kapsamında kayıt bulunmamaktadır. İİK'nın 158 ve İİK'nın 166.maddesi uyarınca, iflas talebinin tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilip edilmediği tespit edilerek, ilanın yayımlandığı gazete örneklerinin fiziki olarak işbu dosya kapsamına alınması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, ilanların dosya kapsamına alınması, yapılan açıklamalar çerçevesinde depo kararına esas alacak tutarının hesap edilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/981 E. 2024/451 K. Sayılı 08/05/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2025