İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/1696 K.2025/160
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1696
KARAR NO: 2025/160
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/05/2024
NUMARASI: 2024/374 Esas - 2024/428 Karar
DAVANIN KONUSU: Yargılanmanın Yenilenmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Yargılama yapılmasını talep eden ... Sigorta AŞ vekili25.04.2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı konumunda olduğu mahkemenin 2019/228 Esas, 2020/792 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2021/225 Esas, 2024/136 Karar sayılı ilamı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiğini, ilgili kararın hukuka aykırı olup karara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan hukuk muhakemeleri kanunun madde 375 hükmü gereğince yargılamanın iadesine karar verilmesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta davacıların desteğinin kendi kusuru neticesinde oluşan zararın müvekkili şirketten tazminine karar verildiğini, davacıların üçüncü kişi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece verilen kabul kararından sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüş değişikliğine gidildiğini, 18.05.2022 tarihinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 2020/10-124 Esas, 2022/672 karar sayılı 18.05.2022 tarihli kararda poliçe tarihi 01.06.2015 öncesi olan trafik kazasında da desteğin kusuru teminat dışı bırakıldığını ileri sürerek yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda; '' yargılamanın yenilenmesi yolunun kesinleşmiş hükümlere karşı kullanılan olağanüstü kanun yolu olduğu, ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesi ve karara ( kesin hüküm ) bağlanmış bir dava hakkında yeniden yargılama yolunu açan olağanüstü bir kanun yolu olduğu bu yola başvurabilmesi için kararın kesinleşmiş olması gerektiği, bu kanun yoluna sadece 6100 sayılı HMK'nun 375. maddesindeki şartların varlığı halinde gidelebileceği; bu sayılan şartların tahdidi olduğu ve yalnızca sayılan şartların mevcudiyeti halinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabileceği, ne var ki yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekili tarafından talep dilekçesinde belirtilen sebeplerin bu sebeplerden birine girmediği, hali ile yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı kanaati ile talebin reddine karar vermek gerektiği '' gerekçesiyle, YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNİN REDDİNE,karar verilmiş, karara karşı yargılamanın iadesini talep eden davalı ... AŞ vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş; davacılar vekilinin katılma yolu ile istinaf talebi hakkında, yerel mahkemece 04.07.2024 tarihli ek karar ile, HMK.nun 344 maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine, davacılar yönünden kararın istinaf edilmemiş sayılmasına, karar verilmiş, iş bu ek karar davacı tarafça istinaf edilmediğinden davacı tarafın istinaf istemi dışarıda kalmış olup, bu nedenle karara karşı yalnızca yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı ... vekilinin istinaf istemi incelenmiştir. İstinaf nedenleri, ... Sigorta AŞ vekili; mahkemenin maddi meselenin taktirinde hata yaptığını, eksik inceleme ile karar verdiğini, davacıların 3. Kişi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacılar murisinin kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, yerel mahkemece hatalı olarak davanın kabulüne dair verilen karara karşı müvekkilinin istinaf başvurusunun hatalı olarak BAM tarafından esastan red edildiğini, BAM kararının kesin nitelikte olduğunu, bu nedenlerle yargılamanın yenilenmesine yönelik haklı taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Talep, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, davalı tarafın yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürdüğü hususun HMK'nın 375 maddesi kapsamında yargılamanın iadesi sebebi olarak değerlendirilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 615,40 -TL harcın peşin yatırılan 1.750-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.134,60 -TL istinaf karar ve ilam harcının davalıya iadesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025