İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/355 K.2025/527
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/355
KARAR NO:2025/527
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/06/2023
NUMARASI:2017/863 Esas - 2023/433 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacılar vekili dava açan dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın kullandığı ... plakalı araç ile, davalı ... A.Ş nezdinde ZMM Sigortalı, davalı ... Şti'nin işleteni olduğu, davalı ... tarafından kullanılan aracın karıştığı 04/10/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, ...'ın vefat ettiğini ve araçta yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'nın yaralandığını, müvekkillerinin murisi ve yaralanan davacıların yolcu olarak bulundukları aracın trafik sigortasının davalı ... A.Ş tarafından yapıldığını belirterek, davacı ...'ın oğlunun vefatı nedeni ile uğradığı zarara karşılık gelmek üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 50.000TL manevi tazminatın, ...'ın desteğinden yoksun kalan kardeşleri ... ve ...'dan her biri için ayrı ayrı 10.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 50.000'er TL manevi tazminatın, ...'ın kardeşi ..., ..., ..., ..., ...'nın kardeşlerini kaybetmiş olmaları nedeni her biri için 25.000'er TL manevi tazminatın, kaza neticesinde daimi olarak malul kalan müvekkili ... için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000-TL iş gücü kaybı tazminatı ve 5.000-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 10.000-TL maddi tazminatın ve 100.000-TL manevi tazminatın, ...'nın eşi ... için 60.000-TL, çocukları ... ve ...'nın her biri için 35.000'er TL manevi tazminatın, kaza neticesinde kalıcı maluliyeti bulunan müvekkili ...'nın beden gücü kaybı zararına karşılık gelmek üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL maddi tazminatın (beden gücü kaybı tazminatının) ve 20.000-TL manevi tazminatın, kaza neticesinde kalıcı maluliyeti bulunan müvekkili ...'nın beden gücü kaybı zararına karşılık gelmek üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL maddi tazminatın (beden gücü kaybı tazminatının) ve 20.000-TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketleri bakımından yalnızca maddi tazminatın ilk başvuru tarihinden itibaren ve diğer davalılar bakımından hem maddi hem manevi tazminatların kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,Davacılar vekili 28/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, müteveffa ...'nın annesi ...'ın oğlunun vefatı nedeni ile uğradığı zarara karşılık gelmek üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 146.967,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... AŞ'den, davacı ... için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 697.710,995-TL sürekli iş göremezlik maddi zararın 407.710,995-TL'sinin .... Şti ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen, ve 290.000,00 TL'sinin davalı ... AŞ'den, davacı ... için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 697.710,995-TL bakıcı gideri tazminatının 407.710,995-TL'sinin .... Şti ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen, 290.000,00 TL'sinin davalı ... AŞ'den, davacı ...'nın beden gücü kaybı zararına karşılık gelmek üzere ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 466.244,43-TL sürekli iş göremezlik maddi zararının 176.244,43-TL'sinin .... Şti ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen, 290.000,00 TL'sinin davalı ... AŞ'den, davacı ...'nın beden gücü kaybı zararına karşılık gelmek üzere ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 13.355,68-TL geçici iş göremezlik maddi zararının 3.340,78-TL kısmında ... AŞ, .... Şti ve davalı ... yönünden uzlaşıldığının kabulü ile kalan bakiye 10.022,36 TL'sinin davalı ... AŞ' den, davacı ...'nın beden gücü kaybı zararına karşılık gelmek üzere ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 7.427,15-TL geçici iş göremezlik maddi zararının 2.475,71-TL kısmında ... AŞ, .... Şti ile davalı ... yönünden uzlaşıldığının kabulü ile 7.427,15 TL'sinin ... AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup kusur nispetinde bulunduğunu, davacı tarafın müvekkiline başvurusu üzerine 01/12/2016 tarihinde 20.185,12-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirdiğine belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması, davaya konu destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3.ihtisas Dairesi’nden maluliyete ilişkin sağlık raporu alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin işletmesinde olan ... plakalı aracın karıştığı kazada ... plakalı aracın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "04/10/2015 tarihinde davalı ...'ın sürücüsü, dava dışı ...'ın maliki, davalı .... Şti'nin işleteni ve davalı ... A.Ş'nin trafik sigortacısı olduğu, ... plakalı araç ile, ...'ın sürücüsü olduğu, davacılar ..., ... ve ...'nın yolcu olarak yer aldıkları, davalı ... A.Ş'nin trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yapmış oldukları trafik kazasında bir kısım davacıların murisi sürücü ...'ın vefat ettiği ve araçta yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'nın yaralandığı trafik kazasının oluşumunda vefat eden ...'ın %75, ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, ...'nın %100 malul kalacak şekilde, davacı ...'nın daimi maluliyete uğramayacak ve iyileşme süresi 9 aya kadar uzayabilecek şekilde, davacı ...'nın % 55 oranında maluliyete uğrayacak ve iyileşme süresi 12 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı, davacı ... ve ... müteveffa ağabeylerinin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle maddi tazminat talep etmişlerse de müteveffanın bu davacılar yönünden destek olduğu dosya kapsamı ile ispatlanamadığından bu davacılar yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacı ..., müteveffa ...'ın annesi olup destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmakla birlikte davalı ... A.Ş tarafından davacı ...’a yapılan ödeme, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre yeterli görüldüğünden davalı ... A.Ş, davalı .... Şti ile davalı ... yönünden maddi tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği, müteveffa ...'ın sürücüsü olduğu aracın trafik sigortacısı olan davalı ... A.Ş yönünden ise celbedilen sigorta poliçesinin 08/10/2014 başlangıç tarihli olduğu ve genel şartlara ilişkin 01/06/2015 tarihli düzenleme öncesine ait bulunduğu, bu sebeple davacının destekten yoksun kalan üçüncü şahıs olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, bilirkişi tarafından kusur oranına göre yapılan hesaplama doğrultusunda sunulan bedel artırım talebine göre açılan davanın kabulü ile; 146.967,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’a verilmesine karar verilmesi gerektiği, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talepleri yönünden; davalı ... A.Ş’ye açılan davanın ödeme ve sulh nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından bu davalı için yapılan talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı ...’nın sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından ... A.Ş’nin poliçe limiti kapsamında yapılmış olan ödemeleri düşerek yapmış olduğu talep arttırımı doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile; 591.042,67-TL maddi tazminatın 301.042,67-TL’sinin kaza tarihi olan 04/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’ya verilmesine, 290.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davacı vekili bilirkişi tarafından hesap hatası yapıldığı ve sürücü ile işletene yönelik talebin 407.710,99 TL olması gerektiğini belirterek toplam 697.710,99 TL için talep arttırımında bulunmuş ise de bilirkişi tarafından sürekli iş göremezlik maddi zararı 2.364.170,38 TL olarak hesap edilmiş olup davalı sürücünün %25 kusur oranına göre sürücü ve işletenden talep edilebilecek maddi tazminatın 591.042,67 TL olduğu, bu miktardan da ... A.Ş'nin 290.000,00 TL'lik poliçe limiti düşüldüğünde 301.042,67 TL olarak bulunan miktar bilirkişi tarafından da isabetli olarak belirtilmekle davacının bu husustaki beyanına itibar edilmediğinden sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin sürücü ve işleten yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı ...’nın bakıcı gideri olarak hesap edilen 2.790.843,98 TL'ye davalı sürücünün %25 kusur oranı uygulanarak yapılan talep artırım doğrultusunda sürücü ve işleten yönünden davanın kabulü ile; 697.710,99 TL maddi tazminatın 407.710,99 TL’sinin kaza tarihi olan 04/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’ya verilmesine, hesap edilen bakıcı giderine müteveffanın kusur oranı uygulandığında her halükârda davalı ...'nın poliçe limiti üzerinde kalmakta olup davacı tarafça poliçe limiti kapsamında yapılan talep yerinde görülmekle 290.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine karar verilmesi gerektiği, davacı ... tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminat talepleri yönünden davalı ... A.Ş’ye açılan davanın ödeme ve sulh nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından bu davalı için yapılan talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı ...’nın sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından ... A.Ş’nin poliçe limiti kapsamında yapılmış olan ödemeleri düşülerek yapmış olduğu talep arttırımı doğrultusunda davanın kabulü ile; 466.244,43 TL maddi tazminatın 176.244,43 TL’sinin kaza tarihi olan 04/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’ya verilmesine, 290.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine karar verilmesi gerektiği, davacı ...’nın geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından ... A.Ş tarafından yapılan ödeme nedeniyle ... Şirketi davalı sürücü ve davalı işleten yönünden talep artırım yapılmamış olup davalı ... A.Ş yönünden davanın kabulü ile; davacının talebi ile bağlı kalınarak 10.022,36 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine karar verilmesi gerektiği, davacı ... tarafından geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi ile açılan davada, davalı ... A.Ş’ye açılan davanın ödeme ve sulh nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından bu davalı için yapılan talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı ...’nın geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından ... A.Ş tarafından yapılan ödeme nedeniyle ... Şirketi davalı sürücü ve davalı işleten yönünden talep artırım yapılmamış olup davalı ... A.Ş yönünden davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulü ile; 7.427,15 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine karar verilmesi ve manevi tazminatların kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle; a-Davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın kabulü ile; 146.967,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’a verilmesine, b)Davacı ...’nın sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulü ile; 591.042,67 TL maddi tazminatın 301.042,67 TL’sinin kaza tarihi olan 04/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’ya verilmesine, 290.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; c)Davacı ...’nın bakıcı gideri maddi tazminat talebi bakımından davanın KABULÜ ile; 697.710,99 TL maddi tazminatın 407.710,99 TL’sinin kaza tarihi olan 04/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’ya verilmesine, 290.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine, d)Davacı ...’nın sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından davanın kabulü ile; 466.244,43 TL maddi tazminatın 176.244,43 TL’sinin kaza tarihi olan 04/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’ya verilmesine, 290.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine, e)Davacı ...’nın geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından davanın KABULÜ ile; davacının talebi ile bağlı kalınarak 10.022,36 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ...’ya verilmesine,f)Davacı ...’nın geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi bakımından davanın kabulü ile; davacının talebi ile bağlı kalınarak 7.427,15 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... A.Ş’den alınarak davacı ..’ya verilmesine karar verilmiş, davalı ... AŞ vekili ve davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... AŞ vekilinin istinaf nedenleri; müteveffa ...'ın sigortalı araç sürücüsü olması ve kazanın sürücünün kusuru ile meydana gelmesi göz önüne alındığında, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın teminat dışında kalan haller başlıklı A.6. maddesinin "d" bendine göre destek tazminatı talebinde bulunulamayacağı, müvekkili şirket tarafından davacılara tazminat ödemesi yapıldığı takdirde, davacının zarara sebebiyet veren müteveffanın mirasçısı olmasından bahisle, yapılan ödeme oranında müvekkil şirket tarafından kendisine rücu edileceği, bu nedenle müteveffanın kusuru oranında davacının alacaklı - borçlu sıfatı da birleştiği, sürücünün kusurlu olması halinde cismani zararlara bağlı tazminatlarında teminat dışı olduğu, trafik kazasında pek çok kişinin ölmesi ve yaralanması nedeniyle kaza tarihindeki genel kaza başına teminat limitine göre garameten paylaştırma yapılması gerektiği, garameten paylaştırma yapılmaması durumunda diğer hak sahiplerinin zarar göreceği, müterafik kusur değerlendirmesi yapılmamasının hatalı olduğu, davacı ... yönünden uzun süreli bakıcı gideri için ayrıca teminat verilmemiş olmasına rağmen, sağlık gideri teminatının tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğu, bakıcı giderinin teminat dışında kaldığı, fiilen bakıcı tutulduğunun ispatlanamadığı, müvekkilinin geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığı, davacı ... yönünden teminat limitinin aşılarak geçici işgöremezlik zararının sağlık giderleri içinde hükmedilmesinin hatalı olduğu, geçici işgöremezlik zararının teminat dışında olduğu ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı, hesaplama yönteminin ve esas alınan bakiye yaşam tablosunun hatalı olduğu, 1,65 teknik faiz uygulanması gerektiği, teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulduğu, kaza tarihi itibariyle teminat limiti 290.000,00-TL olup, davacı ... bakımından hem sürekli hem de bakıcı gideri bakımından ayrı ayrı 290.000,00-TL teminat limitine hükmedilerek teminat limitinin aşıldığı, davacı ... yönünden de kaza tarihindeki teminat limiti 290.000,00-TL aşılarak karar verildiği, dava açılmadan önce müvekkiline başvuru şartının yenine getirilmediği, rücuya tabi ödeme olup olmadığının ... nezdinde araştırılmadığı, hususlarına ilişkindir. Dosyada yapılan incelemede; davalı ... tarafından da istinaf yasa yoluna başvurulduğu, ancak istinaf harçlarının noksan yatırıldığı gerekçesiyle mahkemesince bu hususta muhtıra düzenlenerek ilgilisine usulüne uygun tebliğ edildiği, muhtıra gereklerinin yerine getirilmemesi üzerine ilk derece mahkemesince 10/12/2024 tarihli karar ile, davalı ...'ın kararı istinaf etmemiş sayılmasına karar verildiği, bu kararın davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen ilgili tarafından bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla da istinaf incelemesinin, davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.Dava; trafik kazasına bağlı ölüm ve cismani zarar sebebiyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.(1)Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.Dava tarihinden önce ölmüş kişi adına dava açılamayacağı gibi dava tarihinden önce ölmüş kişiye karşı açılmış olan bir dava, o kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak suretiyle, mirasçılara karşı da sürdürülemez.Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. (4721 sayılı TMK m. 28/1) Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için, bir ayrım yapmak gerekir. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK.m. 55) Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK.m.43/1, 513/1) Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. (-bkz. Yargıtay 3. HD'nin 2022/5891 Esas, 2022/7383 Karar sayılı ilamı-) Açıklamalardan sonra somut olaya gelince; davacı ...'ın yargılama devam ederken 08/08/2021 tarihinde vefat ettiği, ne var ki; ilk derece mahkemesince adı geçen yönünden veraset belgesinin dosyaya ikmalinin sağlanarak bu yönde taraf teşkili bakımından gerekli işlemlerin yapılması zorunluluğuna riayet edilmediği gibi karar tarihinden önce ölen davacı ... yönünden hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, dava koşuluna ilişkin usul ve yasaya aykırı bu uygulama nedeniyle kararın resen kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. (2)TBK gereği, ölüm neticesi olarak bir kimse müteveffanın yardımından mahrum kaldığı takdirde, onlara bu zararın tazmini gerekir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere; destekten yoksun kalma tazminatının konusu desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Yani olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, bunun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşanabilmesi için muhtaç olunan paranın ödetilmesidir. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı ölenin eylemli yardımını alanların desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir.Bu itibarla; ölenden destek alan kişinin kendisinin dava devam ederken ölmesi durumunda, ölüm tarihine kadar destek hesabı yapılacağı, kendi ölümü ile birlikte desteklik durumunun sona ereceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, Dairemizce UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı ...'ın dava devam ederken 08/08/2021 tarihinde vefat ettiği, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda ise vefat eden davacının muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için (24 yıl) tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.Destekten yoksun kalma tazminatının yukarıda ifade edilen amaç ve kapsamı dikkate alındığında eldeki dava bakımından somut gerçeğin bulunduğu böyle bir durumda varsayıma dayalı hesaplama yapılamayacağı, destek alacaklısı yönünden; desteğin ölüm tarihiyle kendisinin ölüm tarihi aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilip, hesaplama yapılmalıdır. Bu durumda mahkemece, vefat eden davacı ... için desteğin ölüm tarihi (13/10/2015) ile kendisinin ölüm tarihi (08/08/2021) arasındaki süre için tazminat hesaplanması yapılabilmesi için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden (hükme esas alınan rapordaki veriler kullanılarak) ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sonucunda yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.Hal böyle olunca da; bu hususa temas eden davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmuş olup, diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığı değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2017/863 Esas 2021/433 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/Dosyanın; usuli kazanılmış haklara riayet edilmek suretiyle belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine 4/Duruşma açılmadığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025