İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/737 K.2025/513

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/737 📋 K. 2025/513 📅 17.04.2025

T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/737
KARAR NO:2025/513
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05/03/2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI:2025/152 Esas
AVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025
İlk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 19/05/2023 kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM Sigortalı, davalılardan ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, sürücüsünün tam kusuru ile yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, zararların giderilmesi hususunda sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın, davalı sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek faizi ile davalı araç sahibi/sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili ayrıca, davalıya ait kazaya karışan araç ile birlikte davalının menkul ve gayrimenkul mal varlığı üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 05/03/2025 tarihli ara karar ile, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, ihtiyati hacze hükmedilmesine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/56 esas sayılı dosyası kapsamında, olaya ilişkin sürdürülerek sonuçlandırılan ceza yargılaması neticesinde davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiği, müvekkilinin kazaya bağlı olarak yaralandığı, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusurlu olduğu, bu suretle yaklaşık ispat koşulunun ve ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği, mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararında isabet bulunmadığı belirtilerek, yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İİK'nın 257.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" denmektedir.Dava konusu zarar haksız eylemden kaynaklandığından, tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. (6098 sayılı TBK. m.117). Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.Davacı vekili tarafından ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş olup; bu aşamada, kusur oranının ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyet ile bağdaşmaz. Diğer yandan, ileri sürülen alacaklar rehin ile temin edilmemiş olduğundan, para alacağını temin amacına dönük olan ihtiyati haciz isteminin; (-dava dilekçesi ekinde sunulan davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verilen Gaziosmanpaşa 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/56 esas, 2024/772 karar sayılı ve 14/05/2025 tarihli kararına göre kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtilmiş olması, yine dava dilekçesine ek olarak sunulan davacının teşhis ve tedavisine ilişkin kayıt ve belgelerden, davacının kazaya bağlı olarak yaralandığının anlaşılmasına göre-) yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı göz önüne alındığında, kabul edilmesinin koşullarının gerçekleştiği hususunda duraksamamak gerekir.Hal böyle olunca da mahkemece, harçlandırılmış dava değeri ile sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü uyarınca yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/İlk derece mahkemesinin 2025/152 esas sayılı dosyası kapsamında verilen 05/03/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne (HMK.m.353/1-b/2) a/İstinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise ilk derece mahkemesince verilecek nihai hükümle değerlendirilmesine,2/İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/152 esas sayılı dosyası kapsamında verilen 05/03/2025 tarihli ara kararın HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, a/Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin kabulü ile; harçlandırılmış dava değeri olan 101.000,00-TL ile sınırlı olarak ve 10.000,00-TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya aynı miktarda süresiz ve kesin banka teminat mektubunun sunulması koşuluyla davalı ... adına kayıtlı menkul (yakalama tedbiri uygulanmaksızın) ve gayrimenkul mal varlığı üzerine harçlandırılmış dava değeri olan 101.000,00-TL ile sınırlı olarak İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 1.013,90-TL maktu ihtiyati haciz harcının aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c/Kararın tebliği ve infaz işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025