İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/2005 K.2024/1493

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2005 📋 K. 2024/1493 📅 19.09.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2005
KARAR NO: 2024/1493
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 28/03/2023
NUMARASI: 2021/326 Esas - 2023/273 Karar
DAVA: Tazminat
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/07/2015 tarihinde davacı ...' ın oğlu ...'a ait davalı şirketçe sigortalı aracın tek taraflı ölümlü trafik kazasına neden olduğunu, kazanın oluşumunda aracı kullananın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazada davacının eşi ... ile oğlu araç sürücüsü ...'ın vefatı sonucu davacının destekten yoksun kaldığını, eşi ve oğlunun ölümü ile acı ve elem duyduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin hem eşi için hem oğlu açısından ayrı ayrı şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 93.429,89 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müteveffanın davaya konu aracın işleteni ve sürücüsü olduğundan mirasçıların taleplerinin genel şartlar gereği teminat dışı olduğunu, müvekkilinin olay tarihinden itibaren değil temerrüt tarihinden itibaren sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile davanın devamı sırasında vefat eden davacı ... için müteveffa eşi ... yönünden 23.800,84 TL ve müteveffa oğlu ... yönünden 22.597,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı mirasçılarına Erzurum 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1335 Esas sayılı veraset ilamında belirtilen miras hisseleri oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı mirasçısı ... vekili, davacı mirasçısı ... vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Dahili davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa sürücü ...’ın bilirkişi raporunda asli ve %50 kusurlu olduğu iddia edilse bile destekten yoksun kalan müvekkilinin alacağı olan destekten yoksun kalma tazminatında kusur indirimi yapılamayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dahili davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusunun destekten yoksun kalma tazminatı olduğunu, bu nedenle kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, TRH yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp, % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması ve kusur indirimi uygulanmaması gerektiğini, muris davacının vefatı sonrası mirasçılarının davaya müdahil olduğunu, bu nedenle davacılar arasında dava arkadaşlığı olmadığını, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destek tazminatı hesaplamasında genel şartlarda belirlenen usul ve esasların esas alınması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 ve 29/12/2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğini, karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, sigortalı ile sigortacının sorumluluğunun aynı kabul edilerek, buna göre tazminat hesaplanamayacağını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının işbu uyuşmazlık bakımından geçerli olduğu kabul edilse dahi bu durumda eski tarihli Yargıtay Kararlarında uygulanan usul ve esasların uygulama alanı bulacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 01/04/2021 tarih, 2019/992 Esas 2021/617 Karar sayılı kararı ile "... tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı gereğince TRH 2010 tablosu uygulanacaktır. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekecektir. PMF yaşam tablosu uygulanmak suretiyle bakiye yaşam süresinin belirlenmesi suretiyle tazminat hesabı yapan bilirkişi raporuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda aktüerya bilirkişisinden TRH yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek olmalıdır." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 E. ve 2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92.maddeleri ile ilgili olarak vermiş olduğu iptal kararının bağlayıcı olduğu, istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinden davalı vekilinin; Hükme esas alınan ek raporda %50 kusur üzerinden hesaplama yapılmış olmasına rağmen Mahkemece kusurun yansıtılmadığı, %100 kusur üzerinden resen yapılan hesaplamaya göre karar verildiği anlaşıldığından dahili davacıların bu hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Dahili davacılar davanın devamı sırasında vefat eden davacı ...'ın mirasçıları olmaları, ayrı ayrı açtıkları bir dava bulunmadığı nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince karar tarihindeki AAÜT'ne göre davanın kabul ve red durumu gözetilerek davacı taraf lehine ortak vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda TRH yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için alınan ek bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun gerekçeli ve yeterli olduğu, hüküm kurmaya elverişli bulunduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince usuli kazanılmış haklarda gözetilerek ve ek bilirkiş raporu hükme esas alınarak "... davacının eşi için maddi tazminat miktarının 23.800,84 TL, oğlu için maddi tazminat miktarının 22.597,19 TL olduğu, davacının ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı, doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumunda desteğin kusurunun davacıya yansıtılmaması gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı mirasçısı ... vekili, davacı mirasçısı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı mirasçısı ... vekili, davacı mirasçısı ... vekili ve davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 67,780 TL harcın dahili davacılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Alınması gereken 3.168,80 TL harçtan peşin alınan 793,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.375,8‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/09/2024