İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/2810 K.2024/1769

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2810 📋 K. 2024/1769 📅 17.10.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2810
KARAR NO: 2024/1769
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 14/07/2023
NUMARASI: 2022/534 Esas - 2023/621 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/09/2013 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun, kendisi ile aynı yönde ilerleyen müvekilinin eşi ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun şeridine girerek çarptığını, kaza sonucu ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini, müvekkilinin eşi ...'in ise ağır yaralandığını ve tedaviden sonra iyileşemeyip 03/10/2013 tarihinde öldüğünü, Susurluk Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporunda ...'ın direksiyon başında yorgun ve uykusuz olması nedeniyle şeridinden çıkmış olabileceği kanaatine varıldığını, ...'ın asli kusurlu, müvekkilinin eşinin kusursuz olduğunu, müvekkilinin ekonomik durumunun iyi olmadığını ev hanımı olduğunu ve yakınlarının yardımı ile hayatını idame ettirdiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile ödenen miktarın yetersiz olduğunu, belirterek 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100,00 TL ölüm öncesi tedavi giderleri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi, işleten ve sürücü mirasçılarından, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise işleten ve sürücü mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 45.741,77 TL olarak arttırmıştır. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından 22/01/2013-2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, dava öncesi başvuru yapılmadığını, müvekkilinin sigortalısı araca atfedilen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, destek iddialarının kanıtlanması gerektiğini, müteveffanın anne-babasını da içeren nüfus kayıt örneğinin celbi ile destek hesabında destek paylarının tüm sağ hak sahipleri dikkate alınarak yapılmasını talep ettiklerini, trafik kazası kaynaklı tüm tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'ın kendi ve çocukları adına Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’ne 24/10/2013 tarihinde müracaatla mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müteveffa ...’ın borçlarına ilişkin müvekkillerinin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, kabul anlamında olmamak üzere kaza tarihi, ölüm tarihi birlikte değerlendirildiğinde tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın husumetten aksi halde esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "... Sigorta ve işleten ... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminat davasının kabulü ile, 45.741,77 TL'nin ... Sigorta yönünden 07/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 25/09/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... Sigorta ve işleten ... yönünden tedavi giderleri bakımından açılan maddi tazminat davasının dosya istinaf incelemesinden geçip karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ... mirasçıları yönünden açılan maddi ve manevi tazminata yönelik davanın dosya istinaf incelemesinden geçip verilen karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ... yönünden açılan manevi tazminata yönelik davanın dosya istinaf incelemesinden geçip verilen karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; geçerli ibraname bulunması sebebiyle değil aynı zamanda işbu dava sebeplerinden mezkur ibranamenin geçersizliği taleplerinin KTK'ya göre 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinden açılmaması kapsamında reddinin gerektiğini, iptali istenen ibranamenin tarihinin 07/03/2014 huzurdaki davanın tarihinin ise 25/03/2016 olduğunu, bu durumda 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, yapılan 79.444,29 TL'lik ödeme nazara alındığında eksik ödeme bulunmadığını, davacının SGK'dan rücuya tabi PSD alıp almadığının araştırılması, henüz başvuru yapılmadıysa başvuru yapması, başvurunun reddedilmesi halinde iş kazasının tespitine yönelik dava açması için mehil verilmesi gerektiğini, yıllar sonraki gelir için bugün karar ile faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından; 25.09.2013 günü saat 06:30 sıralarında müteveffa sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonunu çarpışması neticesi meydana gelen kazada ...'in ölümü nedeniyle, ... plakalı araç sürücü mirasçıları, işleten ve sigortacısından tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14/06/2022 tarih, 2020/1242 Esas 2022/1210 Karar sayılı kararı ile " ...Dosya kapsamından, kaza nedeniyle davacıya davalı sigorta şirketi tarafından poliçe hükümleri gereğince davadan önce ödeme yapıldığı anlaşılmakta ise de, mahkemece ibraname bulunup bulunmadığı konusunda gerekli araştırma yapılmamıştır. Mahkemece davalı sigorta şirketine ibranameyi sunması konusunda kesin süre verilmesi, ... Bankası Bandırma şubesine yazı yazılarak, düzenlenmiş ise ibranamenin aslı getirtilerek ibranamenin KTK'nın 111. maddesi hükmüne göre tartışması yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. ... İbranamenin bulunduğu görüldüğünde ve dava da hak düşürücü süre içinde açılmışsa; Mahkemece sigorta şirketinin davadan önce ödeme yaptığı borcu kalmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların zararı, öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmadığına göre, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında ödeme tarihi itibarıyla KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığının bu şekilde değerlendirilmesi, şayet ödenmesi gereken tazminat miktarı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, şimdiki gibi tazminat tutarından davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşacak duruma göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken ... İlk Derece Mahkemesince davacıya yapılan rücuya tabi ödeme olup olmadığının ve rücuya tabi ödeme söz konusu ise peşin sermaye değerinin sorulmamış olması da eksik incelemeye dayalı olmuştur."gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK’nin "sorumluluğa ilişkin anlaşmalar" başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, "Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir". Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda ... Bankası Bandırma Şubesi'nden 07/03/2014 tarihinde ...'in vefatı nedeniyle ...'e yapılan 79.444,29 TL'lik ödemeye ilişkin dekont ve ibranamenin getirtilmiştir. 07//03/2014 tarihli, "Tazminat Makbuzu ve İbraname" başlıklı belgede "... nolu poliçenin 06/03/2014 tarihli hasarına ait 79.444,00 TL tazminat tutarını ... Sigorta Şirketi'nden tamamen aldım. İş bu tazminatı almakla söz konusu olaydan dolayı ... Sigorta Şirketi'nden hiçbir hak ve alacağım kalmadığından, adı geçen Sigorta Şirketi'nin zimmetini tamamen ibra ettiğimi, bu hasar nedeni ile üçüncü kişilere karşı talep ve dava haklarımı ödediği tazminat kadar ... Sigorta Şirketi'ne devrederim." ifadesinin yazılı olduğu, belgenin davacı ... tarafından imzalandığı ve ödemenin de yapıldığı görülmektedir. Davalı sigorta şirketince 07/3/2014 tarihinde davacıya 79.444,00 TL ödeme yapılmış, davacı tarafından ibraname imzalanmış ve dava 25/03/2016 tarihinde açılmıştır. KTK'nın 111/2. maddesinde yer alan 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup resen nazara alınması gerekir. Bu halde ibraname düzenleme tarihinden dava tarihine kadar KTK'nın 111/2 maddesinde yer alan 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/1671 Esas ve 2018/1245 Karar sayılı ilamı). Bu doğrultuda istinaf talep eden davalı ... Sigorta Şirketi bakımından davanın hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar verilmiş; Davalı ... yönünden İlk Derece Mahkemesi hükmü kesinleştiğinden aynen yeni kurulan hükme yazılmıştır. Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davalı işleten ... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminat davasının KABULÜ ile; 45.741,77 TL'nin kaza tarihi olan 25/09/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından davanın hak düşürücü süre geçtiğinden reddine, 2-Davalılar ... Sigorta ve işleten ... yönünden açılan tedavi giderleri yönünden açılan maddi tazminat davasının dosya istinaf incelemesinden geçip karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-... mirasçıları yönünden açılan maddi ve manevi tazminata yönelik davanın dosya istinaf incelemesinden geçip verilen karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... yönünden açılan manevi tazminata yönelik davanın dosya istinaf incelemesinden geçip verilen karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.124,62 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı olarak alınan 848,59 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.973,21 TL'nin davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 69,00 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı, 29,20 TL başvurma harcı, 779,59 TL ıslah harcı, posta, tebligat gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.187,09 TL yargılama masrafının davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 8-Maddi tazminat davası yönünden davalı ... Sigorta Şirketi yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ... Sigorta Şirketi 'ne verilmesine, 9-Maddi tazminat davası yönünden ... Mirasçıları ..., ... ve ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.725,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ... mirasçıları ..., ... ve ...'a verilmesine ilişkin davalılar yönünden vekalet ücreti kesinleştiğinden bu konuda başkaca bir karar verilmesine yer olmadığına, 10-Manevi tazminat davası yönünden davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.725,00 TL avukatlık ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine ilişkin davacı yönünden vekalet ücreti kesinleştiğinden bu konuda başkaca bir karar verilmesine yer olmadığına, 11-Manevi tazminat davası yönünden ... Mirasçıları ..., ... ve ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 7/2 maddesi uyarınca 600 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ... mirasçıları ..., ... ve ...'a verilmesine ilişkin davalılar yönünden vekalet ücreti kesinleştiğinden bu konuda başkaca bir karar verilmesine yer olmadığına, 12-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 307,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Şirketine verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024