İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1317 K.2024/445
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1317
KARAR NO : 2024/445
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08.04.2021
NUMARASI : 2019/274 E. 2021/394 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 01.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01.03.2024
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.04.2021 tarih 2019/274 E. 2021/394 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalı şirket aleyhine İzmir 20. İcra Dairesi'nin 2014/13080 Esas sayılı dosyasında haciz yoluna gidildiği, davalının itirazı sonrası haczin durduğu, davacı şirket ile dava dışı ...bank A.Ş arasında 22.09.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Gayrimenkul Ekspertiz Sözleşmesi'nin akdedildiği, davacı şirketçe sözleşmeye dayanılarak ...'ın ...'ten satın alacağı konut ile ilgili olarak davalı ...bank'dan talepte bulunulduğu, kredi talebine istinaden satım konusu konut ile ilgili olarak ekspertiz raporu tanzim edildiği, taşınmazın değerinin 90.000,00 TL olarak tespit edildiği, dava dışı bankaca bu rapora istinaden 13.03.2009 tarihinde ...'a 67.500,00 TL konut kredisi kullandırıldığı, bankaca kullandırılan konut kredisinin geri ödenmemesi üzerine ipotek konusu taşınmazın satışı yoluna gidildiği, ekspertiz raporunun aksine dava konusu taşınmazın boş arsa olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin dava dışı ...bank A.Ş arasında bankanın ilgili kredi nedeniyle zararının ödenmesi karşılığında dava dışı bankanın ...'dan olan alacağının davacı şirkete temlikini konu alan alacağın temliki sözleşmesinin akdedildiği, davacının, alacağının temliki sözleşmesi gereğince üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, konut kredisinden kaynaklanan alacağını teminat altına almak ve garanti etmek için kredi borçlusu ...'ın hayat sigortasından doğan hak ve alacakların da temliki nedeniyle kendiliğinden davacıya intikal ettiğini belirterek, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, dava dışı sigortalı ...'ın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu, vefat tarihindeki poliçe teminat tutarının 64.672,00 TL olduğu, sigortalının vefat ettiğinin bildirilmesi üzerine bu tutardan 601,44 TL prim borcu düşüldükten sonra bakiye miktarın 39.600,00 TL'sinin poliçenin bağlı olduğu kredi borcuna karşılık olmak üzere dain-i mürtehin bankaya ödendiği, 24.470,56 TL'sinin ise mirasçılık payları oranında kanuni mirasçılara ödendiği, davacının, bankanın poliçeden doğan alacakları kendisine temlik ettiği iddiasında bulunmasının hukuki bir dayanağının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İzmir 20. İcra Dairesi'nin 2014/13080 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle 24.470,56 TL asıl alacak, 183,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.654,25 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren 24.470,56 TL asıl alacağa davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faiz işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 4.930,85 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı vekili, sigorta poliçelerinde dain-i mürtehinlik sıfatının sigortalının sağlığında zeyilname düzenlemek suretiyle başkasına devredilebileceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, bankanın poliçeden doğan alacakları davacıya temlik ettiği görüşünün hatalı olduğunu, kaldı ki, davaya konu temliknamede bankanın sigorta tazminatından doğan alacağını devrettiğinin de zikredilmediğini, bankanın poliçeden doğan teminat alacağını kendilerinden tahsil ettiği de nazara alındığında davacı ile imzalanmış olan temliknameye istinaden davacıya ödenmesi gereken bir tutarın da bulunmadığını, poliçe dolayısıyla kanuni mirasçılar lehine doğan teminat tutarı üzerinde ise Bankanın tasarruf hakkına sahip olamayacağını, poliçeden doğan tüm teminat tutarlarının yasaya ve poliçe şartlarına uygun olarak ilgili kişi ve makamlara ödenmiş olup müvekkilinin davaya konu poliçeden kaynaklı sorumluluğu kalmadığını, davaya konu olayda bir zeyilname olmadığı gibi bankanın kendi alacağını aldıktan sonra başkasına devredebileceği bir alacağının kalmadığını, mirasçıların alacağının devrinin ise hak sahibi olmayan banka tarafından yapılamayacağını, yargılamaya muhtaç bir konuda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, poliçeden doğan teminatın tüm lehdarlara mevzuata uygun şekilde ödenmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Dava, İİK'nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı şirketle dava dışı...bank A.Ş. arasında 22.09.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Gayrimenkul Ekspertiz Sözleşmesi bulunduğu, buna dayanarak bankanın kredi müşterisi olan dava dışı ...’ın alıcısı olduğu taşınmaz için davacı şirket tarafından 11.03.2009 tarihli ekspertiz raporu düzenlendiği, raporda taşınmaz değerinin 90.000,00 TL olarak tespit edildiği, bankanın bu rapora istinaden ...’a 67.500,00 TL konut kredisi kullandırdığı, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine Banka’nın ipotek konusu taşınmazın satışı işlemlerine başlaması üzerine, taşınmazın boş arsa vasfında olup, davacı tarafça düzenlenen hatalı rapor nedeniyle Bankanın davacıdan uğradığı zararın tazmini talebinde bulunduğu, bu nedenle davacı ile Banka arasında akdedilen 28.09.2010 ve 04.08.2011 tarihli alacağın temliki vaadi sözleşmeleriyle dava dışı ...’ın kredi borcunun davacı tarafından temlik alındığı, dava dışı ...’ın vefatı sonrasında davalı sigorta şirketi nezdinde ...bank Uzun Süreli Kredi Grup Hayat Sigortası Poliçesi ile sigortalı olması nedeniyle vefat tarihi olan 20.10.2011 tarihindeki teminat tutarı olan 64.672,00 TL'den 601,44 TL prim alacağı mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktarın (64.070,56 TL) nin 39.600,00 TL'sının poliçenin bağlı olduğu kredi borcuna karşılık olmak üzere dain-i mürtehin bankaya ödendiği, bakiye 24.470,56 TL'nin de poliçe lehdarı olan ...’ın mirasçılarına miras payları oranında ödendiği, davacı tarafından dava dışı Bankaya karşı Karşıyaka (kapatılan) 2. ATM nezdinde açılan alacak davası sonucunda Bankanın davacıdan tahsil ettiği 12.813,24 TL'nin iadesine ve 24.470,50TL bakiye teminatın davalı sigorta şirketinden istenebileceğinin belirtilmesi üzerine davacı tarafından davalı sigortacı aleyhine aleyhine İzmir 20.İcra Dairesinin 2014/13080 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre;dava dışı bankanın sigortacının bakiye teminat limiti olan 24.470,56 TL'yi temlik alan sıfatı ile davacıya ödemesi konusunda yazılı talimatı bulunduğu, sigortacının da ibraname karşılığında davacıya bakiye teminat tutarı olan 24.470,56 TL'yi ödemeyi teklif ettiği, ancak davacının bunu reddettiği, bu nedenle sigortacının, sigortalının kanuni varislerine ödeme yaptığı, davalı sigortacı hakkında başlatılan takip tarihi ve davalının takipten haberdar olduğu tarih itibariyle bakiye teminat limiti olan 24.470,56 TL'nin sigortacı uhdesinde bulunduğu tespit edildiğinden, Sigortacının Poliçe Genel Şartları C.8.1 maddesine ve alacağın temliki hükümlerine uygun davranmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.684,13-TL'den peşin alınan 59,30-TL + 361,73 TL = 421,03-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.263,10-TL'nin davalıdan tahsiline,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 01.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.