İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/515 K.2023/1842
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/515
KARAR NO : 2023/1842
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/10/2020
NUMARASI : 2018/289 Esas 2020/327 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 14.12.2023
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.10.2020 gün ve 2018/289 Esas 2020/327 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalı ... tarafından düzenlenen ve diğer davalı ... 'un kefil sıfatıyla imzaladığı 30.09.2017 ödeme tarihli 50.000,00 TL tutarlı bononun vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacağının tahsili istemiyle Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün 2017/10647 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, takip konusu senedin teminat senedi olduğunu, senetteki imzaya itirazlarının bulunmadığını, davacının müvekkillerine borcunun bulunduğunu, müvekkili ile davacının ortak olduğu ... A.Ş.'nin ortaklar cari hesabından aldığı paralardan davacının da sorumluğu olduğunu, Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/10 E.s. kararının icrasından kaynaklı İzmir 12. İcra Müdürlüğü’nün 2014/2216 E. sayılı dosyasına müvekkilleri tarafından ödenen bedeller hesaplandığında müvekillerinin davacıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını savunarak davanın reddine, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senedin alacaklısının davacı ..., borçlusunun davalı ... ve kefilin davalı ..., ödeme tarihinin 30.09.2017, bedelinin 50.000,00 TL olduğu, yargılama sürecinde bu senedin davacı ...’in dava dışı dava dışı.... A.Ş.'deki %75 paya karşılık 375.000,00 TL'lık hissesinin davalı ve senet borçlusu ...’e devretmesi nedeniyle düzenlenerek imzalandığı ve davacıya verildiği, hisse devrine ilişkin dosyaya sunulu evrakların incelenmesinden hisse devrinin gerçekleştiği, davalı tarafın senedin teminat senedi olduğunu, altındaki imzanın kendilerine ait olduğunu, Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/10 E. sayılı dosyası kararının icraya konulması ile bütün ödemenin kendileri tarafından yatırıldığını, 15.01.2009 tarihli protokol ve icra dosyalarının dikkate alınması durumunda kendilerinin alacaklı olduğunu savundukları, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olup taraflar arasındaki ilişki dikkate alınarak bonodan dolayı borçlu bulunup bulunmadığı konusunda karar verilemeyeceği, 2009 yılında yapılan hisse devrinin de ödeme tarihi 30.09.2017 tarihi olan dava konusu senetle ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2017/10647 E. sayılı icra takibi itirazlarının kısmen iptaline, takibin 50.000,00 TL asıl alacak bedeli üzerinden 50.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden yasal faiz yürütülmek sureti ile devamına, hükmolunan alacak bedeli üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar vekili, tarafların dava dışı ...A.Ş.'nin ortakları olduğunu, davacının %75 paya karşılık 375.000,00 TL'lik hissesini müvekkili ...'e devrettiğini, hisse devirlerine karşılık gelen ödemenin teminatı olarak müvekkili ... tarafından 50.000,00 TL bedelli teminat senedinin düzenlendiğini, diğer müvekkili ...'in kefil olduğunu, taraflar arasındaki hisse devrine dayanak 05.10.2009 tarihli protokolün beşinci maddesinde devreden ve devralanın sorumluluğunun düzenlendiğini, bu maddede geçmiş dönemlerde yapılan işlemler ile ilgili olarak tüm yasal sorumlulukların kendilerine ait olduğunu tarafların kabul ettiklerini, şirketin bir diğer ortağı dava dışı ...'ın, 24.10.2000 tarihli protokolle hisselerini devrettiğini, ...'ın protokolde yer alan taahhütlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle zararının tazmini amacıyla davacı ve müvekkili ...'e yönelik dava açtığını, kararın kesinleşmesinin akabinde icra takibi başlattığını, tüm dosya borcu olan 492.273,10 TL'nin müvekkili ... tarafından kapatıldığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının ispat yükünü yerine getirmediğini, müvekkillerin alacaklı olması sebebiyle ödemezlik defi hususunun ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, bonodan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
UYAP üzerinden alınan nüfus aile kayıt tablosuna göre davalı ...'in karar tarihinde önce 18.10.2020 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen müteveffa davalının karar başlığında davalı olarak gösterildiği ve taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesinde, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitirir. Ölüm, vekalet ilişkisini sona erdiren nedenlerden olup, ölen kişi adına davaya devam da edilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesinde ancak medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu düzenlenmiş, 114/1-d. maddesinde ise taraf ehliyeti dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlar olup mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapamaz. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracak, taraflar da dava şartı noksanlığını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilecektir. Bir başka ifade ile taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
Davanın konusu malvarlığına ilişkin olup, mirasçıların mal varlığını etkilemektedir. Ayrıca ölenin mirasçılarının davaya dahil edilmemeleri HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını zedelemektedir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince anılan usul hükümleri dikkate alınarak; davalı ...'in tüm mirasçılarının usule uygun şekilde davaya dahil edilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve yasaya uygun değildir. İlk derece mahkemesince, taraf ehliyeti dava şartı sağlanmadan karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.10.2020 tarih 2018/289 Esas 2020/327 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14.12.2023