İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/878 K.2024/72

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/878 📋 K. 2024/72 📅 15.01.2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/608
KARAR NO : 2024/35
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.01.2021
NUMARASI : 2020/493 E. 2021/23 K.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 11.09.2020
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.01.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2021 tarih 2020/493 E. 2021/23 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacılar vekili, davacıların murisi olan ... adına davalı tarafından 17/09/2012 tarihinde Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2012/3754 Esas sayılı dosyası ile 7 örnek takip başlatıldığını, davacıların murisinin 27/02/2015 tarihinde vefat ettiğini, davacıların yasal süresi içerisinde mirası ret talebinde bulunduklarını, Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/651 Esas 2015/1172 Karar sayılı kararı ile miras ret taleplerinin kabul edildiğini, davalının icra takibini borçlunun ölmesi üzerine davacılara karşı yürüttüğünü, davalı yanın icra dosyasını uzun süre takip etmemesi sebebiyle icra dosyasının kapatıldığını yenileme talebi ile dosyanın yeni esas alarak takibin devamına karar verildiğini, davalının icra dosyasında takibe konu senet üzerinde tahrifat yapması sebebiyle Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/15 1Esas sayılı dosyası ile 25/02/2020 tarihinde tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçundan ceza verildiğini, davalının kötü niyetli olarak takip başlattığını, alacağı olmamasına rağmen ve üzerinde tahribat yapılmış bir senet ile icra takibine başladığını, icra takibinin değerinin çok yüksek olduğunu, bu yüzden davacıların dava harcını ödemelerinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle takip dayanağı senet kambiyo vasfına haiz olmadığından esas hakkında karar verilinceye kadar takibin tedbiren durdurulmasına, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/3375 ( 2012/3754 ) Esas sayılı dosyasında müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... 26.01.2021 tarihli duruşmadaki beyanında, davacıların babasından alacağının olduğunu, takibi başlattıktan sonra borçlunun çocuklarıyla defalarca konuştuğunu alacağını tahsil edemeyince icraya koyduğunu, icra dosyasına yatırılan paranın bir kısmını aldığını, bir kısmının icra dosyasında olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ... ve ...'nun TMK.605. ve 606.mad. uyarınca Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/3375 sayılı takip borçlusu da muris ...'nun mirasını kayıtsız şartsız red ettikleri tespit edilmekle murisin borcundan sorumlu tutulamayacaklarından davanın kabulü ile, davacıların Aliağa İcra Müdürlüğünün 2019/3375 ( 2012/3754 ) Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların kötü niyet tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, mahkemenin 26/01/2021 tarihli gerekçeli kararında kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığı için tazminat talebinin reddine karar verildiğini, kötüniyet tazminatının hangi gerekçelerle reddedildiğine ilişkin bir açıklama yapılmadığını, 24 Kasım 2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 22. maddesinde "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine hükmedilir." şeklinde asgari ücret tarifesi ile ilgili belirtildiğini, dosyada her ne kadar her iki müvekkil adına tek bir dava açılmış olsa da bu davaların birlikte açılma zorunluluğunun bulunmadığını, Yargıtay kararından da görüleceği üzere müvekkiller arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğunu, müvekkiller arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olması sebebiyle yerel mahkemece her bir müvekkil adına ayrı ayrı karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalının istinaf gerekçeleri yerinde olmadığını, davalının mahkemeye sunmuş olduğu dilekçenin şekil açısından istinaf dilekçesi özelliğini taşımadığını, davalının istinaf dilekçesinde dava dosyasının konusu olmayan sebeplerin sunulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın bu yönlerden kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, Menemen 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/151 Esas numaralı dosyasında 22/06/2017 tarihinde Av.İrfan ..., ... ve annesinin aleyhine ifade vermek üzere mahkemeye geldiklerini, tanıklardan birinin bayıldığını, tanığın ...'nu tanımadığını ve söylenenlerin yalan olduğunu ifade ettiğini, diğer tanığın da aynı şekilde beyanda bulunduğunu, tanık ...'in lehine ifade verdiğini, tanık ...'nın ...'nu iyi tanıdığını, çok dürüst olduğunu söylediğini, hatta kendisinden daire satın alıp parasını tamamlayamayınca kaporasını iade ettiğini, duyduğuna göre 120.000.00 TL'lik dairesini sıkıntıya girdiği için icra dairesince 60.000.00 TL'ye satıldığını söylediğini, bir kısım tanıklar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, İİK.nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davaya dayanak teşkil eden Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/3375 Esas sayılı dosyasında, alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 17.09.2012 tarihinde 67.000,00-TL asıl alacak, 50.133,45-TL işlemiş faizi 201,00 TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 117.334,45 TL üzerinden ilamsız yolla takibe girişildiği, takip dayanağının 07.07.2008 tanzim 07.09.2008 vade tarihli 67.000,00-TL bedelli senet olarak gösterildiği, takipte borçlu ...'nun vefatı nedeniyle takibin muris mirasçıları olan davacılar aleyhine devam olunduğu, mahkemece 03.12.2020 tarihli ara kararı uyarınca davacılar yönünden takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiği görülmüş, Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 30.09.2015 tarihli 2015/651 E. 2015/1172 K. Sayılı kararı ile, 4721 Sayılı Yasanın 605 ve 606 maddeleri gereğince davacılar ... ve ...'nun babaları ...'ndan adlarına intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız reddettiklerinin tespitine dair verilen kararın 31.10.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davaya konu olay nedeniyle Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/151 Esas sayılı dosyasında sanık ... ve ark.hakkında suç tarihi 2013 yılı olduğu, ölen ... mirasçıları ... ve ... ve diğer müştekiler tarafından vaki şikayet nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve tefecilik yapmak suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde 25.02.2020 tarihinde dosya davalısı sanık ...'nun cezalandırılmasına dair karar verildiği, keza vefat eden ... mirasçıları olan davacıların muris mirasını kayıtsız şartsız reddettikleri sabit olmakla murisin borcundan, dolayısıyla davaya ve takibe konu bonodan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine yönelik Yerel Mahkeme kararı isabetli olup, davalı tarafın istinaf istemi yerinde değildir.
Menfi tespit davalarını düzenleyen İİK 72.maddesinin kötüniyet tazminatına ilişkin 5.fıkrasında belirtildiği üzere "...Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz." şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda alacaklının kötüniyetli olarak dava sebebiyle borçluların zarara uğramasına sebebiyet verdiği icra dosyası kapsamından anlaşılmakla ilk derece mahkemesince kötüniyet tazminatı talebinin reddine yönelik verilen karar yerinde değildir. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf istemi yerindedir.
Takip dosyası borçlusu ...'nun 27.02.2015 tarihinde vefatı ile geriye mirasçıları olarak davacılar ... ve ...'nun kaldığı, her iki mirasçı tarafından aynı vekil görevlendirilmek suretiyle işbu menfi tespit davasının açıldığı, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup, her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde değildir.
Bu durumda, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2021 tarih 2020/493 Esas 2021/23 sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile, davacıların Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/3375 (eski 2012/3754) esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine,
Takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmakla, İİK. 72/5.maddesi gereğince takdiren 13.400,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.576,77 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.AÜ.T gereğince hesap edilen takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'na verilmesine,
Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap edilen takidren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'na verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 68,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, adli yardım talebi kabul edildikten sonra yapılan 24,50 TL masrafın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Sarf edilmemiş gider avansının bulunması durumunda kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iade edilmesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacının ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle adli yardım talebi kabul edilen davacı tarafından yapılan 77,75 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 4.576,77 TL'den peşin alınan 59,30+ 1.084,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.432,57 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10.01.2024