İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/899 K.2023/1768

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/899 📋 K. 2023/1768 📅 30.11.2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/899
KARAR NO : 2023/1768
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/881
KARAR NO : 2021/265
DAVA TARİHİ : 31/07/2018
KARAR TARİHİ : 19/03/2021
DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
KARARIN YAZ. TARİH : 01.12.2023
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.03.2021 tarih ve 2018/881 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... Kültür Merkezinde bulunan konferans salonunun akustik kaplama işi, elektronik ses, sahne ışık, görüntü sistemlerinin malzeme ve kurulumu konusunda yapılan sözleşme ile davacının 1.560.000,00-TL + KDV ile işi yapmayı üstlendiğini, sözleşmenin dayanağı fiyat teklifine göre sözleşme kapsamında kurulumu yapılacak olan malzemelerinin bedelinin ayrıca ve açıkça KDV hariç 1.050.050,00-TL olarak kararlaştırıldığını, daha sonra 16.11.2017 tarihinde bir kısım ek işler için sözleşme imzalandığı ve akabinde sözleşme konusu kültür merkezinin ahşap giydirme işleri için de taraflar arasındaki sözlü mütabakat gereği davacı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının söz konusu işleri ifa ettiğini, davalıya toplam 1.525.681,19-TL lik sekiz adet fatura kestiğini, davalı tarafından parça parça olmak üzere toplam 523.000,00-TL ödeme yapıldığını, böylelikle davacının 1.002.681,19-TL alacağının kaldığını, bu alacağının ödenmemesi üzerine izmir 19. İcra Dairesinin 2018/8210 Esas sayılı icra takibine girişildiğini, davalının haksız olarak yetkiye ve borca itirazı nedeni ile takibin durduğunu, taraflar arasındaki sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle yetki itirazının haksız olduğunu, borcun ödenmediğini, davalının daire karşılığı ödeme yaptığı savunmasının mesnetsiz olduğunu, ödeme itirazının HMK 200 maddesi kapsamında usulüne uygun olarak ispatlanması gerektiğini ileri sürerek, öncelikle yetki itirazının reddine, sonrasında İzmir 19 İcra Dairesi'nin 2018/8210 esas sayılı icra takibindeki borca itirazın iptaline, takip talebindeki şartlar dahilinde takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresinin İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesinde bulunduğunu, icra takibi konusunda Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün, dava konusunda Bakırköy ATM'nin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında ... Kültür Merkezi Konferans salonunun akustik kaplama elektronik sahne ışık görüntü ve ses sistemlerinin kurulması ve buna ilişkin malzeme listesinin de belirli olduğu anahtar teslim sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereği davacı tarafın edimin tam anlamıyla eksiksiz yerine getirilmediğini, sözleşme ekinde yer alan malzeme listesinde belirtilen ürünler yerine daha düşük kalitede ürünler hatalı ve kusurlu şekilde monte edildiğini bir kısmın hiç monte edilmediğini, bu nedenle asıl işverenin işi teslim almadığını, işin sözleşmeye uygun ifa edilmediğinin keşfen belirlenebileceğini, edimin ayıplı ve eksik ifası nedeniyle müvekkilinin ciddi zarar gördüğünü, bu zararın davacı tarafından tazmininin gerektiğini, buna rağmen müvekkilinin edimini tam olarak yerine getirdiğini davacıya 523.000,00-TL ödeme yaptığını, ayrıca sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca müvekkili şirketin sahibine ait 1.150.000-TL bedelli ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parseldeki gayrimenkulün 10.kat 32 nolu bağımsız bölümünün davacı şirkete devir edildiğini, bu gayrimenkulün satış bedelinin 1.150.000-TL olup bu bedelden 835.000-TL'lik kısmın yapılacak iş nedeniyle müvekkilinin davacıya olan borcundan mahsup edildiğini, müvekkili tarafından davacı adına SGK prim ödemesi, gider ve masraf ödemeleri yapıldığını, müvekkili tarafından nakden ödenen bedel, devredilen gayrimenkul, davacı adına ödenen SGK primleri, masraf ve giderler sebebiyle müvekkilinin davacıya borçlu değil davacıdan alacaklı olduğunu, takip konusu borcun dayanağı olarak gösterilen faturaları ve içerikleri kabul etmediklerini, faturalar ile sözleşmedeki malların birebir aynı olmadığını, bu durumun müvekkili tarafından kabul edilmediğini, fatura içeriklerini kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 19.03.2021 tarih ve 2018/881 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararı ile özetle; ''..Davanın kısmen kabulüne, İzmir 19. İcra Dairesi'nin 2018/8210 esas sayılı takibinde davalının borca itirazının kısmen iptaline, 202.681,19 TL alacağın takip tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili bakımından takibin devamına, fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine,alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,davacının kötü niyeti sübuta ermediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine '' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
1-Davacı vekili tarafından verilen 04.05.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ödemeler başlığı altında düzenlenen 7.1. maddesinde, 800.000,00- TL değerindeki künyesi belli olmayan bir taşınmazın davacı müvekkiline devredileceğinin belirtildiğini, ancak davalı tarafından anılı sözleşme maddesinin gereği yerine getirilmemiş olduğu halde ... ada ... parselde kayıtlı bulunan 10. Kat 32 numaralı bağımsız bölümün müvekkili şirket yetkilisine devredildiğinin davalı tarafından cevap dilekçesinde savunulduğunu, zikredilen taşınmazın davalı yanca değil dava dışı şirketler tarafından dava dışı gerçek kişiye 12/05/2017 tarih ve 15817yev. No' lu resmi senetle devredildiğinin anlaşıldığını, davalı tarafından işbu taşınmaz devrinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri mucibinde yapıldığını müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olan bir belgeyle ispatlaması gerektiği halde davalının iddiasını ispata yarar bir resmi senet ibraz edemediğinin aşikar olduğunu, davalı yanın savunduğu taşınmaz devrinin dava dışı malik ... Yapı Adi Ortaklığı ile dava dışı alıcı ... arasında 300.000,00-TL bedel karşılığında yapıldığını, taşınmaz devrine karşılık dava dışı ... tarafından 300.000,00-TL ödeme yapıldığı ve söz konusu devrin tarafları dahi farklı olduğundan dayanak sözleşme ile aralarında bir hukuki bağ olduğu savunmasının dayanaksız olduğunu, aksini iddia eden davalı yanın resmi senet niteliğindeki tapu senedine karşılık 6100 sayılı H.M.K. 200 ve devamı maddelerine göre iddiasını resmi senet ile ispat etmesinin gerektiğini, eldeki davayla hiçbir bağlantısı bulunmayan bu yöndeki savunmaya itibar edilmesinin olanaksız olduğunu, davalı yanın sözleşmede künyesi belirtilmeyen taşınmaza dair delil listesinde protokol başlıklı bir belge sunmuşsa da, anılı protokole konu olan taşınmazın "10. Kat A Tipi daire" şeklinde düzenlendiğini, eldeki davada anılı taşınmazla bir bağlantısının olmadığını, hal böyle iken; yerel mahkemenin belirttikleri iddialarını yeterince karşılar hiçbir değerlendirme yapmadan özellikle dava dışı ... tarafından dava dışı şirkete taşınmaz alımı için yapılan ödeme irdelenmeden, ya da bu iddialarının neden dikkate alınmadığı belirtilmeden taraflar arasındaki protokolde taşınmaz künyesinin açıkça kararlaştırılmadığı göz ardı edilerek hüküm tesisinin isabetsiz olduğunu, 22.04.2019 tarihli delil dilekçesine ek olarak borç temlik belgesi ve alacak temlik belgesi başlıklı, ... ada ... pafta ... parselde kayıtlı bulunan 830.000,00 TL değerindeki taşınmazın müvekkili şirketin yetkilisi dava dışı ...'e devir ve temlik edileceğinin kabul edildiğini belirten belgelerin sunulduğunu, işbu alacak ve borç temlik belgelerinin iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı ihlal edilerek, davalı yanca ön inceleme aşamasından sonra ve delil listesinde dayanılmamasına rağmen 6100 Sayılı Kanun madde 140 hükmüne aykırı davranılarak, kendilerinin muvafakati alınmadan dosyaya ibraz edildiğinin dikkate alınmasının gerektiğini, taraflarınca davalı yanın kanuna aykırı davranarak cevap dilekçesinde dayanmadığı halde 22/04/2019 tarihli delil dilekçesinde yer vererek sundukları 10/05/2017 tarihli borç temliki belgesi ile 10/05/2017 tarihli alacak temliki belgesi delillerine muvafakat etmediklerini; davalı yanın taşınmazın devri hususundaki ihtilaf haricinde müvekkili şirkete borçlu olduğu tutarın sabit olduğunu, davalı yanın düzmece ve vaki icra takibinden sonra iade faturası ve fiyat farkı faturası keserek kendince kabul edilen cari borcu da sıfırlaması karşısında müvekkili şirket lehine kısmen iptal edilen itiraz yönünden icra inkar tazminatı hükmedilmemesinin de isabetsiz olduğunu, talimatla alınan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin müvekkili şirket tarafından sözleşme konusu iş için kendisine kesilen faturalara defterine işlediğinin tespit edilmesi alacağın likit olduğunu gösterdiğini, davalı şirketin fiyat farkı faturası ve iade faturası ile kendince alacağı müsavi yapmasına cevaz verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek vaki icra takibine itirazın tamamen iptali ile davalı aleyhine % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2-Davalı vekili tarafından verilen 10.05.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; davacının yapması gereken işlerin eksik ve malzemenin istenilen evsafta olmaması nedeni ile Tekirdağ Valiliğince 15.10.2018 tarihinde Yatırım İzleme ve Koordinasyon başkanlığı dava dışı ... Şti arasında geçici kabulün yapıldığını, İnşaat, Mekanik ve Elektrik alanında imalat eksikleri tespit edilmiş tamamlanması için 10 gün süre verildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ayıplı eksik ve kusurlu malları başka firmalardan temin edilerek verilen sürede işin teslim edildiğini, bilahare eksik ve kusurlu işler için müvekkili tarafından başka firmalardan temin edilerek tamamlanan işlerin, davacı firmaya faturalandırıldığını, davacı firmanın bu faturaları ticari teammüllere aykırı olarak defterlerine işlemediğini ve müvekkiline karşı işbu davayı açtığını, müvekkili şirket tarafından ayıbın giderilmesi için alınan malzemelere ilişkin faturaların bilirkişi tarafından kabul edilmediğini, müvekkili şirket tarafından fatura edilen malzemeler ile kullanılan malzemelerin birbiri ile örtüştüğünü, bu hususun bilirkişi raporunda göz ardı edildiğini, yine ... tarafından kendi çalışanlarının müvekkili şirket üzerinden sigortalandığını, SGK Prim ödemeleri, çeşitli giderler ve masrafların müvekkili şirketten talep edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu bedelleri ve masrafları da ödediğini, bu hususa ilişkin ödeme dekontları mahkeme dosyası içerisinde mevcut olmasına rağmen bilirkişiler tarafından dikkate alınmayarak hatalı bir rapor düzenlendiğini ve yerel mahkemece bu hatalı rapora dayanılarak karar verildiğini, tüm bu nedenlerle ve resen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak; usul ve yasaya aykırı İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 19.03.2021 tarih 2018/881 Esas 2021/265 Karar sayılı ilamının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama sonuna kadar icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Taraflar arasında ... Kültür Merkezinin akustik kaplama işi ve elektronik ses, sahne, ışık, görüntü sistemlerinin yer aldığı malzeme listesinin kurulumu yapma işi konulu anahtar teslim götürü bedelli eser sözleşmesi yapıldığı; davacının yüklenici, davalının ise işsahibi olduğu, sözleşme bedelinin 1.560.000-TL + KDV olduğu, sözleşmenin 7.1 maddesinde iş sahibinin sözleşme imzalandıktan hemen sonra 800.000-TL bedelli bir taşınmazın yükleniciye devir vaadinde bulunup taşınmazın tapusuna şerh ettireceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7.2 maddesinde iş yapılmaya başlandığında hak ediş üzerinden 760.000-TL ve işin toplam bedeli üzerinden 280.800-TL katma değer vergisinin işin bitim süresinde peyder pey eşit taksitlerle KDV dahil aylık 280.800-TL olarak her ayın ilk 5 günü içinde yükleniciye ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında ayrıca 16/01/2017 tarihli sözleşme ile bir kısım ilave işlerin yapımının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı yüklenici eser sözleşmesi kapsamında edimini yerine getirdiğini ancak davalı iş sahibinin iş bedelini ödemediğini iddia ettiği, davalı yüklenici ise işin eksik ve ayıplı ifa edildiğini buna rağmen davacıya 523.000,00 TL ödeme yapıldığı, sözleşme uyarınca 1.150.000-TL bedelli ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parseldeki gayrimenkulün 32 nolu bağımsız bölümünün davacı şirkete devredildiğini, bu gayrimenkulün satış bedelinin 1.150.000-TL olup bu bedelden 835.000-TL'lik kısmın yapılacak iş nedeniyle davacıya olan borçtan mahsup edildiğini ve davacı adına SGK prim ödemesi, gider ve masraf ödemeleri yapılmak suretiyle borcun ödendiğini aksine davalının davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur.
Somut olayda davalı iş sahibi ayıplı ve eksik imalâtları kendisinin giderdiğini ve tamamlattırdığını iddia ettiği, yerleşik içtihatlara göre karine olarak iş sahibine imalâtların teslimine kadar yapılmış bulunan imalâtların tümünün yüklenici tarafından yapıldığının kabul edildiği, 15/10/2018 tarihli geçici kabul sonrasında düzenlenen 05/11/2018 tarihli tutanakta eksik ve kusurlu işlerin tamamlandığının belirtildiği, Mahkemece hükme esas alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundaki tespitler, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu, Tekirdağ Valiliği'nden temin edilen ihale dosyalarındaki bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamından davalı iş sahibinin eksik ve kusurlu işlerin kendisi tarafından giderildiği ve tamamlandığını ispatlayamaması, buna göre ilk derece mahkemesi tarafından davacı yüklenicinin eser meydana getirme borcunu fen ve sanat kurallarına yapım işleri genel şartnamesi ve yapım işleri muayene ve kabul yönetmeliğine uygun olarak bitirdiğine ilişkin kabulünde; yine davalı tarafından davacı adına SGK ödemesi, masraf ve giderler ödendiği savunması yönünden SGK makbuzundaki iş yeri numarasının davalının iş yeri numarası olması ve tüm dosya kapsamından davacı adına ödeme yapıldığını ispatlayamamasına ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinin 7.1 maddesinde sözleşme imzalandıktan hemen sonra 800.000,00-TL bedelli bir taşınmazın mülkünün yükleniciye devredileceğinin belirtildiği, 12.05.2017 tarihli tarafların ve dava dışı ...Yapı Adi ortaklığının imzaladığı protokol isimli belgede dava dışı ... AŞ ve ... AŞ'nin 1/2 oranında hissedar olduğu, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel, ... (yeni numarası 31 nolu) bağımsız bölümün davalı iş sahibinin sözleşme taahhüdü gereği davacı yükleniciye devri konusunda anlaşıldığının belirtildiği ve söz konusu bağımsız bölümün davacı yüklenicinin temsilcisi olan ...'e 12/05/2017 tarihli 15817 yevmiye numaralı gayrimenkul satış sözleşmesi devredildiği, davacı tarafça bu devrin dava konusu sözleşme ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden bağımsız olarak devredildiğinin ispatlanamaması; davacı tarafın bağımsız bölümün ticari ilişkiden bağımsız olarak 300.000,00 TL bedelle ... tarafından satın alındığı iddiasının ilk derece mahkemesi tarafından davacının süresinde sunulmadığından incelenmesine muvafakat etmediğini bildirdiği "10.05.2017 tarihli alacak temliki" ibareli belge ile "10.05.2017 tarihli borç temliki" ibareli belgelere değil taraflar arasındaki sözleşme,12.05.2017 tarihli protokol ve tapu kayıtları esas alınarak itibar edilmemesi; ayrıca takibe konu alacağın likid olmayıp yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilememesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurularının HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.03.2021 tarih ve 2018/881 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf kanun yoluna başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 269,85 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 13.845,15 TL'den peşin alınan toplam (59,30 TL + 3.402,00) 3.461,30 TL'nin mahsubu ile kalan 10.383,85 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davalı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca, davacı bakımından; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, davalı bakımından ise; kararın itibaren iki hafta içerisinde katılma yoluyla Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.