İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/623 K.2024/829

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/623 📋 K. 2024/829 📅 16.05.2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/623
KARAR NO : 2024/829
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 28/12/2023 (Ara Karar)
NUMARASI : 2023/517 Esas (derdest)
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/09/2023
TALEP : İhtiyati hacze itiraz
İTİRAZ TARİHİ : 15/12/2023
BAM KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2023 tarihli, 2023/517 Esas (derdest) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Asıl ve birleşen dosya davacılar vekili, birleşen dosya dava dilekçesinde; davaya konu trafik kazası nedeni ile davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları iddiası ile ölen her iki destek yönünden ayrı ayrı ve her bir davacı için şimdilik 1.000,00 'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacıların manevi zararları yönünden toplam 3.000.000,00 TL manevi tazminatın tahsilinin talep edilmesi yanında birleşen dosya davalıları ..., ... ve ... adına kayıtlı taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece davacı tarafın ihtiyati tedbir istemi ile ihtiyati haczin teminatsız olarak verilmesi istemlerinin reddine, İ.İ.K.nun 257. ve sonraki ilgili maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği dikkate alınarak teminat karşılığı ihtiyati haciz isteminin kabulü ile, 3.006.000,00 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere dava sonuna kadar birleşen dosya davalıları ..., ... ve ... adlarına kayıtlı araçlar ve taşınmaz malların ihtiyaten haczine, İİK'nun 259,maddesi uyarınca birleşen dosya davalıları ve üçüncü şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak alacak miktarının 1/10000 karşılığı olan 300,60 TL nakit veya kesin ve süresiz nitelikte banka teminat mektubu niteliğinde teminat alınmasına, davacı tarafın teminatın ibrazı ve yasal süre içinde talebi halinde gereğinin yargı çevremizdeki icra müdürlüğünce yerine getirilmesi için kararın bir örneğinin icra müdürlüğüne sunulmak üzere talep eden davacı tarafa verilmesine, İİK'nun 261(1) maddesi uyarınca on gün içinde infazının talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağına, karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden birleşen davalılar vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararının İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2023/16084 esas sayılı dosyasında uygulamaya konulduğunu, ardından ... Sigorta... Şirketi tarafından İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2023/15432 esas sayılı dosyasında müvekkilleri hakkında ilamsız takip başlatıldığını, müvekkillerinin bu takiple ihtiyati haciz kararından haberdar olduklarını, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, müvekkillerinin mal varlıklarının bulunmadığını, müvekkilleri dinlenmeksizin ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeni ile müvekkillerinin hukuki dinlenme haklarının ihlal edildiğini, davanın açıldığı tarihte davalı konumunda bulunan ...'nın vefat etmiş olup, müvekkilleri tarafından kesinleşen kararla mirasın reddedildiğini bildirmiş, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
SAVUNMA:
İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili itiraz dilekçesine cevabında özetle: itirazın yerinde olmadığını, kazadan kısa bir süre sonra ... adına kayıtlı taşınmazların mirasçılar tarafından verilen vekaletname ile üçüncü kişiye devredildiğini, hızlı bir şekilde mevcutlarını eksiltme yoluna gittiklerini, tereke dosyasına müdahale talebinde bulunduklarını, davalı ...'nın da aynı davranış içinde olup, ihtiyati haciz kararı yerinde olduğunu bildirmiş, itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN ARA KARAR:
Mahkemece; "....itiraza konu ihtiyati haciz kararı, davaya konu trafik kazası nedeni ile davacıların, maddi ve manevi zararlarının tazmini istemi ile itiraz eden davalıların, murisi ve kazaya karışan aracın işleteni ...'nın ölü olması sebebi ile mirasçıları sıfatıyla, davalılar hakkında açılan birleşen dava dosyası için verilmiştir. Ancak, ihtiyati haciz kararından sonra birleşen dava dosyasının tefrikine, mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Buna göre ihtiyati haciz kararı, görevsiz olan mahkememiz tarafından verildiğinden kaldırılması usul ve yasa gereğidir. Bunun yanında birleşen dosya davalılarının, kazaya karışan aracın işleteni ve murisleri ...'nın mirasını kesinleşen kararla reddetmelerine göre sulh hukuk mahkemesi tarafından ...'nın mirasının, TMK hükümleri gereği iflas hükümlerine göre tasfiyesinin yapılmasının zorunlu bulunmasına bağlı olarak birleşen dosyada, davalı sıfatı ile yer alan davalıların, bu sıfatlarının sona erip, davalı sıfatının ... terekesi olacağı göz önünde tutulduğunda, bu yönden de ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerektiği anlaşılmakla, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, itirazın kabulü ile mahkemenin 26/09/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına...." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, ihtiyati haciz talep eden (davacılar) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati haciz talep eden (davacılar) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 06/11/2022 günü saat 01:00 sıralarında davalı ...'nın hakimiyetindeki ... plakalı araç ile ... İlçesi ... Mahallesi ... Asfaltı üzeri ... mevkiinde seyrederken polis kontrolü olduğunu görünce ışıklarını kapatarak ani manevra ile geri zik zak çizerek gelirken, müvekkillerinin ortak murisi olan ...'ın hakimiyetindeki ... plakalı motosiklete çarptığını, kaza sonucunda murisler ... ve ...'ın vefat ettiğini, trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ...'nın kusurlu olduğunu, araç sahibi olan ...'nın da Karayolları Trafik Kanunu'na göre sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkillerinin yaşanan trafik kazası sebebiyle doğan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla iş bu davanın açıldığını ve davacı tarafça davalılar ... ve ... yönünden dava sonunda alacağın semeresiz kalmaması için ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, yapılacak yargılama sonunda gerek maddi gerek manevi tazminat istemleri yönünden müvekkillerinin lehine hüküm kurulabileceği gerekçesiyle İİK m.257'deki düzenlemeye uygun ihtiyati haciz koşullarının da gerçekleşmesi dolayısıyla teminat karşılığı ihtiyati haciz taleplerini kabul ettiğini ve "3.006.000,00 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere dava sonuna kadar davalılar ... ve ... adlarına kayıtlı araçlar ve taşınmaz malların ihtiyaten haczine" karar verdiğini, davalı taraf 15/12/2023 tarihinde ihtiyati haciz kararına itiraz edip kararın kaldırılmasını talep ettiğini ve mahkemece bu talebin kabul edildiğini, davalı tarafın itirazının yerinde olmadığını, kazadan kısa bir süre sonra ... adına kayıtlı taşınmazlar ... tarafından mirasçılarına verilen vekaletname ile üçüncü bir kişiye devredildiğini ve hızlı bir şekilde mevcutların eksiltilmesinin yoluna gidildiğini, mirasçılar ...'nın mirasını reddetmiş olmalarına rağmen tereke dosyasına müdahale talebinde bulunmuş olmaları da kötü niyetli hareket ettiklerinin bir göstergesi olduğunu, ...'nın vefat etmiş olup, mirasçıları tarafından mirasın reddedilmesinin sebebi zaten mirasçıların kötü niyetli emellerinin gerçekleşmiş olması olduğunu, davalı ... da aynı davranış içinde olduğunu, mahkemenin karşı taraf dinlenmeksizin vermiş olduğu kararın hukuki dinlenilme hakkını ihlal eden bir tarafının bulunmadığını, davalılar zaten mal kaçırma gayesiyle kötü niyetli çeşitli eylemlerde bulunduklarını, müvekkillerinin meydana gelen trafik kazası nedeniyle ortak murislerinin vefatı ile murislerin desteğinden yoksun kalmaları sebebiyle yargılama masraflarını karşılayacak durumlarının olmadığını, bu nedenle, öncelikle, müvekkillerinin yararına adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, adli yardım talebimizin kabulüne, başvurularının kabulü ile, tedbirin kaldırılması kararı itiraz yoluyla incelenerek kararın kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar adına tahmiline karar verilmesini, kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi
tazminat istemine ilişkindir.
Talep ise, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmiş; hüküm ihtiyati haciz talep eden (davacılar) vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK.'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'nda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Somut olayda; itiraza konu ve kaldırılan ihtiyati haciz kararının birleşen ve sonrasında tefrik edilen İzmir 4. ATM' nin 2023/749 esas sayılı dosyasındaki dava için verildiği, bu birleşen dosyadaki davanın davalılara karşı vefat eden araç işleteni ...' nın mirasçıları sıfatıyla açıldığı, ancak mirasçıların 3 aylık yasal süresi içerisinde mirası hükmen reddettikleri ve reddin kesinleştiği, bu nedenle birleşen dosya için ihtiyati haciz verilebilmesi için yaklaşık ispatın oluşmadığı anlaşılmakla, birleşen dosya yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Ancak asıl dava dosyasında, davalı ... kaza esnasında araç sürücüsü olup, asıl davada kendisine karşı haksız fiil hükümlerine göre dava açıldığı ve asıl dava dosyasında da ihtiyati haciz talep edildiği görülmekle mahkemece, bu hususta olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılabileceği açıktır.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacılar vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2023 tarihli ve 2023/517 Esas (derdest) ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacılar adli yardımdan faydalandığından ve harçlardan muaf tutulduklarından harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024