Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/326 K.2024/956

🏛️ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/326 📋 K. 2024/956 📅 31.10.2024

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
4-
5-
6-
7-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili davacıların 08.11.1993 tarihinde vefat eden muris... mirasçıları olduğunu, murisin vefat
etmeden önce davalı şirketten sermayesi ödenmiş hamiline yazılı 25.000,00 TL nominal değerde 4 büyük hisse senedi (100.000,00 TL) sahibi olduğunu, ayrıca murisin davalı şirketin idare reisliği
görevini de yaptığını,
Murisin vefatından sonra davalı şirket tarafından murise düşen kar paylarının mirasçılarına
ödenmediği gibi mirasçılarına hiçbir toplantı veya genel kurul davetiyesi de gönderilmemiş
olduğunu, hiçbir faaliyetten haberdar edilmediklerini, müvekkillerinin, murisin hisse sahibi
Olduğunu, haricen öğrenince birikmiş tüm alacaklarının ödenmesi için Kayseri 13. Noterliği
13.09.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile durumu davalı şirkete ihtar ettiklerini,
ancak bugüne kadar sonuç alamadıklarını,
Davacı müvekkillerinin mirasçı sıfatıyla kar payı isteme hakkına haiz olduğu, mevcut mevzuat ve
içtihatlar çerçevesinde sabit olduğunu,
Ayrıca davalı şirketin bu süreçte, kötü niyetli hareket ettiğini, bu kapsamda olağan veya olağanüstü
genel kurullardan hisse sahibi müvekkillerini haberdar etmediklerini, sermaye artırımı yaparken
müvekkillerin katılımının önüne geçildiğini, hisse senedinin nominal değerinin azalmasına
sebebiyet verdiğini, 2020 yılında faaliyet raporunda yaklaşık 1.200.000.000,00 TL varlığı / öz
kaynağı olmasına rağmen 2005 yılından beri 50.000.000,00 TL komik bir sermaye ile çalıştığını,
bu şekilde zaten toplam %0,19 payı olan küçük hissedarların kar payı almasının önüne geçmeye
ve büyük hissedarları (%87,12 ve %12,69) korumaya çalıştığını, özellikle kaynak/ sermaye
oranına ilişkin resmi kurumlara şikayet haklarının saklı olduğunu,
Taraflar arasında Kayseri Arabuluculuk Bürosunun... Büro dosya Numarası ve
2022/151364 Arabuluculuk Dosya Numarası ve Kayseri Arabuluculuk Bürosu... Büro
dosya numarası ve... Arabuluculuk dosya numarası ile yapılan zorunlu arabuluculuk
görüşmelerinde sonuç alınamadığını ve anlaşmama tutanağı düzenlendiğini belirterek,
Muris ... ait ödenmeyen temettü/kar payı alacağının tespiti ile alacağın belirli
hale geldiği anda artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL kar payı belirsiz alacağının her yıl dönem
sonundan itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak miras payları oranında davacılara
verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;
Zamanaşımı ve hak düşümü süresi yönünden; Davacıların, murisleri ... ...’nın
vefat tarihi olan 08.11.1993 tarihinden bugüne kadar ve halen mirasçı olduklarını gösterir veraset
ilamını ve hamiline yazılı hisse senetlerini müvekkili şirkete ibraz ederek ortaklı sıfatlarını
kanıtlamış olmadıklarını, davacıların murisleri ... ... olup olmadığını ve bu şahsın
vefat edip etmediğini de bilmek yükümlülüğünün müvekkili şirkete ait olmadığını, 08.11.1993 ve
ilk dava ikame tarihi 25.03.2022 tarihine kadar geçen dönemde neredeyse 30 yıllık bir süre
geçtiğini, belirtilen bu süre içerisinde davacıların usulüne uygun müvekkil şirkete ortaklı haklarını
teşvik ve ispat edici herhangi bir başvurularının bulunmadığını, genel kurul toplantılarına ve bu
toplantılarda alınan kararlara davacıların iştirakinin de söz konusu olmadığını, genel kurulda
alınan kararlar bakımından davacıların şu ya da bu şekilde itiraz haklarının da bulunmadığını, zira
genel kurul kararlarının iptalini talep etmek TTK 445. Maddesi uyarınca 3 aylık hak düşümü
süresine tabi olduğunu, ayrıca genel kurul tutanağına itirazların neler olduğunu ve kapsamı ihtirazı
kayıt olarak geçirilmesinin mecburi olduğunu, davacıların bu yükümlülüklerini yerine getirmiş
olduklarından söz edilemeyeceğini, sahip olduklarını iddia ettikleri 25000 TL nominal değerli 4 adet
hisse senedinin değiştirilmedikçe hukuki kıymetini kaybetmiş Hamile Yazılı Senetler olduğunu,
bu senetlerin şirket bakımından hüküm ifade edebilmesi için öncelikle yenileriyle değiştirilmesi
gerektiğini, davacıların hukuki kıymetini kaybetmiş bu senetleri müvekkili şirkete getirerek yerine
kaim olacak olan yenilerini de teslim almış olmadıklarını, Hamile yazılı senetleri elinde
bulunduranlar aynı zamanda şirketin hissedarları olduğunu ancak belirtildiği üzere kar payı
isteyebilmeleri için bu senetleri müvekkili şirkete ibraz ederek cari olan senetlerle değiştirmeleri
sonucunda mümkün olabileceğini, davacıların bu gerçekten bihaber kendi ihmallerini şirket
yöneticilerine yönlendirerek haksız çıkar elde etme peşinde olduklarını, TTK madde 414 genel
kurul toplantılarına davetin şeklini düzenlediğini, 416 maddesinin ise hamiline yazılı senet
sahiplerinin genel kurula nasıl katılacaklarını belirlediğini,
Hamiline senetleri elinde bulunduran pay sahiplerinin bu hisseleri müvekkili şirkete ibraz ederek
pay sahipliklerini ispat etmek zorunda olduklarını, 415 maddenin 3. Fıkrasında belirtilen şekilde
elinde hamili senet bulunduranların genel kurul tarihinden en geç 1 gün önce şirket merkezine
gelip hisse senedi sahibi olduklarını kanıtlayıp toplantıya katılmak için giriş belgesi almak
zorundadırlar şeklinde olduğunu,
Davacıların elinde bulunduklarını iddia ettikleri senetlerin 1993 yılında vefat eden murisleri ...
...’ na ait olduğu belirtilen hamile yazılı 1993 yılından çok daha öncesinde tedavüle
çıkmış hisse senetleri olduğunu, bu senetlerin davacıların da ikrar etmiş olduğu gibi 1993-2019
yılları arasında hiç işlem görmemiş şirkete bir kez bile olsun ibraz edilmemiş kimde olduğu belirsiz
hisse senetleri olduğunu,
13.09.2019 tarihine kadar bu senetlerin varlığından bile habersiz olan davacıların ... ....’ nın vefatı ile beraber 26 yıl boyunca hiç işlem yapmaksızın bekledikten sonra sanki
müvekkili şirketin ... ...’ nın vefatından haberi varmış veya olmak
mecburiyetindeymiş gibi bir tavır alarak bir de ... ...’nın mirasçılarını tespit
yükümlülüğü de yükleyecek şekilde hatta müvekkili şirket yöneticilerini suçlayarak bir takım
beyanlar serdetmek suretiyle neticede işbu davayı ikame etmiş olduklarını,
Davacılardan yalnız birisi olan ...’ nın müvekkili şirkete ilk müracaatının Kayseri 13.
Noterliğinden gönderilen 13.09.2019 tarih ve ... y. No.lu ihtarname ile olduğunu, bu
ihtarnameye müvekkili şirketin 26.12.2019 tarihinde cevap vererek, elinde bulundurduğunu iddia
ettiği senetlerin karşılığında bu senetlerin müvekkili şirket sermayesi içerisindeki değerinin 28,87
TL olduğu ve kendilerine ödenmesi gereken temettü tutarının da 166,79 TL olacağının bildirilmiş
olduğunu, hisse senetleri ve eklerinin müvekkili şirkete ibraz edilmesi halinde bu tutarların
kendileri tarafından bildirilecek banka hesabına havale edileceğinin de bildirildiğini,
Davacıların, TTK 508, 509, 519 maddelerini ikame ettikleri davanın hukuki gerekçeleri olarak
gösterdiklerini, oysa bu maddelerin gündeme gelebilmesi için TTK 414, 415, 417 maddelerindeki
gereklilikleri yerine getirme mecburiyetinde olduklarını, bu maddelere uyarak işlem yapılmasının
zorunlu olduğunu belirterek,
Haksız ve yersiz ve hukuka aykırı davanın öncelikle zamanaşımı ve hak düşümü nedeniyle,
belirtilen diğer nedenlerle reddine, dava masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya
tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, davacıların murisinden kalan şirket ortaklığı nedeniyle kar payı alacağının davalı şirketten tahsiline ilişkindir.
Mahkememizin 15/02/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Davalı tarafın bildirdiği tanıkların gelecek celse dinlenmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılmalarına karar verildiği, 02/05/2024 tarihli duruşmada;
Davalı tanığı ... beyanında:" Ben 2007 yılından beri davalı şirketin muhasebe biriminde çalışmaktayım şuan genel muhasebe şefi olarak çalışıyorum, dava açanlardan ... bir kere gördüm başkada görmedim, başka konu ile ilgili bildiğim bir husus bulunmamaktadır, davacılardan ... gördüm demiştiniz hangi tarihte gördünüz, dedi.
Tanık cevaben: Ben davacı ... bundan 3-4 yıl önce şirkette gördüm muhasebe müdürümüz ile görüşmeye geldiler başkada görmedim, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... beyanında:" Ben davalı şirkette 22 yıldır çalışıyorum, yaklaşık 10 yıldır muhasebe müdürüyüm, davacılardan ... 2019 yılında şirkete geldiğini gördüm, geldi bizden eski senedin olduğunu söyledi, bu senedin değerini ve temettü alacaklarının hesaplanmasını istedi, bizde hesaplayıp kendisine bildirdik, daha sonra bizim şirkette her yıl olağan genel kurul yapılıyor ve zaman zaman olağanüstü genel kurul yapılıyor, bizim şirketin hisse senetleri 2005 yılında sermaye artırımı ile değişti, kendisine eski senetlerini yeni hisse senetleri ile değiştirmesi gerektiğini söyledik ancak kendisi ondan sonra onun için bir hamle yapmadı, davacı ... az öncede ifade ettiğim gibi 2019 yılında şirklete gelip başvurduğunda elindeki eski hisse senedini gösterdiğine kendisine 28.87-TL hisse tutarı olduğunu o güne kadar da şirkete gelmediği için alamadığı temettü tutarını 166.76-TL olarak hesapladık, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı... beyanında:" Ben davalı şirkette 25 yıl muhasebe müdürlüğü yaptım ve daha sonra emekli oldum, 2013 yılında emekli oldum, o tarihe kadar davalı şirkette bir fiil çalıştım, davalı şirketin hisseleri halka arz edilmiş veya halka açık bir şirket değildir ve çok ortaklı bir şirket iken zor durumda iken mevcut hisselerde şimdiki... Holding'e devrettiler, sattılar, o dönemlerde davacıların miras bırakanı ... ... hisse sendi sahibi idi ve onuda devretmiş durumdaydı, elindeki mevcut hisse senetleri dava konusu olan senetler kendisine ait değildir, rahmetli hisse sahibi ...'ın hisse senetleri idi, ve rahmetli ... bana geldi birkaç adet hisse senedinden bahsetti ve bunları miras bırakan ... verdim dedi ve bende kendisine verdim diyorsun senedin arkasına o günkü tarih itibariyle mevcut bu hisseleri ... verdim ve devrettim diye yazdırdım ve imzalattırdım, orada senedin arkasında benim i,mzam da vardır ve daha sonra o hisse senetleri ile ilgili herhangi bir şekilde ... ... mirasçıları şirketin olağan genel kuurlu toplantılarına herhangi bir katılımda bulunmadı zira ... ve ... hisse sahipleri olarak sermaye artırımlarına iştirak ederler, telefon edip sermaye artırımı var mı yok mu diye sorarrlar ve ayrıca şirket yıllık olağan genel kurul toplantısını ve sermaye artırımı kararını ilan eder, ticaret sicilin tescil ve ilan eder aynı zamanda mahalli gazetelerde ilan eder şimdi bu süreç içerisinde devraldığı hisse senetleri ile ilgili sermaye artırımına hiçbir şekilde katılımda bulunmamıştır böyle bir hisse senedini muris veya mirasçıları talep etmemişlerdir zira etmiş olsalardı hazirun cetvelini getirir bakarız ve hazirun cetveline ekleriz ve kanunen sermaye artırımı kararını yerine getirdiğini kaydederiz, almış olduğu hisse senetleri ile ilgili şirketin ne kadar sermaye artırımı yaptığını tam olarak bilmemekle birlikte yaklaşık olarak bu zamana kadar 20 kat civarında veya daha fazla oranda sermaye artırımı yapılmıştır, bu zaman zarfında hehangi bir şekilde davacılar iştirak etmemiştir, ve benim emekli olduktan sonra Belediye Durmaz iş merkezinde açmış olduğum Danışmanlık ofisinde mirasçılardan veya murisin damadı veya yeğeni olduğunu tahmin ettiğim ama tam bilmediğim birisi geldi kendisini tanıttı, elinde almış olduğu hisse senetlerinden birisini getirdi bunlar rahmetlinin sandığı içerisine konmuş orada kalmış biz sandıkları açıpta bakınca bu hisse senetlerini gördük ve bunun değeri nedir diye beden bilgi almak istediler ve bende şirket sahibi ile görüşme talebi talep edin ve derdinizi anlatın dedim aramızda böyle bir konuşma geçti dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 02/05/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; 2 haftalık sürenin dolmasını takiben dosyanın şirketler muhasebesi konusunda uzman bir mali müşavir, şirketler hukuku konusunda uzman bir nitelikli bir hesap uzmanı, şirket hisselerinin değerlendirilmesi konusunda uzman bir finans ve ekonomi uzmanı yahut ekonomist bilirkişiden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile davacıların talep ettikleri kar payını alacağının belirlenmesi ve miras payları oranında davacılara isabet eden alacak tutarının ne kadar olduğunun belirlenmesi bakımından bilirkişi incelenmesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; Bankacı bilirkişi;
Dosya kapsamı bilgi belgeler arasında davaya konu pay senetlerinin MKK kaydına ilişkin herhangi
bir bilgi ve belgeye rastlanmamış olunmasından dolayı davaya konu pay senetlerinin bu haliyle
“Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi ve Kayıt Altına
Alınması Hakkında Tebliğ” maddelerinde belirtilen MKK bildirim kriterlerine uymadığı/taşımadığı değerlendirildiği, Nitelikli Hesap Uzmanı;
Takdir ve ifası sayın mahkemeye ait olmak üzere hamiline yazılı senetlere bağlı hakların
kullanılabilmesi için TTK 489. Madde ve Ticaret Bakanlığı tarafından, 06 Nisan 2021 tarih 31446
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna
Bildirilmesi ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğde düzenlenen bildirimlerin yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, heyetimizde yer alan bankacı bilirkişi tarafından da dosya kapsamında
davaya konu pay senetlerinin MKK kaydına ilişkin herhangi bir bilgi belgeye rastlanmamış olunması nedeniyle bu haliyle MKK bildirim kriterine uymadığı yönünde tespitte
bulunulduğunu, bu nedenle takdir mahkemeye ait olmak üzere davacıların kar payı ödenmediği
yönündeki iddiası hususunda herhangi bir tespitte bulunulamadığı, Mali Bilirkişi; Mahkemenin ara kararında dosyanın şirketler muhasebesi konusunda uzman bir mali
müşavir, şirketler hukuku konusunda uzman bir nitelikli bir hesap uzmanı, şirket hisselerinin
değerlendirilmesi konusunda uzman bir finans ve ekonomi uzmanı yahut ekonomist, bilirkişiden
oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile davacıların talep ettikleri kar payını
alacağının belirlenmesi ve miras payları oranında davacılara isabet eden alacak tutarının ne kadar olduğunun belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğini, davacıların kâr payı alacağının hesaplanabilmesi için şirket genel kurullarında kar payı dağıtımına
ilişkin kararı alınması ve davacıya kar payı dağıtımının mümkün olduğunun hukukçu bilirkişi
tarafından tespitinin gerekeceği, bu hususta hukukçu bilirkişinin davacının kar payı talep edebileceğine
ilişkin görüşü söz konusu olmadığından herhangi bir tespit yapılamadığı bildirilmiştir.
Toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davaya konu pay senetlerinin MKK kaydına ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanmadığı ve fakat TTK m.489 ve "Hamiline Yazıyı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi Ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğ" (RG:06/04/2021 tarih, 31446 sayı) hükümleri çerçevesinde pay sahiplerinin geçici madde 1 fıkra 5'e göre şirkete başvurmaları ve hisse senetlerini Merkezi Kayıt Kuruluşuna kayıt ettirmelerinin şart kılındığı, bu paylara ilişkin hakların MKK'ya kaydedilinceye kadar kullanılamayacağı, ancak davacıların bildirim kriterlerini taşımayan pay senetleri ile ilgili kar payı ödenmesi isteminde bulunulduğu, davacıların kar payı ödenmesi isteminde bulunabilmeleri için emsal Yargıtay 11. HD 2021/6369 esas 2023/1322 karar sayılı kararında da işaret edildiği üzere hamiline yazılı pay senedi elinde bulunduranın şirkete yönelik hamiline yazılı senetten kaynaklı haklarının kullanabilmesi için merkezi kayıt kuruluşuna bildirimde bulunması gerektiği, bu bildirim yapılmaksızın doğrudan davalı şirkete yönelik kar payı ödenmesi isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye artan 247,70-TL'nin davacılardan mütesilsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı . 31/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır