Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/241 K.2024/281
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2024
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin babası ... aleyhine davalı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 24/12/2014 tarihinde kredi kartı alacağından kaynaklanan icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, Mirasbırakan ...'ın 27/01/2022 tarihinde vefat ettiğini, ...'in vefatı ile müvekkilinin mirasçısı olduğunu, Mirasbırakan aleyhine açılan icra takibi 24/12/2014 tarihinde açıldığını ve kesinleştiğini, daha sonra murisin 27/01/2022 tarihinde vefatı ile mirasçı olan müvekkile 25/05/2022 tarihinde muhtıra çıkarıldığını, iş bu muhtıranın 06/07/2022 tarihinde Tebligat Kanunu 21. Maddeye göre muhtara tebliğ edilmiş olsa da müvekkilinin tebligattan haberi bulunmadığını, yapılan tebilgatın usul ve yasalara aykırı olarak yapıldığını, icra takibinin miras bırakan aleyhine açıldığını, daha sonra miras bırakanın vefatı ile mirasçı sıfatına haiz olan müvekkiline yöneltilmiş olsa da müvekkilinin icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığını, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2022 Tarih, / Esas ve / Karar sayılı kararı ile müvekkilinin mirasın TMK 609 ve devamı maddeleri gereği kayıtsız şartsız reddi talebinin 14/04/2022 tarihinde tespit ve tecil edildiğini, Müvekkilinin murisin ölümünden sonra süresi içerisinde, icra takibinin kendisine yönetilmesi tarihi olan 25/05/2022 tarihinden önce murisin mirasını reddettiğini, bu nedenle de icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığını, Yargıtay'ın mirasın hükmen reddi hususunda verdiği emsal kararlara göre de " Terekenin borca batık olduğunu ve bu nedenle mirasın hükmen reddedilmiş bulunduğunu iddia eden mirasçının bu durumun tespiti için dava açmakta hukuki yararı vardır. Benzer şekilde kendisine karşı icra takibi tapılmış olan mirasçının böyle bir tespit davası açmakta herhalde hukuki yararı vardır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 16/06/1972 3280/3874- İBD 1972/9-10 s.959-960) " şeklinde olduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ile ilgili olarak müvekkiline yöneltilen takibin teminatsız olarak dava sonuna kadar durdurulmasını, bu taleplerinin uygun görülmemesi halinde İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Müvekkilinin murisi ...'in mirasının müvekkili tarafından reddedilmiş olması nedeniyle müvekkilinin aleyhine başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından, dosyaya konu borçtan ve ferilerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin müvekkili yönünden durdurulmasına, Müvekkili hakkında haksız ve kötüniyetle açılmış bulunan takibin iptalini, davalının kötü niyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Dava tensip aşamasında olduğundan dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, İİK 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Dava mutlak ticari dava olmayıp ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur.
Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Davalı banka ile davacının mirasbırakanı arasındaki imzalanan kart sözleşmesinin bireysel kart olup aradaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu anlaşılmakla söz konusu talep yönünden tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmış ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
4-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
5-Davacı vekili tarafından talep edilen tedbir talebinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 21/03/2024
Katip
(e imzalıdır)
Hakim
(e imzalıdır)