Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1229 K.2024/1294

🏛️ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1229 📋 K. 2024/1294 📅 05.06.2024

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1229
KARAR NO: 2024/1294
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2024
ESAS NO: 2022/946
KARAR NO: 2024/261
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/06/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 06/06/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/03/2024 tarih ve 2022/946 E - 2024/261 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babasının aleyhine davalı banka tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası ile 24/12/2020 tarihinde kredi alacağından kaynaklanan icra takibi başlatıldığını, takibin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, miras bırakan dava dışı ...'nın 06/02/2020 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak geride davacı ile 3 kardeşinin kaldığını, takibin önce miras bırakan aleyhine açıldığını ve mirasçı sıfatına haiz davacı ile kardeşlerine yöneltildiğini, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/535 Esas 2020/786 Karar sayılı ilamı ile mirasın reddi talebinin 09/07/2020 tarihinde tespit ve tescil edildiğini, murisin davacıya herhangi bir malvarlığı değeri bırakmadığını, terekesinin borca batık olduğunu, bahse konu karar ile reddi miras kararı alındığını, bu nedenlerle teminatsız olarak takibin dava sonuna kadar durdurulmasını, ya da icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden tedbir kararı verilmesini, icra takibinden kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin durdurulmasını, %20 den aşağı kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vefat eden borçlu ... ile banka arasında kredi kartı sözleşmesi düzenlendiğini, ödeme planında belirtilen sürelere uyulmadığını ve hesap katı edilerek icra takibi başlatıldığını, takip ile borçlunun vefat ettiğinin tespit edildiğini, icra dairesinden alınan yetki ile Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1760 Esas sayılı dosyası ile veraset ilamı davası açıldığını, mirasçılara ve terekeye karşı takibe devam olunabileceğini, bu şekilde takibin devam ettiğini, davacının iddialarının haksız, yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen mirasın reddine ilişkin kararı icra dosyasına sunulmadığını, borca itiraz talebinde bulunmadığını, bu nedenle icra takibinin kanuna ve usule uygun olduğunu, davalı tarafın 24/06/2021 tarihinde borç miktarının tamamını icra dairesine ödediğini ve dosyanın kapandığını, borçlunun borcu ödedikten sonra menfi tespit davası açamayacağını, bu davanın açılmasından davacının hukuki yararının bulunmadığını, varsa ispat etmesi gerektiğini, ispat edemezse dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız, yersiz, yasa ve usule aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahkememizin 23/02/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın BAM kaldırma kararında belirtilen sebep ve gerekçeleri karşılayacak şekilde, icra takibinin başlatılmasından ve dava açıldıktan sonra takip konusu borcun tamamının ödendiği anlaşılmakla, davacının takip konusu borcun ödenmesine ilişkin yapmış olduğu 24/06/2021 tarihinde 41.170,00-TL üzerinden yasal kesintiler düşüldükten sonra belirlenecek tutar üzerinden karar verilebileceğinden davacının yapmış olduğu bu ödeme tutarından yapılması gerekli yasal kesintilerin hesaplanması ve davacıya iadesi gereken borç tutarının hesaplanması bakımından dosyanın icra ve iflas yoluyla takiplerde uzman hesap bilirkişisine tevdi ile bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 07/02/2024 tarihli raporda özetle; Davalı banka tarafından davacının murisi ... aleyhine 24/12/2020 tarihinde Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kredi alacağından dolayı 30.769,30-TL takip yapıldığını, davacının murisi ...'nın ölümünden sonra 07/01/2021 tarihinde mirasçılar ..., ... ve ... aleyhine davalı banka tarafından icra ödeme emri gönderildiğini, Muris ...'nın mirasının davacı ve diğer mirasçılar tarafından Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/535 esa s2020/786 karar sayılı ilamı ile mirasın kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tescil edildiğini, Davalı ...tarafından davalı bankanın alacaklı olduğu Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasının 24/06/2021 tarihinde 41.170,00-TL, 30/03/2021 tarihinde 177,01-TL para yatırdığını, yasal kesintiler düşüldükten sonra yatan 41.170,00-TL'den harçlar kesildikten sonra davalı banka vekiline 25/106/2021 tarihinde 37.754,60-TL reddiyat makbuzu ile para ödendiğini, yasal kesintiler düşüldükten sonra yatan 177,01-TL'den harçlar kesildikten sonra davalı banka vekiline 30/03/2021 tarihinde 157,37-TL reddiyat makbuzu ile para ödendiğini, davacıya yatırmış olduğu bedel nazara alınarak yasal kesintiler düşüldükten sonra iade edilmesi gereken bedelin 37.911,97-TL hesaplandığı bildirilmiştir. Getirtilen Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/535 Esas 2020/786 Karar sayılı gerekçeli kararına göre davalı bankanın kredi borçlusu olan müteveffa ...'nın 06/02/2020 tarihinde vefat ettiği, geriye davacı da dahil bir kısım yasal mirasçıların bulunduğu, bu yasal mirasçılardan davacının 3 aylık yasal ret süresi içerisinde 29/04/2020 tarihinde mahkemeye mirasın gerçek reddi istemiyle başvurduğu ve davacının talebinin kabulü ile mirasın kayıtsız ve şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği ve hükmün 09/07/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla davalı bankanın müteveffa tarafından imzalanmış Kayseri Şubesi nezdindeki kredi kartı sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının borçlu olmadığı ve borçlu olmadığının tespitini talep etmek bakımından güncel ve korunmaya değer hukuki menfaati bulunduğu, zira davalı bankanın 07/01/2021 tarihinde davacı hakkında külli halefiyet çerçevesinde ilamsız icra takibi (Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi... Esas)başlattığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının dava ve takip konusu olan davalı banka nezdinde müteveffa (asıl borçlu) ...'nın kullanmış olduğu kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklı borçlu olmadığının tespitine ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ödenen (harç vb yasal kesintiler düşüldükten sonra) 37.910,97-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacıya iadesine) karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Davanın KABULÜ İLE; davacının Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında ve takip asıl borçlusu ...'nın davalı banka nezdinde kullanmış olduğu kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile ödenen (harç ve benzeri yasal kesintiler düşüldükten sonra) 37.911,97-TL'nin son ödeme tarihi olan 25/06/2021 tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen faiz türü olan yıllık %18,6 işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen bu karar haksız ve hukuka aykırı olup bozulması gerektiğini, yerel mahkemece işbu dosyaya beyan edilen hususların değerlendirilmediğini ve yanılgılı karar verildiğini, müvekkil banka müteveffa hakkındaki tüm iş ve işlemler hukuka uygun bir şekilde yerine getirildiğini ve bu işlemler esnasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkil banka ile müteveffa borçlu ... arasında 03.11.2017 tarihinde kredi kartı sözleşmesi düzenlendiğini, müteveffa borçlu ... tarafından ödeme planında belirtilen sürelere uyulmadığını ve müvekkil banka borçluya hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, yapılan ihtarlara rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkil banka tarafından 23/12/2020 tarihinde borçlu aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip başlatılması ile birlikte borçlu ...'nın 06/02/2020 tarihinde vefat ettiği tespit edildiğini, buna istinaden icra dairesinden alınan yetki belgesi ile Kayseri 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1760 E. sayılı dosyasıyla veraset ilamı davası açıldığını, İİK 53/2. maddesine göre borçlunun vefat etmesi durumunda, aynı icra takip dosyası üzerinden mirasçılara veya terekeye karşı takibe devam olunabileceğini, bu şekilde yöneltilecek icra takibi, muris hakkında yapılmakta olan icra takibinin devamı niteliğinde kabul edileceğini, ilgili kanun hükümlerine uygun olarak mahkemece düzenlenen veraset ilamı ile tespit edilen mirasçılar icra dosyasına borçlu olarak eklenddiğini, dosya kapsamında düzenlenen ödeme emri davacı ve diğer mirasçılara hukuka uygun şekilde gönderildiğini, davacının, borçlu müteveffa ...'nın mirasını reddettiğine dair Kayseri 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 09/07/2020 tarih,2020/535 E. ve 2020/786 K. Sayılı ilam bulunduğunu, davacı tarafa Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası kapsamında gönderilen ödeme emri usule uygun tebliğ edildiğini, davacı tebliğden itibaren yasal 7 günlük süre içerisinde Kayseri 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 09/07/2020 tarih, 2020/535 E ve 2020/786 K sayılı mirasın kayıtsız, şartsız reddedildiğine ilişkin kararı icra dairesine bildirmediğini ve itiraz süresini kaçırdığını, bu sebeple itiraz süresini kaçıran davacı icra dosyasına borçlu olarak eklendiğini, başka bir ifadeyle davacı yönünden icra takibinin kesinleşmesine, borçlu konuma geçmesine ve müvekkil banka tarafından aleyhine diğer icra takip işlemlerine devam edilmesine davacı sebebiyet verdiğini, takibin kesinleşmesinden önceki dönemde mirasın reddedilmiş olduğu hususu maddi hukuka dayalı bir borca itiraz sebebi olduğunu ve bu itiraz sebebinin aleyhe yapılmış bir icra takibi var ise süresi içerisinde icra dairesine bildirilmesi gerektiğini, işbu dava kapsamında yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde müvekkil bankanın davacının mirasın reddettiği hususunu bilmediği yahut bildiği dosya kapsamında ispatlanamadığı ve kötü niyetli olmadığına açıkça yer verildiğini, müvekkil banka yasal haklarını kullanmış ve aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkil banka sadece alacağına kavuşmak istemekte ve yasal haklarını kullandığını, bu sebeple mahkemeniz menfi tespit davasının reddi hususunda aksi kanaatte ise müvekkil bankanın davacı aleyhine devam edilen icra taikibi aşamalarında herhangi bir kusuru olmaması sebebiyle müvekkil banka aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası kapsamında borçlu konumuna gelmesine kendisi sebebiyet vermesi ve güncel, korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunmaması nedeniyle açılan menfi davasının reddine, mahkeme aksi kanaatte ise Müvekkil bankanın davacı aleyhine devam edilen icra taikibi aşamalarında herhangi bir kusuru olmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme ilamı usul ve yasaya uygun olduğunu, tüm bu sebeplerle davalının istinaf iddialarını kabul etmediklerini, davalının hukuki dayanaktan yoksun istinaf iddialarının reddi ile yerel mahkeme ilamının müvekkil lehine onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklı asıl borçlunun yasal mirasçısı sıfatıyla davacı hakkında başlatılmış icra takibinden sonra davacının mirasın gerçek reddi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile dava devam ederken yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalı bankanın davacıların mirası reddettiklerini dava dilekçesi ile öğrenmesine rağmen davanın reddini talep etmekle işbu davanın görülmesinin devamına sebebiyet verdikleri ve bu kapsamda aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik de bulunmadığından davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/03/2024 tarih ve 2022/946 E - 2024/261 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 2.589,76 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 647,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.942,31 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 05/06/2024