Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1970 K.2025/2185
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1970
KARAR NO: 2025/2185
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/07/2025
NUMARASI: 2024/948Esas - 2025/627 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 26/11/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/948 Esas 2025/627 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; sürücünün ..., araç malikinin ..., işletenin ... AŞ. olduğu ... plakalı yolcu otobüsü sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen ... tarihli tek taraflı trafik kazasında, otobüsün yedek şoförü konumunda bulunan davacıların desteği ...' nın olay yerinde vefat ettiğini, müteveffanın, kaza sırasında en arka 4’lü koltukta uyumakta, istirahat etmekte olduğunu, otobüsü diğer şoför olan davalı ... kullandığını, davalı sigortanın ... plakalı yolcu otobüsünün koltuk sigortacısı olduğunu, poliçe numarası ... olduğunu, kişi başı ölüm halinde poliçe limiti 175.000,00 TL olup miras hissesi oranında bu limit tutarının davacılara ödenmesi gerektiğini, malum olduğu üzere, ölüm halinde, zorunlu koltuk sigortasındaki poliçe bedelinin tamamı mirasçılara miras payları oranında ödenmesi gerektiğini, alacağın tahsili için Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas numaralı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, davacı yanın ferdi kaza poliçesi nedeniyle limitin tamamı yönünden talepte bulunmuşsa dahi mezkur poliçe kapsamında müvekkili üzerindeki konservasyon oranı %10 olduğunu, müvekkilinin ... şirketi ve sorumluluğun %90 oranında reasüror firmada olduğunu, dolayısı ile tutarın tamamı ile ilgili aleyhlerine yapılan takip ve açılan dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe konu tutarın likid olmadığını, dolayısı ile icra inkar tazminatı talebi yönünden mahkemenin menfi karar vermesi gerektiğini, açıklanan nedenlere davanın reddine, icra inkar tazminatının reddine hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Dava,trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçe teminat limitinin ödenmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket hâlinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar (yolcular, sürücüler ve yardımcılar) yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza (can) sigortası olup, kazanın oluşunda taşımacının ya da sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar (destekten yoksunluk) hesabı yapılmaksızın, ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir.
Davacılar tarafından, ... plakalı otobüste yedek şoför olarak bulunan ve kazada vefat eden ...'nın ölümü nedeniyle poliçe teminat limitinin ödenmesi talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketi bu aracın karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısıdır.Kazanın poliçenin geçerlilik süresi içerisinde 20/08/2024 tarihinde meydana geldiği,tek taraflı olduğu ve davacıların murisinin kazada vefat ettiği davacıların uyapta sorgusundan temin edilen Aydın 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2025/3 esas sayılı dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır.Koltuk ferdi kaza sigortası, meblağ (can) sigortası mahiyetinde olup, poliçedeki ölüm rizikosu nedeniyle, poliçe teminat limiti(175.000-TL) ölen yolcunun mirasçılarına, miras payları oranında ödenmesi gerekir. Otobüs sürücüsünün kusurunun araştırılmasına gerek bulunmamaktadır.Bu nedenle kusur yönünden bilirkişi raporu alınmamıştır.Takip dosyasında poliçe limitinin tamamı olan 175.000 TL'nin talep edildiği,takibin ve davanın tüm mirasçılar olan davacılar tarafından açıldığı, davacı ... küçük olup velayetinin annesi olan davacı ...'de olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş,davadan önce, davacılar tarafından, davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunulduğunun dosyada mevcut mail yazışmalarından anlaşıldığı,bu halde davalının meydana gelen kazadan haberdar olduğu, poliçe ölüm teminat limiti ile ölenin mirasçıları ve miras paylarının belirli olduğu, haliyle alacağın davalı borçlu tarafından da bilinebilir ve belirli olduğu gözetilerek İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş " gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı Vekili ... tarihinde meydana geldiği iddia edilen tek ölümlü trafik kazası kapsamında Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Koltuk Sigorta Poliçesi nezdinde destekten yoksun kalma tazminatı ile icra inkar tazminatı talep ettiğini, müvekkil Şirket'in merkezi ... adresinde bulunmakta olup işbu dava için yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemeleri olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, başvuru şartı sağlanmadığını, somut olayda başvuru şartı sağlanmadığını, görüleceği üzere eksik belgeler bulunmakta olup ilgili belgeler zararın tespitinde ve ödeme durum değerlendirmesinde elzem olan belgeler olduğunu, müvekkil şirket zarardan sorumlu olmadığını,kaza ile illiyet bağı sağlanmayan işbu dosyada direkt zorunlu limitin ödenmesine karar verilmesi hukuken hatalı olduğunu, sorumluluğu kabul etmemekle beraber davacı taraf haksız fiil ile hasar arasındaki illiyeti ispatla mükellef olduğunu, bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü dendiğini, uzun yolculuklarda dinlenme süreleri de önemli olduğunu, sürücülerin sağlığı ve yaşam standardı için çalışma ve dinlenme sürelerine ilişkin ilkeler, Uluslararası Çalışma Örgütünün (İLO) 1979 yılında 153 Nolu Sözleşme ile belirlendiğini, tüm bu nedenlerle somut olaya soruşturma ve varsa ceza evrakı toplanarak keşif yapılması ile takograf cihazı incelenerek şoförlerin kimler olduğunu, işe çıkış yer, gün ve saati ile gidilecek yeri kaydettikleri bir defter veya listeye ilgili dinlenme sürelerine ve güzergaha uyulup uyulmadığının değerlendirilmesi, müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, tüm dosya kapsamı, olayın oluş şekli de değerlendirilerek olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesini talep ettiğini, önemle belirtmek gerekir ki Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olmadığını, ancak, kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olduğunu, Ceza Hakiminin KESİN KARARI, sadece somut olayın nasıl gerçekleştiği konusunda veri verdiğini, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanarak değerlendirilmesi sonrasında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme üzerinden hüküm kurulması hukuka uygun olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu, itirazın iptaline davasına konu edilen sigorta poliçesinde kaynaklı tazminat talebine ilişkin asıl alacak varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olduğunu, tamamen benzer konuyu ihtiva eden dosyada İstanbul BAM, 45. HD., E. 2022/706 K. 2025/190 T. 19.2.2025 karar ile işbu husus belirtildiğini ve ilk derece mahkemesinin kararını kaldırıldığını, açıklanan ve tarafınızca re'sen gözetilecek nedenlerle: istinaf başvurusunun kabulü ile kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yapılan inceleme neticesinde davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Davalı ... A.Ş. tarafından sunulan istinaf başvurusu, ilk derece mahkemesince verilen usul ve yasaya uygun kararı ortadan kaldıracak nitelikte olmayıp, haksız ve dayanaksız iddialardan ibaret olduğunu, davalı sigorta şirketine mail yolu ile başvurusunun yanı sıra davalı şirket ile iki kere arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, işbu arabuluculuk dosyaları Kayseri Arabuluculuk Bürosu ... numaralı ve ... numaralı dosyalarıdır. KTK 97. Maddesi gereği başvuru şartı sağlandığını, ayrıca davaya konu sigorta poliçesi zorunlu koltuk sigortasına ilişkin olduğunu, Zorunlu Koltuk Sigortası, araçta bulunan yolcu veya sürücünün kaza nedeniyle yaşamını yitirmesi halinde, poliçede belirtilen bedelin doğrudan ölenin yasal mirasçılarına ödenmesini amaçlayan bir sigorta olduğunu, dolayısıyla ölüm olayının gerçekleşmesi ile birlikte poliçede belirlenen bedel muaccel hale gelmekte olup ayrıca bir incelemeye gerek bulunmadığını, davalının sair istinaf gerekçelerini de kabul etmediğini, dosyanın uzatılmasına imkan verilmeyerek dosyanın bir an evvel istinaf mahkemesine gönderilerek istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmesini talep ettiğini, arz ve izah edilen ve dairenizce resen gözetilecek nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Uyuşmazlık, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının "Sigortanın Konusu" başlıklı 1. maddesinde, "Bu sigorta, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri ve yardımcılarını, taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde, duraklamalar da dahil olmak üzere, maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı aşağıdaki şartlar çerçevesinde teminat altına alır." düzenlemesi yer almaktadır. Söz konusu düzenleme uyarınca zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası, yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket halinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar (yolcular, sürücüler ve yardımcılar) yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza (can) sigortası olup, kazanın oluşunda taşımacının yada sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar (destekten yoksunluk) hesabı yapılmaksızın, ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir.Karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasında sigortalanan kişilerin kimler olduğu ise yine Genel Şartların A.1.maddesinde, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcular, sürücüler ve yardımcıları olarak belirtilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu murisin ölümünden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacıların murisinin yedek şoför olarak bulunduğu yolcu otobüsünün tek taraflı olarak yaptığı kaza nedeniyle öldüğünü belirterek, yolcu otobüsünün Karayolu Yolcu Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısına karşı dava açmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 4'üncü maddesinde bu Kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı ve ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususu düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 3'üncü maddesinde ise "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" denmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 ilâ 1520'nci maddelerinde Sigorta Hukuku'nun düzenlendiği, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "zorunlu sigortalar" başlıklı 13'üncü maddesinde sorumluluk sigortalarına yer verildiği, Türk Ticaret Kanunu'nun 1483 ve devamı maddelerinde de "zorunlu sorumluluk sigortaları"nın düzenlendiği tartışmasızdır.
Somut olayda, davacıların talebi sorumluluk sigortalarından olan zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında murisin ölümü nedeniyle davalı sigorta şirketinden maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında bir sigorta poliçesinin olmayışı ve davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 1483 ve izleyen maddelerinde sayılan hallerden olması karşısında asliye ticaret mahkemesi uyuşmazlığı çözmeye görevlidir. ( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2022/939 esas 2022/1127 Karar)
Dava, ferdi kaza sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Ferdi kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir.
Davacıların Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesi kapsamında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak , kaza sonrası murisin ölümü ile neticelenen kaza ile illiyeti olan ölümün bir meblağ sigortası olan ferdi kaza sigortacısı olan davalının sorumluluğu kapsamında olduğu belirlenerek davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmüştür.
İcra inkar tazminatı yönünden yapılan incelemede, itirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlunun itirazını kötü niyetle yapılmış olması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasında, rizikonun gerçekleşmesi ile sigortalı ölmüş ise poliçede ölüm halinde ödenecek sigorta bedeli gösterilmiş bulunduğundan ve sigortanın bu bölümü bir meblağ sigortası niteliğinde olduğundan gerçek zarar hesaplamasına girişilmeksizin bu miktarın aynen ödenmesi gerekmektedir ve bu nedenle de alacak bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olduğundan, mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/948 Esas 2025/627 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 11.954,00 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.988,50 TL harçtan mahsubundan sonra geriye kalan 8.965,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 26/11/2025