Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/807 K.2024/628

🏛️ Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/807 📋 K. 2024/628 📅 09.10.2024

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından 24/09/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar gereğince; dava dilekçesinde bağlantı adresleri verilen internet sitesi paylaşımlarına erişimin engellenmesi talebi ile Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, bu talep yönüyle dava tefrik edilerek mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi uyarınca kanunda düzenlenen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava şartı olarak arabuluculuya başvurmanın zorunlu olduğunu, taraflarınca her ne kadar bu yola başvurulsa da müspet sonuç alınamadığından aşağıda açıklanacak sebepler ışığında işbu davayı ikame etmek zaruretinin hasıl olduğunu, davacı müvekkili ... unvanıyla 2013 yılında Konya ilinde kurulan bir gayrimenkul firması olduğunu, müvekkilinin Ankara ve İstanbul'da da şubeleri bulunmakta olup Türkiye'nin dört bir yanında aktif olarak gayrimenkul alım satım hizmeti veren tanınmış bir firma olduğunu, müvekkili, portföyünde bulunan ve değeri Milyar Türk Liralarını aşan taşınmazları ve Türkiye çapında hizmet ve danışmanlık verdiği müşterileri ile değil Konya'nın Türkiye'nin sayılı gayrimenkul firmaları arasında yer aldığını, davalı ... televizyon, radyo ve gazeteler olmak üzere çeşitli yayın kuruluşlarına haber ve görüntü servisi yaptığını, ... Haber Ajansı, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremden sonra emlak piyasasındaki fiyat artışına ve depremzedelerin zor durumlarının emlakçılar tarafından kötü niyetli bir biçimde kullanıldığına dair birtakım görüntüleri çeşitli haber kanallarına servis ettiğini, servis edilen bu görüntü kayıtları dünyanın en büyük video sitelerinde de halihazırda yer aldığını, en basit örneği ile halen yayında olan bu görüntülerin müsebbibi ve görüntüleyicisi davalı taraf olduğunu, ilgili görüntülere dair URL adreslerinde bahsi geçen görüntülerin içerisinde müvekkillerinin ev ilanlarının bulunduğu karelerin de yer aldığı, görüntülerde "deprem fırsatçısı" olarak müvekkilinin lanse edildiğini, müvekkilinin ticari ünvanı dilekçelerinin en başında belirtildiği gibi olmakla birlikte piyasadaki marka bilinirliği de tabiatıyla ... Gayrimenkul olduğunu, servis edilerek yayınlanmasına vesile olunan bu görüntülerde de yer alan ilanların müvekkiline ait olduğunu, deprem fırsatçılığından kaynaklı haberlerde müvekkiline ait kayıtlara rastlanmakta olduğunu, müvekkilinin itibarının zedelenmekte olduğunu, mutad bir biçimde müşterilerinden bu konu ile ilgili dönüşler aldığını, yayınların, Türkiye'nin en büyük haber kanallarında günlerce yayınlandığını, ilgili internet sitelerinde yer alan haberlerin halen mevcut olup, devamlı görüntülendiklerini, davalının haksız fiiliyle müvekkilinin mesleki itibarına halel getirildiğinin aşikar olduğunu, müvekkiline yönelik hukuka aykırı fiilin durdurulmasını, belirtilen URL adresleri yer alan haber sitesi paylaşımlarına erişimin engellenmesi ve davalının haksız fiili sebebiyle müvekkilinde meydana gelen manevi eksilmenin giderilebilmesi için vaki dava ikamesi zaruri hale geldiğini, davalının haksız rekabete sebebiyet veren eylemlerinin men'ine, e yukarıda bağlantı adresleri verilen internet sitesi paylaşımlarına erişimin engellenmesine, hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi ve telafisi imkansız zararların oluşmaması için davalı adına kayıtlı araç veyahut her nevi malvarlığına emniyet ve tapu makamlarında yapılacak sorgulamalar neticesinde teminatsız bir şekilde ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili tarafından yapılan dava konusu haberin haksız rekabet teşkil eder nitelikte olduğu ve bu nedenle manevi zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı ikame ederek 100.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacının işbu taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yayından kaldırılması yetkisi sulh ceza mahkemelerinin görev alanına girdiğini, davacının müvekkili şirkete ait haberin kendisini deprem fırsatçısıymış gibi gösterdiğini, itibarının zedelendiğini, saygınlığının zarar gördüğünü bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ettiğini, ancak davacının bu iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin yayınladığı haberin öncelikle davacı şirket ile yahut spesifik bir emlak firması ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, söz konusu haberde davacının unvanına hiçbir şekilde yer verilmediğini, afişlerinin bulunduğu iddia ettiği görüntülerde afişlerin okunmasının mümkün olmadığını, dava konusu yapılan haber bir bütün olarak incelendiğinde baştan sona objektif olduğunu, haber verme ve kamuyu aydınlatma niteliği taşıdığını, davacının kişilik haklarına zarar vermeye ve onu kamuoyu önünde küçük düşürmeye yönelik herhangi bir kasıtla hareket edilmediğinin anlaşılacağını, dava konusu haber 6 Şubat depreminden sonra göç alan Konya'daki kira fiyatlarının fahiş şekilde arttırılmasını konu alan bir haber olduğunu, Matufiyetin varlığını kabul için o yayında ya kişinin adından açıkça söz edilmeli veya konumu, sıfatı gösterilmeli; ya da bunlardan söz edilmese dahi yayın içeriğinden bu kişinin amaçlandığı, yayının ona yönelik olduğu anlaşılmalı veya anlaşılabilir olması gerektiğini, dava konusu haberde ise davacı şirketin adı, afişi veya ayırt edici bir özelliğinin geçmediğinden bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Basın-Yayın organı olan davalı tarafından yapılan yayınlar nedeniyle davacı tarafından dava dilekçesinde bağlantı adresleri verilen internet sitesi paylaşımlarına erişimin engellenmesi davası olduğu görüldü.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
(1)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 28/05/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"5651 sayılı Yasa, internet ortamındaki yayınlar nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğraması durumunda hangi usul ve esaslara göre mücadele edileceğini düzenlemekte olup bu yönüyle 4721 Sayılı Medeni Kanuna göre özel yasa durumundadır. Özel yasada bir düzenlemenin varlığı halinde öncelikle özel yasanın uygulanacağı hukukun genel kuralıdır. Kaldı ki özel yasa somut olaya ilişkin görev yönünden mahsus bir düzenleme de içermektedir.
Şu halde, 5651 sayılı Yasa'daki özel düzenleme gözetildiğinde bu konuda görevli mahkemenin Sulh Ceza Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
(2)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/12/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davacının haberin içeriğine erişimin engellenmesi ve davaya konu internet sitesinde tekzip metni yayınlanması talepleri yönünden; 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca erişimin engellenmesi ve tekzip metninin yayınlanması istemleri yönünden Sulh Ceza Mahkemesi görevli olduğundan, mahkemece bu taleplere ilişkin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esastan red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.
III.NETİCE
Yukarıda yapılan açıklamalar, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve somut olayımızdaki davacı talebi nazara alındığında; davalı tarafından yapılan yayınların davacının 05/04/2024 Tarihli dilekçesinin 1. Sayfasında belirmiş olduğu internet sitelerinde yayınlanmaya devam etmesi sebebiyle davacının haklarının ihlal edildiği ve bu sitelere erişimin engellenmesi talep edildiği anlaşılmakla yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 28/05/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/12/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere özel nitelikte bulunan 5651 Sayılı Kanunun 9/2 maddesi gereğince görevli mahkemelerin Konya Sulh Ceza Mahkemeleri olduğu değerlendirilmekle davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi olduğunun tespitine dair Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ SULH CEZA MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ SULH CEZA MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024
Katip ... Hakim ...