Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/174 K.2024/94

🏛️ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/174 📋 K. 2024/94 📅 12.01.2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2022
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI : ... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/01/2024
YAZIM TARİHİ : 15/01/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 21/11/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya .. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davacının babası müteveffa.... aleyhine icra takibi yapıldığını, borcun mirasçılara kaldığından bahisle icra takibinin davacı aleyhine yönlendirildiğini, icra takibi nedeniyle mülkiyetinin davacıya ait olduğu...plakalı araç üzerine haciz konulduğunu, İcra Müdürlüğünün anılan işleminin hukuka aykırı olduğunu, davacının babasının mirası ile ilgili süresi içerisinde mirasın reddi davasını açtığını, davacının Serik .. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 29/10/2021 tarih ve ... Esas- ...Karar sayılı kararı ile mirasın reddi talebinin kabul edildiğini, davacının babasından intikal eden mirası reddettiğinden icra takibine konu borçtan sorumlu olmasının düşünülemeyeceğini, bu nedenle icra müdürlüğünden yürütülen icra takibinin iptalinin gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalı ile davacı arasında mevcut geçerli bir ilişki bulunmadığının tespitine, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinin iptaline, alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin mirasın reddi davası açması sebebiyle icra takibinin iptaline ilişkin karar verilmesini talep ettiğini, fakat mirasın reddi işleminin takibi durdurmayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin gerektiğini, mirasın reddi işleminin takip öncesi bir işlem olduğu için miras terekesine değil mirasçıların şahsına yönelik bir takip başlatıldığından mirasın reddi nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasının öne sürülmesinin mümkün olmadığını, murisin 28/09/2020 tarihinde vefat ettiğini, takip konusu bononun vade tarihinin 30/09/2020 olduğunu, vade tarihinin murisin vefat tarihinden sonraki bir tarih olduğundan, borçlu terekenin borcundan dolayı değil şahsi olarak borçlu olduğundan takibin iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile davacının babası müteveffa.... aleyhine icra takibi yapıldığını, borcun mirasçılara kaldığından bahisle icra takibinin davacı aleyhine yönlendirildiğini, icra takibi nedeniyle mülkiyetinin davacıya ait olduğu...plakalı araç üzerine haciz konulduğunu, icra müdürlüğünün anılan işleminin hukuka aykırı olduğunu, davacının babasının mirası ile ilgili süresi içerisinde mirasın reddi davasını açtığını, davacının Serik .. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 29/10/2021 tarih ve ... Esas- .... Karar sayılı kararı ile mirasın reddi talebinin kabul edildiğini, davacının babasından intikal eden mirası reddettiğinden icra takibine konu borçtan sorumlu olmasının düşünülemeyeceğini, bu nedenle icra müdürlüğünden yürütülen icra takibinin iptalinin gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalı ile davacı arasında mevcut geçerli bir ilişki bulunmadığının tespitine, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinin iptaline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava sebebiyle uğramış oldukları zararın yasa gereği alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği, davanın İİK.72. maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir.
Dosya incelendiğinde borçlunun asıl borçlu olan murisinin imzalamış olduğu senetten kaynaklandığı, ancak yapılan incelemede söz konusu senedi düzenleyen muris.... hakkında mirasın reddi davası açıldığı, söz konusu davanın Serik .. Sulh Hukuk Mahkemesinin 29/10/2021 tarih ve .. esas ... karar sayılı ilamı ile mirasın reddedildiği, söz konusu mahkeme kararının kesinleşmiş olduğu, alınan kararın mahkememize uyap üzerinden getirildiği, dolayısıyla borçlunun ve diğer dava dışı mirasçıları murisin mirasını reddetmiş oldukları anlaşıldığından artık dava konusu borçla davalının herhangi bir organik bağı kalmadığından davacının açmış olduğu menfi tespit davasında haklı olduğuna kanaat getirilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmakla beraber davalının davaya konu icra takibini mirasın reddinin kesinleşmesinden önce icrai işlemler yapması ve kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delile rastlanmaması nedeniyle davalı hakkında da herhangi bir kötü niyet tazminatı verilmesine gerek olmadığı kanaatiyle davacının bu yönündeki talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacı aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası hakkında borcu olmadığının tespitine, ispatlanamayan ve oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığında, mirasın reddi yönünde mahkemece verilen bir karar bulunmadığını, bu husus icra takibi kayıtları ve Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası ile sabit olduğunu, takip tarihi itibariyle herhangi bir karar olmaması nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, 6100 Sayılı HMK M.114/1-h'de ''Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarındandır'' denildiğini, hukuki yarar şartı dava şartı olup, yerel mahkemece bu hususun resen dikkate alınması gerekirken, yerel mahkemece bu husus hiç değerlendirmeye alınmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.03.2020 tarihli 2017/336 E. 2020/281 K. Sayılı kararında ''Görüldüğü üzere, takip konusu alacak murisin vefat tarihinden sonraki bir tarihe ilişkin olduğundan borçlu tereke borcu sebebiyle değil, şahsi borcu nedeniyle takip edilmektedir. Bu nedenle borçlunun mirasın reddine ilişkin mahkeme kararına dayanarak takibin iptalini istemesinin bir dayanağı yoktur...'' şeklinde karar bulunduğunu, muris....'nin 28.09.2020 tarihinde vefat ettiğini, takip konusu bono incelendiğinde de görüleceği üzere vade tarihi ise 30.09.2020 tarihi olduğunu, yukarıdaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından da anlaşılacağı üzere; alacağın vade tarihi murisin vefatından sonraki bir tarih olduğundan, borçlu tereke borcundan dolayı değil şahsi olarak borçlu olduğundan takibin iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin davacı hakkında icra takibi başlattığında mirasın reddine ilişkin bir karar verilmediğini, kesinleşmiş mahkeme kararı dahi bulunmamakta iken, müvekkilin takip başlatmakta kötü niyeti bulunmamasına rağmen müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre davalı tarafından Konya ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacının murisi.... ve dava dışı ... aleyhine 30/08/2020 keşide , 30/09/2020 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 11.171,58 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, muris....'nin bononun vade tarihinden 2 gün önce 28/09/2020 tarihinde vefat etmiş olduğu, bunun üzerine mirasçılarına ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davalı her ne kadar alacağın vade tarihinin murisin vefatından sonraki bir tarih olduğunu, davacının tereke borcundan dolayı değil şahsi olarak borçlu olduğunu, takibin iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığını savunmuş ise de takibe konu borcun bononun keşide tarihi itibariyle doğduğu ve murise ait bir borç olduğu, davacının TMK'nın 606.maddesinde belirtilen üç aylık süre içerisinde murisin mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiği bu sebeple murisin borçlarından dolayı sorumlu olmayacağı, davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ayrıca davanın reddini talep eden ve aleyhine hüküm verilen davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 683,1‬0 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır