Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/111 K.2024/1337
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2023
NUMARASI : Esas Karar
DAVACILAR : 1- ... - (T.C. Kimlik No: ...)
: 2- ... - (T.C. Kimlik No: ...)
: 3- ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ... - [
İSTİNAF EDEN DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 19/09/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin ortak murisi ...'un 2011 yılında ağır KOAH hastası olup 2014 yılında vefat ettiğini, geride yasal mirasçı olarak veraset ilamında yazılı olan mirasçılarının kaldığını, mirasçılardan davacı olarak adı yazılı olanlar dışında kalan mirasçıların, murisin terekesi için reddi miras kararı aldırdığını, murisin sağlığında çiftçilik ile uğraşan maddi olarak sahibi olduğu birkaç parça tarla dışında mal varlığı olmayan çalışarak kazandığı cüzi tarım geliri ile hayatını idame ettiren kendi halinde biri olduğunu, ailesinin yardımı ile yaşamını sürdürdüğünü, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasından yapılan takip nedeniyle müvekkillere ödeme emrinin tebliğ edildiğini, bu takipte 220.000,00 TL bedelli 12.09.2013 tanzim ve 12.10.2018 vade tarihli bono senedinin takibe mesnet gösterildiğini, senette borçlu olarak murisin adının yazılı olup senedin nama yazılı olduğu ve alacaklısının ... olarak yazıldığını, senetteki imzanın müvekkillerinin murisine ait olmadığını, imza müvekkillerin murisine ait olsa dahi murisin bu büyüklükte borçlanmayı gerektirecek bir alım satım ya da ticari faaliyeti olmadığından bu miktarda bir borcun da oluşamayacağını, dolayısıyla senedin bedelsiz olduğunu, nasıl ve ne için verildiği veya gerçekte verilip verilmediğinin dahi belli olmadığını, senedin alacaklı olduğunu iddia eden kişinin eline nasıl geçtiğinin belli olmadığını, senedin murisin vefatından 5 sene sonra takibe konulduğunu, senedin TTK hükümlerine göre ibrazının şart olduğunu belirterek; öncelikle teminatsız olarak takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibe konu senetten dolayı müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, karşı tarafın kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, bu takip nedeniyle müvekkillerden cebri icra yolu ile yapılan tahsilatlar ile takibin devamı durumunda tahsil edilecek ödemelerin taraflarına faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip kambiyo senedine dayalı olup davacıların hiçbir yazılı delile dayanmadan çeşitli asılsız ve boş laflarla davayı ikame ettiklerini, davacılar, imzanın sahte olabileceği ihtimali yanında gerçek bile olsa miras bırakanın böyle bir senet imzalamayacağı gibi dayanaksız beyanlarda bulunduklarını, iddiaların kendi içerisinde çelişkili ve müphem bulunduğunu, tanık dinlenmesine de muvafakatlerinin olmadığını, davacıların davalarında samimi olmadıklarını, davacıların senetten ve borçtan haberleri bulunduğundan müvekkili ödeme vaadiyle oyalayıp üç yıl itirazda bulunmadıkları gibi davada ikame etmediklerin dava dilekçesinde dava değeri olarak senet aslı değerinin gösterildiğini, noksan harcın tamamlatılması gerektiğini belirterek, davanın reddine, davacıların alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ile yine %20 nispetinde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan rapora göre; bono üzerindeki imzaların ...'un eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacılar tarafından bono nedeniyle borçlu olunmadığına yönelik geçerli bir yazılı delilin dosyamıza sunulmadığı, toplanan deliller dikkate alındığında davacıların takip konusu bono nedeniyle davalıya borçlu oldukları, takip konusu bono hakkında davacılara yönelik bir ihtar bulunmaması ve bu nedenle davacıların takip tarihinden önce temerrüde düşürülmedikleri anlaşılmakla; davacılar hakkında takip tarihinden önce işletilen 11.825,00 TL faiz nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, 220.000 TL alacak üzerinden takibin devam etmesi gerektiği sonucuna varıldığından..." gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulü ile; Konya .. İcra müdürlüğünün... esas nolu dosyasında takibi yapılan 220.000 TL’lik bonoya bağlı işlemiş faiz nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibin 220.000 TL alacak üzerinden devamına, şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların dava dilekçesinde işlemiş faize yönelik bir itirazda bulunmamalarına rağmen talep dışına çıkılarak mahkemece takipten önce işlemiş faiz yönünden davanın kısmen reddine karar verildiğini, ayrıca davacıların icra takibinde ödeme emri tebliği üzerine İcra Mahkemesinde faize yönelik bir itirazda da bulunmadıklarını, mahkeme kararının usule, yasaya ve müstekar Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, İcra takibinin başlamasından üç yıl sonra müvekkili aleyhine ikame olunan menfi tespit davasında davacıların İİK 72/3 maddesi hükmüne aykırı olarak icra takibinin durdurulmasına yönelik talepleri uyarınca dava değerinin %20'si nispetinde teminat karşılığında İİK 72/3 hükmüne aykırı olarak icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin tedbir kararına yaptığı itirazın reddedildiğini, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararının verilmesine kadar icra takibinin durdurulduğunu, takibinin durdurulmuş olması sebebiyle geçen sürede müvekkilin zarara uğradığını, buna rağmen tazminat taleplerinin reddinin İİK 72/4 hükmüne aykırı olduğunu belirterek; icra takip dosyası dosya hesabında görüleceği üzere takibe konu alacak miktarının 316.366,96 TL olup bu miktarın dava değerine esas değer olduğunu, dava dilekçesinde senet aslı değeri, dava değeri olarak belirtildiğinden noksan harcın tamamlatılmasına, davanın reddine, davacıların davalarında haksız ve kötü niyetli olmasından alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ile yine %20 nispetinde kötü niyet tazminatının davacılardan müşterek ve müteselsil olarak avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davalı tarafından davacılara karşı Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus takip genel haciz yoluyla takip yapıldığı, takibe dayanak bononun lehtarı davalı, keşidecisi davacılar murisi.... olan 12/09/2013 tanzim, 12/10/2019 ödeme tarihli 220.000,00 TL bedelli bono olduğu anlaşılmakta olup, davacılar bonodaki imzanın murislerine ait olmadığını, murise ait olması halinde de murisin davalı ile arasında bononun verilmesi gerektirir herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını iddia etmektedirler.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereği bononun ödendiği, teminat olarak verildiği, bedelsiz kaldığı vs...nedenlerle borçlu olmadığını iddia eden davacı, bu husustaki iddialarını ancak yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir.
Davaya konu icra takibi HMK'nun 209.maddesi uyarınca durdurulduğundan Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 07/03/2016 tarih .... Esas ....Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi davacı aleyhine tazminata hükmedilmeyeceğinden davalının tazminata yönelik istinaf sebebi yerinde değilse de; Adli Tıp Kurumundan aldırılan 01/06/2023 tarihli raporda takibe ve davaya konu bono üzerindeki keşideci imzasının davacılar murisi ...'a ait olduğunun kesin şekilde tespit edildiğinin bildirildiği, davacıların eldeki davada bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın, davacıların icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu şeklinde değerlendirilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davalının bu hususa ilişkin istinaf başvuru talebinin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksikliklerin giderilmesi yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince Dairemizce yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2023 tarih.... Esas -.... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacıların talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın REDDİNE;
2-Şartları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine,
3-Davacılar tarafından yatırılan 3.757,05 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 3.329,45 TL harcın talep halinde davacılara iadesine,
4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 35.000,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinlerinde bırakılmasına,
6-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/07/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır