Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1488 K.2024/1704
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 03/09/2024
NUMARASI : Esas
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C Kimilk No: ...)
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Ticari Şirkete Kayyım Atanması
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
YAZIM TARİHİ : 31/10/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirkete kayyım atanması davasında 03/09/2024 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sermayesinin 1.000.000,00 TL olup, beher hissesinin 10,00 TL'den 100.000 adet paya ayrıldığını, bu paylardan 45.000 adedinin (%45) ...., 5.000,00 adedi'nin (%5'i) ...’e, 15.000 adedinin (%15'i) müvekkili ...’ye, 15.000 adedinin (%15'i) müvekkilinin babası muris ...’ye, 5.000 adedinin (%5'i) müvekkilinin annesi...’ye ve 15.000 adedinin de (%15'i) müvekkilinin oğlu .....’ye ait olduğunu, ayrıca şirket ortaklarından müvekkilinin babası ...'nin 17.10.2023 tarihinde öldüğünden dolayı, murisin şirketteki 15.000 adet payının 3/16'sının da müvekkiline ait olduğunu, ancak hukuken miras payının kendisine ve diğer mirasçılara henüz geçmediğini, davalı şirketin turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 08.05.1996 tarih ve 4032 sayılı nüshasının 125.sayfasındaki davalı ... A.Ş. ana sözleşmesinin 7.maddesi gereğince şirketin ortakları arasından seçilecek üç yöneticisi olmak zorunda olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin 25.03.2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 9.gündem maddesi ile ölen ortak ...'nin 15.000 adet payının mirasçıları veya birbirine pay devri yapan mirasçıları adına pay defterine yazılması ve ticaret siciline tescil ettirilmesine, 10.gündem maddesi ile ortaklardan...'nin 5.000 adet payının devir nedeniyle ... adına pay defterine yazılması ve ticaret siciline tescil ettirilmesine, 11.gündem maddesi ile eski ortaklar .... ile....'in ve 10 nolu gündem maddesinde sözü geçen...'den pay devralan ...'ın şirket yöneticiliklerine seçilmelerine karar verildiğini, Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.05.2024 tarih .... Esas sayılı ara kararı ile; davalı ...'nin 25.03.2024 tarihli genel kurul kararlarından 9. ve 10. gündem maddelerinin 6102 sayılı TTK'nun 449/1. maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına, karar verildiğini ve ... Esas sayılı genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ve iptali davası halen derdest olup duruşmasının 16.10.2024 tarihine bırakıldığını, verilen karar nedeniyle artık ... ve...'nin toplam 20.000 adet paylarının mirasen veya temliken devre konu edilemeyeceğini, 20.000 adet pay yönünden mirasçılar ve mirasçı olmayan ...'ın şirket ortağı sayılamayacaklarını, ortak olmayan bir kimsenin de şirket yönetim kuruluna atanmasının hukuken mümkün olmadığını, şirketin yöneticilerinden birisinin şirket ortağı olmadığını, iki ortağın yönetici seçilmesinin de yok hükmünde olduğunu, davalı şirketin yönetim organında boşluk oluştuğunu belirterek; öncelikle mümkünse takdiren teminatsız olarak davalı şirketi temsil ve ilzam etmek ve yönetim kurulu yerine görev yapmak üzere davalı şirkete tedbiren bir kayyım atanmasına ve atanan kayyımın ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesine, Yapılacak inceleme ve yargılama sonunda da organ boşluğu nedeniyle davalı şirketi temsil ve ilzam etmek ve yönetim kurulu yerine görev yapmak üzere davalı şirkete bir kayyım atanmasına ve karar kesinleştiğinde atanan kayyımın ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...davalı şirketin 25.03.2024 tarihli genel kurulunun 11. Gündem maddesi ile, üç yıl süreyle görev yapmak üzere Yönetim Kurulu Başkanlığına CumaYılmaz, Yönetim Kurulu Başkan
Vekilliğine ..., Yönetim Kurulu Üyeliğine.... seçilmiş,
.... ve ...'ın şirketi üç yıl süreyle müşterek imza ile
temsil etmesine karar verilmiştir. Söz konusu genel kurul kararının yokluğunun tespiti veya iptali istemiyle açılan dava, Mahkememiz... Esas sayılı dosyasında derdest olup, anılan dosyadaki genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin 08/05/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir. 08/05/2024 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara karar davacı tarafça istinaf edilmiş ve Konya Bam 6. Hukuk Dairesinin 03/07/2024 tarih ve 2.... Esas, 2... Karar sayılı kararı ile davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Mahkememizin... Esas sayılı dosyasında verilen 08/05/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın böylelikle kesinleştiği, hali hazırda yönetim kurulunun belirlenmesine ilişkin genel kurul kararına karşı verilmiş bir ihtiyati tedbir kararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Netice itibariyle, anonim şirketlerde yönetim kurulu seçiminin genel kurulun tekelinde bulunması, yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararının iptaline yönelik davada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi, söz konusu dosyadaki delil durumu ile iş bu dosyadaki delil durumu arasında bir farklılık olmaması, tüm bunlarla birlikte davadaki asıl talebin şirkete yönetim kayyımı atanması olması ve hükümle ulaşılacak neticeye ihtiyati tedbirle ulaşılacak şekilde karar verilemeyecek olması sebebiyle talebin reddi..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini aynen tekrar etmekle; yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya, aynı zamanda şirketin fiili durumuna uygun olmadığını belirterek; ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.
Aynı Yasa'nın 396. maddesinde de '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen talep koşullarının oluşmadığı, talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlanmadığı, yargılama sırasında durum ve koşulların değişmesi halinde HMK'nın 396. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebileceği ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınan harç yeterli olduğunda yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır