Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/85 K.2025/308
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2023
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1-......
2-......
3-......
4-......
DİĞER DAVACILAR 5-......
6-......
7-......
8-......
9-......
10-......
11-......
12-......
13-......
14-......
15-......
16-......
17-......
18-......
19-......
20-......
: Müteveffa ......'ün mirasçısı;
21-......
: Müteveffa ......'IN mirasçıları;
22-......
23-......
VEKİLİ : Av....
: Müteveffa ......
TASFİYE MEMURU : ...... -
Müteveffa ......'ın mirasçıları;
: 24-......
25-......
26-......
27-......
28-.....
29-......
30-......
31-......
Müteveffa ......'IN mirasçıları;
32-......
33-......
34-......
35-......
36-......
37-......
Müteveffa ......'in mirasçıları;
38-......
39-......
40-......
41-......
42-......
43-......
44-......
İSTİNAF EDEN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Kooperatif Kura Çekimi İşleminin İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
YAZIM TARİHİ : 21/02/2025
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatif kura çekimi işleminin iptali davasında 08/02/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacılar ......, ......, ......, ...... ile davalının istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı kooperatifin üyeleri olduklarını, 2008 yılında davalı kooperatif tarafından müvekkillerine oturmuş oldukları dairelerin teslim edildiğini ve müvekkillerinin dairelerde oturmaya başladıklarını, tapu devri yapılmadığından dolayı birçok üyenin tapu iptali ve tescil davaları açtığını, 2010 yılında davalı kooperatifin üyelere imzasız olarak aidat ödemelerine ilişkin belgeler göndererek art niyetli olarak icra takipleri başlatıldığını, bir kısım üyelerin icra takiplerine itirazları sonrasında takiplerin durdurulmasına karar verilerek itirazın iptali davaları açıldığını, müvekkilleri tarafından davalı kooperatif yöneticileri hakkında bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, kooperatif yönetiminin müvekkillerinin oturmuş oldukları dairelerde muhalif olan müvekkillerini zor duruma düşürmek yargı sürecini uzatmak amacıyla kura çekimi işlemi yaptığını, kura çekimi konusunda müvekkilleri herhangi bir çağrıda bulunulmadığını, müvekkillerinin kura çekiminden kendilerine ait olup dairelerden çıkılmasının istenilmesi ile haberdar olduklarını, kura çekiminin Konya ...Noterliğinin ...... yevmiye numarası ile yapıldığını, usulsüz yapılan bu kura çekimi ile ilgili de savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını beyanla öncelikle müvekkillerinin mağduriyetlerinin önlenmesi için yapılmış olan kuranın infazının durdurulmasına, kura çekimi yapılan dairelerin mülkiyetleri konusunda ihtilaf olması sebebiyle hukuka aykırı olarak yapılan kura çekiminin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 09/08/2009 tarihinde yapılan genel kurulunda 48 adet dairenin kura çekilerek hak sahiplerine dağıtılması yönünde oy birliğiyle karar aldığını, kooperatif genel kurulunca bu hususta yönetim kuruluna yetki verildiğini, yine 18/04/2010 tarihli genel kurulda kuraya katılabileceklerin şartları hususunda da karar alındığını, genel kurul toplantı tutanaklarının tüm üyelere taahhütlü posta ile gönderildiğini, noter huzurunda yapılan kura çekiminin usul ve esaslara uygun olarak yapıldığını, davacıların genel kurulda belirlenen şartları yerine getirmediklerinden dolayı dava açma haklarının da olmadığını ancak bir kısım davacılar ile müvekkil kooperatif arasında ihtilaflar nedeniyle açılmış olan davalar olduğunu, davacıların müvekkil kooperatifin meskenlerini zorla işgal ettiklerini, yasaya aykırı bir şekilde daireleri işgal eden davacıların yasaya uygun olarak yapılan kura çekilişinin iptalini isteme haklarının olamayacağını, kuraya katılma şartlarına sahip olan herkesin kooperatif yönetimince kura çekilişine davet edildiğini, bir kısım davacılarında kuraya katılma haklarının olduğunu ancak davete rağmen kuraya katılmadıklarını, davacıların meskenleri üç yılı aşkın süredir işgal edip meskenlerde zorla oturduklarını, 21/12/2008 tarihli genel kurul kararı gereğince meskenlerin tahliye edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Dava, kooperatif kura çekimi işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin 09/08/2009 tarihinde yapılan 2008 yılı olağan genel kurul toplantısında, oturuma hazır 36 adet daire için kura çekimi ve kuraya katılacaklarda aranacak nitelikleri belirleyip genel kurula sunmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine dair karar alındığı;
18/04/2010 tarihinde yapılan 2009 yılı olağan genel kurul toplantısında ise, birikmiş üye aidatı tutarı da dahil olmak üzere kura çekimine katılacaklarda aranacak niteliklere dair kararların alındığı;
Kooperatif Yönetim Kurulunun 24/01/2011 tarih ve 57 sayılı kararı ile de 36 adet daire için kura çekilmesi kararı alındığı ve karar ekindeki listede 12 adedi dubleks mesken, 24 adedi normal mesken olmak üzere toplam 36 adet dairenin kura çekimine hak kazanan kişilerin isimlerine yer verildiği;
Söz konusu kararlara istinaden Konya ...Noterliğinin 26/02/2011 tarih ve ... yevmiye numaralı kura çekiliş tespit tutanağının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde, peşin bedelli kooperatif üyesi olan davacıların kooperatife olan tüm borç ve yükümlülüklerini yerine getirdikleri halde kura çekimine davet edilmemeleri ve aynı zamanda kurası çekilen dairelerin mülkiyetinin nizalı olması sebebiyle kura çekim işleminin hakkaniyete göre yapılmaması gerekçe gösterilerek kura çekiminin iptali talep edilmiştir.
Yargılama sırasında meydana gelen ölümler sebebiyle müteveffa davacılar yönünden öncelikle taraf ehliyeti dava şartı üzerinde durmak gerekmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar Sayılı ilamı: "....Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Genel olarak mirasbırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçıya geçer. Bu nedenle dava sırasında taraflardan birisi ölürse, istek şahsa bağlı bir hak değilse dava mirasçılar tarafından yürütülür. Dava devam ederken davacının ölmesi halinde mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan mirasçıların tümünün davayı birlikte yürütmeleri gerektiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 60. maddesi gereğidir. HMK'nın 55.maddesine göre de, taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunda belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmezse, gelen mirasçıya, gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir. Temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile devam edilir...." şeklindedir.
UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneklerinden anlaşıldığı üzere, iş bu davanın açıldığı tarihten sonra olacak şekilde davacı ...... 04/01/2015 tarihinde, davacı ...... 13/10/2013 tarihinde, davacı ...... 06/08/2021 tarihinde, davacı ...... 07/08/2018 tarihinde, davacı ...... 23/08/2019 tarihinde, davacı ...... 23/03/2021 tarihinde vefat etmiştir.
Adı geçen davacılardan ......'ün mirasçısı olan ...... haricinde, diğer mirasçıların mirası reddettikleri dosyamız arasına alınan karar suretlerinden anlaşılmaktadır. Mirası reddetmeyen ve adına vekaletname sunulan ...... vefat eden davacı ...... mirasçısı olarak davayı takip etmiştir.
Vefat eden bir diğer davacı ......'ın mirasçıları ...... ve ...... adına da vekaletname sunulduğu ve mirasçılarının davayı takip ettikleri belirlenmiştir.
Müteveffa davacılardan ......'ın mirasının en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından Konya.... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...... E, ... K. sayılı kararı ile reddedildiğinin anlaşılması üzerine Mahkememizin ihbarı üzerine ilgilinin terekesi için atanan tasfiye memuruna ve diğer müteveffa davacıların veraset ilamlarında ismi bulunan mirasçıları adına Mahkememizce davayı takip edip etmeyeceklerini bildirmek üzere kesin süre ihtaratlı tebligat çıkarılmıştır. Usulüne uygun tebligata rağmen adı geçenlerden hiçbirisi davayı takip ettiklerine dair dosyaya yazılı veya sözlü bir bildirimde bulunmamıştır.
Davacılardan ...... mirasçıları; ......, ......, ......, davacı ......, davacılardan ...... mirasçıları; ......, ......, ......, ..... ve ......, davacılardan ...... mirasçıları; ......, ......, ......, ......, ......, ...... ve ......, davacılardan ......'ın terekesi için atanan tasfiye memuru tarafından usulüne uygun tebligata rağmen davayı devam ettirdiklerine dair dosyaya bir bildirimde bulunmadıklarından adı geçen davacılar yönünden taraf ehliyeti dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine dair hüküm tesisi gerekmiştir.
Davalı vekili tarafından vefat eden davacıların üyelik haklarının intikali ve temsilci atanması için kooperatifçe mirasçılara çıkartılan ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığı ve bu sebeple ölen davacıların üyelik sıfatlarının düştüğü ileri sürülerek davanın bu sebeple reddi istenmiş ise de, taraf ehliyeti dava şartı ve mirasçıların davayı takibi daha önce incelenmesi gereken bir ön sorun olduğundan, adı geçen müteveffa davacıların üyelik sıfatlarına ilişkin bir değerlendirme yapılması lüzumlu görülmemiştir.
Mahkememizce iş bu davanın sonucuna etki edeceği düşüncesiyle bir süre Mahkememizin ...... Esas Sayılı ve Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas Sayılı dosyalarının neticesi beklenilmiştir.
Anılan dosyalardan Mahkememiz ...... Esas Sayılı dosyası incelendiğinde; davalı kooperatifin 30/06/2000 tarihli genel kurul toplantısındaki 3. ve 4. gündem maddeleri ile ilgili alınmış kararlarının yok hükmünde olduklarının tespitinin dava edildiği, Mahkememiz ...... Esas, ...... Karar Sayılı ve 06/05/2015 tarihli kararı ile de davanın reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek 31/05/2018 tarihinde kesinleştiği;
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas Sayılı dosyası incelendiğinde ise; Mahkememiz ...... Esas sayılı dosyasındakinden başka bir davacı tarafından yine davalı kooperatifin 30/06/2000 tarihli genel kurul toplantısındaki tüm gündem maddeleri ile ilgili alınmış kararlarının yok hükmünde olduklarının tespitinin dava edildiği, adı geçen Mahkemenin ...... Esas, ...... Karar sayılı ve 29/09/2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, söz konusu dosyanın iş bu dosyamızın karar tarihi itibariyle derdest ve üst mahkeme incelemesinde olduğu, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Emsal nitelikteki Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2017/438 Esas, 2020/3740 Karar Sayılı kararı; "Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, üyelerin süresi içinde hazırlanan davetiyelerle kura çekimine davet edilmediğini, kura çekiminin üye listesi ile örtüşmediğini, kooperatif yönetiminin kura çekimine gitmeden önce işyerlerinin kullanıma elverişli olduğunun tespitini yapmadığını ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı yapılan davalı kooperatifin 29.01.2011 tarihli kura çekimi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, mahkemenin ...... Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; bekletici mesele yapılması talep olunan davanın, genel kurul kararının iptaline ilişkin olup, davanın sonucunu etkilemeyeceği, yapılan kura çekiliş işleminin kooperatif anasözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA..." şeklindedir.
Az yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında da vurgulandığı üzere kooperatif genel kurul kararlarının iptaline veya butlanına ilişkin davaların kooperatif kura çekiminin iptali davası açısından bekletici mesele yapılmasına gerek yoktur. Kaldı ki bir süre neticesi beklenen Mahkememizin ...... Esas Sayılı ve Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas Sayılı dosyalarının konusu 30/06/2000 tarihli genel kurul kararlarıdır. Nitekim davacılardan bir kısmının kooperatifteki üyelik haklarının dava konusu olduğu Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasında Mahkemece Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasının lüzumlu olmadığı gerekçeli kararda açıkça belirtilmiş ve bu hususa ilişkin itirazlar temyiz mahkemesince yerinde görülmeyerek dosya kesinleşmiştir. Kaldı ki Mahkememizin ...... Esas sayılı dosyası kanun yolu incelemesinden geçmekle kesinleşmiştir. Bu bakımdan aynı konuya ilişkin ve aynı sebeple ve fakat bir başka kooperatif üyesi tarafından açılan davanın da uzun süre neticesinin beklenilmesinin dosyaya bir katkı ve etkisinin olmayacağı neticesine varılmıştır.
Davacılar vekili müvekkillerinin davalı kooperatifin B tipi üyesi olduklarını ve üyeliklerin sabit fiyatlı olduğunu ileri sürmüştür. Kooperatifler Kanunu'nun 42/6. Maddesine göre, genel kurul kararı olmaksızın bir kimsenin sabit fiyatla kooperatife üye olması mümkün değildir. Davalı kooperatifin 30.06.2000 tarihinde yapılan 1999 yılı olağan genel kurul toplantında sabit fiyatlı üyelik konusunda karar alındığı tespit edilmiştir. Buna göre kooperatif inşaatının yapım ve yürütülmesi işi ...... Müh. İnş. Ltd. Şti. ne verilmiş, ...... Ltd Şti'ne yapım karşılığında kooperatif üyeliği verileceği ve şirketin bu üyelikleri üçünü kişilere devredebileceği, bu şekilde üyelik devralanların B tipi üye olarak kayıt edileceği, B tipi üyelerin kat farkı, elektrik su ve doğalgaz sayaç ve katılım payları dışında herhangi bir öğemede bulunmayacaklarına dair karar alınmıştır.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen 30/01/2019 tarih ve ...... Esas, ...... Karar sayılı kararı ile iş bu dosyanın da davacısı olan davacılar ......, ......, ......, ...... , ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......'nun B tipi peşin bedelli kooperatif üyesi oldukları hususu kesinleşmiştir. Dosya kapsamında aldırılan ve Mahkememizce de benimsenen 27/01/2014 tarihli bilirkişi heyeti rapor ile de adı geçen davacılar dışında davacılar ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......'ın da kooperatif üyeliklerini ...... Ltd Şti'den devralmaları sebebiyle peşin bedelli kooperatif üyesi oldukları tespit edilmiştir.
Davalı vekili tarafından her ne kadar, davacı murisleri vefat ettiği halde davayı takip eden mirasçı davacılar yönünden, üyelik haklarının intikali ve temsilci atanması için kooperatifçe mirasçılara çıkartılan ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığı ve bu sebeple ölen davacıların üyelik sıfatlarının düştüğü ileri sürülerek davanın bu sebeple reddi istenmiş ise de, konut yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 16. maddesindeki 3 ay içerisinde temsilci tayin edilmesine ilişkin düzenlemeler kişilerin Anayasada teminat altına alınan miras ve mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurduğundan mirasın gerçek veya hükmen reddi durumu haricinde ölen kooperatif üyesinin üyelik hakkı da dahil tüm haklarının mirasçılarına geçmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu savunması yerinde görülmemiştir.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2019 tarih ve ...... Esas, ...... Karar sayılı kararında işi bu dosyanın da davacısı olan ......'ın peşin bedelli kooperatif üyesi olmadığı kesinleşmiştir. Dosya kapsamında aldırılan 27/01/2014 tarihli bilirkişi heyeti rapor ile de adı geçen davacı dışında davacılar ...... ve ......'un peşin bedelli kooperatif üyesi olmadıkları tespit edilmiştir.
Yargıtayın istikrar kazanan içtihatlarında vurgulandığı üzere, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki usule uyulmuşsa, o ortaktan artık üyelik aidatı istenemez. Fakat kooperatifin amacına ulaşmasına kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden peşin bedelli ortaklar da dahil tüm ortaklar sorumludur.
Nitekim, Yargıtay 23. HD.nin 11.09.2015 gün ve 2015/6106 E. 2015/5800 K.1163 sayılı kararı: ".... Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Davacıya üyeliği devreden kişinin peşin bedelli ortak olduğunun belirlenmesi halinde, davacının da peşin bedelli ortak olarak kabul edileceği tartışmasızdır...." şeklindedir.
Yukarıdaki Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere B tipi üyelerin kooperatife aidat ödeme yükümlülükleri bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı kooperatifin birikmiş aidat ödemelerinin yeterli olmadığı gerekçesiyle yukarıda isimleri belirtilen davacıları kura çekimine davet etmemesinin objektif iyi niyet kurallarına ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu kanaatlerine varılmıştır.
Sabit fiyatlı üyelik bir nevi kazanılmış hak niteliğinde olduğundan bu üyelerin durumunu ağırlaştırabilecek kararlar baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik olanağı bulunmayan kararlardır. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. Bu bakımdan kura çekimine ilişkin yönetim kuruluna yetki verilmesi kararların alındığı 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarına katılmamanın veya kararlara muhalefet etmemenin iş bu davaya bir etkisinin olmadığı, netice itibariyle peşin bedelli üye olan davacılar yönünden dava konusu kura çekiminin iptali gerektiğinden bu davacılar yönünden davanın kabulüne, peşin bedelli üyelik statüsü bulunmayan ve aidatları yeterli düzeye erişmeyen davacılar yönünden ise davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davacılar ......, ...... ve ...... yönünden davanın esastan reddine, davacılardan ...... mirasçıları; ......, ......, ......, davacı ......, davacılardan ...... mirasçıları; ......, ......, ......, ..... ve ......, davacılardan ...... mirasçıları; ......, ......, ......, ......, ......, ...... ve ......, davacılardan ......'ın miras ortaklığı yönünden davanın usulden reddine, davacılardan ...... mirasçısı; ......, davacılardan ...... mirasçıları; ...... ve ......, davacılar ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......, ......, ...... ve ...... yönünden davanın kabulü İLE; davalı kooperatifin Konya ...Noterliğinin 26/02/2011 tarih ve ... yevmiye numaralı kura çekimi işleminin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar ......, ......, ......, ...... vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararda davacılar ......, ...... ve ......'un peşin bedelli üye olmadıklarının belirtildiğini, ......'ın imzalamış olduğu daire satış sözleşmesinde aidat ödemeyeceğinin belirtildiğini, ...... ve ......'un da peşin ödemeli üye oldukları kooperatif kayıtları ve dosyaya sunmuş oldukları sözleşmeler ile sabit olduğunu, bu nedenle bu davacılar bakımından da davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılardan ...... bakımından da davayı devam ettirdiğine ilişkin bir beyanda bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiğini, davacılardan ...... vekili olarak davayı takip ettikleri halde, bu davacı bakımından davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davacılardan ......, ...... ve ...... bakımından davanın esastan reddine ilişkin, ...... bakımından davanın usulden reddine ilişkin kısımlarının kaldırılarak, bu davacılar bakımından da davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK/165 maddesi hükmünün buyurucu olduğunu, ilk derece mahkemesi resen uygulamadığını, ilgili ceza dosyasının tamamının kesinleşme şerhleriyle birlikte dosyaya sunup talep de ettikleri halde uygulanmadığını, imtiyaz kazanılmasına elverişli genel kurul kararının gerekli olduğunu, içeriğinin de imtiyaz kazandırabilmesine imkan olmadığını, istinaf konusu kararda imtiyaz kazanabilmek için 1163 sayılı yasa/42.Md. hükmü eksik yazıldığı için yanlış sonuç çıkarıldığını, doğrusu ise geçerli ve içeriği imtiyaz kazanılmasına elverişli genel kurul kararının gerekli olduğunu, genel kurul hiçbir şart altında hiçbir kimseye yetkili kıldığı yönetim de dahil olmak üzere hiçbir kurula kooperatifin taşınmazlarını dilediği bedel karşılığında dilediği kişiye satabilme yetkisini vermeyeceğini, Ticaret Mahkemesi'de hem bunlara hukuki değer atfettiğini, hatta Ceza Mahkemesi'nin nitelikli zimmet suçunu işleyebilmek için iki mahkum tarafından sahte hazırlanıp tedavüle konduğu belirlenip ağır cezalarla cezalandırdığı kişilerin zimmetlerine geçirdikleri paraları da belirleyip verdiği kararın YY. 5. Ceza Dairesinin derecatından geçerek kesinleştiği 14.07.2016'dan sonra bile ezberini bozmaksızın önceki yanlış kararıyla aynı yönde olarak aynı suç aletini geçerli ve mülkiyeti nakletmeye yeterli saydığını, mahkum tarafından sahte hazırlanıp hileli şekilde tescil ettirilen 30.06.2000 günlü metnin nitelikli zimmet suçunun işlenebilmesini sağlamak kastıyla sahte hazırlanıp tedavüle konulan geçersiz metnin ortaya çıkardığı çok büyük miktardaki zararların ilk ve en büyük mağdurunun müvekkili kooperatif olduğunu, suçtan zarar görenlerin zararlarını iki yüz iki mağdur ile sözleşmeler yapıp paralarını alan ve başka para istemeksizin konut yapıp bitirip teslim külfetini yüklenen ...... Ltd Şti olduğunu, davacıların muhataplarının ...... Ltd Şti olduğunu, müvekkili kooperatifin pasif dava ehliyetinin olmadığını, yanlış emsal karar esas alınarak hüküm tesis edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, konut teslimi yükleniminin karşılığı olan paranın müvekkili kooperatifin kasasına girmiş olması şart olduğu halde teslim külfetini sözleşmeler yaparak yüklenen ...... Ltd Şti'nin kasasına girdiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davacıların tümü yönünden davanın esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kooperatif kura çekiminin iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre 26 davacı tarafından açılan davada bir kısım davacıların yargılama esnasında vefat ettiği, mirasçılarına ve tasfiye memuruna tebligat çıkarıldığı, mirasçılar ve tasfiye memuru davayı takip etmediklerinden bir kısım davacıların davasının taraf ehliyeti dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacılardan ...... hayatta olmasına ve davada vekille temsil edilmesine rağmen bu davacının da davasını takip etmediği gerekçesiyle davasının usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama esnasında vefat eden bir kısım davacıların mirasçılarına ve bir davacının terekesinin tasfiye memuruna tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandığına ve mirasçılar ve tasfiye memuru davacı konumuna geldiğine göre, davacı konuma gelen mirasçıların tamamı ve bir davacının terekesinin tasfiye memuru tarafından dava takip edilmediği durumda HMK'nın 150.maddesinde belirtilen şekilde işlem yapılması, davalı tarafa bu davacılar ile ilgili davayı takip edip etmediği sorulduktan sonra davalı tarafından bu davacılarla ilgili dava takip edilmediği takdirde bu davacıların davasının işlemden kaldırılması, 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde ise bu davacılarının davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu davacılar yönünden taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde değil ise de bu davacıların ve davalının bu davacıların davası ile ilgili verilen karara karşı istinaf talebi bulunmadığından bu husus kaldırma sebebi yapılmayarak yanlışlığa işaret edinilmekle yetinilmiştir.
Davacılardan ...... istinaf talebinde bulunmuş olup, bu davacı hayatta olmasına ve davada vekille temsil edilmesine rağmen bu davacının davasının da taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu sebeple davacı ......'ın davası hakkında esasa girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu davacının davası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından kamu düzenine aykırılık hususu dikkate alınarak davacı ......'ın istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebebine göre davacılar ......, ...... ve ...... ile davalının istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı ......'ın istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...