Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/219 K.2025/231
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/219 Esas - 2025/231
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/219 Esas
KARAR NO : 2025/231
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 2- ...
3- ...
4- ...
5-...
6- ...
7- ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/04/2023
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların murisi ... (TCKN:...), davadışı ... (TCKN: ...) ile müvekkil banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne kefil olmuştur. İşbu Sözleşmeden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine tarafımızca borçlu aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğü 2022/5148 esas ile icra takibi başlatılmıştır. Borçlu ...'in ölümü üzerine icra dosyasında alınan yetki belgesi ile tarafımızca Sakarya 2. Sulh Hukuk 2022/924 esas ile Mirasçılık Belgesi İstemi Davası açılmıştır. Alınan Veraset ilamı ile takip davalı mirasçılara yönlendirilmiş ve davalı borçluların yaptığı itiraz neticesinde icra takibi durmuş ve işlemlere devam edilememiştir. Davalıların yaptığı itiraz tarafımıza tebliğ edilmediğini, Yasal zorunluluk gereği 23/01/2023 tarihinde 2023/31 ticari dava başvuru numarası ve 2023/9411 arabuluculuk dosya numarası ile uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi amacıyla arabulucuya başvurulduğunu, Arabuluculuk faaliyeti anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle Davalıların Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5148 esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve yersiz itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, Davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama harç ve masraflarının, vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının murisi ... (TCKN:...), davadışı ... (TCKN: ...) ile banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne kefil olduğunu, İşbu Sözleşmeden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğü 2022/5148 esas ile icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan takibe itiraz ettiklerini, Davacının başlatmış olduğu takip ve sonrasındaki dava müvekkilim murisi ... e ait olmayan bir borçtur. Müvekkilimde muris nedeniyle davaya dahil edilmiştir. Murise ait tüm borçlar murisin ölümünü takip eden aylarda ödenmiş ve kapatılmıştır. Ancak daha sonra murise ait olmayan diğer davalılara ait borca muris kefilmiş gibi işlem yapılarak davalı kefil yapılmak istenmiştir. Bu sebeple iş bu dava başlatıldığını, Açılan iş bu davanın davalı ile ilgili bulunmadığını, Muristen kaynaklanan güncel bir borç ta yoktur. İş bu sebeplerle açılan dava usul ve yasaya aykırı olduğunu, Açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle hakkımızda açılan dava hukuki dayanaktan yoksun bir davadır. Bu sebeple haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava ticari kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Dava başlangıçta ... tarafından açılmış, alacağın temliki yoluyla ... davacı olmuştur.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Dava dışı müteveffanın davacı bankaya dava dışı ... lehine kefalet sebebiyle kredi borcunun bulunup bulunmadığı, davacının takip dosyası kapsamında alacaklı olup olmadığı, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı, icra inkar tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Sakarya 4. İcra Müdürlüğü 2022/5148 esas sayılı takip dosyasına göre davalıların murisi ...ile ...hakkında takibin başlatıldığı, ...’in takipten önce vefat etmiş olduğundan mirasçılarının takibe dahil edildiği, diğer borçlu ...'in takibe itirazı olmadığında hakkındaki takibin devam ettiği, takibin 166.069,82 TL asıl alacak, 51.441,36 TL faiz, 504,39 TL masraf olmak üzere toplam 218.015,57 TL üzerinden yürütüldüğü, ödeme emrinin davalılardan ...’ye 23.09.2022 tarihinde, Hanife’ye 27.09.2022 tarihinde, ...’e 27.09.2022 tarihinde, ...’e 28.09.2022 tarihinde, ...’e 29.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalılara tebligat yapılamadığı, davalılardan ...’nın 29.09.2022 tarihinde, diğer davalıların ise 29.09.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede borca itiraz ettikleri, eldeki davanın 17.04.2023 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılarak esasa geçilmiştir.
Sakarya 2. Sulh Hukuk 2022/924 esas ve 2022/953 karar numaralı ilamı ile ...'in mirasçılık belgesinin çıkarıldığı, takip borçlusu ...'in de mirasçı olduğu ancak yukarıda belirtildiği üzere takibe itirazı olmadığından takibin devam ettiği tespit edilmiştir.
Müteveffa davalılar murisi ...'in 17.07.2016 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir.
...'in kefil olarak imzasının yer aldığı sözleşme 04.07.2013 tarihli ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi'dir.
6098 sayılıTBK'nın 582 Maddesi "Kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir. Yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle borçlunun sorumlu olmadığı bir borç için kişisel güvence veren kişi, yükümlülük altına girdiği sırada, sözleşmeyi sakatlayan eksikliği biliyorsa, kefaletle ilgili kanun hükümlerine göre sorumlu olur. Aynı kural, borçlu yönünden zamanaşımına uğramış bir borca kefil olan kişi hakkında da uygulanır. Kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez." şeklindedir.
6098 sayılı TBK'nın 583. Maddesi "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz" şeklindedir.
Dosya kül halinde bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi ... bilirkişi raporunda özetle; "Davacı Bankanın/Varlık Şirketinin ...'den 05.04.2022 icra takip tarihi itibariyle dava konumuz taksitli diğer yatırım kredisinden kaynaklanan toplam alacağının 204.547,21 TL olduğu, (Asıl Alacak/Anapara 159.147,75 TL) Anapara/Asıl Alacak |Faiz Tutarı BSMV İToplam Alacak |Talep Edilen Faiz Oranı 159.147,75| 43.237,58| 2.161,88) 204.547,21) 26,2896| Müteveffa ...'in 04.07.2013 tarihinde imzaladığı kefaletname ile 04.07.2013 tarihli ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesinde ...'in ...'deki doğmuş ve doğacak kredilerine 100.000,00 TL'sine kadar müteselsil kefaleti bulunduğu/müteselsil kefil olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda kefilin sorumluluğunun kapsamı ile ilgili getirilen yeni düzenlemeler ile kefilin her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olduğu, Müteveffa ...in 05.04.2022 icra takip tarihi itibariyle 204.547,21 TL'lik toplam borcun azami 100.000,00 TL'sinden müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu konudaki nihai değerlendirme ve hükmün Yüce Mahkeme'de bulunduğu, Davalıların Müteveffa ...'in müteselsil kefaletinden doğan 100.000,00 TL borçtan kanuni mirasçı sıfatıyla sorumlu olup olmadıkları konusundaki nihai karar ve hükmün Yüce Mahkeme'de bulunduğu, Dava konumuz taksitli krediye uygulanan uygulanan akdi faiz oranlarının 05.04.2022 tarihli icra takibinde talep edilen 9026,28 faiz oranının taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve TCMB'ye bildirilen azami kredi faiz oranları sınırları içinde kaldığı, faiz oranlarında bir problem bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' şeklinde rapor sunmuş olduğu anlaşıldı.
Bilirkişi raporları taraflara tebliğe çıkarılmış ve itirazların değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi ... bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı Bankanın/Varlık Şirketinin ...'den 05.04.2022 icra takip tarihi itibariyle dava konumuz taksitli diğer yatırım kredisinden kaynaklanan toplam alacağının 204.547,21 TL olduğu, (Asıl Alacak/Anapara 159.147,75 TL) Anapara/Asıl Alacak |Faiz Tutarı BSMV İToplam Alacak |Talep Edilen Faiz Oranı 159.147,75| 43.237,58| 2.161,88) 204.547,21| 26,2896| Müteveffa ...'in 04.07.2013 tarihinde imzaladığı kefaletname ile 04.07.2013 tarihli ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesinde ...'in ...'deki doğmuş ve doğacak kredilerine 100.000,00 TL'sine kadar müteselsil kefaleti bulunduğu, söz konusu kefaletname dışında taraflar arasında düzenlenmiş başka bir kefaletname bulunmadı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda kefilin sorumluluğunun kapsamı ile ilgili getirilen yeni düzenlemeler ile kefilin her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olduğu, kefaletnamede doğmuş ve doğacak tüm borçları da kapsadığı maddesinin bulunduğu, 04.07.2013 tarihli 100.000,00 TL tutarlı kefaletnameden kaynaklı müteselsil kefalet sorumluluğunda TBK'na göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin 04.07.2023 tarihinde dolduğu, bu konudaki nihai değerlendirme ve hükmün Yüce Mahkeme'de bulunduğu, Müteveffa ...'in 05.04.2022 icra takip tarihi itibariyle 204.547,21 TL'lik toplam borcun azami 100.000,00 TL'sinden müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu konudaki nihai değerlendirme ve hükmün Yüce Mahkeme'de bulunduğu, Davalıların Müteveffa ...'in müteselsil kefaletinden doğan 100.000,00 TL borçtan “kanuni mirasçı sıfatıyla sorumlu olup olmadıkları konusundaki nihai karar ve hükmün Yüce Mahkeme'de bulunduğu, Dava konumuz taksitli krediye uygulanan uygulanan akdi ve 05.04.2022 tarihli icra takibinde talep edilen 026,28 faiz oranının taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve TCMB'ye bildirilen azami kredi faiz oranları sınırları içinde kaldığı, faiz oranlarında bir problem bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. '' şeklinde rapor sunmuş olduğu görüldü.
Somut olayda;
Davacı taraf kaynaklı ...'in kefaleti nedeniyle mirasçı olan davalıların takip dosyasına itirazlarının iptalini talep etmiştir.
Davalı ... ise ... tarafından ...'in vefatından sonra 3 adet kredi kullandırıldığını, vefatından sonra imzalanan sözleşmelerden dolayı ortaya çıkan borçtan dolayı mirasçılar olarak sorumluluklarının olmadığını, ...'in kefil olduğu 04.07.2013 tarihli sözleşmede belirtilen borcun ödendiğini ileri sürmüştür.
Dava dışı ...'in 04.07.2013 tarihli sözleşmede kefil olarak sorumluluğu 100.000,00 TL ile sınırlıdır.
...'in 04.07.2013 tarihli sözleşme dışında 18.01.2019 tarihli 89.895,00 TL tutarlı, 13.01.2020 tarihli 54.395,00 TL tutarlı, 10.02.2021 tarihli 77.948,00 TL tutarlı krediler kullandığı tespit edilmiştir. Ayrıca 18.01.2019 tarihli sözleşmenin ilk iki taksitinin (toplam 98.558,38 TL), 13.01.2020 tarihli sözleşmenin ilk taksitinin (21.325,65 TL) ödendiği tespit edilmiştir.
Müteveffa davalılar murisi ...'in 17.07.2016 tarihinde vefat ettiği tespit edildiğinden ölümünden sonra imzalanan sözleşmeler mirasçıları bağlamayacaktır. Bilirkişi marifetiyle yapılan incelemelerde ise söz konusu borç hesaplamasının ...'in ...'in vefatından sonra imzaladığı sözleşmelere yöneliktir. Dolayısıyla sorumlu olmayacağı dönemde imzalanan sözleşmeden dolayı mirasçıların sorumluluğu yoktur.
Bununla birlikte, şayet 04.07.2013 tarihli sözleşmeden dolayı borcun var olduğu ileri sürülse dahi ... tarafından sonraki sözleşmelerdeki ödeme miktarlarının da ilk borçtan mahsup edilmesi gerekirdi. Bu durumda da ödemeler miktarı kefil olunan miktardan fazla olduğundan yine mirasçıların sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Sonuç olarak davalı mirasçıların kefaletten kaynaklı sorumluluklarının olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.017,69-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 34.882,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.280 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, yetkili davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı