Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1447 K.2025/1216
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1447
KARAR NO : 2025/1216
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2024
NUMARASI : 2021/238 Esas - 2024/402 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 02.08.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 23.09.2024
KARAR TARİHİ : 18.06.2025
YAZIM TARİHİ : 18.06.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının malul kaldığını, kazaya ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile neden olduğunu, ceza yargılamasının devam ettiğini, müvekkilinin tekerekli sandalyeye mahkum olduğunu beyan ederek; 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 Tl sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 28.05.2024 tarihli dilekçesi ile taleplerini 24.123,17 TL geçici iş göremezlik, 223.765,09 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 248.088,26 TL'ye arttırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın kapsam dışı olduğunu, davacı tarafa ödeme yapıldığı için sorumluluklarının kalmadığını, maluliyet tespiti için rapor alınması gerektiğini, bakıcı gideri ve tedavi giderinin teminat altına alınmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, 24.123,17 TL geçici işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 18.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 223.765,09 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 18.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100,00 TL tedavi gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 18.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bakıcı gideri istemine ilişkin isteminin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirket tarafından davacıya 14.02.2019 tarihinde 82.111,74 TL hasar ödemesi yapıldığını, ödemenin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri zararlarının ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, ödeme tarihli hesaplamanın yapıldığı 15.01.2024 tarihli bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğinden bu raporun varlığından 22.04.2024 tarihli bilirkişi hesap raporu ile haberdar olunduğunu, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde davacının zararlarının davalı tarafından karşılandığı, hasar aşamasında %29 maluliyet oranı esas alınarak davacıya 82.111,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı, yargılama sırasında alınan ATK raporu ile davacının maluliyet oranının %18'e düştüğünü, gerçekleştirilen hasar ödemesi ile davacının sürekli iş göremezlik zararlarının fazlasıyla karşılandığını, kaldı ki geçici iş göremezlik zararlarının ZMMS poliçe teminatı dışında SGK'nın sorumluluğu kapsamında olduğunu, hatta sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesine esas alınan 12.02.2019 tarihli aktüer raporunda dilekçe ekinde paylaştıklarını, hasar aşamasında (poliçe teminat kapsamı dışında değerlendirildiğinden) davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmamış olmasına rağmen; bilirkişi hesap raporunda ödeme tarihli hesaplamada 24.123,17-TL geçici iş göremezlik + 60.018,62-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 84.141,78-TL tazminat hesaplanıp, 82.111,74-TL tutarlı sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesinin yetersiz olduğundan bahisle güncel tarihli hesaplama yapılmış olmasının son derece hatalı olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ödenecek fark tazminatın olmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden de ZMMS poliçesi kapsamında sorumlulukları olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ... şirketinin dava öncesi gerekli belgeler ile yöntemince gerçekleştiğini, davacıya ödenecek bakiye maddi tazminatın bulunmaması nedeniyle reddedilmiş olduğundan sigorta şirketinin temerrüde düşmesinden bahsedilemeyeceğinden davalı şirket aleyhine 18.01.2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bakiye maddi tazminat talebine yönelik davacının ayrıca gerçekleştirmiş olduğu bir yazılı hasar başvurusu da bulunmadığını, davalı şirketin diğer şartların varlığı halinde de ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici-sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ile tedavi gideri istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, 01.01.2017 tarihinde, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın olay mahali otoyol köprü altında pilav arabasını itmekte olan davacı yayaya çarpması sonucu, davacı yaralanmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı bulunmadığı, soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan 17.12.2017 tarihli raporda davalının sigortalısına kural ihlali verildiği, kazaya dair yürütülen ceza dosyasında dava dışı sigortalı sürücünün kazada tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı kabul edilerek, davalı nezdinde sigortalı olan sürücünün asli kusuruna göre cezalandırıldığı ve kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece trafik bilirkişisinden alınan raporda da gerçekleşen kazada, davacının kusursuz, davalının sigortacısı oldukları araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporlarına göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanmasının % 18 oranında maluliyetine neden olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 ay olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamından davacının karar tarihinden sonra 18.03.2025 günü öldüğü anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan sürekli iş göremezlik tazminatının hesabına ilişkin bilirkişi raporunda davacının muhtemel yaşam süresi dikkate alınarak hesaplama yapılmış olup, davacının ölümü ile davacının yaşam süresi somut gerçek olarak ortaya çıkmıştır. Somut gerçek ortada iken, varsayıma dayalı hesaplama yapılamayacağından, davacının beden gücü kaybı zararı hesabının ölüm tarihi dikkate alınarak yeniden yapılması gerekmektedir.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK’nın 28/1 maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Taraf ehliyeti davada taraf olabilme yeteneği olup, dava şartlarındandır. Dava şartları mahkemece re'sen gözönünde tutulur. Davacının ölümü halinde, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar kendiliğinden konusuz kalmaz. Bu durumda, ölen davacının mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ölen davacının mirasçılarının davadan haberdar edilerek davayı takip etmeleri halinde, aktüer bilirkişiden davacının beden gücü kaybı zararının davacının ölüm tarihi dikkate alınarak yeniden hesaplanması hususunda ek rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.07.2024 tarih ve 2021/238 Esas, 2024/402 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde yatırana iadesine,
4-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine,
5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18.06.2025
Başkan ...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*