Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/1910 K.2023/477

🏛️ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/1910 📋 K. 2023/477 📅 10.03.2023

T.C.
TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1910
KARAR NO : 2023/477
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2022
NUMARASI : 2016/413 - 2022/377 E.K.
DAVACILAR : 1-...
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 -
DAVALI : 2 -
VEKİLLERİ :Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 10.03.2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 13.03.2023
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ......ın davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracı aşırı hızlı kullanması nedeniyle davacılar murisine çarparak ölümüne neden olması nedeniyle davacılar için 100.000,00'er TL olmak üzere toplamda 200.000,00 TL manevi tazminatın ve daha sonradan belirlenecek olan destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür.
CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin kusur oranlarında ödeme yapacağını, kusur durumlarının ve destekten yoksun kalma durumunun tespit edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hükmedilecek olması durumunda davalının temerrüte düşmemiş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini beyan ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ......... mirasçıları ....... ve ........'ın maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi dikkate alınarak kabulü ile, 60.772,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının .......... A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren, davalı ............. yönünden ise 11/03/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacı .......'ın açmış olduğu maddi tazminat davasının esastan reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ...... için 70.000,00 TL ve ............. mirasçısı olan davacı .............için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .......'dan alınarak davacılara ödenmesine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar esas alınan bilirkişi raporunda yaşam süresinde TRH Yaşam Tablosu ilebirilket %10 artırım ve %10 iskonto oranının esas alınmasının hatalı olduğunu, TRH- %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda müteveffanın bekar olduğu ve evlenme ihtimalinin göz önünde bulundurulmamasının hatalı olduğunu, alınan bilirkişi raporunda davacıların kaza nedeniyle elde ettiği gelirlerin ve tazminatların tespit edilmediğini, ayrıca dosyanın tazminat hesabı konusunda uzman, hazine müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmana tevdi edilerek rapor aldırılması gerektiğini, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yine müteveffanın davacılara olan desteğinin ispatlanmadığını, yine aldırılmış olan kusur oranlarının tespitine ilişkin raporun da hatalı olduğunu ve konusunda uzman bilirkişilerce tanzim edilmemiş olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murislerinin kalan ömrünün ve varsayımsal gelir düzeyinin hatalı hesaplanmış ve rapor düzenleme yönteminin de yanlış olduğunu, bu nedenlerle düzenlenen raporun hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
Davalı ....... istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada hiçbir kusurunun olmadığını, kusurunun olduğu kabul edilse dahi bu kusur oranının olay anında düzenlenen raporda belirlendiği şekliyle %35 olduğunu, ATK tarafından belirlenen kusur oranının hatalı tespit edilmiş olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla tekrar rapor aldırılması gerektiğini, maddi tazminat hesabı yapılırken müteveffanın iş ve gelir durumu tespitinin eksik ve hatalı yapıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
(I)Davacı ......'ın dava devam ederken 03/02/2017 tarihinde vefat ettiği, mahkemece davacı vekiline 04/04/2017 tarihli duruşmada vekaletname sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin vekaletname sunmaması üzerine 13/06/2017 tarihli duruşmada diğer mirasçılar ....... ve .......adına tebligat çıkartıldığı anlaşılmıştır.
Mirasçılardan ...'in davaya devam etmek istemesi sebebiyle 05/12/2017 tarihli duruşmada ... vekiline diğer mirasçıların vekaletnamesini sunmak veya terekeye temsilci atamak üzere kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının hatırlatıldığı, buna ilişkin ara kararın tebliğ edildiği, davacı ... vekili tarafından vekaletname sunulmadığı gibi süresinde terekeye temsilci atanması için başvuru yapıldığına yönelik bir belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Ölen davacınını mirasçıları arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu, tüm mirasçıların davaya devam etmediği, terekeye temsilci atanmadığı dikkate alındığında davacı ...... yönünden taraf ehliyetine yönelik eksikliğin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle dava şartı (HMK m.114/1-d) yönünden değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş olup kamu düzenine ilişkin bu husus dairemizce resen dikkate alınmıştır.
(II)Kabulü göre ise; dosya arasında yer alan ceza dosyasında davalı sürücünün tali kusurlu olduğu esas alınarak mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, ceza mahkemesinde kesinleşen maddi vakıanın hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınmadan çelişkili raporlarla karar verilmesi, kesinleşen ceza dosyasındaki maddi vakıa doğrultusunda çelişkinin giderilmemesi doğru görülmemiştir.
Yapılan değerlendirmeler neticesinde ilk derece mahkemesince dava şartları yönünden usul kurallarına riayet edilmediği anlaşılmakla kararın HMK'nın 355 ve 353/1-a-4 hükmü gereğince resen kaldırılmasına, istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2022 tarih ve 2016/413 Esas, 2022/377 Karar sayılı kararının HMK'nun 355/1 ve 353/(1)-a-4. maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre tarafların istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
4-Başvuru sırasında alınan peşin harcın taraflara İADESİNE,
5-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,
6-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı