Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/904 K.2025/3066
1. Hukuk Dairesi 2025/904 E. , 2025/3066 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı; uzun yıllar Almanya'da yaşayıp emekli olduktan sonra Büyükada'da yaşamaya başladığını, maliki olduğu dava konusu 256 ada 90 parsel üzerine inşaat yapılması için birçok müteahhit tarafından kendisine teklifte bulunulduğunu ancak o dönemde eşinin hastalığı sebebiyle sık sık Almanya'ya gittiğinden taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bir müteahhide verilmesi işleriyle ilgilenmeleri amacıyla oğulları olan davalılar ... ve ...'ya vekaletname verdiğini, taşınmaz üzerinde bina yapılıp kendisine düşen bağımsız bölümlerin adına tescilinden sonra davalıların vekalet görevini kötüye kullanarak el ve işbirliği içerisinde dava konusu 1, 3, 8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin adlarına tescilini sağladıklarını, işlemlerin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Birleştirilen davada aynı davacı; asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak asıl davada dava konusu olarak göstermeyi unuttuğu 5 nolu bağımsız bölüm yönünden de tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ...; iddiaların doğru olmadığını, tüm işlemleri davacı babalarının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştirdiklerini, davacının, dava dışı kardeşleri ...'e 60.000,00 Euro para yardımında bulunduğunu, yine annelerinin ölümünden sonra kalan altınları da kız kardeşlerinin alması üzerine davacı babalarının da paylaştırma amacıyla dava konusu dairelerin kendileri adına tescil edilmesi için vekaletname verdiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar taşınmazların davacının bilgisi dahilinde ve miras paylarına karşılık adlarına devredildiğini savunmuşlarsa da dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamıyla davalıların savunmalarını kanıtlayamadığı, vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle dava konusu bağımsız bölümlerin davalılar tarafından birbirlerine devredildiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık anlatımlarından davacının dava konusu taşınmazların davalılara satılması konusunda iradesinin bulunmadığının anlaşıldığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalıların da savunmalarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm işlemlerin davacı babalarının bilgisi dahilinde yapıldığını, davacıya zorla dava açtırıldığını düşündüklerini, davacının verdiği vekaletnameden azilnamesinin bile dava tarihinden sonra olduğunu, bu hususun dahi davacının davalı oğullarına vekalet vermesinin taşınmazı devretme niyetiyle olduğunu ortaya koyduğunu, ayrıca süresinden sonra azilnamenin dosyaya sunulmasını ve gerekçeli kararda buna değer verilmesini kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının .... Noterliğinin 19.03.2015 tarihli vekaletnamesi ile dava konusu 256 ada 90 (yeni 16749 ada 200) parsel sayılı taşınmazının satışı hususunda oğulları olan davalılar ... ve ...'yı vekil tayin ettiği, davacı adına kayıtlı olan dava konusu 1 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin davalı vekil ... tarafından 01.03.2018 tarihinde diğer davalı ...'e; diğer dava konusu 3, 5 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin ise davalı vekil ... tarafından 01.03.2018 tarihinde davalı ...'ya satış yoluyla devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 174.898,25 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.