Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3170 K.2025/3041

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3170 📋 K. 2025/3041 📅 16.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3170 E.  ,  2025/3041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/101 E., 2024/370 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/183 E., 2023/298 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının murisi ...'in kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu 765 parsel sayılı taşınmazını muvazaalı olarak tanıdığı olan davalı ...'ya satış suretiyle devrettiğini, anılan davalının da taşınmazı dava dışı mirasçı ...'in oğlu olan davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, resmi akitteki değer ile gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu, murisin paraya ihtiyacı olmadığını ve davalıların da dava konusu taşınmazı satın alabilecek ekonomik güçlerinin bulunmadığını, davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından kullanılmadığını, taşınmazın diğer davalı ... ve ...'in babası mirasçı ... tarafından kullanıldığını, halen de kullanılmaya devam edildiğini, murisin dava dışı bir taşınmazını da davalı ...'in babası ...'e devrettiğini, bu kişinin de taşınmazı daha sonra ...'e temlik ettiğini ileri sürerek dava konusu 765 parsel sayılı taşınmazın, davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiş, aşamada davalı ...’in gerçek adının ... ... olduğunu, çevresinde ... olarak bilindiğinden dava dilekçesinde davalının ... olarak gösterildiğini, maddi hata yapıldığını ve davalının adının ... olduğunu belirtmiş, 01.02.2018 tarihli dilekçesi ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini istemiş, aşamada HMK’nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını bedel olarak kullanmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; murisin hasta ve bakıma muhtaç olması nedeniyle dava konusu taşınmazı davalı ...'ya temlik ettiğini, davacı ... ve ...'in murisle hiç ilgilenmediklerini, temlikin gerçek satış olduğunu, diğer davalı ...'nun dava konusu taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü olduğunu, zaman zaman davalı ile babası ...'in de tarla vasıflı taşınmazda çalıştığını, ürünün bir kısmını para karşılığı alarak tarladaki işe yardım ettiklerini, dededen kalan taşınmazı babasının da yardımı ile 24.08.2011 tarihinde satın aldığını, davalının hayvancılık yaptığını, söz konusu taşınmazı alabilecek mali güce sahip olduğunu, tarlanın gerçek bedelinin altında gösterildiği iddiasının doğru olmadığını, davalının taşınmazı ipotekli olarak satın aldığını, ipotek bedelini de ödediğini, davacıya annesinden kalan 3200 m2'lik tarlanın da bırakıldığını, davacının miras payını bu şekilde babasının sağlığında aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2015/1157 Esas, 2018/124 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın her iki satıştaki gerçek değeri ile satış değeri arasında aşırı fark olduğu, taşınmazın tekrar murisin torunu tarafından alınmasının diğer mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu gösterdiğini, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının taşınmazı almaya yetecek ekonomik gücünün de bulunmadığı gerekçesi ile tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile karar kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesince temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafça HMK’nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkın tazminat talebi olarak kullanıldığı gerekçesi ile karar kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; 11.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın yargılama sırasındaki satış tarihi olan 14.12.2021'deki değerinin 2.683.497,00 TL olarak tespit edildiği ancak davacı tarafından ilk bilirkişi raporuna göre 01.02.2018 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğu, 11.362,76 TL harç yatırıldığı, anılan bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle taşınmaz bedelinin 675.363,95 TL olarak tespit edildiği, dosyada daha önceden bir ıslah dilekçesinin bulunduğu, ikinci kere ıslahın mümkün olmadığı gerekçesi ile belirlenen bu bedel üzerinden miras payına isabet eden 225.121,32 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tarafın ilk talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi uyarınca davalı ...'nun maddi hata ile çevrede bilindiği ismi olan ... olarak dava dilekçesinde yazılmış olması nedeniyle bu hatanın düzeltilmesine, ikinci talebin tapu iptali ve tescil istenen davada, dava konusu taşınmazın belirlenen değeri üzerinden kamu düzenine ilişkin olarak harç tamamlanmasına, üçüncü talebin ise dava dilekçesinin açıklattırılmasına ilişkin olduğu, dava dilekçesinin "dava" ibareli kısmında da "muvazaa nedeni ile satışın iptali ve tescil talebimizdir" şeklinde açıklama bulunduğu anlaşıldığından bu husustaki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, muris tarafından davalı torununa dava konusu 765 parsel sayılı taşınmazın ara malik kullanılmak suretiyle temlik edildiği, temlikin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu ancak İlk Derece Mahkemesince daha önce ıslah yapıldığından bahisle taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden bedele hükmedildiği, eldeki davada üç defa yapılmış bir ıslah işlemi olmadığı ancak bedelin taşınmazın dava tarihindeki değerine göre belirlenmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekçenin düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; dava dilekçesinde davalıların, davalı ... dışında bir de ... olarak gösterildiğini, daha sonra bu durumun maddi hatadan kaynaklandığını, gerçek davalının ... olduğunu, bu kişinin köyde ... olarak tanındığının belirtildiğini, davacının bu talebi ıslah gibi kabul edilerek taraf değişikliği yoluna gidildiğini ve ...'nun davaya dahil edildiğini, bu durumun usule aykırı olduğunu, davacının taraf değişikliğinin ıslah olarak kabul edilmiş olmasıyla birlikte davacı tarafın 3 defa ıslah yoluna başvurduğunu, ilk ıslahın taraf değişikliğine, ikinci ıslahın 12.07.2017 havale tarihli dilekçe ile 10.000,00 TL harca esas değerli olarak açılan davanın 665.363,95 TL'ye yükseltilmesine, üçüncü ıslahın ise dava dilekçesinde yalnızca "Tapu İptali" olarak belirtilen talep sonucunun "tapu kaydının muvazaa nedeni ile iptali ile müvekkilin hissesi oranında adına tapuya tescili" talebine ilişkin olduğunu, usule ve yasalara aykırı olarak davacının yargılama sırasında yapmış olduğu tüm ıslah taleplerinin kabul edildiğini, ıslah yoluyla taraf değişikliği yapılmasına usulen imkan bulunmadığı halde davacının bu yöndeki ıslah talebi kabul edilerek taraf değişikliği yapıldığını, ilk ıslahtan sonra davacı tarafça dava değerinin yükseltilmesi kabul edilerek yargılama sonucunda bu bedel üzerinden yargılama giderine hükmedildiğini, dava dilekçesinde talep edilmeyen tescil talebinin 3. ıslah dilekçesi ile talep edildiğini, murisin bakıma ihtiyacı olması nedeniyle taşınmazı bedeli karşılığında devrettiğini, her iki davalının da bedelini ödemek suretiyle taşınmazı satın aldıklarını, davalı ...’in hayvancılık yaptığını, taşınmazı alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu, tarafların muris anne ve babaları üzerinde bulunan aktif ve pasif taşınmaz sorgularının yapılarak İznik'te taşınmaz satılıp satılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, davalının taşınmazın ipotek borcunu ödediğini, yargılama sırasında dinlenen tanıkların da bu hususu beyan ettiklerini, ipoteğe ilişkin kayıtların incelenmediğini, murisin pasif tapu kayıtları celp edilmeden karar verildiğini, murisin mirasçılarından mal kaçırma amacıyla hareket etmediğini, davacının muris annesinden kalma 3200 metrekarelik tarlanın davacı ...'e bırakıldığını, davalının iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili katılma yolu ile sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; bedelin, davanın açıldığı tarihteki dava değeri üzerinden değil taşınmazın yargılama sırasında temlik edildiği 2021 yılındaki değeri üzerinden belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil, aşamada HMK’nın 125. maddesi uyarınca bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’in 24.11.2014 tarihinde öldüğü, geride davacı kızı ... ile dava dışı çocukları ... ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’in dava dışı mirasçı ...’in oğlu olduğu, murisin 765 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazını 16.09.2008 tarihinde davalı ...’ya, anılan davalının da 24.08.2011 tarihinde murisin torunu olan davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, yargılama aşamasında taşınmazın davalı ... tarafından 14.12.2021 tarihinde ...’e devredildiği, davacının HMK’nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını bedel yönünden kullandığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ve davacı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 11.528,04 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan, 11.533,53 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den, 187,80 TL bakiye onama harcının ise temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.