Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5735 K.2025/3072

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5735 📋 K. 2025/3072 📅 16.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5735 E.  ,  2025/3072 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.10.2020 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ... ile temyiz edilen davacı asil ... ve davacılar ... ... vd. vekili Avukat ... ... geldiler. Duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan babaları ...’nun ölümünden kısa bir süre önce maliki olduğu 63 ada 21, 1 ada 33, 763, 1 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu ...'e, ...'in de taşınmazlardan bir kısmını eşi olan diğer davalı ...'ye satış suretiyle devrettiğini, mirasbırakanın saklı paylarını ihlal kastıyla hareket ettiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında ölen davacılardan ..., ..., ... ve ...'nün mirasçıları davayı sürdürmüşlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; iddiaların doğru olmadığını, tüm mirasçıların devirlerden haberdar olduklarını, tenkis isteğinin zamanaşımına uğradığını, davacıların mirasbırakanın sağlığında mirasbırakanla ilgilenmeyip bakmadıklarını, mirasbırakanın saklı payı ihlal kastıyla hareket etmediğini, hala mirasbırakan adına kayıtlı olan başkaca taşınmazların da bulunduğunu, ayrıca dava konusu 63 ada 21, 1 ada 33 ve 763 parsel sayılı taşınmazları dava dışı üçüncü kişilere devrettiklerinden kendilerine husumet yöneltilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlar, yargılama sırasında davalılar ... ve ...'nin ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.06.1977 tarihli ve 1971/651 Esas, 1977/300 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakanın kendisinden önce ölen oğlu ...'in eşi olan davacı ... yönünden saklı pay sahibi olmadığından davanın reddine, ikinci el konumundaki davalı ...'nin ediniminde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından anılan davalı yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden ise mirasbırakanın saklı payı ihlal kastıyla davalı oğluna temlikleri gerçekleştirdiği, yapılan tenkis hesaplaması sonucunda davacılar...ve ...'in saklı paylarının ihlal edildiği anlaşıldığından anılan davacılar yönünden davanın kabulü ile belirlenen tenkis bedelinin davalı ...'ten tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.04.1978 tarihli ve 3132-3261 E.-K. sayılı kararı ile; "...1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunun gerektirdiği sebeplere ve özellikle davacı ... saklı pay sahibi bulunmadığına göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2. Mirasbırakılanla birlikte yaşayanların bir aylık iaşe tutarlarının terekenin borçları arasına katılmaması Medeni Kanun'un 454. maddesine aykırıdır. 3. Taşınmazların değerlerinde eksilme meydana gelmeden bölünmelerinin mümkün olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması mümkün olduğunun anlaşılması halinde alınacak proje uyarınca bağımsız tapulara bağlanmak üzere saklı paylarına düşenin davacılar adlarına geriye kalanın ise aynı şekilde öteki ilgililer namına tescil olunması aksi takdirde davalı taraftan seçme hakkının sorulması sonucuna göre hüküm verilmesi gerekir. Bu yönün gözetilmemiş olması Medeni Kanun'un 506. maddesine aykırıdır. 4. Cenaze gideri terekenin borçları arasına katılmış iken davalılardan ...'in bu masrafa katlandığından söz edilerek tenkis edilmesi gereken miktardan bu masrafın ikinci defa indirilmesi usul ve kanuna aykırıdır. 5. Temlik konusu olup 80 numaralı tapuda kayıtlı taşınmazın ölüm tarihindeki değeri 16.542 TL iken yanlışlık sonucu 8241 TL'nin terekenin borçları arasına katılması usul ve kanuna aykırıdır. 6. Temlik dışı terekeye dahil 1 ve 15 numaralı taşınmazlar üzerindeki ipotek kaydının bulunduğu anlaşıldığından durumun araştırılması, ödenmemiş ise ipotek borcunun terekenin pasifine eklenmesi gerekir. Bu yönün gözetilmemiş olması usul ve kanuna aykırıdır. 7. 13.01.1975 günlü 7/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince kötü niyetli kişiler hakkında dava açılabilir. Davalı ...'nin durumunun bu içtihad çerçevesinde incelenmesi, şartları varsa onun hakkında da tenkis hükümlerinin uygulanması, aksi halde davanın ret olunması zorunludur. Yazılı şekilde işlem ve araştırma yapılmadan ... hakkındaki davanın ret olunması bozmayı gerektirir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Davalılar tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulması üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.10.1978 tarihli ve 6650-6983 E.-K. sayılı kararı ile; "....Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere göre usulün 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan diğer karar düzeltme isteğinin REDDİNE, 2. Mirasbırakanın ölümü sırasında bakmakta bulunduğu kimse mevcut değilken birlikte yaşayanların bir aylık iaşe tutarlarının terekeden indirilmesi şeklinde bir bozma yapılması yanlış olup karar düzeltme isteği bu bakımdan yerinde görüldüğünden bozma ilamından bu kısmın çıkarılması gerekmiştir. 1) Diğer karar düzeltme isteklerinin 1. bentte yazılı sebeple REDDİNE, 2) iaşe gideri ile ilgili karar düzeltme isteğinin kabulü ile bozma ilamından bu yöne değinen kısmın çıkarılmasına..." şeklindeki gerekçeyle 25.04.1978 tarihli bozma kararında belirtilen iaşe giderlerine ilişkin 2 numaralı bozma sebebi bozma kararından çıkarılmak suretiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 30.04.1985 tarihli ve 1979/295 Esas, 1985/61 Karar sayılı kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan keşif sonucunda dava konusu taşınmazların bölünemeyeceğinin tespit edildiği, davalı tarafa tercih hakkının sorulduğu ancak davalıların seçim yapmadıkları, davalı ...'nin ediniminde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, ayrıca bozma kararında belirtilen ipotek bedelinin de terekenin pasifine eklenerek tenkis hesaplaması yapıldığı belirtilerek davalı ... yönünden davanın reddine, davacılar ... ve...yönünden belirlenen tenkis bedellerinin davalı ...'ten tahsiline, diğer davacı ... hakkında önceki karar ile verilen ret hükmü kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.03.1986 tarihli ve 2097-2346 sayılı kararı ile; "...Medeni Kanun'un 506. maddesindeki seçme hakkı ölüme bağlı tasarrufların tenkisine ilişkin davalarda söz konusu olduğu gibi mirasbırakanın sağlığında yaptığı tasarrufların tenkisine ilişkin davalarda da uygulanır. Davalı taraf seçme hakkının kullanmadığına göre bu hak davacılara geçer. Davacılar vekili de seçme hakkını ayın olarak kullandığına göre mirasbırakanın tasarruf nisabı ve onların saklı paylarının toplamının davacılar tarafından davalılara ödenmesine ve dava konusu taşınmazların davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden davalılardan davacıların saklı paylarına vaki tecavüzünün tahsiline karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 30.12.1994 tarihli ve 1986/173 Esas, 1994/352 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile dava konusu 1 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların bedeli olan 26.016,09 TL'nin davacılar tarafından davalı ...'e ödenmesi halinde tapu kayıtlarının iptali ile davacıların payı oranında adlarına tesciline, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.11.1996 tarihli ve 9214-11973 sayılı kararı ile; "...1. Tefhim olunan kısa kararda taşınmazların muris ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği halde, gerekçeli kararda adına tesciline denilmek suretiyle çelişki meydana getirilmiştir...Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde, Mahkemece yapılacak iş 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir. 2. Kabule göre de, tenkis hesaplarının denetimine imkan verecek şekilde açık yapılmaması doğru değildir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın dava konusu taşınmazları davacıları miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla aynı zaman aralığında davalı oğluna muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiği, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.03.1986 tarihli ve 2097-2346 sayılı bozma kararı da dikkate alındığında davalılar tercih hakkını kullanmadığından tercih hakkının davacılara geçtiği ve davacılar vekilinin de tercih hakkını ayın olarak kullandığı, hükme esas alınan 08.09.2016 tarihli tenkis bilirkişi raporu gereğince hala davalı adına olup davacılar adına tesciline karar verilen 1 ada 7 ve 8 parsellerin değerinin davacıların saklı paya tecavüz miktarını karşılamadığından eksik kalan 9.317,54 TL saklı pay bedelinin davalı ... mirasçılarından tahsil edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... ve davalı ... ... hakkında verilen önceki kararların kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 1 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline, davacıların eksik kalan saklı pay değeri olan 9.317,54 TL'nin seçimlik hakkın kullanılma tarihi olan 08.02.1984 tarihinden itibaren işleyecek kademeli kanuni faizi ile birlikte davalı ... ... mirasçılarından alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 04.05.2012 tarihli celsede tercih haklarını bedel ödemekten yana kullandıkları halde Mahkemece bu durum yok sayılarak karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dosyada bulunan tenkis bilirkişisi ...’ın raporunun hüküm vermeye elverişli olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ise yetki ve görev sınırları aşılarak davacılar lehine verildiğini, raporda çelişkilerin bulunduğunu, 46 yıllık dava sürecinde hiçbir zaman tercih haklarını kullanmayacaklarına dair bir beyanlarının bulunmadığını, dava konusu 1 ada 7 ve 8 parsellerin değerinin eksik hesaplandığını, taşınmazlar üzerindeki yapı ve ağaçların hesaplamaya dahil edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1879 doğumlu mirasbırakan ...'nun 08.10.1970 tarihinde ölümü ile geride davacılar ve davalıların mirasçı olarak kaldıkları, eldeki davanın 17.09.1971 tarihinde açıldığı, mirasbırakanın 63 ada 21 parsel sayılı taşınmazını kök Aralık 1966 tarih no: 85 sayılı tapu kaydı ile, 763 parsel sayılı taşınmazını kök Aralık 1966 tarih no: 8 sayılı tapu kaydı ile, 1 ada 33 parsel sayılı taşınmazını kök Eylül 1967 tarih no: 86 sayılı tapu kaydı ile, 1 ada 7 parsel sayılı taşınmazını kök Aralık 1966 tarih no: 80 sayılı tapu kaydı ile, 1 ada 8 parsel sayılı taşınmazını ise kök Aralık 1966 tarih no 4 sayılı tapu kaydı ile davalı oğlu ...'e satış suretiyle temlik ettiği, davalı ...'in temlik edilen 5 parça taşınmazdan 63 ada 21, 763 ve 1 ada 33 parsel sayılı 3 parça taşınmazı Aralık 1969 tarihinde eşi olan davalı ...'ye, ...'nin de anılan taşınmazları Mart 1972 tarihinde dava dışı İsmail Aygün'e satış suretiyle devrettiği, anılan kök taşınmazların 1979 yılında kadastro uygulamasına tabi tutulması üzerine dava konusu parsel numaralarını aldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, Dairenin geri çevirme kararı ile dosyaya getirtilen kayıtlardan dava konusu 1 ada 8 parsel sayılı taşınmazın sayısallaştırma çalışmaları sebebiyle 328 ada 9 parsel numarasını aldığı ve eldeki dava nedeniyle malik hanesinin boş bırakıldığı anlaşılmaktadır. O halde halihazırda davalı ... adına kayıtlı olmayan ve malik hanesi boş bırakılan dava konusu 1 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında davacıların mülkiyet hakkı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, davalı ... adına kayıtlı olan dava konusu 1 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden de tapu kaydının iptaline karar verilmeksizin sadece tescil kararı verilmiş olması ve dava konusu taşınmazın hangi oranda davacılar adına tesciline karar verileceğinin de hükümde belirtilmemiş olması isabetsizdir.
Ne var ki, anılan bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin değinilen yönden temyiz itirazlarının kabulü ile;
Hükmün 2. bendinde yer alan "Dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların ... ile ... mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında, ... mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında, ... mirsaçılarına veraset ilamındaki payları oranında, ... mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında TESCİLİNE" cümlesinin hükümden çıkarılarak,
Yerine 2. bent olarak; "Dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/8 payının davacı ..., 1/4 payının davacı ... mirasçıları, 1/4 payının davacı ... mirasçıları, 1/4 payının davacı ... ... mirasçıları ve 1/8 payının davacı ... mirasçıları adına TESCİLİNE, dava konusu 1 ada 8 parsel sayılı taşınmazda 1/8 oranında davacı ..., 1/4 oranında davacı ... mirasçıları, 1/4 oranında davacı ... mirasçıları, 1/4 oranında davacı ... ... mirasçıları, 1/8 oranında davacı ... mirasçılarının mülkiyet hakkı sahibi olduklarının TESPİTİNE" cümlesinin yazılmasına; hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalılar vekili için 2.540.00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacılardan alınmasına,
Dosyanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.