Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2364 K.2025/2753
1. Hukuk Dairesi 2025/2364 E. , 2025/2753 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/415 E., 2023/35 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili, .... ilçesi, ... kasabası çalışma alanında bulunan ve sınırları dava dilekçesinde belirtilen tahminen 6 dekar ve 3 dekar yüz ölçümündeki 2 parça taşınmazın 1970 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında taşlık vasfı ile tespit harici bırakıldığını, taşınmazların tespit öncesi ve sonrasında davacının babası ve ölümünden sonra davacı tarafından nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullanıldığını, 1973 ve 1974 yıllarında taşınmazda bulunan taşlar temizlenerek her iki taşınmazın da 1. sınıf kültür arazisi haline getirildiğini, mirasbırakan ve davacı tarafından iğde ağaçları dikildiğini ve o tarihlerden bu yana kültür arazisi olarak kullanıldığını ileri sürerek anılan taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, taşınmazın Yeşilgölcük hudutlarında olup davacının Ağcaşar köyünden olduğunu, davacının mülkiyet hakkının bulunmadığını, taşınmazda imar-ihya veya zilyetliğin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, yasanın aradığı koşulların gerçekleşmediğini, davacının aktif husumet ehliyetinin araştırılması, taşınmazın dereden kazanılma ihtimaline binaen jeolog bilirkişi incelemesi yapılması, davacının senetsizden edindiği taşınmazların araştırılması, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.03.2014 tarihli ve 2009/327 Esas, 2014/286 Karar sayılı kararıyla; 17.09.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.153,15 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 1.045,99 m2 alanın en son ada ve parsel numarası verilerek ayrı ayrı davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.05.2015 tarihli ve 2014/20023 Esas, 2015/604 Karar sayılı ilamı ile; miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak açılan davada davacının hangi sebeple kendi adına tescil istediğinin açıklattırılmadığı, aktif dava ehliyeti yönünden değerlendirme yapılmadığı, taşınmazın hava fotoğraflarının incelenmediği ve 4721 sayılı Kanun’un 713/4. maddesinde öngörülen yasal ilanların yapılmadığı, yeniden usulüne uygun keşif yapılarak ayrıntılı beyan ve bilirkişi raporları alınması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere göre her iki taşınmazın da 1972 yılında taşlık olarak tescil harici bırakıldığı, 1970'li yıllardan bu yana davacı ve babası tarafından kullanıldığı, babasının ölümünden sonra her iki taşınmazın da taksimen davacıya düştüğü, (A) harfiyle gösterilen yerin 1955 tarihli hava fotoğraflarında imar-ihyasının tamamlanarak kullanıldığının görüldüğü, (B) harfiyle gösterilen yerin 1955 tarihli hava fotoğrafında bir kanaate varılamadığı, 1992 ve 2010 tarihli fotoğraflarda imar-ihya edilerek kullanıldığının belirlendiği, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.09.2003 tarihli ve 07.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.153,15 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 1.045,99 m2 alanın en son ada ve parsel numaralarıyla ayrı ayrı davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tapuda malik ve nitelik bilgileri mevcut olan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile edinilemeyeceğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ilanların usulüne uygun yapılmadığını, hava fotoğrafları üzerinde yeterli inceleme yapılmadığını, taşınmazın imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ve taşınmazın hangi tarihte tarım arazisi haline geldiği hususunda zirai açıdan inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; mirasçıların davadan haberdar edilerek beyanlarının alınmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları getirilerek incelenmediğini, imar planına yönelik araştırma yapılmadığını, usulüne uygun keşif ve hava fotoğrafı incelemesinin yapılmadığını, davacı adına senetsizden edinilen taşınmazların araştırılmadığını, imar-ihyaya yönelik yeterli değerlendirme yapılmadığını, (B) olarak gösterilen bölüm yönünden 1992 tarihli hava fotoğrafından itibaren 20 yıllık zilyetlik süresinin oluşmadığını, yetersiz bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmaz bölümlerinin 1972 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında taşlık vasfıyla tespit harici bırakıldığı, davanın 05.06.2009 tarihinde imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal ve taksime dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden Belediyeden alınmasına,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.