Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1550 K.2025/2138

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1550 📋 K. 2025/2138 📅 22.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1550 E.  ,  2025/2138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/305 E., 2024/1940 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/481 E., 2018/804 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Kars ili, ... ilçesi, ... köyü, 111 ada 37 parsel sayılı taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunun bu köyde yaptığı çalışmada 1311 parsel numarası ile sınırlandırılarak Hazine adına kayıtlandığını, kadastro tespiti sırasında tablendikatif listesine dikkat edilmeksizin davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 1311 numaralı tevzi parselinden geldiği, ziraat bilirkişilerinin raporunda da taşınmazı çevreleyen mera parselinin açılarak kullanıldığına ilişkin belirlemeleri bütün halde değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın çevresindeki meradan açılarak kullanılageldiği ve çevresindeki mera ile belirgin sınırlarının olmaması nedeniyle bütünlük arz ettiği, dolayısı ile öncesi mera olan bir yerin zilyetlik ile kazanılması mümkün olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile kamu orta malı-mera vasfı ile sınırlandırılarak özel sicile kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine, dosya kapsamına, özellikle mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazda Hazine tapusunun oluşturulduğu tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 ve 14. maddelerinde öngörülen davalı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazı bilen tespit bilirkişileri ve mahalli bilirkişilerin dinlenmesi gerektiğini, mahalli bilirkişilerin beyanlarının hüküm için elverişli olmadığını, ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın özel mülkiyete tabi tarıma elverişli arazi niteliğinde ve zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olduğunun belirtildiğini, bu rapor dosya arasına alınan fen bilirkişi raporuyla uyumlu, davalının kullanımının olduğunu kanıtlayan rapor olduğu halde aksi kanaate varılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan raporlarda sabit olduğu üzere dava konusu taşınmazın davalının ataları ve davalı tarafından kullanıldığı hususlarının dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda; Kars ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 37 parsel sayılı 10.554,18 m2 yüz ölçümlü taşınmaz 18.11.1969 tarih, cilt no:4, sayfa no:460 sayılı tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olmakla birlikte 3402 sayılı Kanun’un 46/1. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiği belirtilerek ... adına tespit edilmiş, tutanak 18.05.2006 ila 19.06.2006 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmış, askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından 20.06.2006 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.