Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3436 K.2025/2011

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3436 📋 K. 2025/2011 📅 15.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/3436 E.  ,  2025/2011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/943 E., 2023/893 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/394 E., 2021/539 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; muris ...'un 23.09.1964 tarihinde davaya konu 2247 parsel sayılı taşınmazın tümünü satın alarak 1/2 payını adına ve 1/2 payını ise diğer çocuklarından mal kaçırma gayesiyle doğrudan oğlu ... adına tescil ettirdiğini, muris ... adına olan, ölümü ile intikal eden payın ise hile ile kendisinden ve diğer mirasçılardan parası ödenmeden alındığını, intikal yapılacak zannıyla abileri ...’i dinleyerek tapuda imza vermeye gittiklerini, taşınmazda inşaat başladığından şüphelenip araştırma yaptıklarında durumu öğrendiklerini, tüm işlemleri kendisi yapan ...’in sadece intikal değil, paylarını da devraldığını ileri sürerek tapu kaydının hile ve muris muvazaasına dayalı olarak iptali ile adına tesciline, olmazsa miras payının dava tarihi itibariyle bedelinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın süresinde açılmadığını, bedelinin muris tarafından ödendiği iddiasının muris muvazaası şeklinde değerlendirmeye tabi olmayıp sadece miras hukuku hükümlerine göre terekeye iade kapsamında geriye doğru 5 yıllık mirasçıya yapılan bedel yönünden kazandırmaların dava konusu olabileceğini, mirasta iade davaları için ölüm tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süreleri geçmiş bulunduğunu, 1/2 payın bedeli ödenerek satın alındığını, muvazaa olmadığını, 29 yaşında olup bedeli ödeyecek durumu bulunduğunu, hile iddiası yönünden ise temlikten itibaren 33 yıl geçtiğini, bedelini ödeyerek tüm kardeşlerin payını satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gizli bağış niteliğinde olduğu iddia edilen 1/2 pay yönünden muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğinin dinlenemeyeceği, tenkis isteğinin de bulunmadığı, diğer 1/2 paya ilişkin hile iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris adına kayıtlı olmayan taşınmaz yönünden muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davanın dinlenmeyeceği, hile iddiası bakımından davacı ve diğer mirasçıların muris ...'un ölümü sonrası dava dışı ...'u vekil tayin ettikleri, mirasçıların terekede ki taşınmazların paylaşımı konusunda anlaştıkları, bu kapsamda muristen kalan bir kısım tarla vasıflı yerlerin satılarak bedelinin paylaşıldığı, dava konusu taşınmazın davalılar murisinin hileli davranışları sonucu tapuda satışının yapıldığına ilişkin iddianın ispatına yarar delil bulunmadığı, öte yandan dava dilekçesinde vekaletin hile ile alındığı ve kötüye kullanıldığına dair bir iddianın bulunmadığı gibi ispatına dair delilde sunulmadığı, taşınmazdaki payın 1987 yılında devir edildiği, davanın açıldığı tarihe kadar geçen otuz yıldan uzun bir dönemde davacının taşınmazda hiç bir tasarruf işleminde bulunmadığı, eldeki davanın davalılar tarafından inşaat yapılmak üzere harekete geçilmesi üzerine açıldığı, hile iddiasının yöntemince kanıtlanamadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b.1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın 1/2 payının mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak muris tarafından tek oğlu adına kaydettirildiğini, mal kaçırma amacının açık olduğunu, İlk Derece Mahkemesince koşulları varsa tenkis istenebileceği belirtilmesine rağmen tenkis şartları mevcut bulunduğu göz ardı edilerek hiç değerlendirme yapılmadığını, hile iddiası yönünden ise taşınmazı satma iradesi olmadığını, intikal işlemleri için vekalet verildiğini, vekaletin nasıl alındığının tanık ... tarafından ortaya konulduğunu, satmak istese doğrudan Tapu Müdürlüğünde işlem yapabileceğini, taşınmazın devrini gizlemek için vekaletle işlem yapıldığını, satış için vekalet verilmediğini, karşılığında bedel ödenmediğini, Mahkemece paylaşım yapılmadığının kabul edildiğini ancak tapu kayıtlarından aksinin anlaşıldığını, bu iddianın davalıya ait olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçeli
Dava, muris muvazaası ve hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris 1319 doğumlu ...’un 05.03.1985 tarihinde ölümü ile geride çocukları davacı ... ile dava dışı ..., ... ve 06.04.2009 tarihinde ölen oğlu ...’in eşi davalı ..., çocukları davalılar ..., ..., dava dışı ... ve ...’in mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’in, murisin torunu ...’in eşi olduğu, 634 ada 7 parsel (eski 2247) sayılı 3.928,95 m2 miktarlı arsa nitelikli taşınmazın tamamı ...’e ait iken 23.09.1964 tarihinde 1/2’şer payla muris ... ve oğlu ... tarafından satın alındığı, muris ...’ın ölümü ile payının 26.03.1987 tarihinde mirasçılarına intikalle Silivri Noterliği 24.09.1986 tarih 23243 yevmiyeli vekaletname ile ..., ... ve ...’ye vekaleten ... tarafından paylarının ...’e satıldığı, ...’in ölümü ile taşınmazın tamamının mirasçılarına 21.12.2009 tarihinde intikal ettiği, mirasçı ...’ın payını kardeşi ...’e devrettiği, 23.01.2017 tarihinde iştirakin feshi ile 1/4 payın Saniye, 3/16 payın ..., 3/16 payın ... ve 3/8 payın ... adına tescil edildiği, ...’in payını eşi ...’e 06.02.2017 tarihinde temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.