Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3919 K.2025/1439
1. Hukuk Dairesi 2023/3919 E. , 2025/1439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/830 E., 2023/835 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/460 E., 2022/522 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili Avukat ... ve Avukat Halil Ahmet Yüce ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ..., birleştirilen davada davalı ... Grup İnş. Emlak Turizm Hayvancılık Gıda Petrol Tic. Ltd. Şti. sahibi ... ve vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen birleştirilen davada davalılar ... ve ... vekili ile ... ve ... gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü eksiklik talebi yazısıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar asıl davada; kök murisleri ...'in 1158 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 olan payının tamamını dava dışı ...'ye, ...'ın da murisin oğlu olan davalı ...'a satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazını satma ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını, dava konusu parselin ifrazı sonucu 595 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 parsel; 596 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 parsel; 597 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 parsel; 598 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19 parsel; 599 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 parsel; 600 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 parsel; 601 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 parsel; 602 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 parsel; 603 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 parsel ve 604 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
2. Davacılar birleştirilen davada; asıl davadaki iddialarını yineleyip asıl davada dava konusu bir kısım taşınmazların davalı ... tarafından muvazaalı olarak diğer davalılara devredildiğini, asıl dava konusu taşınmazlar dışında 4063, 783, 785, 849, 6963, 6966, 659, 1686 ve 10445 (eski 412) parsel sayılı taşınmazların da mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı ...'a devredildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde yasal faizleri ile birlikte bedele, olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birleştirilen davada davalı ...; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ... Noterliğinin 23.12.1993 tarihli ve 03137 yevmiye numaralı beyanı ile davacıların murisinin iddia edilen temlike karşı dava açılmayacağını yazılı olarak taahhüt ettiğini, davacıların taleplerinin hak düşürücü sürede açılmadığı gibi zamanaşımına uğradığını, 15 yaşından beri çalıştığını, tüm birikimi ile tarla satın aldığını, teyzesinin, muris annesinin, bilahare annesinden kalan taşınmazlarda kardeşlerinin paylarını satın aldığını, satışların hiçbirinin kardeşlerinden gizli olmadığını, onları aldatma uğruna yapılmadığını, bu sebeple ileride sorun yaşamamak için noterden belge düzenlenmesi talebi üzerine davacıların babası ile birlikte tüm kardeşlerinin imzasını taşıyan ... Noterliğinin 23.12.1993 tarihli ve 03137 yevmiye numaralı belgenin imzalandığını, 25 yıl muris annesine baktığını, murisin mal kaçırma amacı olmadığını, başka taşınmazları da bulunduğunu, tenkise tabi bir alacak bulunmadığını ve hak düşürücü sürede talep edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalı ... Grup İnş. Ltd. Şti. vekili, davalı Şirketin taşınmaz alım-satım işi yaptığını, diğer davalı ... ile 22.03.2021 tarihli sözleşme yapıldığını, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda ve satışların ise gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Birleştirilen davada davalı ... ve ..., taşınmazları bedeli karşılığında satın aldıklarını, iyi niyetli malik olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
4. Birleştirilen davada davalı ... duruşma sırasındaki beyanında; dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, taraflar arasındaki ilişkiden haberdar olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
5. Birleştirilen davada davalı ...; bedeli karşılığında taşınmaz satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin mal kaçırma, davalının da kardeşlerini aldatma gayesinde olmadığı, gizli bir işlem yapılmadığı, muris muvazaasından bahsedilemeyeceği, murisin mal kaçırma iradesi ile hareket etmediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin mal kaçırma iradesi ile hareket etmediği, somut olayda muris muvazaasının yasal koşullarının oluşmadığı, davalı ...'a yönelik muris muvazaası iddiası sübut bulmadığından, davalının diğer davalıya yaptığı devirler ile diğer birleştirilen davada davalıların edinimlerinin muvazaalı olduğundan söz edilemeyeceği, bu yöndeki iddianın da sübut bulmadığı, murisin tasarrufunun saklı pay kurallarını etkisiz kılmak için yapıldığı iddiasının davacı tarafından yöntemince ispat edilemediğinden tenkis talebinin de yerinde olmadığı, kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usule, yasaya ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, 23.12.1993 tarihli ve 03137 yevmiye numara ile tanzim edilen "ifade beyanı" başlıklı belgeye hukuki değer atfedilmesinin hatalı olduğunu, muvazaalı işleme olur verilmesine, dava veya sair bir haktan peşinen vazgeçilmesine dair beyan ve sözleşmelere, murisin sağlığında düzenlenmiş olması, dava açma hakkının murisin ölümünden sonra doğması, doğmamış haktan feragat edilemeyeceği, evrakta murisin imzasının olmaması sebepleriyle ve bir mirastan feragat sözleşmesinden de bahsedilemeyeceğinden böyle bir evraka hukuki sonuç bağlanamayacağını, hukuki değerlendirmede hataya düşüldüğünü, diğer mirasçıların muvazaa konusu işlemi biliyor olmalarının muris muvazaasını geçerli hale getirmeyeceğini, terekeden çıkan taşınmazlarla dava konusu taşınmazlar arasında bir oranlama yapılmadığını, eksik inceleme yapıldığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis; birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel, olmazsa tenkis istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1912 doğumlu muris ...'nin 08.03.2000 tarihinde ölümü ile geride mirasçıları olarak torunları olan davacılar ..., ..., ... ve ..., davalı oğlu ... ile dava dışı çocukları ..., ... ve ...'in kaldığı, davacıların murisin kendisinden önce ölen oğlu ...'in çocukları olduğu, muris ...'nin asıl davada dava konusu 1558 parsel ile birleştirilen davada dava konusu 783 parseldeki 1/2 olan paylarının tamamını 07.04.1978 tarihinde dava dışı ...'ye, ...'ın da 15.12.1978 tarihinde davalı ...'a; yine murisin birleştirilen davada dava konusu 1686 parsel sayılı taşınmazını 21.09.1979 tarihinde ...'ye, ...'ın da 17.01.1980 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devrettiği; birleştirilen davada dava konusu 785, 659 ve 4063 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2'şer paylarının tamamının muris ... tarafından 01.09.1981 tarihinde dava dışı ...'a, İbrahim tarafından da 07.12.1981 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devredildiği; asıl davada dava konusu 1558 parsel sayılı taşınmazın 26.05.2021 tarihinde ifrazı neticesinde çok sayıda parselin oluştuğu ve bu parsellerden bir kısmında birleştirilen davada davalılara satış suretiyle temliklerin yapıldığı; birleştirilen davada dava konusu 412 (yeni 10445), 849, 6963 (eski 6877 ve ifraz öncesi 4425) ve 6966 (eski 6880 ve ifraz öncesi 309) parsel sayılı taşınmazlarda davalı ...'a muris ... tarafından yapılan bir satış işlemi bulunmadığı, murisin kız kardeşi olan ...'nin 412, 849, 4425 ve 309, 1558, 783, 785, 659 ve 4063 parsel sayılı taşınmazlardaki ve başka taşınmazlardaki 1/2 paylarını 27.01.1978 ve 21.09.1979 tarihlerinde davalı ...'a satış suretiyle devrettiği, 309, 412, 849, 4425, 270 ve 1688 parsel sayılı taşınmazlarda 1/2'şer pay maliki olan muris ... ile davalı ... arasında 02.07.1982 tarihinde yapılan ifraz ve rızai taksim işlemi neticesinde, 270; 1688; 309 parselin ifrazından oluşan 6879; 4425 parselin ifrazından oluşan 6878 parsel sayılı taşınmazların muris ...; 412; 849; 309 parselin ifrazından oluşan 6880; 4425 parselin ifrazından oluşan 6877 parsel sayılı taşınmazların ise davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren ve 22.10.2024 olan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı ... vekili ve davalı ... Grup İnş. Ltd. Şti. vekili için 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.