Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3060 K.2025/9657
2. Hukuk Dairesi 2025/3060 E. , 2025/9657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/981 E., 2025/306 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2024/192 E., 2024/697 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, velâyet, kadın lehine tazminat ve nafakaya hükmedilmesi ile miktarları, çocuklar için takdir edilen nafakaların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise iştirak ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen ''alkol alışkanlığı olup sürekli alkol aldığı '' vakıasının erkeğin alkol almasının evlilik birliğine olumsuz bir etkisinin kanıtlanamadığının, sırf alkol almanın başlı başına tarafa kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine erkeğe kusur olarak yüklenen ''annesinin evlilik birliğine müdahalede bulunduğu ve erkeğin de annesinin etkisinde kaldığı'' vakıasının usulüne uygun şekilde ispat edilemediğinin, ispat edilmeyen bu vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları uyarınca davacı - karşı davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun ve ortak çocuk..............ün temyiz inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın, kusursuz veya diğer tarafa göre az kusurlu olması ve boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir. Somut olay bakımından erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemektedir. Bu nedenle, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen manevî tazminat verilmesi koşulları kadın yararına oluşmamıştır. O halde kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden erkek yararına, yoksulluk nafakasının miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Tarafların sair temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.